Duman dedektörü, tipik bir yangın göstergesi olan dumanı algılayan bir cihazdır.كاشف الدخان هو جهاز يتحسس للدخان، عادةً يشير إلى وقوع حريق.
Çıldırdıktan sonra onları bir odada tuzağa düşürür ve onları boğmak için dumanı kullanmaya çalışır.وعندما يجلسان إلى المائدة تسقيه حتى تلعب الخمرة برأسه ويأخذ في التباهي بقتل أقهات.
Şehrin belli yerlerinde hala kömür dumanını atma amacıyla açılan havalandırmalar mevcuttur.في المدن المحلية حرق الفحم لم يعد يسمح به .
Bununla birlikte dumanlı sisin olduğu yerlerde ozon miktarı artmaktadır.وتزداد وفيات التنفس في الأوقات التي تزداد فيها مستويات غاز الأوزون..
Çıkan yangından ve duman zehirlenmelerinden dolayı 13 kişi öldü.مات 4 ركاب ومضيفة واحدة بسبب استنشاق الدخان.
Emir ise sis, duman, bulut anlamlarını taşır.الأبرو كلمة فارسية تعني الغيوم أو السحاب.
İşareti dumandır.كاشف الدخان .
İçimdeki Duman (2016) Şehrin Yolu feat.عابروا الضباب (2016).
Ateş olmayan yerden duman çıkmaz.لا يوجد دخان من غير نار.
İçimdeki Duman (2016)(İçimdeki Duman (2016
Çıldırdıktan sonra onları bir odada tuzağa düşürür ve onları boğmak için dumanı kullanmaya çalışır.Quando o grupo adormece, Noland armadilha-os numa sala e tenta usar fumo para sufocá-los.
Risk faktörleri, tütün dumanına, toza ve diğer hava kirliliğine maruz kalmayı içerir.Entre os fatores de risco estão a exposição do fumo do tabaco, poeiras e outros tipos de poluição do ar.
İşareti dumandır.O Rumo do Fumo.
Uçak roketle vuruldu ve patlama yaşandı ve uçak arkasında siyah dumanlar bırakarak yere düştü.Houve uma explosão e o avião foi derrubado, deixando uma fumaça negra e detritos caindo.".
Kişisel veya pasif olarak tütün dumanı da riski arttırır.O risco aumenta também com a inalação de fumo de tabaco ou exposição a fumo passivo.
Ayrıca buna "donmuş duman"da denmektedir.Ele também é conhecido como "The Frozen Inferno".
"Smoke on the Water", (Türkçe: Sudaki Duman), İngiliz hard rock grubu Deep Purple'ın bir şarkısıdır."Smoke on the Water" ("fumaça na água", em português) é uma canção da banda britânica de rock Deep Purple.
Duman aynasına hapis edildi ve taştan bir heykele çevirildi.Foi derrotada e transformada em uma estátua de pedra.
Enbe Orkestrası) İçimdeki Duman (Bonus Track)Ultramen) Do Seu Lado 'Bônus Track' - Mantra (Part.
Gömleği kara dumandandır.Risorgimento em camicia nera.
Neredeyse beş yüz yıl boyunca Gollum, Dumanlı Dağlar'ın altındaki mağaralarda gizlenerek yaşadı.Gollum viveu por cerca de 500 anos com o Um Anel, nas Montanhas Sombrias.
Birçoğu Dumanlı Dağlarda, birçoğu da Mordor’da yerleşiktirler.Muitos deles vêm instalar-se em Marrocos.
Kazan veya motor egzoz gazlarından kurum ve dumanları uzaklaştırmak için kullanılır.É usado para expelir a fuligen e a fumaça da caldeira ou gases exaustão do motor.
Saldırıdan sonra Hakikat bir sigara yaktı ve Morrison'un yüzünde duman yaktı.Na de aanviel stak R-Truth een sigaret op en blies rook tegen het aangezicht van Morrison.
Elveda elveda, dumanlı dağlar.Begroeide duinen.
Daha sonra, Kara Duman tarafından öldürülür.In seizoen 3 wordt hij vermoord door de Zwarte Rook.
Klibin başında Matt Bellamy piyano çalarken arkadan kırmızı dumanlar yükselir.De video begint met Matthew Bellamy die zijn piano bespeelt, met op de achtergrond rode rook.
"Smoke on the Water", (Türkçe: Sudaki Duman), İngiliz hard rock grubu Deep Purple'ın bir şarkısıdır.Smoke on the Water is een nummer van de Britse hardrockband Deep Purple.
Sigara dumanındaki radikallerin akciğerde bulunan alfa-1 antitripsini inaktive ettiğine dair bulgular vardır.Verder zijn radicalen in sigarettenrook ook betrokken bij de inactivatie van α-1-antitripsine in de longen.
Çıkan yangından ve duman zehirlenmelerinden dolayı 13 kişi öldü.Als gevolg van de brand liepen 21 personen een rookvergiftiging op.
Eşik değerleri çeşitli duman seviyelerine göre ayarlanabilmektedir.Deze kan worden voorzien van verschillende spuitmonden.
Daha çok dumanaltı ve karanlık bir içmekana sahiptir.Het is daarna een gladde, stroopachtige drank.
2001- Ekim 2015 arasında Ekrem Dumanlı genel yayın yönetmenliği yapmıştır.Hoofdredacteur was van 2001 tot oktober 2015 Ekrem Dumanlı.
Patlama sonucu duman bulutu yüzlerce metre yüksekliğine ulaşmıştır.De kracht van de ontploffing veroorzaakte een waterkolom van honderden meters hoog.
Çoğu duman dedektörü, ufak bir miktar amerikyum-241 içerir ve bu izotop alfa ışıması yapar.De meeste rookdetectoren bevatten een kleine hoeveelheid van de alfastraler americium-241.
Fakat özel efektler, duman ve patlamalar Post Stüdyoları'nda hazırlanmıştır.De speciale effecten waren in handen van Storm Post Productions.
Ertesi gün, Kara Duman ortaya çıkar ve Ricardo hariç gemideki herkesi öldürür.In de daaropvolgende schermutselingen vindt Manel de dood en blaast Ricardo zijn boot op.
Devamı Duman II'dir.Hij is de tweede doju.
Üst ucunda bir duman deliği vardı.Op de rotsbodem lag een rechthoekige haard.
Ayrıca tüfeklerde ve toplardan çıkan duman silahların yerini belli ediyordu.Daarnaast verscheen het wapen op uithangborden en tabakszakjes.
Gömleği kara dumandandır.Het verenkleed is kaneelbruin.
Konağın dumanı tütmektedir.Daar moet de schoorsteen van roken.
Ateş olmayan yerden duman çıkmaz.Waar rook is, is vuur.
Duman gözlerimizi sulandırdı.De rook liet onze ogen tranen.
O duman nereden geliyor?Waar komt die rook vandaan?
Konser, Duman'ın ilk konser albümü.Konser – pierwsza koncertowa płyta grupy Duman.
En Güzel Günüm Gecem 1999-2006, Duman'ın best of albümü.En Güzel Günüm Gecem 1999-2006 – dwupłytowa składanka studyjnych nagrań grupy Duman.
İşareti dumandır.Reszta jest dymem).
Çıkan yangından ve duman zehirlenmelerinden dolayı 13 kişi öldü.Zginęły 3 osoby, a 43 zostały ranne w wyniku zatrucia się dymem lub z powodu oparzeń.
Sarı Duman.Tęczówka żółta.
Yaylaları Dumanlı yaylasıdır.Wszystko niknie w kłębach dymu.
Bunlar: Ovacık, Pınarbaşı, Yeşilyurt ve Dumankaya mahalleleridir.Są to: Osiedle V, Osiedle Va, Osiedle Glinka oraz Kurów.
Emir ise sis, duman, bulut anlamlarını taşır.Pochodzi od połabskiego słowa dym, oznaczającego dym, mgłę.
Olay yerindeki delilleri topladıktan sonra görevlilerden birisi sigara dumanı kokusu alır.Po zabiegu u osób palących widoczne mogą być siniaki w miejscu zabiegu.
İstasyona giren personel dumanlı ve yanık kokulu bir havayla kaşılaştı.Uszkodzony samolot ciągnął za sobą smugę dymu i płomieni.
Kızılderililer de dumanla haberleşirlerdi.Władze namawiały też mieszkańców do palenia tytoniu.
3429: Hüküm Dağı'ndan duman yükselmeye başladı.Wzgórza nr 324 i wieś Zboiska opanowano.
Uçakların bıraktığı bombalarla her yer toz duman oluyor.W powietrzu po każdym pocisku unosiły się chmury pyłu.
Askerin gemilere bindirilmesi duman perdesiyle gizlendi.Załadunek statków dokonywał się pod ochroną zasłony dymnej.
Belki Alışman Lazım, Duman'ın 2002 yılında çıkan ikinci stüdyo albümü.Belki Alışman Lazım – drugi studyjny album grupy Duman.