- Anne, satıcı adam televizyonda. ...tüm gücümüzle bir araya gelip... ...dua etmeliyiz.- ne-a hrănit sufletele...
- Anne, satıcı adam televizyonda. ...tüm gücümüzle bir araya gelip... ...dua etmeliyiz.Μαμά, η τηλεόραση δείχνει εκείνο τον πωλητή. ...ανύψωσε τον άνθρωπο πάνω απ'την καταγωγή του. Το θάρρος.
- Anne, satıcı adam televizyonda. ...tüm gücümüzle bir araya gelip... ...dua etmeliyiz.Мамо, оня търговец го дават по телевизията. ...което е издигало нашия вид. И това е куражът ни.
- Anne, satıcı adam televizyonda. ...tüm gücümüzle bir araya gelip... ...dua etmeliyiz.Мамо, оня търговец го дават по телевизията. ... което е издигало нашия вид. И това е куражът ни.
- Anne, satıcı adam televizyonda. ...tüm gücümüzle bir araya gelip... ...dua etmeliyiz.."כאן מרכז "קנדי .דקה אחת לשיגור
- Anne, satıcı adam televizyonda. ...tüm gücümüzle bir araya gelip... ...dua etmeliyiz.خلال كل أوقاتنا هناك شىء واحد
Auralar, ölümden sonraki yaşam, duanın gücüne ne diyor?"Auren, das Jenseits, die Kraft eines Gebets?"
Auralar, ölümden sonraki yaşam, duanın gücüne ne diyor?"Je commence à réaliser que je la regarde fixement.
Auralar, ölümden sonraki yaşam, duanın gücüne ne diyor?"Las auras; la vida después de la muerte; el poder de las oraciones?"
Auralar, ölümden sonraki yaşam, duanın gücüne ne diyor?"או מוארות או אפילו חיים-שמעבר או כוחה של תפילה"
Ayaklanmalýyýz, kahrolsun dua etmek için diz çökmek.You gonna die, so until that day, are you gonna try?
Bana bilimle mümkün olmayanın duayla olacagını mı söylüyorsun?¿Afirma que lo que no se puede hacer con la ciencia - se puede hacer con el ruego?
Bana bilimle mümkün olmayanın duayla olacagını mı söylüyorsun?Det vetenskapen inte klarar... -...skulle det lyckas med tillit?
Bana bilimle mümkün olmayanın duayla olacagını mı söylüyorsun?Estás a dizer que o que não pode ser feito pela ciência pode ser feito apenas acreditando?
Bana bilimle mümkün olmayanın duayla olacagını mı söylüyorsun?Mi stai dicendo che quello che non si può fare con la scienza, - si può fare con la riflessione?
Bana bilimle mümkün olmayanın duayla olacagını mı söylüyorsun?Mówisz, że tego, czego nie dokona nauka, - mogą dokonać słowa?
Bana bilimle mümkün olmayanın duayla olacagını mı söylüyorsun?Väitätkö, että se voisi onnistua letoismilla?
Bana bilimle mümkün olmayanın duayla olacagını mı söylüyorsun?Videnskaben kan ikke gøre det. - Kan det gøres gennem tro?
Bana bilimle mümkün olmayanın duayla olacagını mı söylüyorsun?Μου λες πως ό,τι δεν μπορεί να καταφέρει η επιστήμη,
Bana bilimle mümkün olmayanın duayla olacagını mı söylüyorsun?Ты хочешь сказать, что если этого не может наука, то это осуществит сила мысли?
Başına bir şey takıp dua ya da peygamberlik eden her erkek, başını küçük düşürür.Als een man bidt of Gods woord doorgeeft en daarbij een hoofddeksel draagt, is dat een schande voor hem.
Başına bir şey takıp dua ya da peygamberlik eden her erkek, başını küçük düşürür.Ein jeglicher Mann, der betet oder weissagt und hat etwas auf dem Haupt, der schändet sein Haupt.
Başına bir şey takıp dua ya da peygamberlik eden her erkek, başını küçük düşürür.Hver Mand, som beder eller profeterer med tildækket Hoved, beskæmmer sit Hoved.
Başına bir şey takıp dua ya da peygamberlik eden her erkek, başını küçük düşürür.Hver mann som beder eller taler profetisk med noget på hodet, vanærer sitt hode;
Başına bir şey takıp dua ya da peygamberlik eden her erkek, başını küçük düşürür.Jokainen mies, joka rukoilee tai profetoi pää peitettynä, häpäisee päänsä.
Başına bir şey takıp dua ya da peygamberlik eden her erkek, başını küçük düşürür.Każdy mąż, gdy się modli albo prorokuje z przykrytą głową, szpeci głowę swoję.
Başına bir şey takıp dua ya da peygamberlik eden her erkek, başını küçük düşürür.Každý muž, keď sa modlí alebo keď prorokuje a má niečo na hlave, hanobí svoju hlavu.
Başına bir şey takıp dua ya da peygamberlik eden her erkek, başını küçük düşürür.Každý muž, modle se aneb prorokuje s přikrytou hlavou, ohyžďuje hlavu svou.
Başına bir şey takıp dua ya da peygamberlik eden her erkek, başını küçük düşürür.무릇 남자로서 머리에 무엇을 쓰고 기도나 예언을 하는 자는 그 머리를 욕되게 하는 것이요
Başına bir şey takıp dua ya da peygamberlik eden her erkek, başını küçük düşürür.Minden férfiú, a ki befedett fõvel imádkozik avagy prófétál, megcsúfolja az õ fejét.
Başına bir şey takıp dua ya da peygamberlik eden her erkek, başını küçük düşürür.Ogni uomo che prega o profetizza con il capo coperto, manca di riguardo al proprio capo
Başına bir şey takıp dua ya da peygamberlik eden her erkek, başını küçük düşürür.Orice bărbat, care se roagă sau prooroceşte cu capul acoperit, îşi necinsteşte Capul său.
Başına bir şey takıp dua ya da peygamberlik eden her erkek, başını küçük düşürür.Phàm người đờn ông cầu nguyện hoặc giảng đạo mà trùm đầu lại, thì làm nhục đầu mình.
Başına bir şey takıp dua ya da peygamberlik eden her erkek, başını küçük düşürür.Phàm người đờn ông cầu_nguyện hoặc giảng đạo mà trùm đầu lại , thì làm_nhục đầu mình .
Başına bir şey takıp dua ya da peygamberlik eden her erkek, başını küçük düşürür.Todo hombre que ora o profetiza con la cabeza cubierta, afrenta su cabeza
Başına bir şey takıp dua ya da peygamberlik eden her erkek, başını küçük düşürür.Todo homem que ora ou profetiza com a cabeça coberta desonra a sua cabeça.
Başına bir şey takıp dua ya da peygamberlik eden her erkek, başını küçük düşürür.Tout homme qui prie ou qui prophétise, la tête couverte, déshonore son chef.
Başına bir şey takıp dua ya da peygamberlik eden her erkek, başını küçük düşürür.Var och en man som har sitt huvud betäckt, när han beder eller profeterar, han vanärar sitt huvud.
Başına bir şey takıp dua ya da peygamberlik eden her erkek, başını küçük düşürür.Vsak mož, ki moli ali prorokuje s pokrito glavo, sramoti svojo glavo.
Başına bir şey takıp dua ya da peygamberlik eden her erkek, başını küçük düşürür.Πας ανηρ προσευχομενος η προφητευων, εαν εχη κεκαλυμμενην την κεφαλην, καταισχυνει την κεφαλην αυτου.
Başına bir şey takıp dua ya da peygamberlik eden her erkek, başını küçük düşürür.Всякий муж, молящийся или пророчествующий с покрытою головою, постыжает свою голову.
Başına bir şey takıp dua ya da peygamberlik eden her erkek, başını küçük düşürür.(Обаче, нито жената е без мъжа, нита мъжът без жената, в Господа;
Başına bir şey takıp dua ya da peygamberlik eden her erkek, başını küçük düşürür.Усякий чоловік, що молить ся або пророкує, покривши голову, осоромлює голову свою.
Başına bir şey takıp dua ya da peygamberlik eden her erkek, başını küçük düşürür.כל איש אשר יתפלל או יתנבא וראשו מכסה מבזה הוא את ראשו׃
Başına bir şey takıp dua ya da peygamberlik eden her erkek, başını küçük düşürür.كل رجل يصلّي او يتنبأ وله على راسه شيء يشين راسه.
Başına bir şey takıp dua ya da peygamberlik eden her erkek, başını küçük düşürür.凡 男 人 禱 告 或 是 講 道 、 〔 講 道 或 作 說 豫 言 下 同 〕 若 蒙 著 頭 、 就 羞 辱 自 己 的 頭
Başına bir şey takıp dua ya da peygamberlik eden her erkek, başını küçük düşürür.凡 男人 禱告 或是 講道 、 〔 講道 或 作說 豫 言下 同 〕 若 蒙 著頭 、 就 羞辱 自己 的 頭
Bazı işyerlerinde işçiler dua için özel yer talep etmişse böyle bir yer ayarlanmıştır.En algunos lugares de trabajo se habilita un lugar de oración, cuando los trabajadores lo solicitan.
Bazı işyerlerinde işçiler dua için özel yer talep etmişse böyle bir yer ayarlanmıştır.Joillakin työpaikoilla on järjestetty rukouspaikka, jos työntekijät ovat sitä toivoneet.
Bazı işyerlerinde işçiler dua için özel yer talep etmişse böyle bir yer ayarlanmıştır.Parfois, un lieu de prière est organisé si les employés en ont exprimé le souhait.
Bazı işyerlerinde işçiler dua için özel yer talep etmişse böyle bir yer ayarlanmıştır.På vissa arbetsplatser har man ordnat en plats för bön om de anställda framfört önskemål om det.
Bazı işyerlerinde işçiler dua için özel yer talep etmişse böyle bir yer ayarlanmıştır.На некоторых предприятиях организуются места для моления, если этого пожелали работники.
Bazı işyerlerinde işçiler dua için özel yer talep etmişse böyle bir yer ayarlanmıştır.في بعض أماكن العمل يُنظم مكان للصلاة، إذا رغب العمال في ذلك.
Bazılarına bayılıyorum, fiziksel egzersiz, dua.Alcuni li adoro: esercizio fisico, preghiera...
Bazılarına bayılıyorum, fiziksel egzersiz, dua.Alguém quer fazer um estudo comparado da eficácia da oração?
Bazılarına bayılıyorum, fiziksel egzersiz, dua.Er zijn er waar ik van hou: lichaamsbeweging, gebed.
Bazılarına bayılıyorum, fiziksel egzersiz, dua.Ich finde einige davon großartig: Bewegung, Gebete.
Bazılarına bayılıyorum, fiziksel egzersiz, dua.Imi plac cateva din aceasta exercitii fizice, ruga.
Bazılarına bayılıyorum, fiziksel egzersiz, dua.J'aime certains d'entre eux, exercice physique, prière.
Bazılarına bayılıyorum, fiziksel egzersiz, dua.저는 이 중에서 운동이나 기도 같은 몇 가지를 좋아합니다.