İnanan kişiler de birbirlerinin dostlarıdır.المؤمنون مستوون في الإيمان متفاضلون في الأعمال.
Suad Derviş ile dostlukları ömür boyu sürdü.وقد استمرت صداقتها مع سعاد درويش لمدى الحياة.
İkisinin dostluğu mükemmeldir.العلاقات بين البلدين ودية للغاية.
Daha sonra Hıçkıdık ile dost olmuş Hıçkıdık ise ona Dişsiz adını vermiştir.ثم وأضيف لها اسم سنهور، فأصبحت شباس سنهور لمتاخمتها لقرية سنهور المدينة.
En iyi dostu odur.ويعتبر أعز صديق له.
Sonra bir dost helikopteri düşer.و تحطمت طائرة هليكوبتر اخرى.
Ben insan kalmak istiyorum, tüm dostlarım gibi.وأنا مثل أي شخص، أود أن أعيش حياة طويلة.
Aynı zamanda Makedonyalı İskender'in de dostuydu.كما أنه كان زوج ايرشكيجال.
1986'da her iki ülkede barış, dostluk ve işbirliği antlaşması imzaladı.وفي عام 1991، وقعت الدولتان معاهدة تعاون وصداقة بينهما.
Başı sıkışınca dostları yüz çevirirler.فإذا أحسستَه فتعوَّذْ بالله منه .
Kızların onu kardeş veya dost olarak görmesinden biraz rahatsızdır.هي قريبة جدا من أختها و تعتبرها بمثابة أم لها.
Şişedeki cin masalları gerçektir Dostlarım.ولكن المشروبات يتولاها بشر حقيقيون.
Bu imzadan sonra iki kulüp taraftarları arasında dostluk mesajları verilmeye başlandı.بعد التوقيع على هذه الاتفاقية قام المسؤولون في البلدين بتبادل الزيارات الودية.
Sovyetler Birliği'nin dağılmasından bu yana, Rusya ABD ve NATO ile dostça ilişkiler geliştirmiştir.منذ تفكك الاتحاد السوفياتي، أضحت روسيا أكثر ودية، وإن كانت العلاقة مضطربة مع حلف شمال الأطلسي.
Kur'an'da "Bilesiniz ki, Allah’ın dostlarına hiçbir korku yoktur.قال: لم يُنْـزِل الله السِّحْر.
Yıllar süren bu dostluk, anlatıcının alkolik olmasıyla sonlanır.تستمر صداقتهم المتبادلة لعدة سنوات، حتى يصبح الراوي مدمن على الكحول.
Ancak ikilinin bir araya gelişi hiçbir zaman dostane olmaz.لا تختلف اللحبة في أي من الحالتين سوى في مدة استمرار ظهورها.
Dostluk Antlaşması, ülkeler arasında sıkı ilişki kuran antlaşmaların genel adıdır.وهي عبارة عن إطار عام للتعاون الأمني بين الدول الأعضاء بمفهومه الشامل.
Aynı yıl içinde, çabucak bir yakınlık duyacağı Fyodor Dostoyevski'nin eserleriyle karşılaştı.خلال العام نفسه، اتجه لقراءة أعمال فيودور دوستويفسكي، وشعر مباشرة بقرابة بينهما.
Farsça kısmından 3- EY DOST!الذيل على طبقات الحنابلة: الجزء الثالث.
Moskova’daki Halklar Dostluğu Rusya Üniversitesi’nin ekonomi fakültesinde okudu.درست الاقتصاد في الجامعة الروسية لصداقة الشعوب في موسكو..
Dostuna kötülük ettin mi düşmanın olur: Düşmanınsa dostun olur, iyilik edersen.اعمل الخير لأصدقائك يزيدوك محبة، واعمل الخير لأعدائك ليصبحوا أصدقائك.
Filmde bireyler arası ilişkiler incelenmekte, dostluk ve ihanet temaları ele alınmaktadır.تتمحور المسرحية حول موضوعي الصداقة والخيانة.
8 Ekim 1980 tarihinde Suriye ve Sovyetler Birliği, Dostluk ve İşbirliği Antlaşması imzalandı.وبعد ثلاث سنوات، في أكتوبر 1980، وقعت سوريا والاتحاد السوفيتي معاهدة للصداقة والتعاون مدتها عشرين عاما.
O günlerde dostu İsmail Safa’nın evinde okuduğu Abdülhamit karşıtı bir şiiri, gözaltına alınmasına yol açtı.وفي هذه الأيام تسبب الشعر الذي ألقاه في منزل صديقه إسماعيل صفا ضد السلطان عبد الحميد في إعتقاله.
1908'de Hitler kendisi ile olan dostluğu derhal kesip evsizliğe sürüklendi.وفي 1908 قطع هنلر فجأه صداقتهما وجنح هتلر إلي حياة التشرد.
Menstrual bardaklar ayrıca ped ve tamponlardan daha pratik ve çevre dostu olarak tanıtılmaktadır.كذلك يتم الترويج لكؤوس الحيض بإعتبارها أكثر عملية وصديقة للبيئة من السدادات والفوط.
Kullanıcı dostu bir grafiksel arayüz ve kapsamlı bir komut satırı arayüzü içerir.الأشياء الوحيدة التي يحتاج متصفح العميل أن ينفذها هي عرض الصور وجافا سكريبت.
Velî: Allah'ın sıfatlarından Veli: Allah dostu.قال : رحم الله المهدي.
Halilullah yani Allah'ın dostu olarak anılır.اعتبر آية الله روح الله الخميني كزعيم الذي "أوامره مطاعة".
Manav: Bakkalın dostu.محمود صديق المنشاوي.
İyi dostlardır.كنا أصدقاء.
Çünkü Sasuke ilk dostudur.وكان إسبوزيبوس أقرب صديق له.
Diğer gereksinimler, çevre dostu ve düşük maliyet imkanını içermektedir.الميزّة الأخرى استعمالُ القطوع الزائدةِ والقطوع المكافئةِ.
Bakkal: Manavın dostu.نايل : صديق الزّوج.
İstanbul Antlaşması, Osmanlı İmparatorluğu ile Rusya arasında imzalanan bir dostluk antlaşmasıdır.معاهدة بوخارست هي معاهدة وقعتها الدولة العثمانية مع الإمبراطورية الروسية.
İbn-i Arabi'nin seyahat dostudur.تيتو صديق الأمة العربية.
Ailesinin dostu olan Johan Ludvig Runeberg'in şiir dilini takdir ediyordu.أُعجـِب إدلفلت بالشاعر يوهان لودفيغ رونيبيرغ الذي كان صديقاً للعائلة.
Irak Hükûmeti dost Türkiye halkına ve kurbanların ailelerine başsağlığı diler." ifadelerine yer verdi."رئيس العراق يعزي بضحايا البحر الميت ويطالب بمحاسبة المسؤولين".
Öğretmenlikle ilgili anılarını "Benim Küçük Dostlarım" adlı kitabında topladı.وقد جمعت في كتابها ما يسمى ب (اصدقائي الصغار) ، وذلك فيما يتعلق بذكرياتها في مهنة التدريس.
Çünkü bütün olayların yaratıcısı dostu oldukları o Allah'tır.الله تعالى خالق لأفعال العباد كلها.
Dumbledore'ların aile dostu ve Potter ailesinin akrabasıdır.عائلة دو بونت للتعرف على أفراد الأسرة الآخرين وأقاربهم.
Dostoyevski'nin beş yıl süren Sibirya sürgününün dönüşü yazdığı tam uzunluktaki ikinci romanıdır.الرواية هي ثاني روايات دوستويفيسكي الكاملة بعد عودته من منفاه لخمس سنوات في سيبيريا.
Milliyet Dost Çocuk Tiyatrosu'nda oyuncu olarak çalıştı.رفيق هو كاتب محوري في مسرح الأطفال.
Fakat birbirlerini tanıdıkça kısa sürede dost olurlar.Feito isso, um deles empurra o outro e se afastam um do outro.
Rusya'da, Futbol ve Dostluk günü 25 Nisan'da 11 şehirde kutlandı.Na Rússia, o Dia do Futebol e da Amizade foi celebrado no dia 25 de abril em 11 cidades.
Sonuçta dünyanın en zeki adamı, büyük bir dost ve bir dans öğretmenidir.Apesar de tudo é o homem mais esperto do mundo, um grande amigo e um mestre da dança.
İlk Dostluk İçin Futbol uluslararası çocuk forumu 25 Mayıs 2013'te Londra'da düzenlendi.O primeiro fórum infantil internacional Futebol pela Amizade foi realizado em 25 de maio de 2013, em Londres.
1986'da her iki ülkede barış, dostluk ve işbirliği antlaşması imzaladı.Em 1986, ambos os países assinaram um tratado de paz, amizade e cooperação.
Almanya ve Amerika Birleşik Devletleri yakın dosttur.A Alemanha e os Estados Unidos são aliados próximos.
Bu nedenle 140 dost ayıcık sembol olarak da yan yana "el ele" durmaktadırlar.Por esta razão os 140 ursos são posicionados um ao lado do outro, como se estivessem de mãos dadas.
2016 yılında Futbol ve Dostluk Günü 32 ülkede kutlandı.Em 2016, o Dia do Futebol e da Amizade foi celebrado em 32 países.
Dokuz Değer Kupası, Dostluk İçin Futbol Çocuklar için Uluslararası Sosyal Programının verdiği bir ödüldü.A Taça dos "Nove Valores" é um prémio do Programa Social Internacional Infantil, Futebol pela Amizade.
1950 yılında Çin-Sovyet Dostluk, İttifak ve Karşılıklı Yardımlaşma Antlaşması imzalanmıştır.1950 — Assinado o Tratado de Amizade, Aliança e Assistência Mútua Sino-Soviético.
Çocuk Basın Merkezi ilk olarak 2014'teki Dostluk için Futbol programı çerçevesinde organize edilmişti .Foi primeiramente organizado no âmbito do programa Futebol pela Amizade de 2014.
Adanın yaratıklarını tanıyor ve İwi yerlilerinin dostu.Ele conhece as criaturas da ilha, e é amigo dos nativos de Iwi.
Nizhny Novgorod ve Kazan'da Futbol ve Dostluk Günü 5 Mayıs'ta kutlandı.No dia 5 de maio, o Dia do Futebol e da Amizade foi celebrado em Níjni Novgorod e em Cazã.
2017 yılında Futbol ve Dostluk Günü 64 ülkede kutlandı.Em 2017, o Dia do Futebol e da Amizade foi celebrado em 64 países.
Ayşe şöyle dedi: "Allah'a teşekkür ederim, sana ve dostuna (Muhammed'e) değil."Ele disse: "..eu acho que você não é um Deus e sim um demônio (trecho adaptado).
5 Haziran 2007'de çift, dostça ayrılacaklarını açıkladılar.Em 5 de junho de 2007 o casal anunciou sua intenção de se separar amigavelmente.