Depression'a bir son için de dua ediyoruz." dedirterek bıyık altında gülen bir cevap verdiler.それもこれも全て陛下の責任ですよ?」と、積もる不満を棘のある笑顔で初めて口にした。
Bu şenliklerde dualarla birlikte katılımcılara pilav ikram edilir.この時の香煙は、参祷者の祈りを象徴するとされる。
O, oğlunun geri dönüşü için dua etti.彼女は息子の帰還を祈った。
Yahudiler, her nerede olurlarsa olsunlar, şehrin yeniden kurulması için dua ettiler."猶太人,不管他們在哪裡,都祈禱該城的歸還。
Şüphesiz rabbim, gerçekten duayı işitendir.''對於飼養牠的主人很聽話,不隨便攻擊人。
Bu benim gelecek için edeceğim dua olurdu." dedi.’那会是我对未来的祈祷。
Gerçekten de odur duaları kabul eden, özü doğruların dualarını makbul eyleyen.何:那個派令,曾使您正正堂堂地發佈命令。
Hatta ölüme giderken "Rabbim şu kuyu mezarım olsun," diye dua etmiştir.」玄宗大怒,先後賜死封常清、高仙芝,高仙芝死前說:「我遇敵而退,死則宜矣。
Yağmur duasının aslı da böyledir.民乃甚說,雨乃大至”。
Bütün ruhlardan benim için dua etmelerini rica ediyorum.我拒绝任何教堂为我做祷告,我请求所有的灵魂为我祈祷。
Bazen Tevrat'ı okumak yerine Şabat törenlerinde Aftara duasını okumakta aynı işlevi görür.弱冠时从学于杨霁园学习儒家经典。
Her gün Lulav ve Etrog ile dualar okunur.聂绀弩每晚和陈毅谈诗。
Bu günde, topluca oruç tutulur ve kişi günahlarından ötürü bağışlanmak için dua eder.此天远离欲界恶法,众生心生喜乐,故又称离生喜乐地。
Erkek evine yaklaşınca dua edilir.出現時會產生蟬的叫聲。
Dua ediyoruz.我祈祷。
Nous'un kendi kendine yönelişi ile ikilik (düalizm) ortaya ve dolayısıyla da tin, nefs (soul) ortaya çıkar.我要在那裏與你相會,並要從法版之櫃的櫃蓋上,兩個基路伯的中間,將我要吩咐以色列人的一切事告訴你。
Lut’un duası üzerine Allah ahlaksız kavmi cezalandırmak üzere üç meleği görevlendirir.三界公是僅次於天公的天神,因此祭拜規格亦相當慎重。
Ahi Evren’e peygamber dua etmiş: ‘-Senin izninle olsun otuz iki saat’ demiş.”二宣子曰:“自郤称以别,三传矣。
Osiris öldürüldükten sonra tekrar dirilerek Duat'ın hâkimi olmuştur.疏勒两城自超去后,复降龟兹。
Dualarını ve ilâhi yardımlara olan teşekkürlerini stellere kaydetmişlerdir.在了解她的清醒以及祷告的动机后,为她祝福。
Onlarla gitmeyi reddetti ve koruma için Tanrı'nın Annesi'ne dua etmesine izin vermelerini istedi.她拒绝随他们回宫并坚决要求他们同意她向圣母玛利亚祈祷以得到保护。
Delilci, Delil yakmasını Delil dualarını bilir.對於永無島的事情牠都知道,對於叮卡貝兒(小叮噹)的故鄉的事情牠都知道。
Dua etmedi, beyanda bulunmadı ya da Müslümanlar tarafından provokatif olarak görülecek bir şey yapmadı.他没有祈祷,没有讲话,也没有做任何可能被看作是侵犯穆斯林敏感的事情。
Kuran okunup, namaz kılıp, dua edilmektedir.乃上疏自辯,並乞罷,未允。
Yahudiler kefaret ve dua için bir araya toplanır.该会会士以祈祷与劳动为主。
Bu kalabalık içinde dua eden bir keşiş ya da rahip de vardır.這是牧師或僧侶做個人禱告的地方。
Duası kabul oldu, geliyor diye haber verdiler.菩薩具懷指告,因請出家。
Dua ederlerse bol yağmur yağar ve bereket gelir.在他们交媾时就会普降雨水,带来丰收。
Örneğin; ülke bayrağı, dua için kullanılan şala (Tallit’e) benzer.因與熊本縣的水俣病癥狀相同,而得此名。
29 İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.一旦在山上,马太福音(17:2)说耶稣“变了形象,脸面明亮如日头,衣裳洁白如光。
Ayrıca mevlüt okunur ve yağmur duası yapılır.柳也濛濛,想做清明雨。
Anna kısa bir dua eder.在华语地区最为人所熟知的是她演唱的 I Say A Little Prayer。
Duazdeh Farsça olup oniki (12) anlamına gelmektedir.瑜少有志操,正德十二年釋褐,即謝病去。
Yaptıkları ancak Rablerine karşı dua etme konumunda kalarak, neticeyi Allah'ın yaratmasını istemeleridir.在信長為城主的時代,建造了一座天主,後來改名為天守。
1912 yılında (daha sonra serinin ilk kitabını oluşturacak olan) Dualar ve Meditasyonlar isimli yazısını yazdı.1912 年,她寫了第一本書《祈禱和冥想》(手稿或可追溯至前一年)。
Bizi fazla konuşturmadan hayır duamızı almanızı istiyoruz, göreyim sizi.從前日你說看雜書不好,又勸我那些好話,竟大感激你。
Dua ederler.祈禱。
Hikâye her zamanki gibi Dede Korkutun duasıyla sona erer.故事最后以一个像好莱坞惊险大片的结局一样收场。
Gidecekleri gün dualarla uğurlanırlar.一日忽召众告别。
“Kalkıp dua edin ki ayartılmayasınız."’臣请条别其科,无使沦胥。
Fakat Yakup Peygamber bu kutsamadan yani hayır duasından önce bunu öğrendi.太僕寺丞徐琰復詆洛,乞處分以除悞國之罪。
Onu, her şeyin Halikını, kâinat dualar* ile yücelesin!"至伊身所有職掌甚多,應去應留,著自行請旨。
Vokatif hâli ayrıca dualarda kullanılmaktadır; örneğin "Отче наш!"")的感叹被替换为了“天哪!
Ben bir daha onlarla çalışmamak için dua ediyorum" dedi.從此已無緣再享此人間清福」。
Merasim ve ziyaretleri idare edip, hastalara dua eder, muhtaçlara yardım eder.衛國派屠伯送給叔向羹和一篋錦,請求他的幫助。
Çiftliğine git, bize dua ile meşgul ol.召還为侍中,任治都曹事。
Bu suya çocuğu olmayan kadınlar gelip dua ederek suda yıkanırlarmış.當日在場的信徒,如果還沒有受過浸入水中的水禮,就都再次受浸禮。
Şabat günü Yahudiler gün boyu dinlenir, Tevrat okur ve sinagog'a (havra) giderek dua ederler.七月庚寅,至榆木川,上不豫;明日大漸,召輔受遺命,凡軍務悉屬輔統之。
Duanıza icabet ederim."謹題請旨』。
Adaklar burada kesilir ve dualar edilir.这样,就必须祈祷,加以纠正。
Daha sonra bütün hepsiyle musâfaha yapılıp ardından duâ ve senâda bulunulur, gülbâng-i Mevlânâ çekilir.其后的設計改為"牙齒"式,每塊都有相當長的根部傳力,實物可以實際操作。
Şeytan Klisesi tanrıya ya da şeytana dua etmez.不與魔王或任何魔人往來。
Bu zamanlarda Müslümanlar Yahudiler gibi Kudüs yönüne dönüp dua ediyorlardı.早期的穆斯林和猶太人一樣,面向耶路撒冷禮拜。
Vefat eden Müslümanlar hakkında duâ olan cenaze namazı, farz-ı kifâyedir.自稱可以用祈禱治病的祈禱師,其實是騙取錢財的人。
Mişna'da, Megilla'daki kutsama duasının okunmasının zorunluluğu henüz evrensel olarak kabul edilmemiştir.在《密西拿》中,朗诵《以斯帖记》时加诵赐福祷言还没有成为被广泛接受的规定。
Melek, “Korkma, Zekeriya” dedi, “Duan kabul edildi.천사는 요셉에게 "그의 이름을 예수라 하라.
Onu, her şeyin Halikını, kâinat dualar* ile yücelesin!"각각의 수호성좌를 칭호로 하여, ㅇㅇㅇ(수호성좌)의 △ △△(인물명)으로 부른다.
Erişim tarihi: 27 Kasım 2011. ^ "DualShock 3 Wireless Controller available for PlayStation 3 this summer".2015년 3월 21일에 확인함. “DUALSHOCK3 Wireless Controller available for PLAYSTATION3 this summer”.
Duanıza icabet ederim."당신의 말씨를 들으니 분명하오.”
Her yıl dualarla anılır.매일 묵주 기도를 바치거라.