dul ile cümle
dul kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
10
ORT. KELİME
Sağ kalanlar hastalıktan ölüp gömülecek, Dul karıları ağlamayacaktır.Jeho pozostalí, ktorí unikli, pochovaní budú smrťou, a jeho vdovy nebudú plakať.
Sağ kalanlar hastalıktan ölüp gömülecek, Dul karıları ağlamayacaktır.Jotka häneltä jäävät, ne saattaa rutto hautaan, eivätkä hänen leskensä pidä itkiäisiä.
Sağ kalanlar hastalıktan ölüp gömülecek, Dul karıları ağlamayacaktır.Kar preostane njegovih, bodo pokopani v pomoru, in vdove njegove ne bodo žalovale.
Sağ kalanlar hastalıktan ölüp gömülecek, Dul karıları ağlamayacaktır.Kẻ còn sống sót lại của hắn bị sự chết vùi dập, Và người góa bụa hắn sẽ không than khóc.
Sağ kalanlar hastalıktan ölüp gömülecek, Dul karıları ağlamayacaktır.Kẻ còn sống_sót lại của hắn bị sự chết vùi_dập , Và người góa_bụa hắn sẽ không than_khóc .
Sağ kalanlar hastalıktan ölüp gömülecek, Dul karıları ağlamayacaktır.그 남은 자는 염병으로 묻히리니 그의 과부들이 울지 못할 것이며
Sağ kalanlar hastalıktan ölüp gömülecek, Dul karıları ağlamayacaktır.Którzy po nim zostaną w śmierci pogrzebieni będą, a wdowy jego nie będą go płakały;
Sağ kalanlar hastalıktan ölüp gömülecek, Dul karıları ağlamayacaktır.Os que ficarem dele, pela peste serão sepultados, e as suas viúvas não chorarão.
Sağ kalanlar hastalıktan ölüp gömülecek, Dul karıları ağlamayacaktır.Pozůstalí po něm v smrti pohřbeni budou, a vdovy jeho nebudou ho plakati.
Sağ kalanlar hastalıktan ölüp gömülecek, Dul karıları ağlamayacaktır.Sanaknya yang masih ada, mati karena wabah, dan janda-jandanya tidak menangisi mereka
Sağ kalanlar hastalıktan ölüp gömülecek, Dul karıları ağlamayacaktır.Sus sobrevivientes serán sepultados por la plaga, y sus viudas no llorarán
Sağ kalanlar hastalıktan ölüp gömülecek, Dul karıları ağlamayacaktır.Οι εναπολειφθεντες αυτου θελουσι ταφη εν θανατω και αι χηραι αυτου δεν θελουσι κλαυσει.
Sağ kalanlar hastalıktan ölüp gömülecek, Dul karıları ağlamayacaktır.Оставшихся по нем смерть низведет во гроб, и вдовы их не будут плакать.
Sağ kalanlar hastalıktan ölüp gömülecek, Dul karıları ağlamayacaktır.Останалите от него, смърт ще ги погребе, И вдовиците му няма да плачат.
Sağ kalanlar hastalıktan ölüp gömülecek, Dul karıları ağlamayacaktır.שרידו במות יקברו ואלמנתיו לא תבכינה׃
Sağ kalanlar hastalıktan ölüp gömülecek, Dul karıları ağlamayacaktır.بقيته تدفن بالموتان وارامله لا تبكي.
Sağ kalanlar hastalıktan ölüp gömülecek, Dul karıları ağlamayacaktır.他 所 遺 留 的 人 、 必 死 而 埋 葬 . 他 的 寡 婦 也 不 哀 哭
Sağ kalanlar hastalıktan ölüp gömülecek, Dul karıları ağlamayacaktır.他所遺留 的 人 、 必死 而 埋葬 . 他 的 寡婦 也 不 哀哭
Senin içinde anneye, babaya kötü davrandılar, yabancıya baskı yaptılar, öksüze, dul kadına haksızlık ettiler.au dedans de toi, l`on méprise père et mère, on maltraite l`étranger, on opprime l`orphelin et la veuve.
Senin içinde anneye, babaya kötü davrandılar, yabancıya baskı yaptılar, öksüze, dul kadına haksızlık ettiler.Fader og Moder ringeagtes, den fremmede undertrykkes i dig, den faderløse og Enken lider Uret.
Senin içinde anneye, babaya kötü davrandılar, yabancıya baskı yaptılar, öksüze, dul kadına haksızlık ettiler.În tine, tatăl şi mama sînt dispreţuiţi, străinul este chinuit, orfanul şi văduva sînt asupriţi.
Senin içinde anneye, babaya kötü davrandılar, yabancıya baskı yaptılar, öksüze, dul kadına haksızlık ettiler.그들이 네 가운데서 부모를 업신여겼으며 네 가운데서 나그네를 학대하였으며 네 가운데서 고아와 과부를 해하였도다
Senin içinde anneye, babaya kötü davrandılar, yabancıya baskı yaptılar, öksüze, dul kadına haksızlık ettiler.Očeta in mater so zaničevali v tebi; sredi tebe so delali silo tujcu, siroto in vdovo so žalili v tebi.
Senin içinde anneye, babaya kötü davrandılar, yabancıya baskı yaptılar, öksüze, dul kadına haksızlık ettiler.Otca i mater znevažujú v tebe, pohostína utláčajú v tvojom strede, sirotu a vdovu utiskujú v tebe;
Senin içinde anneye, babaya kötü davrandılar, yabancıya baskı yaptılar, öksüze, dul kadına haksızlık ettiler.Otce i matku zlehčují v tobě, pohostinnému činí nátisk u prostřed tebe, sirotka a vdovu utiskují v tobě.
Senin içinde anneye, babaya kötü davrandılar, yabancıya baskı yaptılar, öksüze, dul kadına haksızlık ettiler.У тебя отца и мать злословят, пришельцу делают обиду среди тебя, сироту и вдову притесняют у тебя.
Senin içinde anneye, babaya kötü davrandılar, yabancıya baskı yaptılar, öksüze, dul kadına haksızlık ettiler.אב ואם הקלו בך לגר עשו בעשק בתוכך יתום ואלמנה הונו בך׃
Senin içinde anneye, babaya kötü davrandılar, yabancıya baskı yaptılar, öksüze, dul kadına haksızlık ettiler.فيك اهانوا ابا واما. في وسطك عاملوا الغريب بالظلم. فيك اضطهدوا اليتيم والارملة.
Senin içinde anneye, babaya kötü davrandılar, yabancıya baskı yaptılar, öksüze, dul kadına haksızlık ettiler.在 你 中 間 有 輕 慢 父 母 的 . 有 欺 壓 寄 居 的 . 有 虧 負 孤 兒 寡 婦 的
Senin içinde anneye, babaya kötü davrandılar, yabancıya baskı yaptılar, öksüze, dul kadına haksızlık ettiler.在 你 中間 有 輕慢 父母 的 . 有 欺壓寄居 的 . 有 虧負 孤兒寡婦的
Torunları uzakta yaşayan, karısı ve çocukları ölmüş, muzip bir duldu.Bol to šibalský vdovec, ktorého žena a deti boli mŕtve a ktorého vnúčatá žili ďaleko.
Torunları uzakta yaşayan, karısı ve çocukları ölmüş, muzip bir duldu.Był psotnym wdowcem, któremu umarła żona i dzieci i którego wnuki mieszkały daleko.
Torunları uzakta yaşayan, karısı ve çocukları ölmüş, muzip bir duldu.C'était un veuf espiègle dont la femme et les enfants étaient morts et dont les petits-enfants vivaient loin.
Torunları uzakta yaşayan, karısı ve çocukları ölmüş, muzip bir duldu.Egy csintalan özvegyember volt, akinek a felesége és gyerekei meghaltak, unokái pedig messze éltek.
Torunları uzakta yaşayan, karısı ve çocukları ölmüş, muzip bir duldu.Era um viúvo brincalhão cuja mulher e filhos tinham morrido e cujos bisnetos viviam bastante longe.
Torunları uzakta yaşayan, karısı ve çocukları ölmüş, muzip bir duldu.Era un văduv ghiduş, soţia şi copiii fiind decedaţi, iar nepoţii trăind departe.
Torunları uzakta yaşayan, karısı ve çocukları ölmüş, muzip bir duldu.Era un vedovo dall'aria birichina la cui moglie e figli erano morti e i cui nipoti vivevano lontano.
Torunları uzakta yaşayan, karısı ve çocukları ölmüş, muzip bir duldu.Era un viudo de carácter vivaz, cuya esposa e hijos habían muerto y cuyos nietos vivían muy lejos.
Torunları uzakta yaşayan, karısı ve çocukları ölmüş, muzip bir duldu.Er war ein koboldartiger Witwer, dessen Frau und Kinder tot waren und dessen Enkelkinder weit entfernt lebten.
Torunları uzakta yaşayan, karısı ve çocukları ölmüş, muzip bir duldu.그는 장난스러운 홀아비로, 그의 아내와 자식들은 이미 세상을 떠났으며, 그의 손자들은 먼 곳에서 생활하고 있었습다.
Torunları uzakta yaşayan, karısı ve çocukları ölmüş, muzip bir duldu.Ông là một người tinh quái với vợ và các con đều đã chết còn cháu chắt thì sống ở xa.
Torunları uzakta yaşayan, karısı ve çocukları ölmüş, muzip bir duldu.Он был жизнелюбивым человеком, пережившим жену и детей, а его внуки жили далеко от него.
Torunları uzakta yaşayan, karısı ve çocukları ölmüş, muzip bir duldu.Той беше дяволит вдовец, чийто жена и деца бяха загинали и чийто внуци живееха далеч.
Torunları uzakta yaşayan, karısı ve çocukları ölmüş, muzip bir duldu.הוא היה אלמן שובבי שאשתו וילדיו מתו ושנכדיו חיו במרחק רב.
Torunları uzakta yaşayan, karısı ve çocukları ölmüş, muzip bir duldu.كان أرمل شيطاني زوجته وابناؤه متوفيين أحفاده يعيشون بعيدا عنه
Torunları uzakta yaşayan, karısı ve çocukları ölmüş, muzip bir duldu.いたずらっ気のある男やもめでした マハトマ・ガンジーから ふんどしを引いて
United Fruit kurulundaki John Foster Dulles, Bölgenin Birleşik Devletler Sekreteri oluverdi.Dalam pimpinan United Fruit ada John Foster Dulles yang juga menjabat Sekretaris Negara AS
United Fruit kurulundaki John Foster Dulles, Bölgenin Birleşik Devletler Sekreteri oluverdi.En la presidencia de United Fruit estaba John Foster Dulles, que resultó ser el Secretario de Estado de EE UU.
United Fruit kurulundaki John Foster Dulles, Bölgenin Birleşik Devletler Sekreteri oluverdi.Geführt wurde "United Fruit" von John Foster Dulles, der zugleich auch US-Staatssekretär war.
United Fruit kurulundaki John Foster Dulles, Bölgenin Birleşik Devletler Sekreteri oluverdi.Nell'amministrazione della United Fruit c'era John Foster Dulles che guarda caso era Segretario di Stato.
United Fruit kurulundaki John Foster Dulles, Bölgenin Birleşik Devletler Sekreteri oluverdi.Ordföranden för United Fruit var John Foster Dulles, som råkade vara Förenta staternas statssekreterare.
United Fruit kurulundaki John Foster Dulles, Bölgenin Birleşik Devletler Sekreteri oluverdi.V izvršnem odboru družbe je bil John Foster Dulles. ki je bil slučajno ameriški državni sekretar.
United Fruit kurulundaki John Foster Dulles, Bölgenin Birleşik Devletler Sekreteri oluverdi.Vo vedení United Fruit bol John Foster Dulles, ktorý bol zhodou okolností americkým ministrom zahraničia.
United Fruit kurulundaki John Foster Dulles, Bölgenin Birleşik Devletler Sekreteri oluverdi.В ръководството на United Fruit е Джон Фостър Дълас, който по случайност е Държавен Секретар.
United Fruit kurulundaki John Foster Dulles, Bölgenin Birleşik Devletler Sekreteri oluverdi.В совет Юнайтед Фрут входил Джон Фостер Даллес, которому повезло быть госсекретарем США
United Fruit kurulundaki John Foster Dulles,W zarządzie United Fruit był John Foster Dulles
United Fruit kurulundaki John Foster Dulles,במועצת "חברת הפירות" היה ,ג'ון פוסטר דאלאס
United Fruit kurulundaki John Foster Dulles,米国務長官に就任しました
Ve kabul etmek zorundaydım ki, en son ne zaman dulları ve yetimleri düşündüğüm dahi anımsamıyordum.A já jsem musel přiznat, nemůžu si vzpomenout, kdy naposled jsem přemýšlel o vdovách a sirotcích.
Ve kabul etmek zorundaydım ki, en son ne zaman dulları ve yetimleri düşündüğüm dahi anımsamıyordum.A ja som si musel priznať, nemôžem si spomenúť, kedy naposledy som premýšľal o vdovách a sirotách.