Ana içeriğe geç
Sözlük

dua ile cümle

dua kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Fatiha suresi aynı zamanda bir dua ve yakarıştır.Lo Shabbat è un giorno di celebrazione così come di preghiera.
Keşişler dua etmek için kesin saati bilmek zorundaydılar.Approfittava dei momenti di silenzio per pregare.
Bütün ruhlardan benim için dua etmelerini rica ediyorum.Rifiuto l'orazione di tutte le chiese; chiedo una preghiera a tutte le anime.
Hristiyanlıkta tüm dualar âmin ile bitirilir.Ogni seduta comincia e finisce con preghiere cristiane.
Bu ziyaretin amacı aynı zamanda yağmur duasına çıkmaktır.Anche la sessione pomeridiana fu accompagnata dalla pioggia.
Bu dualar Sabah Şahrit, Öğlen Minha ve Akşam Arvit dualarıdır.Nel libro sono presenti le preghiere del mattino, le preghiere comuni, le preghiere della sera.
Sucre bir yudum içki içip, dua ettikten sonra aynısını yapar.Anche Todd beve parecchio, rendendo la preghiera molto divertente.
Köyde her yıl aşure yapılır, yağmur duasına çıkılır.Messa in cortile, la pianta trae ogni giorno profitto dalla pioggia.
Hekimler kendisine dua ederler ve yardım dilerler.Te noi adoriamo e a Te chiediamo aiuto.
Ayrıca, sabah dualarında giyilen tallit giyilir .Questi sono gli stessi che indossa durante le festività di maggio.
“Kalkıp dua edin ki ayartılmayasınız."Vegliate e pregate, per non cadere in tentazione.
Düzgün dört yüzlü öz-çifteştir (İng. self-dual).Le Quattro Nobili Verità (sans.
Dua ediyoruz.La nostra preghiera.
(Arya: Al mio pregar t'arrendi: il fığlio tüo diffendi/ "Benim duami dinle.(Goffredo) Lascia ch'io pianga (Almirena) Basta che tu sol chieda (Argante) Duetto Fermati!
Yom Kippur akşamı sinagogda ibadet Kal Nidre duası ile başlar.I servizi di sinagoga alla vigilia di Yom Kippur iniziano con la preghiera Kol Nidre.
Kadına bu sefer bir dua kitabı çıkar.In questo periodo, compose anche un libro di preghiere.
İnzivaya çekildikleri manastırda vakitlerini dua, ibadet ve tefekkürle geçirirler.Commiato dai genitori, Preghiera e Predicazione nel deserto.
Tarladaki mahsul için yağmur yağması gereklidir ve yağmur duasına çıkılır.Mi manca la finestra, che quando piove entra dentro l'acqua.
Anna kısa bir dua eder.Preghiera di Anna.
Dua salonunun altında, giriş katında bir restoran bulunmaktadır.Dietro vi è una sala di preghiera.
Regina Blois Duarte (d.5 Şubat 1947) , Brezilyalı ünlü bir aktristir.Regina Duarte (Franca, 5 febbraio 1947) è un'attrice brasiliana.
Meryem Ana'ya kendine merhamet etmesi için dua etmeye başlar.Maria si frappone fra i due implorando la pace.
Dileklerimiz ve dualarımız tüm Japonya halkının yanında.Tutte le nostre preghiere e i nostri pensieri sono con tutte le vittime e con le loro famiglie.
Dua ederler.Delle Preghiere.
Benim içn hayırlı dualar etti ve bana "Senin geleceğin çok muhteşem olacak." dedi.Una sola disse: «Pregherò per lei», e aveva gli occhi lucidi.
Dualarım gerçekleşti.Мои молитвы стали реальностью.
Hadi hep birlikte dua edelim!Давайте помолимся все вместе!
Leyla dua etmeye başladı.Лейла начала молиться.
Tahıl sunusuna eklenen günnük Tanrı'ya yapılan duaların örneğiydi.Ливан, добавляемый к хлебному приношению, был прообразом молитвы к Богу.
Duam önünde yükselen buhur gibi, el açışım akşam sunusu gibi kabul görsün!Да направится молитва моя, как фимиам, пред лицо Твоё, воздеяние рук моих – как жертва вечерняя.
Bizler de Depresyon'un sona ermesi için dua ediyoruz." dedi.Мы тоже молимся о конце Депрессии».
İlk defa Arapça yerine Türkçe dua edildi.Впервые была произнесена молитва на турецком языке вместо арабского.
Duâsı kabûl edildi ve adı Yahya olacak bir çocukla müjdelendi.В числе их был один богобоязненный и благочестивый юноша по имени Иоанн.
Şüphe yok ki İbrahim, çok ağlayıp dua eden, insanlara fazlasıyla merhamet eden bir zattı.''Султан Ибрагимов: горец, который бьет соперников и намазы (неопр.).
Hekimler kendisine dua ederler ve yardım dilerler.Пророк возносит молитву, рука получает исцеление.
Gidecekleri gün dualarla uğurlanırlar.Молитвами подготавливали себя к Дню Благой Вести.
Bazen Tevrat'ı okumak yerine Şabat törenlerinde Aftara duasını okumakta aynı işlevi görür.Иногда ء пишется над конечной буквой هٔ для обозначения конечного звука ə (зваракай).
Yahudiler, her nerede olurlarsa olsunlar, şehrin yeniden kurulması için dua ettiler."Где бы они ни находились, евреи молились о его восстановлении."
Yaptıkları ancak Rablerine karşı dua etme konumunda kalarak, neticeyi Allah'ın yaratmasını istemeleridir.Господь передается то как Hospodin (в Ветхом Завете), то как Pán (в Новом Завете).
Bunu konuşmalar, dualar, müzik ve her iki ulusun millî marşları takip etmiştir.Затем последовали речи, молитвы, музыка и национальные гимны обеих стран.
Yağmur duasının aslı da böyledir.Дождевая вода также употребляется в питье.
Muhammed dua eder.Мухаммад стал молиться.
Ben bir daha onlarla çalışmamak için dua ediyorum" dedi.Прощай, я не желаю больше тебя видеть».
Köyün dışına kadar uğurlanıp hep birlikte dua edilir.Затем все встают, молятся на восток, и прощаются.
Bize dua etmekten başka bir şey düşmez.Мне ничего не нужно, кроме молитвы».
Kuran okunup, namaz kılıp, dua edilmektedir.Они постоянно читали Коран в намазе и молитвах (дуа).
Ötümek (dua etmek), etmek (gücü yetmek) ve utağan (döl yatağı) anlamlarını içerir.Он восхваляет и порицает то, что принято восхвалять и порицать.
Duazdeh Farsça olup oniki (12) anlamına gelmektedir.От двух до двенадцати (сдвоенных).
Baron, "Bu yolda ilerlemek için dualar ettim.Надо молиться, чтобы Господь укрепил его на пути этого подвига».
Tanrılar insanları yaratmış ve onların dualarıyla beslenmektedirler.Боги создали людей, чтоб те служили им и делали их жизнь более приятной.
İmparatorların ve hükümetin refahı ile çeşitli konularda danışmanlık yapmak için dua etti.Консультировал чиновников и императора по различным вопросам.
Secde sadece namazda değil, dua ederken de yapılan bir harekettir.Да это и не молитва, а только приёмы молитвенные».
Peygamber Dua eder Gibi, Konya, 2005.(Победа) Это мы, Господи!..: Повести. — М.: Азбука, 2005.
Her yıl dualarla anılır.Молитвы, читаемые каждым утром.
Sonunda Allah duasını kabul etmiş ve ona bir çocuk nasip etmiştir.Аллах приказал ей молчать, когда её станут расспрашивать о рождении ребёнка.
Ye, Dua Et, Sev (Orijinal adı: Eat, Pray, Love), Elizabeth Gilbert tarafından yazılan kitap.«Есть, молиться, любить» — документальная книга Элизабет Гилберт.
Hatta ölüme giderken "Rabbim şu kuyu mezarım olsun," diye dua etmiştir.Али сказал: «Душу за душу, если умру, то убейте, а если останусь, то сам разберусь с ним».
Duanıza icabet ederim."Молю вас, умоляю».
Ora et labora Dua et ve çalış.Девиз ордена: «Молись и работай» лат. «Ora et labora».
Dua, bireysel ya da toplumsal olarak; özel ya da kamusal bir yerde edilebilir.Намаз можно совершать как индивидуально, так и коллективно в любом подходящем месте.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod