dul ile cümle
dul kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Dulcamara bunun kendi ilacı tarafından iyileştirilebilecek bir davranış olduğunu zanneder.Man misstänker därför att någon har funnit ett botemedel.
1935'te Charles Dullin'in kumpanyasından ayrıldı.1935 köpte Carl Steen bolaget.
Dülgееzinnig аyan : şuluk bоlgаş şulukçulеr dugаyındа çugааlаr / А.Kūh-e Takht-e Sar Ḩowẕ ingår i Ertefā‘āt-e Narāq.
Low, 1993 yılında Duluth, Minnesota'da kurulmuş bir Amerikan bağımsız rock grubudur.Low är ett amerikanskt indierock-band från Duluth, Minnesota, USA, som formades 1993.
Dr. Dulcamara da orada bulunmaktadır.Billingehov ligger även här.
Ancak bu olaydan iki yıl sonra birçok Dulo ailesi beyi Çin'e sığınmıştır.I tron att han bara hade något år kvar att leva återvände So Doshin till Kina.
Margaret, İngiltere Kralı II. Henry'nin en büyük oğlunun dul eşiydi.Anne var i sin tur äldsta dotter till Georg II av Storbritannien.
Çin kültürünün dul bir kadının yeniden evlenmesine izin vermeyen tutucu gelenekleri pusuda bekler.I det traditionella Kina gavs kyskhets-paifanger till änkor som inte gifte om sig.
Romanya'da, zencefilli keke "turtă dulce" denir ve genellikle şeker kaplıdır.У Румунії, пряники називаються turtă dulce, які звичайно покриті цукровою глазурю.
O esnada dokuz çocuklu dul kadın gelmiş.Згодом в родині з'явилося ще дев'ятеро дітей.
Anna Sergeyevna Odintsova – Varlıklı bir dul olan Anna, nihilist arkadaşlarını malikanesinde ağırlamaktadır.Ганна Сергіївна Одинцова — багата вдова, яка приймає друзів-нігілістів у своєму маєтку.
Yalnızca dul kadınlar mülk sahibi olabilir ve hukuken kendilerini temsil edebilirdi.У традиції загального права лише людина могла виступати позивачем і відповідачем у суді.
Üç çocuğu dul maaşı ile geçindirmek çok zordu.Один збіднілий чоловік не міг забезпечити своїх трьох доньок приданим.
Fakirlere, dul ve yetimlere yardımcı olmak için gayret gösterirdi.Лазаря, яке займалося допомогою сиротам та вдовицям.
Film dul bir Alman kadını ile Fransız bir askerin ilişkisini konu etmektedir.Дівчину називають нещасної Трагедією або Жінкою французького лейтенанта.
Bu arada Dülük, hızla eski önemini yitirmektedir.Але ці авто дуже швидко втратили свою колишню актуальність.
Kan dökülmesini önlemek için, dul eşi Chaabane'nin Katolik mezarlığına gömülmesini kabul etti.Влаштувавши засідку, вдається спіймати за розкопуванням могили жінку Кетеван Барателі.
Reklamlarda oynadı ve modellik yapmaya başladı ve Dulux Boya ve Pringles gibi ürünler için reklamlara çıktı.Začala s modelingem pro tištěné reklamy a objevila se v reklamách pro produkty jako Dulux Paint a Pringles.
Film, iki dul kardeşin son yıllarında başından geçenleri konu almaktadır.Film zachycuje během několika měsíců osud dvou bratrů.
Fakirlere, dul ve yetimlere yardımcı olmak için gayret gösterirdi.Slušelo se také ochraňovat slabé a pomáhat vdovám a sirotkům.
1889’da dul annesi ve kız kardeşiyle birlikte Birmingham, Alabama’nın gelişen bir kasabasına taşınmışlardır.V roce 1889 se přestěhovala se svou ovdovělou matkou a sestrou do do vzkvétající města Birmingham v Alabamě.
Bir süredir Kajol Hindistan'daki dul kadınların çocuklarına yardım ediyor.Ve Vídni si přivydělával doučováním dětí z místních rodin.
"Artık dulum.Nyní Loučka.
Dulkadirliler, tam anlamıyla padişahı koruyup tahtı güvene aldılar.Všichni se pak shodují, že šperky, jak imitace tak ty pravé, ukradl hrabě.
Burhanlı, Dulkadır (Maraş) yöresindeki en büyük boy olan İmanlı Avşarının bir koludur.Je největším z puštíků, na délku těla přerůstá i výra velkého (postrádá však jeho mohutnost).
Emma, oğlunu kabul etmiş dul bir evhanımıdır.Sharon je žena v domácnosti, která se stará o svého syna.
Harald Hardrada'nın ölümünün ardından Svend onun dul eşi Tora Torbergsdatter ile evlenecektir.Po smrti Haralda Hardrady se možná oženil s jeho vdovou Torou.
Konstantin tahta geçtiğinde duldu ve tekrar evlenmedi.Konstancie ho přežila o desítky let a znovu se neprovdala.
1912'de bir kez daha dul kaldı.A rămas văduvă în 1912.
Prasutagus'un dulu Boudica kırbaçlatıldı, kızlarına tecavüz edildi.Potrivit lui Tacitus, Boudica a fost biciuită, iar fiicele ei au fost violate.
Harald Hardrada'nın ölümünün ardından Svend onun dul eşi Tora Torbergsdatter ile evlenecektir.După moartea lui Harald Hardrada, Svend s-a căsătorit cu văduva lui, Tora Torbergsdatter.
1988'de, Preciosa ve Dulce Amor adlarında iki albüm çıkarmıştır.În 1988, a lansat 2 albume, "Preciosa" și "Dulce Amor".
'Bir dul aldım!' dedim.Are o mamă bătrână, văduvă”.
Sue Clearwater Harry'nin Yeni Ay'da kalp krizi geçirip ölmesinden sonra dul kalan eşi.Sue Clearwater este văduva lui Harry Clearwater, care a murit în timpul evenimentelor din Luna nouă.
Dulles görevi başındayken I. Çinhindi Savaşı'nda Viet Minh'e karşı Fransa'nın desteklenmesini savundu.El a pledat în favoarea sprijinirii Franței în Războiului din Indochina, împotriva forțelor Viet Minh.
Böylece, Konstans 22 yaşında dul kaldı.Caterina a rămas văduvă la 21 de ani.
Balıkçılık kooparatifide dulunan beldede, hemen hemen her türlü balık avlanılmaktadır.Chiar acolo unde este comun, carnea acestui pește nu este prea căutată.
Avşar Türkmenleri aşiretinin Dulkadirli koluna mensuptur.La gura văii Moromorut se afla cătunul Turca.
Şirketin merkezi Georgia'nın Duluth kentinde yer almaktadır.Centrul administrativ se află în orașul Duluth.
Sibylla 1180'e kadar dul kalıp yeniden evlenmedi.Szibilla egészen 1180-ig nem házasodott meg újra.
Fakirlere, dul ve yetimlere yardımcı olmak için gayret gösterirdi.Támogatta az árvákat és az özvegyeket.
Dul kalan karısına göre Castellano, Gambino Ailesi'nin patronu olan Paul Castellano'nun yeğenidir.Özvegye tudomása szerint a Gambino bűnözőcsalád feje, Paul Castellano unokaöccse volt.
Hergé o hafta öldü, ama dul kalan karısı Tenten'in haklarını onlara vermeye karar verdi.Hergé azon a héten meghalt, de özvegye nekik adta a megfilmesítési jogokat.
Dülmen'de 1990 - 1994 arasında şehrin sosyal komitesi üyesiydi.1990 és 1994 közt a dülmeni városi tanács tagja volt.
'Bir dul aldım!' dedim.Una casa compré. ’Egy házat vettem.’
Dul ve 2 çocuklu olup, İngilizce ve Fransızca bilmektedir.Három lánytestvére van, és mindannyian beszélnek egyaránt angolul és franciául.
Bu tarihlerde Dulkadir İli’nde 5 hane olarak tespit edilmiştir.Pókember e cselekményfolyam 5 részében tűnik fel.
Dul ve yetimlere sadaka dağıtımında öncelik verilir.A díjakat a zsűri tagjai és a felkért vendégek adják át az ünnepélyes díjkiosztó gálaműsoron.
Prasutagus'un dulu Boudica kırbaçlatıldı, kızlarına tecavüz edildi.Tacitus elbeszélései alapján Boudicát megkorbácsolták és lányait megerőszakolták.
1726'da kocasının ölümü üzerine tekrar dul kaldı.Az ő halála után 1712-ben újra visszaszállt kamarára.
Kahramanmaraş ilinin 11 ilçesi vardır: Dulkadiroğlu ve Onikişubat, büyükşehir metropol ilçeleridir.Az oldalhomlokzat 11 tengelyes, monumentális jellegű.
1981 - Mao'nun dul eşi Jiang Qing ölüm cezasına çarptırıldı.1981 – Maon leski Jiang Qing tuomittiin kuolemaan.
Akkoyunlu ve Dulkadiroğulları bu boydan gelmektedir.Oğuzin kautta kulkee Qaraməryəmin ja Balakənin välinen maantie.
Prasutagus'un dulu Boudica kırbaçlatıldı, kızlarına tecavüz edildi.Prasutaguksen leski Boudicca ruoskittiin ja hänen tyttärensä raiskattiin.
Senatör Benigno Aquino'nun dul eşidir.Hän oli suositun opposition senaattori Benigno Aquino Jr.:n vaimo.
Jandarma Cruchot, dul Josepha ile karşılaşır.Etsivä Burke saapuu sir Jamesin vieraaksi.
Buna rağmen Bram Stoker'ın dul eşi Florence Stoker filme dava açmış ve kazanmıştı.Bram Stokerin leski Florence Stoker haastoi myös Prana-Filmin oikeuteen tekijänoikeusrikkomuksesta.
Dul olanı alırsan yarısı senindir, yarısı eski kocasının.Enimmillään leski voi saada puolet edunjättäjän eläkkeestä.
Soyluların meclis dokunulmazlığı, İngiliz soylularının eşleri ve dul kadınlarına kadar uzanır.Muutamat suvun kreivit naivat vaimoikseen saksalaisia kreivittäriä.
Bu yasa Dulong-Petit Yasası olarak adlandırılmıştır.Hän nimittää tätä ongelmaa oikeuden dualismiksi.