Bu günde, topluca oruç tutulur ve kişi günahlarından ötürü bağışlanmak için dua eder.하루는 훈구권신 심정(沈貞)이 경기도 양천에 소요당을 짓고 크게 벌이는 잔치에 그도 섞여 초대됐다.
Bunun üzerine şöyle dua etmiş, “ Ya Rab, tarikatıma girenlere, bu sırrı bahşeyle!”.나(봉수) : 정순 : 옥란 : 어머니 : 상호 : 영숙 : 이 까치소리 라는 소설은 내부에 또다른 이야기를 포함한다.
Bize dua etmekten başka bir şey düşmez.나의 모든 것은 다만 기도에 있습니다.
Her maçtan önce diz çöker, kollarımı açar ve dua ederim." demiştir.경기 전에 나는 무릎을 꿇고, 팔을 벌리고 기도한다 ...
Bizi fazla konuşturmadan hayır duamızı almanızı istiyoruz, göreyim sizi.상대의 모습이 보이지 않게 될 때까지 주의하라고 말해댈 정도로 참견을 좋아하는 걱정쟁이.
Yaptıkları ancak Rablerine karşı dua etme konumunda kalarak, neticeyi Allah'ın yaratmasını istemeleridir.그러나 '주님의 이름을 함부로 부르지 말라.'라는 계명을 독자가 어기지 않게 하도록, YHWH에 대응되는 모음 대신 주님 (아도나이)에 해당하는 모음을 첨가하게 된다.
Maçlardan önce de dua ediyorum. sözlerini söyledi.그는 경기 전에 대게 무릎을 꿇고 기도를 올린다.
Birçok ibadette anahtar önem taşıyan bir başka dua ise, imanın beyanı Şema Yisrael'dir (kısaca Şema).그것들이 백성을 물어, 많은 이스라엘 백성이 죽었다.”
Zerdüştler günde birkaç sefer dua ederler.야지디교도들은 하루에 다섯 번 기도한다.
Benim yüzümden kaybetmeyelim diye dua ediyorum.내 자신이 나를 용서 못하겠는데 누가 용서하겠는가?
Çok az konuşurlar, sürekli dua ederler.그는 거의 말을 하지 않았으며 대신에 기도를 많이 했다.
Duazdeh Farsça olup oniki (12) anlamına gelmektedir.저서로는 『만죽헌집(萬竹軒集)』 1권과 시조 2수가 있다.
Topluca namaz kılınarak geçmişlerin anısına dualar okunur.이를 세조의 옛 제도라 하여 세조구제(世祖舊制)라고 부른다.
Erişim tarihi: 3 Şubat 2016. ^ "The Dual Network Rule".2008년 2월 16일에 확인함. “The Dual Network Rule”.
Örneğin; ülke bayrağı, dua için kullanılan şala (Tallit’e) benzer.안라(安羅) 또는 안야(安邪)국이 스스로 사용한 이름으로 보인다.
Erkek evine yaklaşınca dua edilir.그리하여 쿼터에 도달한 후보가 나오면 그를 당선시킨다.
Onlarla gitmeyi reddetti ve koruma için Tanrı'nın Annesi'ne dua etmesine izin vermelerini istedi.그녀는 재혼을 거부했으며 그녀의 어머니에게 천주교 신자를 만나게해 달라고 부탁했다.
Rabbenâ âtinâ, Allahümmağfir leh Duâ niyeti ile Besmelesiz Fâtiha-i şerife okumak da olur.주여, 침방(寢房)에서 사귀는 사랑의 사귐의 때를 허락하소서.
Kısa bir süre sonra Rick, Atlanta'ya gitmeye karar verir ama Morgan ve Duane onunla gelmez.릭은 아틀란타로 떠나고 모건과 듀안은 그곳에 남게된다.
Bazı ayet ve sureleri içeren dua kitabı.명문의 판독과 해석에 대해서는 여러 설이 있다.
Şabat günü Yahudiler gün boyu dinlenir, Tevrat okur ve sinagog'a (havra) giderek dua ederler.어느날 유표 · 유비(劉備)와 함께 천하의 인물들에 대하여 논하는 자리가 마련되었는데, 그때 허사는 한때 여포의 부하였던 진등(陳登)에 대하여 "횡포한 인간"이라고 비난하였다.
Bu yüzden, kendisine bir evlat bahşetmesi için Tanrı'ya dua etti.여기에서는 하나님이 자기 아들을 보내셨다고 말한다.
Tanrı'dan af dilemek için; Dua edilir, Af dilenir, Yardımda bulunulur.그때 하느님의 백성은 용서와 자비를 간청하고 내 중재의 도움을 간청할 것이다.
Mahallede her yıl yağmur duası yapılır.안산에서는 매년 거리극 축제가 열린다.
Demine devranına Hü diyelim Hü! diye gülbang çekiyorlar (dua ediyorlar) ve Pir'den himmet istiyorlardı.원제를 보필한 소망지와 대립하여, 소망지를 자결하게 하여 환관의 지배체제를 유지하였다.
Sucre bir yudum içki içip, dua ettikten sonra aynısını yapar.소크라테스는 무엇을 의지하고 무엇을 근거로 하여 태연하게 독배를 마셨는가.
Göz hastaları etrafında dönüp dua ederler.경쇠를 부쓰단 주변에 두기도 하는데 기도할때나 불경을 욀 때 친다.
Duadan sonra gelin ata biner.이동할 때는 우차(牛車)로 이동한다.
Dual Sim cep telefonudur.EP 6: 엄마에게 전화가 왔다.
Yılda bir defa rahmet duası yapılıp gelen kişilere bin kişilik yemek verilmektedir.이 상에는 신인여우상을 시작으로 100개 이상의 부문이 있으며, 매년 수천명의 사람이 참석한다.
Şeytan Klisesi tanrıya ya da şeytana dua etmez.우리는 왕에게 하느님의 말씀과 성사를 집전을 권리를 부여하지 않는다.
Her gün Lulav ve Etrog ile dualar okunur.너무 착하여 인천댁에게 매일 잔소리를 듣고 산다.
Şiva'ya dua etmeden önce Nandi'ye dua etmek önemlidir.미리안이 니노의 하느님에게 도와달라고 기도하기 전까지는 빛이 들지 않았다.
Ona göre dua "aşk ve yoksulluk"tur.부제는 <사랑과 죽음과 고독의 서>.
Salât dua etmek, ikametü's-salât ise "duanın yerine getirilmesi" anlamlarına gelir.초대(招待)는 어떤 모임에 참가해 줄 것을 청하는 것을 말하며, 다음의 뜻도 있다.
Gidecekleri gün dualarla uğurlanırlar.같은 날 총무성에 당 설립을 신고하였다.
Biz simdi yerlerimize gidip duaya başlayalım.그리고 운동을 끝내고 쉬기 시작할 것이다.
Zerdüştler günde birkaç sefer dua ederler.כנשיא, הוא התפלל כמה פעמים ביום.
Sonra, dua edilir.לאחר מכן, נושאים תפילה.
Ayin ve dualar Grekçe yapılıyordu.לימדו אותי ואת אחיותי תפילות אחדות בגרמנית.
Bunun sebebini, Tapınak'ın sadece dua için olduğuyla açıkladı.עובדה זו מצביעה על כך שהמקום החל משמש לתפילה בלבד.
Günümüzde de Yahudi dualarında geçmektedir.התפילות בימים הנוראים עדיין מתקיימות.
Bunu konuşmalar, dualar, müzik ve her iki ulusun millî marşları takip etmiştir.בהמשך הטקס נישאו נאומים ותפילות, הושמעה מוזיקה ונוגנו ההמנונים הלאומיים של שתי המדינות.
Yılda bir defa rahmet duası yapılıp gelen kişilere bin kişilik yemek verilmektedir.מדי שנה, מאות אנשים נוהגים להגיע לעתניאל לתפילות יום הכיפורים בישיבה.
Mallette isteksizdi; şöyle dua ettiğini hatırladı, "Tanrı'm, onu sana verdim.בכמיהה נואשת התחננתי לו: "נשמתי שלי, האם זו את?"
Bize dua etmekten başka bir şey düşmez.ועכשיו אין בידנו אלא תפילה.
Bu düalizmin altında evrenin iki özgün ilkesi vardır: Işık, iyi; karanlık, şeytani.דוקטרינה זו לימד כי ליקום יש שני יסודות: היסוד הטוב - האור, והיסוד הרע - החושך.
Hayranları hastanenin dışında buluştu ve dua ederek, mumlar yaktı.מחוץ לבית החולים התקבצו אזרחים והדליקו נרות.
Çoğu "kilise babası", teoloğu "hakiki olarak duâ eden kişi" olarak tanımlamaktadır.אבות כנסייה מוקדמים רבים תיארו את התאולוג כאדם ה"מתפלל באמת".
Urchatz ורחץ – Ellerin dua okunmadan yıkanması.וּרְחַץ: נטילת ידיים לפני אכילת הכרפס.
Saltanatının devamı için dua eder.נתפלל עליו לחצאין?
Sinagog, haftaiçi dualarına açıktır.במהלך השבוע מתפללים האבאיודאיה בבית.
Duanıza icabet ederim."שִׂים אוֹתִי כְּאֶחָד מִשְכִירֶיךָ".
Girişte,Bulgarca ve Romanca dualar yazmaktadır.בציור מופיעים מוטיבים קישוטיים יוונים ורומיים.
Bunun dışında büyü ile ilgili dualarda içerir.ההסברים שהוצעו כללו בין היתר קשר למעשי כישוף.
Danslar, şarkılar, oyunlar ve dualar.הנגנים, השירים, העיבודים, הביצועים, הבדיחות.
Dualarınız için teşekkürler, annem için!"."אוֹ אָחִיךָ קִלְּלַנִי וַיְּחָרְפֵנִי!"
Toplu dualar 13 yaşına girmiş en az 10 erkeğin (Minyan) iştirakiyle yapılır.כדי שתפילה תיחשב כ"תפילה בציבור" נדרש מניין - מינימום של עשרה גברים בוגרים בני 13 ומעלה.
Benim yüzümden kaybetmeyelim diye dua ediyorum.אלה לא יכולה לסלוח לשלומי.
Maçlardan önce de dua ediyorum. sözlerini söyledi.אבל הספרדים, אומרים סליחות לפני התפילה, וגם מאריכים את התחנון שבתפילה.