dul ile cümle

dul kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
11
ORT. KELİME
Öfkem alevlenir, sizi kılıçtan geçirtirim. Kadınlarınız dul, çocuklarınız öksüz kalır.и воспламенится гнев Мой, и убью вас мечом, и будут жены ваши вдовами и дети ваши сиротами.
Öfkem alevlenir, sizi kılıçtan geçirtirim. Kadınlarınız dul, çocuklarınız öksüz kalır.и гневът Ми ще падне, и ще ви избия с нож; и вашите жени ще бъдат вдовици и вашите чада сирачета.
Öfkem alevlenir, sizi kılıçtan geçirtirim. Kadınlarınız dul, çocuklarınız öksüz kalır.וחרה אפי והרגתי אתכם בחרב והיו נשיכם אלמנות ובניכם יתמים׃
Öfkem alevlenir, sizi kılıçtan geçirtirim. Kadınlarınız dul, çocuklarınız öksüz kalır.فيحمى غضبي واقتلكم بالسيف. فتصير نساؤكم ارامل واولادكم يتامى.
Öfkem alevlenir, sizi kılıçtan geçirtirim. Kadınlarınız dul, çocuklarınız öksüz kalır.並 要 發 烈 怒 、 用 刀 殺 你 們 、 使 你 們 的 妻 子 為 寡 婦 、 兒 女 為 孤 兒
Öfkem alevlenir, sizi kılıçtan geçirtirim. Kadınlarınız dul, çocuklarınız öksüz kalır.並要 發烈怒 、 用 刀殺 你 們 、 使 你 們 的 妻子 為寡婦 、 兒女 為孤兒
O günden sonra, bir dul annenin yetiştirdiği tek bir çocuk olarak büyüdüm.A partir de là, j'ai été élevée en tant qu'enfant unique par une mère célibataire.
O günden sonra, bir dul annenin yetiştirdiği tek bir çocuk olarak büyüdüm.Da allora in poi, sono stata cresciuta come figlia unica di madre singola.
O günden sonra, bir dul annenin yetiştirdiği tek bir çocuk olarak büyüdüm.Dali em diante, fui criada como filha única por uma mãe solteira.
O günden sonra, bir dul annenin yetiştirdiği tek bir çocuk olarak büyüdüm.Därefter uppfostrades jag som enda barn till en ensamstående mor.
O günden sonra, bir dul annenin yetiştirdiği tek bir çocuk olarak büyüdüm.De ahí en adelante, fui criada como hija única por una madre soltera.
O günden sonra, bir dul annenin yetiştirdiği tek bir çocuk olarak büyüdüm.De atunci încolo am fost crescută ca un copil unic de către o mamă singură.
O günden sonra, bir dul annenin yetiştirdiği tek bir çocuk olarak büyüdüm.Ettől kezdve egy egyedülálló anya, egyke gyermekeként nevelkedtem.
O günden sonra, bir dul annenin yetiştirdiği tek bir çocuk olarak büyüdüm.그때로부터 전 홀어머니 밑에서 외동딸로서 자랐어요.
O günden sonra, bir dul annenin yetiştirdiği tek bir çocuk olarak büyüdüm.Od tamtej pory byłam wychowywana, jako jedynaczka przez samotną matkę.
O günden sonra, bir dul annenin yetiştirdiği tek bir çocuk olarak büyüdüm.Od té chvíle mě jako jedináčka vychovávala svobodná matka.
O günden sonra, bir dul annenin yetiştirdiği tek bir çocuk olarak büyüdüm.Sejak itu, saya dibesarkan sebagai anak satu-satunya dari orang tua tunggal.
O günden sonra, bir dul annenin yetiştirdiği tek bir çocuk olarak büyüdüm.Từ đó trở đi, tôi được nuôi dạy với tư cách một đứa trẻ của một bà mẹ độc thân.
O günden sonra, bir dul annenin yetiştirdiği tek bir çocuk olarak büyüdüm.Vanaf dat ogenblik werd ik opgevoed als enig kind door een alleenstaande moeder.
O günden sonra, bir dul annenin yetiştirdiği tek bir çocuk olarak büyüdüm.Von da an wurde ich aufgezogen als einziges Kind einer alleinerziehenden Mutter.
O günden sonra, bir dul annenin yetiştirdiği tek bir çocuk olarak büyüdüm.Από εκεί και πέρα, μεγάλωσα ως μοναχοπαίδι μιας μόνης μητέρας.
O günden sonra, bir dul annenin yetiştirdiği tek bir çocuk olarak büyüdüm.Оттогава бях възпитавана като едно дете от самотна майка,
O günden sonra, bir dul annenin yetiştirdiği tek bir çocuk olarak büyüdüm.С тех пор я росла как единственный ребенок матери-одиночки.
O günden sonra, bir dul annenin yetiştirdiği tek bir çocuk olarak büyüdüm.בשנים הבאות, גדלתי כילדה יחידה לאם חד הורית.
O günden sonra, bir dul annenin yetiştirdiği tek bir çocuk olarak büyüdüm.ومنذ ذلك الحين, نشأت كطفلة وحيدة لأم عزباء.
O günden sonra, bir dul annenin yetiştirdiği tek bir çocuk olarak büyüdüm.シングルマザーに育てられました 70年代初頭のアンカラでは
Öksüz çocuklarını bırak, Ben yaşatırım onları. Dul kadınların da bana güvensinler.››Bekymra dig ej om dina faderlösa, jag vill behålla dem vid liv; och må dina änkor förtrösta på mig.
Öksüz çocuklarını bırak, Ben yaşatırım onları. Dul kadınların da bana güvensinler.››Deixa os teus órfãos, eu os guardarei em vida; e as tuas viúvas confiem em mim.
Öksüz çocuklarını bırak, Ben yaşatırım onları. Dul kadınların da bana güvensinler.››Deja tus huérfanos; yo les mantendré con vida. Y en mí confiarán tus viudas.
Öksüz çocuklarını bırak, Ben yaşatırım onları. Dul kadınların da bana güvensinler.››Forlat dine farløse! Jeg vil holde dem i live, og dine enker kan stole på mig.
Öksüz çocuklarını bırak, Ben yaşatırım onları. Dul kadınların da bana güvensinler.››Hagyd el a te árváidat, én eltartom özvegyeidet is; bennem vessék reménységüket.
Öksüz çocuklarını bırak, Ben yaşatırım onları. Dul kadınların da bana güvensinler.››Jätä orposi minun elätettävikseni, ja sinun leskesi turvatkoot minuun.
Öksüz çocuklarını bırak, Ben yaşatırım onları. Dul kadınların da bana güvensinler.››네 고아들을 남겨 두라 내가 그들을 살려 두리라 네 과부들은 나를 의지할 것이니라
Öksüz çocuklarını bırak, Ben yaşatırım onları. Dul kadınların da bana güvensinler.››Lad mig om dine faderløse, jeg holder dem i Live, dine Enker kan stole på mig.
Öksüz çocuklarını bırak, Ben yaşatırım onları. Dul kadınların da bana güvensinler.››Laisse tes orphelins, je les ferai vivre, Et que tes veuves se confient en moi!
Öksüz çocuklarını bırak, Ben yaşatırım onları. Dul kadınların da bana güvensinler.››Lasă pe orfanii tăi! Eu îi voi ţinea în viaţă, şi văduvele tale să se încreadă în Mine!``
Öksüz çocuklarını bırak, Ben yaşatırım onları. Dul kadınların da bana güvensinler.››Lascia i tuoi orfani, io li farò vivere, le tue vedove confidino in me
Öksüz çocuklarını bırak, Ben yaşatırım onları. Dul kadınların da bana güvensinler.››Maar Ik zal uw wezen, die u rustig kunt achterlaten, beschermen en ook uw weduwen kunnen op Mij vertrouwen.
Öksüz çocuklarını bırak, Ben yaşatırım onları. Dul kadınların da bana güvensinler.››Popústi sirote svoje, jaz jih ohranim žive, in vdove tvoje naj stavijo up svoj name.
Öksüz çocuklarını bırak, Ben yaşatırım onları. Dul kadınların da bana güvensinler.››Zanechaj svoje siroty, ja ich budem živiť, a tvoje vdovy nech sa nadejú na mňa.
Öksüz çocuklarını bırak, Ben yaşatırım onları. Dul kadınların da bana güvensinler.››Zanech sirotků svých, já živiti je budu, a vdov svých mně se dověřte.
Öksüz çocuklarını bırak, Ben yaşatırım onları. Dul kadınların da bana güvensinler.››Zaniechaj sierotek twoich, ja je żywić będę, a wdowy twoje we mnie ufać będą.
Öksüz çocuklarını bırak, Ben yaşatırım onları. Dul kadınların da bana güvensinler.››Αφες τα ορφανα σου εγω θελω ζωογονησει αυτα και αι χηραι σου ας ελπιζωσιν επ' εμε.
Öksüz çocuklarını bırak, Ben yaşatırım onları. Dul kadınların da bana güvensinler.››Остави сирачетата си; Аз ще ги запазя живи; И вдовиците ти нека уповават на Мене.
Öksüz çocuklarını bırak, Ben yaşatırım onları. Dul kadınların da bana güvensinler.››Оставь сирот твоих, Я поддержу жизнь их, и вдовы твои пусть надеются на Меня.
Öksüz çocuklarını bırak, Ben yaşatırım onları. Dul kadınların da bana güvensinler.››עזבה יתמיך אני אחיה ואלמנתיך עלי תבטחו׃
Öksüz çocuklarını bırak, Ben yaşatırım onları. Dul kadınların da bana güvensinler.››اترك ايتامك انا احييهم واراملك عليّ ليتوكلن.
Öksüz çocuklarını bırak, Ben yaşatırım onları. Dul kadınların da bana güvensinler.››你 撇 下 孤 兒 、 我 必 保 全 他 們 的 命 . 你 的 寡 婦 可 以 倚 靠 我
Öksüz çocuklarını bırak, Ben yaşatırım onları. Dul kadınların da bana güvensinler.››你 撇下 孤兒 、 我 必 保全 他 們的命 . 你 的 寡婦 可以 倚靠 我
Öksüz kaldık, babasız, Annelerimiz dul kadınlara döndü.Am rămas orfani, fără tată; mamele noastre sînt ca nişte văduve.
Öksüz kaldık, babasız, Annelerimiz dul kadınlara döndü.Apátlan árvák lettünk; anyáink, mint az özvegyek.
Öksüz kaldık, babasız, Annelerimiz dul kadınlara döndü.Ayah kami telah dibunuh musuh; kini ibu kami janda, dan kami piatu
Öksüz kaldık, babasız, Annelerimiz dul kadınlara döndü.Chúng tôi mất cha, phải mồ côi, Mẹ chúng tôi trở nên góa bụa.
Öksüz kaldık, babasız, Annelerimiz dul kadınlara döndü.Chúng_tôi mất cha , phải mồ_côi , Mẹ chúng_tôi trở_nên góa_bụa .
Öksüz kaldık, babasız, Annelerimiz dul kadınlara döndü.çrfãos somos sem pai, nossas mães são como viuvas.
Öksüz kaldık, babasız, Annelerimiz dul kadınlara döndü.Estamos huérfanos; no tenemos padre; nuestras madres han quedado viudas
Öksüz kaldık, babasız, Annelerimiz dul kadınlara döndü.Forældreløse, faderløse er vi, som Enker er vore Mødre.
Öksüz kaldık, babasız, Annelerimiz dul kadınlara döndü.우리는 아비 없는 외로운 자식이오며 우리 어미는 과부 같으니
Öksüz kaldık, babasız, Annelerimiz dul kadınlara döndü.Me olemme tulleet orvoiksi, isättömiksi, meidän äitimme ovat kuin lesket.
Öksüz kaldık, babasız, Annelerimiz dul kadınlara döndü.Nous sommes orphelins, sans père; Nos mères sont comme des veuves.

İlgili Sayfalar