dua etmek ile cümle

dua etmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Bize dua etmekten başka bir şey düşmez.Egy perczed sem jut imádkozásra.
Burrows rahip ile birlikte dua etmek ister.Amneris megátkozza a papokat.
Wolfram eşliğinde bulunan Elizabeth dua etmek için dizlerine çöker.Elisabeth, der ledsages af Wolfram, falder på knæ i bøn.
Bize dua etmekten başka bir şey düşmez.Klara kunne i denne situasjonen ikke gjøre annet enn å be.
Keşişler dua etmek için kesin saati bilmek zorundaydılar.Stort sett ble klokkene brukt for å holde oversikt over tiden for kirkens bønnetimer.
Keşişler dua etmek için kesin saati bilmek zorundaydılar.Sebuah biara lazimnya memiliki tempat khusus untuk sembahyang.
Bize dua etmekten başka bir şey düşmez.Kami tidak menyembah kecuali kepadaNya.
Ötümek (dua etmek), etmek (gücü yetmek) ve utağan (döl yatağı) anlamlarını içerir.Larangan menghina anak yatim dan menghardik orang-orang yang minta-minta.
Şiva'ya dua etmeden önce Nandi'ye dua etmek önemlidir.Do đó, điều quan trọng trước hết phải cầu phúc lành từ Nandi trước khi đi đến thờ cúng vị chúa tể Shiva.
Bize dua etmekten başka bir şey düşmez.但しお祈りをしなければ何も発生しない。
Keşişler dua etmek için kesin saati bilmek zorundaydılar.僧侶が祈祷に必要な法力を維持するためには、持戒の徹底が必要であると考られていた。
Şiva'ya dua etmeden önce Nandi'ye dua etmek önemlidir.仏・菩薩を礼拝する際に手にかけて用いる。
Bize dua etmekten başka bir şey düşmez.나의 모든 것은 다만 기도에 있습니다.
Şiva'ya dua etmeden önce Nandi'ye dua etmek önemlidir.미리안이 니노의 하느님에게 도와달라고 기도하기 전까지는 빛이 들지 않았다.
Salât dua etmek, ikametü's-salât ise "duanın yerine getirilmesi" anlamlarına gelir.초대(招待)는 어떤 모임에 참가해 줄 것을 청하는 것을 말하며, 다음의 뜻도 있다.
Bize dua etmekten başka bir şey düşmez.ועכשיו אין בידנו אלא תפילה.
Bize dua etmekten başka bir şey düşmez.На него не се четат молитви.
Keşişler dua etmek için kesin saati bilmek zorundaydılar.По тъмно монасите стават да се молят.
Keşişler dua etmek için kesin saati bilmek zorundaydılar.Viaceré náboženstvá majú pre modlitbu vyhradenú pevnú dobu.
Bize dua etmekten başka bir şey düşmez.Obredi ne vključujejo molitev.
Keşişler sadece kilisede dua etmek için hücre evlerinden çıkarlar.Duhovniki so pridigali na prostem pred cerkvijo.
Genelde buraya dua etmek ve dilek tutmak için insanlar geliyor.Žmonės čia meldžiasi ir prašo malonių.
Bize dua etmekten başka bir şey düşmez.Jis nesitikėjo nieko daugiau – tik būti palaimintas.
Bu dönemde camiye gitmek,cenaze töreni yapmak, türkçe konuşmak, dua etmek, Kur’an okumak vb. yasaklanmıştır.Keelt kasutatakse ainult palvetes, eriti matustel, laulude laulmisel, koosolekute teadaandmiseks.
Ana hedef kurban sunmak değildir, yalvarmak ve dua etmektir.Õige palve ei ole palumine, vaid tänamine.
Ayaklanmalýyýz, kahrolsun dua etmek için diz çökmek.You gonna die, so until that day, are you gonna try?
Cevap olarak bana "Evet, dua etmek etkilidir.Als Antwort sagte sie: "Ja, beten ist wirksam.
Cevap olarak bana "Evet, dua etmek etkilidir. Ama çemberlerin gücüne de dikkat etmelisin" dedi.Hon svarade, "Ja, att be är effektivt, men var också medveten om cirklarnas kraft."
Cevap olarak bana "Evet, dua etmek etkilidir.Bà đáp, "Đúng thế, cầu nguyện có công hiệu.
Cevap olarak bana "Evet, dua etmek etkilidir.Dan ia menjawab, "Ya, berdoa itu ampuh.
Cevap olarak bana "Evet, dua etmek etkilidir.Elle m'a répondu : "Oui, la prière est efficace.
Cevap olarak bana "Evet, dua etmek etkilidir.Em resposta ela disse: "Sim, orar é eficaz.
Cevap olarak bana "Evet, dua etmek etkilidir.En respuesta ella dijo, "Si, orar es efectivo.
Cevap olarak bana "Evet, dua etmek etkilidir.Erre azt válaszolta, hogy: "Igen, az ima hatékony.
Cevap olarak bana "Evet, dua etmek etkilidir.할머니께서 대답하셨죠. "그렇지. 기도엔 효력이 있지."
Cevap olarak bana "Evet, dua etmek etkilidir.Mi-a răspuns: "Da, rugăciunile funcţionează.
Cevap olarak bana "Evet, dua etmek etkilidir.Mi rispose dicendo. "Sì, la preghiera è efficace.
Cevap olarak bana "Evet, dua etmek etkilidir.Odpověděla: "Ano, modlení je účinné.
Cevap olarak bana "Evet, dua etmek etkilidir.Odpowiadając rzekła: "Tak, modlitwa jest skuteczna.
Cevap olarak bana "Evet, dua etmek etkilidir.Ze antwoordde: "Ja, bidden helpt.
Cevap olarak bana "Evet, dua etmek etkilidir.Η απάντησή της ήταν: "Ναι, η προσευχή είναι αποτελεσματική.
Cevap olarak bana "Evet, dua etmek etkilidir.В отговор тя каза, "Да, моленето е ефективно.
Cevap olarak bana "Evet, dua etmek etkilidir.І вона відповідала:
Cevap olarak bana "Evet, dua etmek etkilidir.Она отвечала: "Да, молитва эффективна.
Cevap olarak bana "Evet, dua etmek etkilidir.בתגובה השיבה "כן, תפילה היא יעילה.
Cevap olarak bana "Evet, dua etmek etkilidir.وأجابتني بقولها: "نعم, إن للدعاء قوته.
Cevap olarak bana "Evet, dua etmek etkilidir.輪がつくり出す力が効くのだと言いました
"Dua edermisiniz? Dua etmek istermisiniz?" dedim.제가 물었죠. "기도를 하는가요? 기도하기를 원하는가요?"
"Dua edermisiniz? Dua etmek istermisiniz?" dedim.Tôi nói, "Anh, anh nữa, anh có muốn cầu nguyện không?"
"Dua edermisiniz? Dua etmek istermisiniz?" dedim.Εγώ είπα, "Προσεύχεστε; Θέλετε να προσεύχεστε;"
"Dua edermisiniz? Dua etmek istermisiniz?" dedim.שאלתי, "אתם מתפללים? אתם רוצים להתפלל?"
"Dua edermisiniz? Dua etmek istermisiniz?" dedim.فقلت: "أنت تصلي؟ هل تريد أن تصلي؟"
"Dua edermisiniz? Dua etmek istermisiniz?" dedim.「イエス」と答えた彼等に、「では一緒に祈ろう」と、
Dua etmek istermisiniz?" dedim.Anda ingin berdoa?"
Dua etmek istermisiniz?" dedim.Chcesz się modlić?"
Dua etmek istermisiniz?" dedim.Chcete sa modliť?"
Dua etmek istermisiniz?" dedim.Chcete se modlit?"
Dua etmek istermisiniz?" dedim."Imádkoztok? Akartok imádkozni?"
Dua etmek istermisiniz?" dedim.Möchten Sie beten?"
Dua etmek istermisiniz?" dedim."Pregate? Volete pregare?"
İlgili Sayfalar