Ana içeriğe geç
Sözlük

dua ile cümle

dua kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Delilci, Delil yakmasını Delil dualarını bilir.認識されるもの(境)が「認識されたすがた」を指す。
Erkek evine yaklaşınca dua edilir.主人公が誘うと入部する(権田との選択)。
Kuran okunup, namaz kılıp, dua edilmektedir.召喚 (invocation) と降霊 (evocation) という訳例もある。
Bize dua etmekten başka bir şey düşmez.但しお祈りをしなければ何も発生しない。
İşlemciler Ağustos 1996'da (BeBox Dual603e-133) 133 MHz'e yükseltilmiştir.BeBox が登場したのは1995年10月 (BeBox Dual603-66) で、1996年8月には 133MHz にアップグレード (BeBox Dual603e-133) した。
Duanıza icabet ederim."「そなたの願いを聞き入れた。
Yahudiler sabah ayininde bir dua şalı (Tallit) kuşanırlar.7月、 百済の使人(つかひ)大佐平(だいさへい)智積(ちしゃく)等(ら)に朝(みかど)に饗(あへ)たまふ。
Fakat "İkindi Duası" canları da çalmaktadır.参拝の作法は「二拝二拍手一拝」である。
Biz simdi yerlerimize gidip duaya başlayalım.そこから落語に傾倒、寄席に通い始める。
Anna kısa bir dua eder.イイススの祈りは短い祈願文である。
Aslının, vahye dayanan yüksek, sırlı, feyizli ve kuvvetli dualardan birisinin de Sekine olduğu kabul edilir.道は真理であり、無極(むごく)と呼ばれ、また太極とか太素と呼ばれる。
Şabat günü Yahudiler gün boyu dinlenir, Tevrat okur ve sinagog'a (havra) giderek dua ederler.7月には佐渡奉行に、12月には所務奉行(後の勘定奉行)に任じられ、同時に年寄(後の老中)に列せられた。
Şeytan Klisesi tanrıya ya da şeytana dua etmez.誰でも、神に祈らない者は悪魔に祈っているのです。
Onu, her şeyin Halikını, kâinat dualar* ile yücelesin!"是非とも恩寵を与え、都(当時は許都)に召還しましょう。
Kuran okunup dualar yapılır.祈りの言葉を図説。
Bu oyunda çocukların yağmur duası benzeri (yağmur yağsın) gibi istekleri olur.裳懸河内守盛聡(もりとし)の子として誕生。
Sucre bir yudum içki içip, dua ettikten sonra aynısını yapar.ソクラテスは上機嫌にそれを受け取り、神々に祈りを捧げてから、平然とそれを飲み干す。
Bizi fazla konuşturmadan hayır duamızı almanızı istiyoruz, göreyim sizi.上手い言い回しが思いつかないとすぐに口ごもってしまうため非常に口下手。
Ve ayakta yağmur duası yapılıyor.雨乞いの為に踊られた。
Ben bir daha onlarla çalışmamak için dua ediyorum" dedi.そのときは諸君とまたまみえることはない」と誓った。
Çiftliğine git, bize dua ile meşgul ol.衆生を導き、仏道に引き入れ導くこと。
Nakdu Kitabi' d-Duafa li'l-Ukayli: El yazması bir kitaptır.Սա քո գիրքն է: - これはあなたの本です。
Topluca namaz kılınarak geçmişlerin anısına dualar okunur.それは古くは第一紀までさかのぼる古代の鬨の声である。
Hikâye her zamanki gibi Dede Korkutun duasıyla sona erer.最後はハーさんの生歌で締めくくりいつもと同じように番組は終了した。
Bu üniversitedeki Duane L. Jones Recital Hall, adını aktörden alır.その後に設立された "Duane L. Jones Recital Hall" は、ジョーンズの名にちなんだものである。
Ettiği dualar hep kabul olur.頼まれたことは必ずやり遂げる。
Hekimler kendisine dua ederler ve yardım dilerler.修道士たちは神の導きと助けを求めて祈った。
Hoca şaşırmadan duasını bitirir.武蔵が不意に声をあげる。
Padişahlar ardınca yürüsün." diye dua etti.ついていきたい」と懇願。
Bu tepeye dua yapmak amacıyla gidilmektedir.またこの村山口登山道は祈祷のために用いる道でもあった。
Gidecekleri gün dualarla uğurlanırlar.大日岳(だいにちだけ)とも呼ぶ。
Keşişler dua etmek için kesin saati bilmek zorundaydılar.僧侶が祈祷に必要な法力を維持するためには、持戒の徹底が必要であると考られていた。
Bu benim gelecek için edeceğim dua olurdu." dedi.この謀は我の意志だ」と快諾した。
Her yıl dualarla anılır.毎日お祈りをしている。
Dua esnasında belirli yerlerde tesbih kullanılmaktadır.当初は、さまざまな場所で礼拝を持つ。
Bahar aylarında yağmur duası yapılır.8月には雨乞い祭りが行われる。
Kutan, dua, yakarış demektir.祈願法要と茶菓子を含む。
İslam sonrası Yağmur Duası bu uygulamanın kısmen yerini almıştır.冥界の魔犬 雨流が花月を捕らえる際に使用した。
Ortadoğu kültüründe dualardan sonra amin (amen) denilmesi Amon-Ra ile bağlantılıdır.『月風魔伝』では「阿米婆」(アメーバ)と名づけられている。
Söz veriyorum eğer o düzelirse onunla birlikte olamayacağım." diye dua eder.それが不服なら別れるほかない」と言って妻と離別した。
Hattâ İsmâ‘il Safevî Şiraz’ı feth ettiğinde kendisini ziyâret ederek himmet dualarını almıştı.次いで範頼に問うと、範頼は覚悟の旨を述べた。
Sabahları Kadiş duası dört kere okunur.朝に小笹行きを4本運行。
Sinagog, haftaiçi dualarına açıktır.シナゴーグ、家庭での祈りが収められている。
Annesi artık onun kendi oğlu olduğundan şüphe eder ve dua etmeye başlar.父親が自分の息子だと確認し、和解する。
Temmuz ayında, Erenler'de yağmur duası yapılır.7月 畿内で大風雨、洪水が発生。
Zerdüştler günde birkaç sefer dua ederler.その他の必須の祈りは一日に一度で良い。
Dualar Tanrıça ve Tanrıyla bir iletişim biçimi olarak görülmektedir.神々と人の交流としての祈り。
Rahipler duaları Arnavutça okununca Allah'ın anlamayacağını savunuyordu.彼ら聖職者たちは神はアルバニア語で発せられた祈願文を理解しないであろうという考えを示した。
Onun yakında olduğunun farkına varınca, sadece bildiğin duaları okumak gerekir.『御文』を拝読する時は、調声人のみ拝読する。
University Kolej'de yemekten önce her gün bu dua okunmalıdır.小学校に上がる前から毎日、朝食前に論語の素読をさせられる。
Düzgün dört yüzlü öz-çifteştir (İng. self-dual).四ノ宮くるみ(しのみや くるみ) 清の友人。
Bazı dinlerde, yemek öncesi veya sonrası yüksek sesle dua edilir.食前・食後の祈りは、声に出して祈ることも、声に出さずに祈ることもある。
II. Dönem'in açılışında Kur'an'dan âyet okuyup dua etmiştir.一時期、登録名を引間功侑(読みは同じ)とした。
1278'de ağabeyi İmparator Duangzong'un ölümüyle tahta çıktı.1278年、兄のグレプの死後、スモレンスク公国を継承した。
Gerçekten de odur duaları kabul eden, özü doğruların dualarını makbul eyleyen.本尊は千手観音、随求堂の本尊は大随求菩薩である。
İmparatorların ve hükümetin refahı ile çeşitli konularda danışmanlık yapmak için dua etti.王国のさまざまな事象について王女や総理に助言をする。
Şiva'ya dua etmeden önce Nandi'ye dua etmek önemlidir.仏・菩薩を礼拝する際に手にかけて用いる。
Bu esnada salevat-ı şerife, salat-ı ümmiye, ayet veya dualar okunur.学校等によっては辞校式(じこうしき)または退任式(たいにんしき)とも呼ばれることもある。
Birisi hastalandığında şifa için ona dua edilirdi.そのため病人が出ると、病気を治癒させるために祈祷師を呼んでお祓いをしてもらうということがあった。
Dua ediyoruz.祈る。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod