dul ile cümle
dul kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Öksüz kaldık, babasız, Annelerimiz dul kadınlara döndü.Orfani siam diventati, senza padre; le nostre madri come vedove
Öksüz kaldık, babasız, Annelerimiz dul kadınlara döndü.Sierotamiśmy a bez ojca; matki nasze są jako wdowy.
Öksüz kaldık, babasız, Annelerimiz dul kadınlara döndü.Sirotami sme, bez otca; naše matky sú jako vdovy.
Öksüz kaldık, babasız, Annelerimiz dul kadınlara döndü.Sirotci jsme a bez otce, matky naše jsou jako vdovy.
Öksüz kaldık, babasız, Annelerimiz dul kadınlara döndü.Sirote smo, brez očeta, matere naše so kakor vdove.
Öksüz kaldık, babasız, Annelerimiz dul kadınlara döndü.Vi er blitt farløse, har ingen far; våre mødre er som enker.
Öksüz kaldık, babasız, Annelerimiz dul kadınlara döndü.Vi hava blivit värnlösa, vi hava ingen fader; våra mödrar äro såsom änkor.
Öksüz kaldık, babasız, Annelerimiz dul kadınlara döndü.Wij zijn wezen; onze vaders zijn dood en onze moeders zijn weduwen.
Öksüz kaldık, babasız, Annelerimiz dul kadınlara döndü.Wir sind Waisen und haben keinen Vater; unsre Mütter sind Witwen.
Öksüz kaldık, babasız, Annelerimiz dul kadınlara döndü.Εγειναμεν ορφανοι ανευ πατρος, αι μητερες ημων ως χηραι.
Öksüz kaldık, babasız, Annelerimiz dul kadınlara döndü.мы сделались сиротами, без отца; матери наши – как вдовы.
Öksüz kaldık, babasız, Annelerimiz dul kadınlara döndü.Останахме сирачета без баща; Майките ни са като вдовици.
Öksüz kaldık, babasız, Annelerimiz dul kadınlara döndü.יתומים היינו אין אב אמתינו כאלמנות׃
Öksüz kaldık, babasız, Annelerimiz dul kadınlara döndü.صرنا ايتاما بلا اب. امهاتنا كارامل.
Öksüz kaldık, babasız, Annelerimiz dul kadınlara döndü.我 們 是 無 父 的 孤 兒 . 我 們 的 母 親 、 好 像 寡 婦
Öksüz kaldık, babasız, Annelerimiz dul kadınlara döndü.我 們是 無父 的 孤兒.我們 的 母親 、 好像 寡婦
Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.bào chữa công bình cho kẻ mồ côi và người góa bụa, thương người khách lạ, ban đồ ăn và áo xống cho người.
Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.bào_chữa công_bình cho kẻ mồ_côi và người góa_bụa , thương người khách lạ , ban đồ_ăn và áo_xống cho người .
Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.care face dreptate orfanului şi văduvei, care iubeşte pe străin şi -i dă hrană şi îmbrăcăminte.
Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.Čině soud sirotku a vdově, miluje také příchozího, dávaje mu chléb a oděv.
Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.Él hace justicia al huérfano y a la viuda, y también ama al extranjero y le da pan y vestido
Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.Hij verschaft recht aan weduwe en wees. Hij heeft vreemdelingen lief en geeft hun voedsel en kleding.
Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.Igazságot szolgáltat az árvának és az özvegynek; szereti a jövevényt, adván néki kenyeret és ruházatot.
Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.joka hankkii orvolle ja leskelle oikeuden ja joka rakastaa muukalaista ja antaa hänelle ruuan ja vaatteen.
Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.ki se poteguje za pravdo sirote in vdove in ljubi tujca, podeljujoč mu živeža in oblačil.
Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.고아와 과부를 위하여 신원하시며 나그네를 사랑하사 그에게 식물과 의복을 주시나니
Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.ktorý činí súd siroty a vdovy a miluje pohostína dávajúc mu chlieb a odev.
Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.Który czyni sąd sierocie, i wdowie, a miłuje przychodnia, dawając mu chleb i odzienie.
Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.que faz justiça ao órfão e � viúva, e ama o estrangeiro, dando-lhe pão e roupa.
Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.qui fait droit à l`orphelin et à la veuve, qui aime l`étranger et lui donne de la nourriture et des vêtements.
Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.rende giustizia all'orfano e alla vedova, ama il forestiero e gli dà pane e vestito
Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.som hjelper den farløse og enken til deres rett, og som elsker den fremmede, så han gir ham føde og klær.
Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.som skaffar den faderlöse och änkan rätt, och som älskar främlingen och giver honom mat och kläder.
Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.som skaffer den faderløse og Enken Ret og elsker den fremmede og giver ham Brød og klæder.
Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.und schafft Recht den Waisen und Witwen und hat die Fremdlinge lieb, daß er ihnen Speise und Kleider gebe.
Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.ποιων κρισιν εις τον ορφανον και εις την χηραν, και αγαπων τον ξενον, διδων εις αυτον τροφην και ενδυματα.
Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.Който извършва съдба за сирачето и за вдовицата и обича чужденеца, като му дава храна и облекло.
Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.Который дает суд сироте и вдове, и любит пришельца, и дает ему хлеб и одежду.
Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.עשה משפט יתום ואלמנה ואהב גר לתת לו לחם ושמלה׃
Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.الصانع حق اليتيم والارملة والمحب الغريب ليعطيه طعاما ولباسا.
Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.他 為 孤 兒 寡 婦 伸 冤 、 又 憐 愛 寄 居 的 、 賜 給 他 衣 食
Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.他 為孤兒寡婦 伸冤 、 又 憐愛 寄居 的 、 賜給 他 衣食
Öksüzlerin eşeğini kovuyor, Dul kadının öküzünü rehin alıyorlar.árvák szamarát elhajtják, [és] az özvegynek ökrét zálogba viszik.
Öksüzlerin eşeğini kovuyor, Dul kadının öküzünü rehin alıyorlar.Chúng cướp dẫn lừa của kẻ mồ côi, Lấy bò của người góa bụa làm của cầm.
Öksüzlerin eşeğini kovuyor, Dul kadının öküzünü rehin alıyorlar.Chúng cướp dẫn lừa của kẻ mồ_côi , Lấy bò của người góa_bụa làm của cầm .
Öksüzlerin eşeğini kovuyor, Dul kadının öküzünü rehin alıyorlar.de faderlösas åsna för man bort och tager änkans ko i pant.
Öksüzlerin eşeğini kovuyor, Dul kadının öküzünü rehin alıyorlar.faderløses Æsel fører de bort, tager Enkens Okse som Borgen:
Öksüzlerin eşeğini kovuyor, Dul kadının öküzünü rehin alıyorlar.Farløses asen driver de bort; enkens okse tar de i pant.
Öksüzlerin eşeğini kovuyor, Dul kadının öküzünü rehin alıyorlar.iau măgarul orfanului, iau zălog vaca văduvei;
Öksüzlerin eşeğini kovuyor, Dul kadının öküzünü rehin alıyorlar.Keledai milik yatim piatu, mereka larikan; sapi seorang janda, mereka sita sebagai jaminan
Öksüzlerin eşeğini kovuyor, Dul kadının öküzünü rehin alıyorlar.고아의 나귀를 몰아 가며 과부의 소를 볼모 잡으며
Öksüzlerin eşeğini kovuyor, Dul kadının öküzünü rehin alıyorlar.Levam o jumento do órfão, tomam em penhor o boi da viúva.
Öksüzlerin eşeğini kovuyor, Dul kadının öküzünü rehin alıyorlar.On enlève l`âne de l`orphelin, On prend pour gage le boeuf de la veuve;
Öksüzlerin eşeğini kovuyor, Dul kadının öküzünü rehin alıyorlar.Orpojen aasin he vievät, ottavat pantiksi lesken lehmän.
Öksüzlerin eşeğini kovuyor, Dul kadının öküzünü rehin alıyorlar.Osła sierotek zajmują, a wołu od wdowy w zastawie biorą.
Öksüzlerin eşeğini kovuyor, Dul kadının öküzünü rehin alıyorlar.Osla sirotků zajímají, v zástavě berou vola od vdovy.
Öksüzlerin eşeğini kovuyor, Dul kadının öküzünü rehin alıyorlar.Osle sirotam odganjajo in vdovam jemljejo v zastavo vole.
Öksüzlerin eşeğini kovuyor, Dul kadının öküzünü rehin alıyorlar.portano via l'asino degli orfani, prendono in pegno il bue della vedova
Öksüzlerin eşeğini kovuyor, Dul kadının öküzünü rehin alıyorlar.Sebe odháňajú osla sirôt; berú do zálohu vola vdovy.
Öksüzlerin eşeğini kovuyor, Dul kadının öküzünü rehin alıyorlar.Se llevan el asno de los huérfanos y toman en prenda el buey de la viuda