2001'de ise her iki ülke Çin-Rus Dostluk Antlaşması'nı imzaladı.Im Jahr 2015 unterschrieben die Regierungschefs beider Staaten einen Freundschaftsvertrag.
Dürer ve Baldung kendi hayatları boyunce birbirine dostluk yapmakta devam etmişlerdir.Die Familien Foerster und Herms blieben sich ein Leben lang in Freundschaft verbunden.
Dostlukları sarsıldı.Es entstanden Freundschaften.
Daha sonra Flint ile aralarında güçlü bir dostluk oluşmuştur.Mit Monnet verband ihn auch später noch eine tiefe Freundschaft.
Rusya'da, Futbol ve Dostluk günü 25 Nisan'da 11 şehirde kutlandı.En Russie, la Journée du Football et de l'Amitié a été célébrée le 25 avril dans 11 villes.
Nizhny Novgorod ve Kazan'da Futbol ve Dostluk Günü 5 Mayıs'ta kutlandı.Le 5 mai, la Journée du Football et de l'Amitié a été célébrée à Nijni Novgorod et à Kazan.
2016 yılında Futbol ve Dostluk Günü 32 ülkede kutlandı.En 2016, la Journée du Football et de l'Amitié a été célébrée dans 32 pays.
2015 yılında Futbol ve Dostluk Günü 24 ülkede kutlandı.En 2015, la Journée internationale du Football et de l'Amitié a été célébrée dans 24 pays.
2017 yılında Futbol ve Dostluk Günü 64 ülkede kutlandı.En 2017, la Journée du Football et de l'Amitié a été célébrée dans 64 pays.
Çocuk Basın Merkezi ilk olarak 2014'teki Dostluk için Futbol programı çerçevesinde organize edilmişti .Il a été mis en place pour la première fois dans le cadre du programme Le Football pour l'Amitié 2014.
Onlarla ileriki yaşamında da sürecek dostluklar kurdu.Ces derniers avec lesquels il entretiendra une longue amitié.
18 Haziran - Türk-Alman Dostluk Paktı imzalandı.18 juin : Pacte d'amitié turco-allemand.
Senato Fransa-Rusya dostluk grubu başkanıdır.Elle est présidente du groupe d'amitié France-Russie.
Victor Dreke Küba-Afrika Dostluk Birliği'nin başkan yardımcısıdır.Il est vice-président de l'association d'amitié Cuba-Afrique.
1986'da her iki ülkede barış, dostluk ve işbirliği antlaşması imzaladı.En 1960, les deux pays signèrent un traité d’amitié et de non-agression.
Bu antlaşma 1871'deki Çin-Japon Dostluk ve Ticaret Anlaşması'nı yerini almıştır.Il sera suivi par le traité d'amitié et de commerce anglo-japonais de 1858.
İyi bir dostluk kuran ikili, Abel'in erken ölümüne kadar bu hâli sürdürmüştür.Les deux hommes conserveront une excellente relation amicale jusqu'à la disparition de Presley.
Bunlara dostluk maçları denir.Il s'agit de matchs amicaux.
Amerikan Dostluk Hizmet Komitesi Religious Society of FriendsArticle connexe : Société religieuse des Amis.
1938 - Türkiye ile Yunanistan arasında dostluk antlaşması imzalandı.1930 : un traité d'amitié est signé entre la Grèce et la Turquie.
Zaman geçtikçe Molla Güranı ile sıkı bir dostluk ortaya çıkmıştır.C’était un lien d’amitié fort, avant le rap.
Epikür'e göre erdemli bir yaşam için gerekenler bir diğeri de dostluktur.L’une porte une coupe rituelle servant aux libations et l’autre une corne d’abondance.
Bu dersler ikili arasında büyük bir dostluk ve sanatsal ortaklığın doğmasına neden oldu.C'est le début d'une profonde amitié et d'une collaboration entre ces deux poètes.
1978 - Sovyetler Birliği, Afganistan ile 20 yıllık dostluk anlaşması imzaladı.Signature entre le Royaume-Uni et l'URSS d'un traité d'assistance mutuelle de 20 ans.
Caligula ile de yakın bir dostluk kurdu.Il noue une amitié particulièrement solide avec Gauvain.
Son maç ise 25 Mart 1992 tarihinde yapılan Hollanda-Yugoslavya dostluk maçıdır.Sa dernière participation avec l'équipe yougoslave a lieu le 25 mars 1992 contre les Pays-Bas.
Generali Obi-Wan Kenobi ile büyük bir dostluk kurmuşlardır.Ce message est destiné à un général dénommé Obi-Wan Kenobi.
Erişim tarihi: 8 Ocak 2017. ^ "Barış, Dostluk ve Demokrasi Ödülü, Tahir Elçi ve akademisyenlere verildi".Juni 1815. » Ce qui signifie « Aux héros tombés, le Roi et la Patrie reconnaissants.
Yabancı ülkelere dostluk ziyaretlerinde bulundu.Ils obtiennent un suivi médical après la visite de diplomates étrangers.
Aralarındaki dostluk, onu bestecilik çalışmalarında teşvik etti.L'amitié de ce dernier l'encouragea certainement à persévérer dans la poésie.
6 Şubat 1930'da İtalya'yla dostluk anlaşması, Almanya'yla da ticaret anlaşması imzaladı.Le 4 février 1960, l'Union soviétique signe un accord commercial avec Cuba.
Recep ile Gül dost olur bu dostluk ileride aşka dönüşür.Il y retrouve Claire et bientôt leur ancienne amitié se transforme en amour.
Udo Steinke'nin Heinrich Böll, Willy Brandt ve Hans-Dietrich-Genscher ile sıkı dostluk bağları vardı.Steinke a été entre autres l'ami de personnalités comme Heinrich Böll, Willy Brandt et Hans-Dietrich Genscher.
Çocuklar arasında yeni dostluklar kurulur ve yeni arkadaşlıklar başlar.Une amitié commence à se nouer entre les trois enfants.
Nizhny Novgorod ve Kazan'da Futbol ve Dostluk Günü 5 Mayıs'ta kutlandı.El 5 de mayo, se celebró el Día del Fútbol y la Amistad en Nizhny Novgorod y Kazán.
Dostluk İçin Futbol programı kapsamında, Uluslararası Futbol ve Dostluk Günü 25 Nisan'da kutlandı.Bajo el programa Fútbol por la amistad, el 25 de abril se celebra el Día Internacional de Fútbol y Amistad.
2016 yılında Futbol ve Dostluk Günü 32 ülkede kutlandı.En 2016, el Día del Fútbol y la Amistad se celebró en 32 países.
2017 yılında Futbol ve Dostluk Günü 64 ülkede kutlandı.En 2017, el Día del Fútbol y la Amistad se celebró en 64 países.
"Azerbaycan-Kazakistan Dostluk Derneği" Sosyal Birliği'nin kurucusudur.Es cofundador de la Unión Pública "Sociedad de la Amistad Azerbaiyán-Kazakistán".
Dokuz Değer Kupası, Dostluk İçin Futbol Çocuklar için Uluslararası Sosyal Programının verdiği bir ödüldü.La Copa de los Nueve Valores es un galardón del Programa Social Infantil Internacional Fútbol por la Amistad.
Festivalde dostluk futbol maçları ve başka etkinlikler düzenlendi.Durante el festival, se celebran partidos de fútbol amistosos y otros eventos.
2015 yılında Futbol ve Dostluk Günü 24 ülkede kutlandı.En 2015, el Día de Fútbol y Amistad se celebró en 24 países.
Çocuk Basın Merkezi ilk olarak 2014'teki Dostluk için Futbol programı çerçevesinde organize edilmişti .Se organizó por primera vez bajo el programa Fútbol por la amistad de 2014.
Aralarında bir dostluk ortaya çıktı.Entre ambos surgió una amistad.
Senato Fransa-Rusya dostluk grubu başkanıdır.Es presidenta del grupo de amistad Francia-Rusia.
Dostluk İçin Futbol programının yeni bölümlerinden biri çevreci bir misyon üstleniyor.Hubo una nueva parte del programa Fútbol por la Amistad: una misión medioambiental.
Berlin’de kaldığı süreçte bir kazancı da “Niebuhr” ve “Eichhorn” ile dostluk kurmasıdır.Una consecuencia importante de su estancia en Berlín fue su amistad con Niebuhr y Eichhorn.
Almebäck 7 Temmuz'da Tubize'ye karşı dostluk maçında ilk golünü attı.Almebäck anotó su primer gol con el Club Brugge durante un amistoso contra Tubize el 7 de julio.
28 Eylül 2010 tarihinde, Portekiz ve Juventus ile oynanılacak olan dostluk maçına da çağrıldı.Fue convocado también para el amistoso con Portugal, jugado el 19 de noviembre de 2008.
Bu boşanmadan sonra da dostlukları devam etmiştir.Después del divorcio, siguen siendo amigos.
İşte gerçek dostluk budur.Es la religión verdadera.
Sevilla'yla oynadıkları 2 dostluk maçını da kaybetmişlerdir.También perdió uno de sus dos match que jugó con Zukertort.
( Tek başına yürüyen kişi bir dostluk kurar. )(Chico, mejor que camines bien.)
1938 - Fransa ve Almanya dostluk anlaşması imzaladı.1918: Alemania y Finlandia firman un tratado de paz y amistad.
Afganistan ile dostluk antlaşması imzalanmıştır.Se firmó el tratado de Paz con Colombia.
Mustafa, çok büyük hayal kırıklığına uğrar ve dostluklarının bittiğini söyleyerek oradan ayrılır.Monty se enfurece y le dice que la amistad se acabó.
Bu, bir ticaret anlaşması ve dostluk ittifakı niteliği de taşıdı.Es un protocolo que buscaba amistad y cooperación entre los países.
Bu ikilinin arasındaki dostluk, kısa zamanda iki kardeşin ilişkisine dönüştü.Una verdadera amistad vincula pronto a los dos hombres.
Zaman geçtikçe Molla Güranı ile sıkı bir dostluk ortaya çıkmıştır.Surge inesperadamente entre ellos una amistad rodeada de poesía.
1977'de Vietnam'la 25 yıllık bir dostluk ve iş birliği antlaşması imzalandı.1975 Tratado de Amistad y Cooperación de 1977.