Ana içeriğe geç
Sözlük

dramatik ile cümle

dramatik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Fakat açıkcası hepimizin bildiği en büyük problem şişmanlıktır ve bu dramatiktir.Maar natuurlijk het grotere probleem dat we allemaal kennen is overgewicht, en het is dramatisch.
Fakat açıkcası hepimizin bildiği en büyük problem şişmanlıktır ve bu dramatiktir.Nhưng còn 1 vấn nạn khác mà ai cũng biết đó là nạn béo phì, cũng là một thảm kịch.
Fakat açıkcası hepimizin bildiği en büyük problem şişmanlıktır ve bu dramatiktir.Ovviamente, il maggior problema che conosciamo è l'obesità ed è drammatico.
Fakat açıkcası hepimizin bildiği en büyük problem şişmanlıktır ve bu dramatiktir.Pero obviamente el mayor problema que todos conocemos es la obesidad y es dramático.
Fakat açıkcası hepimizin bildiği en büyük problem şişmanlıktır ve bu dramatiktir.Porém, o maior problema que todos conhecemos é a obesidade, e é dramático.
Fakat açıkcası hepimizin bildiği en büyük problem şişmanlıktır ve bu dramatiktir.Tentu saja masalah yang lebih besar yang sudah kita ketahui adalah masalah obesitas yang sangat dramatis.
Fakat açıkcası hepimizin bildiği en büyük problem şişmanlıktır ve bu dramatiktir.Αλλά προφανώς το μεγαλύτερο πρόβλημα το οποίο γνωρίζουμε όλοι είναι η παχυσαρκία,και είναι δραματικό.
Fakat açıkcası hepimizin bildiği en büyük problem şişmanlıktır ve bu dramatiktir.Ещё большей проблемой, однако, является ожирение, причём масштаб её серьёзный.
Fakat açıkcası hepimizin bildiği en büyük problem şişmanlıktır ve bu dramatiktir.Очевидно обаче по-големият проблем, известен на всички нас, е затлъстяването, а то е драматично.
Fakat açıkcası hepimizin bildiği en büyük problem şişmanlıktır ve bu dramatiktir.אבל ברור שהבעיה הגדולה יותר שכולנו מכירים היא השמנה, וזה דרמטי.
Fakat açıkcası hepimizin bildiği en büyük problem şişmanlıktır ve bu dramatiktir.ولكن المشكلة الاكبر من الجوع في بلدنا . .هي تلك التي نعلمها جميعا هي السمنة .. وهي مشكلة عويصة جدا
Fakat açıkcası hepimizin bildiği en büyük problem şişmanlıktır ve bu dramatiktir.肥満で こちらは劇的です 飢餓と肥満はここ30年で激化してきた
(Gülüşmeler) Özellikle dramatik olan bir örnek Capgras sendromu adıyla bilinen nörolojik hastalıktan gelir.Een bijzonder dramatisch voorbeeld hiervan is de neurologische afwijking bekend als Capgras-waan.
Hataya sebep olan nedir? Olayın dramatikliği mi -- bu kadar görkemli olan?Και τι είναι αυτό που προκαλεί τη σύγχυση; Είναι το δράμα του γεγονότος -- το ότι είναι τόσο θεαματικό;
Hemen ölmüyor muydu? Çok büyük, dramatik bir sahne vardır... Oğlu gidince kalp krizi geçirir.Mindjárt meghalt? ...akkor volt egy ilyen drámai nagyjelenet, hogy szívinfarktust kap, amikor elmegy a fia.
Hepimiz bu dramatik saldırılar karşısında heyecanlanmak için evrimleştik.Am ajuns să ne ambalăm cu toţii pentru aceste atacuri dramatice.
Hepimiz bu dramatik saldırılar karşısında heyecanlanmak için evrimleştik.Chúng ta tiến tới quan tâm hơn tới các vụ tấn công kinh hoàng.
Hepimiz bu dramatik saldırılar karşısında heyecanlanmak için evrimleştik.Hemos evolucionado para emocionarnos con estos ataques dramáticos.
Hepimiz bu dramatik saldırılar karşısında heyecanlanmak için evrimleştik.크리스 앤더슨: 우리는 그런 극적인 공격에 대해선
Hepimiz bu dramatik saldırılar karşısında heyecanlanmak için evrimleştik.Noi ci siamo evoluti per essere agitati da questi attacchi drammatici.
Hepimiz bu dramatik saldırılar karşısında heyecanlanmak için evrimleştik.Nous avons évolué pour être impressionnés par ces attaques dramatiques.
Hepimiz bu dramatik saldırılar karşısında heyecanlanmak için evrimleştik.Sme vyvinutí tak, aby sme boli znepokojení týmito dramatickými udalosťami.
Hepimiz bu dramatik saldırılar karşısında heyecanlanmak için evrimleştik.Úgy fejlődtünk, hogy izgatottak legyünk ezektől a drámai eseményektől.
Hepimiz bu dramatik saldırılar karşısında heyecanlanmak için evrimleştik.Vi har udviklet os til at blive ophidset over disse dramatiske angreb.
Hepimiz bu dramatik saldırılar karşısında heyecanlanmak için evrimleştik.Vyvinuli jsme se abychom byli vzrušení z těchto dramatických události.
Hepimiz bu dramatik saldırılar karşısında heyecanlanmak için evrimleştik.We zijn geëvolueerd om ons op te winden over deze dramatische aanslagen.
Hepimiz bu dramatik saldırılar karşısında heyecanlanmak için evrimleştik.Wir haben uns weiterentwickelt, bloß um uns über diese dramatischen Angriffe aufzuregen.
Hepimiz bu dramatik saldırılar karşısında heyecanlanmak için evrimleştik.Έχουμε εξελιχθεί να μαγνητιζόμαστε από τέτοιες δραματικές επιθέσεις.
Hepimiz bu dramatik saldırılar karşısında heyecanlanmak için evrimleştik.КА:
Hepimiz bu dramatik saldırılar karşısında heyecanlanmak için evrimleştik.Мы исторически предрасположены сильно переживать из за этих драматичных нападений.
Hepimiz bu dramatik saldırılar karşısında heyecanlanmak için evrimleştik.כריס: התפתחנו להתלהב נורא
Hepimiz bu dramatik saldırılar karşısında heyecanlanmak için evrimleştik.كريس: لقد تطورنا لنصبح جميعاً مُثارين
Her ikisininde dramatik etkileri oldu.Beides führte zu einem folgeschweren Ergebnis.
Her ikisininde dramatik etkileri oldu.Entrambe hanno avuto un effetto drammatico.
Her ikisininde dramatik etkileri oldu.Kun je die kleine lettertjes lezen? En "natuurlijk"?
Her ikisininde dramatik etkileri oldu.No significa que tu pollo haya sido criado así. Significa que el pollo tuvo acceso al aire libre.
Her ikisininde dramatik etkileri oldu.לשניהם היה אפקט דרמטי.
Hislerle dolu, aşinalık hissettiğiniz belli bir zamanda ve ortamda geçen, uyumlu ve dramatik.감정이 풍부하며 낯익은 느낌이 들며 과거의 특정 장소와 시간으로 돌아가고 일관성이 있으며 드라마틱합니다.
Hislerle dolu, aşinalık hissettiğiniz belli bir zamanda ve ortamda geçen, uyumlu ve dramatik.llenas de sentimiento y de familiaridad, situado en el espacio y el tiempo, coherente, dramático.
Hislerle dolu, aşinalık hissettiğiniz belli bir zamanda ve ortamda geçen, uyumlu ve dramatik.localisées dans l'espace et le temps, cohérentes, dramatiques.
Hislerle dolu, aşinalık hissettiğiniz belli bir zamanda ve ortamda geçen, uyumlu ve dramatik.localizadas no espaço e tempo, coerentes, dramáticas.
Hislerle dolu, aşinalık hissettiğiniz belli bir zamanda ve ortamda geçen, uyumlu ve dramatik.localizate în timp şi spaţiu, coerente, dramatice.
Hislerle dolu, aşinalık hissettiğiniz belli bir zamanda ve ortamda geçen, uyumlu ve dramatik.מלאות בתחושות, מלאות בדברים מוכרים, הן ממוקמות במרחב ובזמן, הגיוניות, דרמטיות.
Hislerle dolu, aşinalık hissettiğiniz belli bir zamanda ve ortamda geçen, uyumlu ve dramatik.مليئة بالإحساس، مليئة بالألفة، موجودة بمكان و زمان، مترابطة، درامية.
Hislerle dolu, aşinalık hissettiğiniz belli bir zamanda ve ortamda geçen, uyumlu ve dramatik.場所や時間もはっきりしていて 話に筋が通っていて芝居のよう シャルルボネは かなり違います
Hutchinson-Gilford progeriası olarak adlandırılır ve erken yaşlanmanın en dramatik şeklidir.Denomina-se Progeria ou Síndrome de Hutchinson-Gilford. É a forma mais dramática de envelhecimento precoce.
Hutchinson-Gilford progeriası olarak adlandırılır ve erken yaşlanmanın en dramatik şeklidir.Het heet Hutchinson-Gilford progeria, en het is de meest dramatische vorm van vroegtijdige veroudering.
Hutchinson-Gilford progeriası olarak adlandırılır ve erken yaşlanmanın en dramatik şeklidir.Hutchinson−Gilford progeria szindrómának hívják, és az egyik legdrasztikusabb formája a korai öregedésnek.
Hutchinson-Gilford progeriası olarak adlandırılır ve erken yaşlanmanın en dramatik şeklidir.Jde o Hutchinson-Gilfordův syndrom progerie. Je to nejdramatičtější forma předčasného stárnutí.
Hutchinson-Gilford progeriası olarak adlandırılır ve erken yaşlanmanın en dramatik şeklidir.Nó được gọi là Hutchinson-Gilford progeria, và là một trong các hình thức lão hóa sớm ghê gớm nhất.
Hutchinson-Gilford progeriası olarak adlandırılır ve erken yaşlanmanın en dramatik şeklidir.Se llama Hutchinson-Gilford progeria y es la forma más drástica de envejecimiento prematuro.
Hutchinson-Gilford progeriası olarak adlandırılır ve erken yaşlanmanın en dramatik şeklidir.Se numește Hutchinson-Gilford Progeria și este cea mai dramatică formă de îmbătrânire prematură.
Hutchinson-Gilford progeriası olarak adlandırılır ve erken yaşlanmanın en dramatik şeklidir.Si chiama progeria di Hutchinson-Gilford, ed è la forma più grave di invecchiamento precoce.
Hutchinson-Gilford progeriası olarak adlandırılır ve erken yaşlanmanın en dramatik şeklidir.Sie heißt Hutchinson-Gilford-Progerie. Es ist die schlimmste Form von vorzeitiger Alterung.
Hutchinson-Gilford progeriası olarak adlandırılır ve erken yaşlanmanın en dramatik şeklidir.To zespół progerii Hutchinsona-Gilforda, drastyczna forma przedwczesnego starzenia się.
Hutchinson-Gilford progeriası olarak adlandırılır ve erken yaşlanmanın en dramatik şeklidir.Ονομάζεται Σύνδρομο Προγηρίας Χάτσινσον-Γκίλφορντ και είναι η πιο δραματική περίπτωση πρόωρου γηρασμού.
Hutchinson-Gilford progeriası olarak adlandırılır ve erken yaşlanmanın en dramatik şeklidir.Він має назву синдром (прогерія) Гатчінсона-Ґілфорда, і це одна з найрізкіших форм передчасного старіння.
Hutchinson-Gilford progeriası olarak adlandırılır ve erken yaşlanmanın en dramatik şeklidir.הוא קרוי תסמונת פרוגריה ע"ש הטצ'ינסון-גילפורד, וזו הצורה החמורה ביותר של הזדקנות מוקדמת.
Hutchinson-Gilford progeriası olarak adlandırılır ve erken yaşlanmanın en dramatik şeklidir.يسمى داءُ هَتشِنسُون - غيلْفورد ( مرض الشيخوخة المبكرة) وهذا هو الشكل الأكثر دراماتيكية من الشيخوخة المبكرة.
Hutchinson-Gilford progeriası olarak adlandırılır ve erken yaşlanmanın en dramatik şeklidir.早老の最も劇的な形です 約400万人に1人の子供がこの病気にかかりますが
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod