Bir kısmı da bu pespayelerden korktuğu için dualarını talep ederler".Ανέφεραν δε ότι φοβούνταν πολύ περισσότερο αυτόν από τους Βαστάρνες και ικέτευσαν για βοήθεια."
İlk günü özel dualar ve yemeklerle kutlanır.Το πανηγύρι θα συνεχιστεί και την επόμενη ημέρα με χορούς και φαγητό.
Sucre bir yudum içki içip, dua ettikten sonra aynısını yapar.Ο Κούζκο καταφέρνει να πάρει το φίλτρο και το πίνει, επανακτώντας την ανθρώπινο μορφή του.
Meleğin duası red edilmez."Η εκκλησία των Αγίων Αναργύρων.
Fakat "İkindi Duası" canları da çalmaktadır.Εκτελεί μετά, τις μετάνοιες «της προσευχής για το ταξίδι».
Ben bir daha onlarla çalışmamak için dua ediyorum" dedi.Και προσεύχομαι στο Θεό να μην βρεθώ ξανά στην ανάγκη να μιλήσω πάλι.
Düzgün dört yüzlü öz-çifteştir (İng. self-dual).Ξιφασκία Αγώνισμα ξίφους μονομαχίας (τύπου επέ).
Başrahip Sanctus konuşmasını bitirir ve herkes dua etmeye başlar.Οι συναθροίσεις των Μαρτύρων του Ιεχωβά ξεκινάνε και τελειώνουν με προσευχή.
Bizler de Depresyon'un sona ermesi için dua ediyoruz." dedi.Vi beder også for at Depressionen stopper."
Bunu konuşmalar, dualar, müzik ve her iki ulusun millî marşları takip etmiştir.Herefter fulgte taler, bøn, musik og begge landes nationalmelodier.
Wolfram eşliğinde bulunan Elizabeth dua etmek için dizlerine çöker.Elisabeth, der ledsages af Wolfram, falder på knæ i bøn.
Kitâbu Duafâü's-Sagîr: Zayıf ravilerin hallerinden bahseder.Mindetavle for møllen Varden Mindetavle for varden
Bu yüzden, kendisine bir evlat bahşetmesi için Tanrı'ya dua etti.Til gengæld lover hun at skænke barnet til Gud.
Gerçekten tüm duaları ve gözyaşları boşa mıydı?Er risici og omkostninger blevet fuldt og helt ærligt analyseret?
Dua ederler.For at bede.
Tekrar çok ciddiyetle bir daha dua eder ve kalbi kırık olraka Wartburg'a döner.Endnu en gang beder hun indtrængende og vender fortvivlet tilbage til Wartburg.
Ama duasını bitirmeye başarır.Tør hun bryde sit løfte.
Bir gün bir kaplan ve ayı Hvanung'a insan olabilmek için dua etti.En tiger og en bjørn bad til Hwanung om at måtte blive mennesker.
Mavi çizgileri Yahudi dua şalı talliti hatırlatır.Det har to horisontale blå striber som minder om tallit, eller jødiske bønnesjal.
Padişahlar ardınca yürüsün." diye dua etti.Gud vil se efter hvem der beder."
İkicilik (dualism) ve tekçilik (monism) zihin-beden sorununun çözümüne yönelik iki büyük düşünce ekolüdür.Dualisme og monisme er de to store skoler, som forsøger at løse det psykofysiske problem.
Örneğin dua teürjik bir çalışmadır ve uzmanlık gerektiren bir alandır.Fagmetodisk undervisning er et undervisningsområde, hvor det centrale er et fags nødvendige færdigheder.
Dualarımız, şu anda madende mahsur kalıp kurtarılmayı bekleyenler için.Salige er I, som sulter nu, for I skal mættes.
İkizlere ateş etmek üzereyken durur ve dualarını dinler.Da folk dukker op, falder han på knæ og beder om nåde.
Kozmik, mistik parçalar ve büyü ile ilgili dualar vardır.Eliksirer handler om at blande miksturer med magiske egenskaber.
Bize dua edin, ey ekselansları, Tesellimiz olun!وَأَمَّا بِنِعْمَةِ رَبِّكَ فَحَدِّثْ Fortæl om din Herres nåde!
Gidecekleri gün dualarla uğurlanırlar.Ved den daglige bønnen, vender bahaier seg dit.
Hatta ölüme giderken "Rabbim şu kuyu mezarım olsun," diye dua etmiştir.Ved sin henrettelse ble det sagt at han sa: «Jeg dør som kongens gode tjener, og for Gud først.»
Bu günde, topluca oruç tutulur ve kişi günahlarından ötürü bağışlanmak için dua eder.Den som her på denne dagen ber om tilgivelse av et oppriktig hjerte, vil bli tilgitt sine synder.
Vulkan Tapınağı'nda hücrenin üzerinde Amneris ağlar ve tanrıça Isis'e dua eder.Over hvelvingen i Vulcans tempel gråter Amneris og ber til gudinnen Isis.
Tanrı onların dualarını kabul eder.Gud har hørt din bønn.
Bunu konuşmalar, dualar, müzik ve her iki ulusun millî marşları takip etmiştir.Deretter fulgte taler, bønn, musikk og begge landenes nasjonalsanger.
Sonunda Allah duasını kabul etmiş ve ona bir çocuk nasip etmiştir.Han ba dem vende seg til Gud, og når de fikk et barn, skulle de gi det til Gud.
Dua ederler.En bønn.
Her yıl dualarla anılır.Hvert år vises egne temautstillinger.
Ona kitabı öğret ve onu dinde fakih kıl!" şeklindeki duasına mazhar olmuştur.Boken konkluderer med pålegget: «Frykt Gud og hold hans bud!
Duası kabul olur, göklerin gürlemesiyle birlikte Leylâ’sına kavuşur âşıklar âşığı Mecnun.De sverger på alt mellom himmel og jord på sin kjærlighets luende glød.
Çok az konuşurlar, sürekli dua ederler.Det fulgte ofte bønn med.
Duanın yakarış, şükran veya ibadet/övgü olarak farklı formları vardır.Bønnen har ulike formål, for eksempel takksigelse, lovprisning, tilbedelse, klage, ønske eller forbønn.
Bize dua etmekten başka bir şey düşmez.Klara kunne i denne situasjonen ikke gjøre annet enn å be.
Sonra, dua edilir.Og han ble bønnhørt.
Soluğum tükenince seni andım, ya RAB, Duam sana, kutsal tapınağına erişti.Sela Vi grunner på din trofasthet, Gud, i ditt hellige tempel.
Kuran okunup dualar yapılır.Rådslagning suppleres med bønn.
Halen akıl felsefesi ile uğraşan Kartezyen düalizminin bazı formlarını çözümlemeye de yardım edebilir.Det kan bidra til å løse noen typer av cartesisk dualisme som fremdeles rir sinnets filosofi.
Keşişler dua etmek için kesin saati bilmek zorundaydılar.Stort sett ble klokkene brukt for å holde oversikt over tiden for kirkens bønnetimer.
Dua etmeye Delphoi'daki Themis tapınağına gittiler.Orestes ble tvunget til å søke tilflukt i tempelet i Delfi.
Mavi çizgileri Yahudi dua şalı talliti hatırlatır.Det har to horisontale blå striper som minner om tallit, jødiske bønnesjal.
Çiftliğine git, bize dua ile meşgul ol.Gak hjem, og tag din Dotter ved Haand!
Dualar edilir.Bønes kirke.
Sucre bir yudum içki içip, dua ettikten sonra aynısını yapar.Loke setter seg og drikker, og fornærmer æsene en etter en.
Dualar Tanrıça ve Tanrıyla bir iletişim biçimi olarak görülmektedir.Ofringer kan ses på som en form for kommunikasjon mellom mennesker og guder.
Şüphesiz rabbim, gerçekten duayı işitendir.''Maka TUHAN mengabulkan doanya, dan mendengarkan permohonannya.
Ora et labora Dua et ve çalış.Ora et labora Berdoalah dan bekerja.
Benim yüzümden kaybetmeyelim diye dua ediyorum.Maafkan saya karena saya tidak dapat memaafkan diri saya sendiri.
Bunun üzerine şöyle dua etmiş, “ Ya Rab, tarikatıma girenlere, bu sırrı bahşeyle!”.Zakaria berkata : “Ya Tuhanku, berilah aku suatu tanda”.
İtalyan Yahudileri, ilk Pesah akşamında Maariv denen akşam duasında ve ikinci Pesah gününün sabahında okurlar.Orang Yahudi Italia membacanya saat Maariv (Doa Malam) pada hari pertama dan hari kedua Paskah.
Duazdeh Farsça olup oniki (12) anlamına gelmektedir.Desa Sidua Hili ada dua (2) dusun yaitu dusun I (satu) Lölömboli dan dusun II (dua) Hiliadulo.
Sonunda Allah duasını kabul etmiş ve ona bir çocuk nasip etmiştir.Ia membanggakan mempunyai pengetahuan tentang Allah, dan menyebut dirinya anak Tuhan.
II. Dönem'in açılışında Kur'an'dan âyet okuyup dua etmiştir.Mimbar menangis setelah mendengar bacaan ayat-ayat Allah.
Bana lutfettiği bu bilgi için yüce Allah’a duâcıyım.Namun Allah memberikan kekuasaan kepadaku untuk menghadapinya.