Ana içeriğe geç
Sözlük

dua ile cümle

dua kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Wolfram eşliğinde bulunan Elizabeth dua etmek için dizlerine çöker.No parte superior, o Alexandre está ajoelhado em oração.
“Benim Bütün Dualarım Seninle” - Yorumcu: Ertan Anapa."Lema de seu Brasão": Que conheçam a Ti, ó Senhor!
Biraz konuştuktan sonra dua etmeye başlarlar.Eles conversam brevemente, e depois começam a beijar-se.
Gelin araçtan inmeden önce yine dua edilir.A oração depois continua com o trecho da Visitação.
Yağmur az olursa yağmur duası, yağmur çok olursa şükür duası yapılarak 3000-4000 kişi ağırlanır.Apesar da chuva incessante e da temperatura extremamente baixa, cerca de 300 mil pessoas assistiram ao evento.
O sıralar 13 yaşındaki Jeanne ise günlerini dua etmekle geçirmektedir.Em seu julgamento, Joana afirmou que desde os treze anos ouvia vozes divinas.
Biz simdi yerlerimize gidip duaya başlayalım.Em seguida fique de pé e concentre-se para iniciar o ritual.
Dua Lipa (d.Dua Lipa – {{{album}}} (em inglês).
Çok az konuşurlar, sürekli dua ederler.Recorria a Com frequência por meio da oração.
Duası kabul olur, göklerin gürlemesiyle birlikte Leylâ’sına kavuşur âşıklar âşığı Mecnun.Lembre-se, com amor, de seu fiel Luís."
(Pan-Avrupa görüşü mottosu) Ave Maria Selam Meryem (Roma Katolik Duası, İsa'nın annesi Meryem'e.)Ave Maria… V. Rogai por nós, Santa Mãe de Deus.
Anna kısa bir dua eder.A menina então se põe a rezar um pouco mais.
Hristiyanlar, İsa'ya ve azizlere dua ederek günahların affını isterler.Os Corações de Jesus e Maria têm sobre vós desígnios de misericórdia.
Pavlus'un antropolojik dualizmi hermeneutik bir dualizm ile de tamamlanmıştır.Zaratustra completou seu sistema monoteísta com uma cosmologia dualista.
Duadan sonra gelin ata biner.Suba a bordo, se você ousar.
Hani, İshakpaşa Sarayı'nın temeli atılırken (1674) dua okumuştur.Enquanto esteve preso na Torre de Londres, escreveu Instructions to a Son (1661).
Bizler de Depresyon'un sona ermesi için dua ediyoruz." dedi.Ook wij bidden voor het einde van de depressie".
Tanrı onların dualarını kabul eder.Ik weet dat God jullie gebeden zal beantwoorden.
Ye, Dua Et, Sev (Orijinal adı: Eat, Pray, Love), Elizabeth Gilbert tarafından yazılan kitap.De titel verwijst naar het boek Eat, Pray, Love, geschreven door Elizabeth Gilbert.
Bu üniversitedeki Duane L. Jones Recital Hall, adını aktörden alır.De Duane L. Jones Recital Hall in deze universiteit is naar hem genoemd.
Bu oyunda çocukların yağmur duası benzeri (yağmur yağsın) gibi istekleri olur.En er zullen jonge lieden rondgaan alsof zij welbewaakte parels zijn.
BeBox Ekim 1995 (BeBox Dual603-66) yılında çıkmıştır.De BeBox maakte zijn debuut in oktober 1995 (BeBox Dual603-66).
İşlemciler Ağustos 1996'da (BeBox Dual603e-133) 133 MHz'e yükseltilmiştir.De processors werden in augustus 1996 opgewaardeerd naar 133 MHz (BeBox Dual603e-133).
Melek, “Korkma, Zekeriya” dedi, “Duan kabul edildi.Voorbeeld: uitnodigen: vt: دعا da'ā, tt: يدعو yada'ū.
Zerdüştiler ateşe tapmazlar, ancak ateşi yüceltirler onu kıble kabul ederek ateş önünde dua ederler.Blij zijn zij niet met hun lot, zij wonen in Niflhel (de burcht) waar zij Hel moeten dienen als slaven.
Daha sonra yayımlanan Lamb of God'ın New American Gospel albümünün notlarında ismi "Duane" olarak anıldı.Op de credits van het album New American Gospel werd hij genoemd als "Duane".
HTC Touch Dual, 1 Ekim 2007'de Londra'da ilan edilmiş ve Kasım 2007'de İngiltere'de Orange'da başlatılmıştır.De HTC Touch Dual werd officieel aangekondigd op 1 oktober 2007 in Londen.
Gayet uykulu Gretel Hansel'e "akşam yatma duası"nı söylemeleri gerektiğini hatırlatır.Gretel herinnert Hänsel eraan hun avondgebed op te zeggen.
İnsanlar, 1 Ağustos'ta buraya dünya barışı için dua etmeye gelirler.Bij deze bijeenkomst die enkele dagen duurt wordt voor wereld vrede gebeden.
Danslar, şarkılar, oyunlar ve dualar.Gedachten, gedichten, gebeden.
Günümüzde de Yahudi dualarında geçmektedir.Religieuze joden vasten op deze dag.
Sonra, dua edilir.Vervolgens wordt de zegen gegeven.
Anna kısa bir dua eder.Saying Grace, korte gebeden.
Pazartesi, Perşembe ve Cumartesi günleri şafak çökerken Selihot duaları okunurdu.Op maandag, donderdag en zaterdag, alsmede op feestdagen wordt na het ochtendgebed nog uit de Thora gelezen.
Duanıza icabet ederim."Ik zal voor je bidden."
Yalnız Tanrı'ya dua edilmelidir.Aan God alleen kan men een gebed aanbieden.
Bu duayı üç kez ettikten sonra diğer duacıları kontrol ettiğinde onları uykuya dalmış buldu.Dat deed hij door drie keer aan de paus, bij zijn doopnaam, te vragen of hij sliep.
Dual SIM de vardır.Daarnaast bestaat er ook sim only.
Bunun dışında büyü ile ilgili dualarda içerir.Los daarvan kent hij ook toverspreuken.
Ayvaz dede inzivaya çekilir ve 40 gün 40 gece dua ve ibadetle Allah`a yakarır.De padisjah is de jongen erg dankbaar en de bruiloft duurt veertig dagen en veertig nachten.
Bazı dinlerde, yemek öncesi veya sonrası yüksek sesle dua edilir.Een tafelgebed is een gebed voor of na het eten.
Genelde buraya dua etmek ve dilek tutmak için insanlar geliyor.Mensen kunnen zich hier terugtrekken voor gebed en vasten.
Biraz konuştuktan sonra dua etmeye başlarlar.Daarna begint men met het bidden van dit gebed.
Vokatif hâli ayrıca dualarda kullanılmaktadır; örneğin "Отче наш!"Hierop spreekt de aanklager een gebed uit, het "Onze Vader" in het Frans.
Yağmur az olursa yağmur duası, yağmur çok olursa şükür duası yapılarak 3000-4000 kişi ağırlanır.Als er regen valt paart hij; per worp worden er drie tot vier jongen geboren.
Dua ederlerse bol yağmur yağar ve bereket gelir.Als ze tegen elkaar vechten, bliksemt en regent het hevig.
Gelin araçtan inmeden önce yine dua edilir.Het inleidend gebed wordt gebeden voor de eerste dienst.
Töz ikiciler (substance dualist) zihnin bağımsız bir töze sahip olduğunu savunurlar.Substantiedualisten stellen dat de geest een onafhankelijk bestaande substantie is.
Sinagog, haftaiçi sabah dualarında ve cumartesi sabahları Şabat dualarında ziyarete açıktır.De synagoge kan doordeweeks worden bezocht en voor de Sjabbat-diensten op zaterdagochtend.
Yılda bir defa rahmet duası yapılıp gelen kişilere bin kişilik yemek verilmektedir.Zij ontvangen dagelijks duizenden gebedsverzoeken van rond de wereld.
Sîn-lēqi-unninni'nin adı "Sîn (Ay Tanrısı), duamı kabul eden kişi" anlamına gelmektedir.In het Nederlands heet het "O mijn God, Drie-eenheid Die ik aanbid".
Bizi fazla konuşturmadan hayır duamızı almanızı istiyoruz, göreyim sizi.Als jullie vinden dat ik de woorden lelijk uitspreek, luister dan niet.
Bu arada halk yağmur duasına çıkar.De naar regen smachtende bodem.
Muhammed dua eder.Kerk zullen gebeden hebben.
Dua ediyoruz.Laat ons bidden.
Bize dua etmekten başka bir şey düşmez.Het zou meer effect hebben dan bidden.
Duanın metni geçmişte filologlar tarafından lisanları karşılaştırmak için kullanılmıştır.Vroeger werden zelfs eerstedagenveloppen gebruikt voor correspondentie tussen filatelisten.
Büyülü söz, mistik dua, sihir demektir.Het grondwoord ginn betekent tover, magie.
Keşişler dua etmek için kesin saati bilmek zorundaydılar.Ze moeten de gebedshaantjes goed zichtbaar dragen.
Hikâye her zamanki gibi Dede Korkutun duasıyla sona erer.Het verhaal eindigt zoals gewoonlijk met een groot banket.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod