Biz simdi yerlerimize gidip duaya başlayalım.Hon sätter sig ner och börjar spela.
Duazdeh Farsça olup oniki (12) anlamına gelmektedir.Detta senare är en sammanskrivning av två (oftast två) tecken till ett nytt tecken (bokstav).
Biraz konuştuktan sonra dua etmeye başlarlar.Innan arbetet startar ber man en bön.
Efsaneye göre, Papa IV. Leo takdis duası ile yangını kontrol altına aldı.Enligt Katolska kyrkan höll påve Leo IV tillbaka elden med sin välsignelse.
Bunun dışında büyü ile ilgili dualarda içerir.För andra betydelser, se Magigida.
Takipçileri genellikle şifa bulmak için dua ederler.Vanligtvis ber de troende rosenkransbönen.
Dua, bir İlah ya da ruhani varlıkla ilişkiyi etkinleştirmeyi amaçlayan çağırma veya eylemdir.Budskapet är att uppriktig omvändelse och bön om förlåtelse är vägen till försoning med Gud.
Buraları ziyaretle birlikte yağmur duasına çıkılınca üçüne birden kurban kesilir.Ändå ska de alla tre, när regnet kommer denna eftermiddag, ha ställts inför sig själva.
Anna kısa bir dua eder.Budskapet innehåller en kristen bön.
Mütedeyyin Yahudi erkekler ve bazı Yahudi kadınlar tarafından, hafta içinde, sabah duasında takılır.Kapslarna används av judiska män under morgonbön på vardagar.
Yeni kral ve kraliçe diz çöküp tanrıya dua etti.Hon hade svårt att böja knä och be till Gud.
“Kalkıp dua edin ki ayartılmayasınız."Gå nu, och synda inte mer.'
Duanın yakarış, şükran veya ibadet/övgü olarak farklı formları vardır.Sådana gottgörelser är fastor, olika slags späkningar, böner, allmosor, vallfärder med mera.
Şair burada övdüğü kişinin başarılı, uzun ömürlü, talihinin iyi olması yönünde dua eder.Herre säges här om något som är bra, utmärkt.
Daha sonra ise duaların sonunda "Tanrı Kabul Etsin" anlamında yinelenen bir sözcük haline dönüşmüştür.Därefter följer en konsekvens av bönen: "..., så att..."
Ema (Japonca: 絵馬), Şinto tapınaklarında dua ya da dileklerinin yazıldığı küçük ahşap plaklardır.Ema (絵馬), är små träskyltar som shintoister skriver böner och önskningar på.
Ayrıca her yıl bereketli mahsül için “Dua” denilen törenler tertip edilir.Varje år anordnas även flera "öppet hus" för allmänheten.
Bu kitapta okunması gereken dualar sırayla yazılmıştır.De presenteras i den ordning som de dyker upp i boken.
Dua ediyoruz.Be för mig.
Yaradana feryat figan dualar ederek canını almasını, kendisini Leylâ’sına kavuşturmasını ister."Det är så jäkla roligt att han kommer tillbaka efter skadan och får lira en final.
Izdırabı boyunca sürekli Derin bir acı içinde olan İsa daha hararetle dua etti.Där våndades Jesus svårt över det kommande lidandet.
Peygamber Muhammed onun Müslüman olmasını istiyordu, dua etti.Gud välsignade Abraham för hans lydnad (1 Mos.
Kuran okunup, namaz kılıp, dua edilmektedir.Тих, хто читає молитву (намаз), проповідь (хутба) або Коран.
Bu düalizmin altında evrenin iki özgün ilkesi vardır: Işık, iyi; karanlık, şeytani.Ця доктрина вчила тому, що у світі є 2 основних начала: Світло, добре начало; та Темрява, зле.
Toplu dua edilir.І моя молитва сильна.
Bu sahipsiz mezara Madur Dağı'na çıkan herkes durup dua eder.Кожен хто проходить повз цю могилу не може не поклонитися.
Yalnız Tanrı'ya dua edilmelidir.Як молитись самому Богу.
Çok az konuşurlar, sürekli dua ederler.Дуже багато молилася, часто цілі ночі проводила в молитвах.
Tanrı onların dualarını kabul eder.І Господь Бог почув їхнє прохання.
Anna kısa bir dua eder.Фенена підносить молитву.
Izdırabı boyunca sürekli Derin bir acı içinde olan İsa daha hararetle dua etti.Долаючи муку, Ісус молився ще більш ревно.
Sonra, dua edilir.Тоді його треба і йому моляться.
Her yıl dualarla anılır.Кожну ніч проводив у молитвах.
Dileklerimiz ve dualarımız tüm Japonya halkının yanında.«Наші переживання і молитви з французьким народом.
Dede korkut dua eder ve hikâye biter.Колобок котиться далі й казці кінець.
Zerdüştler günde birkaç sefer dua ederler.Цесарки їдять кілька разів на день.
Ayrıca Duat ölü ruhların Osiris tarafından yargıladığı yerdir.«Захід») — області Дуата, через яку душа потрапляла на Суд Осіріса.
Sinagog, haftaiçi sabah dualarında ve cumartesi sabahları Şabat dualarında ziyarete açıktır.Їхня синагога, як і за їхніми законами відкривається в суботу на молитву.
Bize dua etmekten başka bir şey düşmez.Отже, залишалось одне — молитися.
Çiftliğine git, bize dua ile meşgul ol.Дозвольте нам ходити на ваше Богослужіння і ми будемо вивчати ваше православ'я.
Bütün ruhlardan benim için dua etmelerini rica ediyorum.Їм промовляти душа моя буде.
Maçlardan önce de dua ediyorum. sözlerini söyledi.Стверджує, що молиться перед виступами.
Dua salonunun altında, giriş katında bir restoran bulunmaktadır.У пивниці, під молитовним залом, знаходиться ресторан.
Dualar edilir.Краще молитися.
Dua faslı bittikten sonra herkese süt ikram edilerek, "Nevrûziyeler" okunurdu.На увесь день йому давали пляшку молока і «маторжаників».
Aziz Meryem Mesih’in Annesi bizim için Dua et.Свята Богородице Діво, молись за нас.
Örneğin; ülke bayrağı, dua için kullanılan şala (Tallit’e) benzer.Також для зірки використовується назва Тубан (араб.
Meryem Ana'ya kendine merhamet etmesi için dua etmeye başlar.Марія клянеться йому у вірності.
Gelin arabaya bindikten sonra köy imamı dua eder.По поверненню до села Назіно Цепков влаштував нараду.
Bu yüzden, kendisine bir evlat bahşetmesi için Tanrı'ya dua etti.Він звернувся з молитвою до Аллаха, щоб той послав йому сина.
Daha sonra mezar yakınları tarafından zaman zaman mezara yiyecek götürülüyor ve ölü adına dualar okunuyordu.Після похорону живі родичі мали іноді приносити їжу до гробниці й читати молитви за покійного.
“Kalkıp dua edin ki ayartılmayasınız."Прийшовши на місце, Ісус сказав їм: „Моліться, щоб не були ви введені в спокусу“.
Ayin ve dualar Grekçe yapılıyordu.Записи були зроблені орхонською та грецькою абетками.
Tanrı, duamı duy.Боже, почуй мою молитву.
Gidecekleri gün dualarla uğurlanırlar.Kdykoliv během dne mohou přijít a požádat, aby byli vpuštěni.
Her yıl dualarla anılır.Každý den se za to ale modlila.
BeBox Ekim 1995 (BeBox Dual603-66) yılında çıkmıştır.Počítač BeBox měl svou premiéru v říjnu 1995 (BeBox Dual603-66 MHz).
Yalnız Tanrı'ya dua edilmelidir.Jedině Bůh sám může být uctíván.
İşlemciler Ağustos 1996'da (BeBox Dual603e-133) 133 MHz'e yükseltilmiştir.V srpnu 1996 byly oba procesory PowerPC vylepšeny na 133 MHz (BeBox Dual603e-133 MHz).
Hallel’den sonra, dördüncü kadehteki şarap da içilir, ve katılımcılar dua okur.Po skončení recitace Halelu se vypije čtvrtý pohár, říká se příslušné požehnání.