1986'da her iki ülkede barış, dostluk ve işbirliği antlaşması imzaladı.In 1986, both countries signed a treaty of peace, friendship and cooperation.
Beck sonunda dostluklarını sona erdirdi bu da Carpenter’da duygusal büyük çöküntüye neden oldu.Beck eventually ended their friendship, causing Carpenter great emotional heartache.
Bütün Kosova'nın ideali AB üyeliği ve ABD ile kalıcı bir dostluktur."The ideal of all Kosovo is membership in the EU and a permanent friendship with the United States.
Dallas 6 kardeş şehre ve 5 dostluk şehre sahiptir.Dallas has six sister cities and five friendship cities.
Bu antlaşma 1871'deki Çin-Japon Dostluk ve Ticaret Anlaşması'nı yerini almıştır.This treaty followed and superseded the Sino-Japanese Friendship and Trade Treaty of 1871.
İyi bir dostluk kuran ikili, Abel'in erken ölümüne kadar bu hâli sürdürmüştür.The two became friends and remained so until Abel's early death.
Yıllar süren bu dostluk, anlatıcının alkolik olmasıyla sonlanır.Their mutual friendship lasts for several years until the narrator becomes an alcoholic.
İkisi de Rohan ve Gondor’un kraliyet aileleriyle dostluklarını sürdürdü.They remained in close friendship with the royal houses of Rohan and Gondor.
82 yaşındaki Grosics, Sheffield United takımına karşı bir dostluk maçında Ferencváros forması giydi.The 82-year-old Grosics performed the kick-off in a friendly match against Sheffield United.
Hindistan'da Mohandas K. Gandhi ile bir dostluk kurdu.In India he formed a friendship with Mohandas Gandhi.
Bu sırada Marlon Brando ile dostluk kuracaktır.Thank you on behalf of Marlon Brando.
8 Ekim 1980 tarihinde Suriye ve Sovyetler Birliği, Dostluk ve İşbirliği Antlaşması imzalandı.On 8 October 1980, Syria and the Soviet Union signed a Treaty of Friendship and Cooperation.
TBMM Türkiye-Moğolistan Parlamentolar arası dostluk grup başkanlığını 4 yıl sürdürdü.He led the Turkey-Mongolia partnership commission for four years.
Bu boşanmadan sonra da dostlukları devam etmiştir.They later maintained a friendship after their divorce.
Heykel Fransa ve ABD arasındaki dostluk ve saygıyı temsil etti.The site symbolises the friendship between France and Australia.
2004 yılında Çin Halk Cumhuriyeti'nde yabancı uzmanlar için verilen Dostluk Ödülünü aldı.In 2009 he was awarded a China Friendship Prize for Foreign Experts .
1950 yılında Çin-Sovyet Dostluk, İttifak ve Karşılıklı Yardımlaşma Antlaşması imzalanmıştır.1950 - The Sino-Soviet Treaty of Friendship and Mutual Assistance is signed.
2001'de ise her iki ülke Çin-Rus Dostluk Antlaşması'nı imzaladı.In 1997, the two countries signed a military cooperation agreement.
1977'de Vietnam'la 25 yıllık bir dostluk ve iş birliği antlaşması imzalandı.Iraq signed a 15-year Treaty of Friendship and Cooperation with the Soviet Union in 1972.
1830 - Osmanlı-Amerikan Ticaret ve Dostluk Antlaşması imzalandı.1858: The Anglo-Japanese Treaty of Amity and Commerce is signed.
2014'te Susan Bee'e Guggenheim Dostluk Ödülü verildi.In 2014, Susan Bee was awarded a Guggenheim fellowship.
Ayrıca Türkiye - Bahreyn Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanlığı görevini de yürüttü.He also served as the President of the Turkey-Bahrain Inter-parliamentary Friendship Group.
Turgutluspor ve Göztepe kulupleri ile de taraftarlar arasında bir dostluk vardır."Weeds Among the Graves, and Dismay Among the Survivors".
Almebäck 7 Temmuz'da Tubize'ye karşı dostluk maçında ilk golünü attı.Almebäck scored his first goal for Club Brugge during a friendly against Tubize on the 7th of July.
Başlarına gelenleri, arkadaşlarını, dostluklarını, ailesindeki olaylar gibi.So you're there with your friends, in groups, things like that.
Alfred'in ayrıca Cassandra Cain ve Barbara Gordon'u da kapsayan yakın dostlukları vardı.She is a close friend of Cassandra Cain and Barbara Gordon.
Zaman geçtikçe Molla Güranı ile sıkı bir dostluk ortaya çıkmıştır.There, she develops a deep friendship with Wolfsbane.
Şampiyonaya katılan takımlar, yani Dostluk Takımları, bir Kura Çekimi ile oluşturuldu.Teams participating in the championship – Friendship Teams – are formed during an Open Draw.
Millî takım ile ilk maçına 28 Nisan 2004 tarihinde, Belçika'ya karşı dostluk maçında giydi.He made his debut for the national team on 28 April 2004 in a friendly against Belgium.
Bu yardımlaşma neticesinde aralarında büyük bir dostluk oluşur.Over this period of time, they formed a strong friendship.
200 yıl önce insanlar ve vampirler bir dostluk anlaşması imzaladılar.2000) The United States and Haiti signed a treaty of friendship.
"'Kanlı Pazar'dan dostluk derbisine"."Mystery of Bloody Friday's lost warnings".
Victor Dreke Küba-Afrika Dostluk Birliği'nin başkan yardımcısıdır.Theo Sowa is the CEO of the African Women's Development Fund.
Böylece ikisi arasında sıkıntılı ve zor bir dostluk süreci başlamıştır.Strange and painful relations commence between them.
Bu ilişki sevgi ve yakın dostluk için özveride bulunmanın hikâyesidir.The series is about love and friendship.
Türk – Irak Dostluk Derneği ile Gaziantepspor Yönetim Kurullarında görev aldı.He participated in Turkish - Iraq Friendship Association and Gaziantepspor Board of Directors.
İki ülke arasındaki dostluk spor alanına da yansıdı.There is also a co-operation in sport between the two countries.
Dostlukları Respighi'nin ölüm yılı olan 1936 yılına kadar devam etti.They remained close friends until Respighi's death.
Bu antlaşma Osmanlı Devleti ile Rusya arasında imzalanan bir dostluk antlaşmasıdır.This agreement was part of a weapons deal between Russia and Syria.
Afganistan ile dostluk antlaşması imzalanmıştır.China and Afghanistan signed a treaty of friendship.
Dostlukları hemen o gün başladı.The friendship started then.
İşte gerçek dostluk budur.And a sincere friend.
Bizim için, onlar için, oyun, dostluklar kurmak ve toleransları artımak için bir temeldir.For us and them, play is foundational for bonding relationships and fostering tolerance.
Veya, eğer ekşi keder, dostluk sevindirdi Ve needly diğer acılarımıza rank'd olacakOr, if sour woe delights in fellowship, And needly will be rank'd with other griefs,--
Ve bizim bir dostluk ortamı oluşturmamız gerektiğini anladık.And then it was obvious for us that we should hold out a hand of friendship to them.
Bunu hepimiz istiyoruz. Çoğu insan dostlukla yetiniyor çünkü aşk fazla korkutucu.Here's what we really need: connection and love, fourth need.
Onlar birbirleriyle iyi anlaşırlar ve barış ve dostluk ortamı içinde yaşarlar.They get along together comfortably and live together in an atmosphere of peace and amity.
Yonatan, Davuta beslediği derin sevgiden ötürü, onunla bir dostluk antlaşması yaptı.Then Jonathan and David made a covenant, because he loved him as his own soul.
Kötülük yapanlarla dostluk edip geziyor, Kötülerle aynı yolda yürüyor.Who goes in company with the workers of iniquity, and walks with wicked men?
Bilgeliği seven babasını sevindirir, Fahişelerle dostluk eden malını yitirir.Whoever loves wisdom brings joy to his father; but a companion of prostitutes squanders his wealth.
Onlardan çoğunun, inkar edenlerle dostluk ettiklerini görürsün.You can see among them many allying themselves with the infidels.
Onlardan çoğunun inkara sapanlarla dostluklar kurduklarını görürsün.You can see among them many allying themselves with the infidels.
İşte burada (bu durumda) velayet (yardımcılık, dostluk) hak olan Allah'a aittir.The jurisdiction in this province belongs to God.
O tanrılar kendilerine bile yardım edemezler. Katımızdan da dostluk görmezler.But they are not able to help themselves, nor can they find protection against Us.
Onların çoğunu görürsün ki kafirlere dostluk ederler.You can see among them many allying themselves with the infidels.
İşte böyle bir durumda, dostluk ve koruma, hak olan Allah'tandır.The jurisdiction in this province belongs to God.
İşte burada yardım ve dostluk, Hak olan Allah'a mahsustur.The jurisdiction in this province belongs to God.
Olur ki Allah sizinle düşman olduklarınız arasında yakında bir dostluk meydana getirir.It maybe that God will create love between you and your enemies.
O tanrılar kendilerine bile yardım edemezler, katımızdan da dostluk görmezler.But they are not able to help themselves, nor can they find protection against Us.
Olur ki Allah sizinle düşmanlarınız arasında yakında bir dostluk meydana getirir.It maybe that God will create love between you and your enemies.