Ana içeriğe geç
Sözlük

dost ile cümle

dost kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Evliya (Arapça: أوْلِياء) Allah dostları.Vanir (divinità): Vanaheimr.
Zaten daha sonra bu çete ile dost olmuşlardır.Saranno poi alleati degli Ziridi.
April O'Neil: Kaplumbağalar'ın en yakın insan dostudur.April O'Neil: è l'amica umana delle tartarughe.
2017 yılında Futbol ve Dostluk Günü 64 ülkede kutlandı.Nel 2017 la giornata del calcio e dell'amicizia è stata festeggiata in 64 paesi.
Kyle'ın Stan'den sonraki en yakın dostudur.Kyle è il migliore amico di Stan.
Benim bir dostum var.Lui è un mio amico.
Nizhny Novgorod ve Kazan'da Futbol ve Dostluk Günü 5 Mayıs'ta kutlandı.A Nizhny Novgorod e Kazan la giornata del calcio e dell'amicizia è stata celebrata il 5 maggio.
Bowodin'de yaşamı boyunca dost kalacağı Nathaniel Hawthorne ile tanıştı.Lì incontra Nathaniel Hawthorne, che resterà suo amico per tutto il resto della vita.
"Azerbaycan-Kazakistan Dostluk Derneği" Sosyal Birliği'nin kurucusudur.È il cofondatore dell’Unione Pubblica “Società di amicizia tra Azerbaigian-Kazakistan”.
Meslektaşları ve dostlarının çoğu tutuklandı (Başbakan Alois Elias dahil) ve toplama kamplarına gönderildi.Molti amici e colleghi di Hácha vennero arrestati (tra cui il premier Alois Eliáš).
6 Ocak 2015'te Sparks eşi Cathy ile dostane bir şekilde ayrıldığını duyurdu.Il 6 febbraio 2015, Sparks annuncia che lui e la moglie Cathy si sono separati.
Fakat birbirlerini tanıdıkça kısa sürede dost olurlar.Vivranno sempre insieme e lasceranno la vita terrena a pochi mesi di distanza l'uno dall'altro.
1830 - Osmanlı-Amerikan Ticaret ve Dostluk Antlaşması imzalandı.Nel 1833 fu sottoscritto il trattato di amicizia e commercio siamese-americano con gli Stati Uniti.
İkisi de Rohan ve Gondor’un kraliyet aileleriyle dostluklarını sürdürdü.Rimangono in stretta amicizia con le case reali di Rohan e Gondor.
Çocuk Basın Merkezi ilk olarak 2014'teki Dostluk için Futbol programı çerçevesinde organize edilmişti .L'iniziativa è stata messa in atto per la prima volta durante il programma Calcio per l'amicizia del 2014.
2003'te uzun bir ayrılma evresinden sonra boşandılar ama iyi bir dost olarak kaldılar.I due divorziano nel 2003 dopo una lunga separazione, ma continueranno a rimanere buoni amici.
Sean Gunn, Kraglin: Yondu'nun Ravagers'deki ilk dostu.Kraglin, interpretato da Sean Gunn: primo ufficiale di Yondu nei Ravager.
Mîm, Turin ile sıkı dost olur ve ona bolca öğüt verir.Egli è prima un po' recalcitrante, poi accetterà e ne farà parte.
Bu yetenekli yönetici Roma imparatorlarının dostluğunun keyfini çıkardı.Questo amministratore competente godette dell'amicizia della famiglia imperiale.
Herkes bütün dostlarına ikramda bulunur.Chiama tutti i suoi amici amico.
Dostlarım artık onlar sizindir.La mia famiglia siete voi.
Aynı zamanda kalıcı bir dostluk olacak ve bu dostluk gittikçe daha artacaktır.Con quest'ultimo instaurerà una sorta di amicizia, che però si deteriorerà sempre più.
Her iki adamı da reddederek Raskolnikov'un sadık dostu Razumihin'i tercih eder.Lei respinge entrambi gli uomini a favore del leale amico di Raskol'nikov, Razumichin.
Sonra onunla dost olur.E ne divenne amico.
Debbie Berwick (Kay Panabaker), Pim'in düşmanı ve dostudur.Debbie Berwick (Kay Panabaker), amica-nemica di Pim.
Ayrıca Marilyn Manson'ın da yakın dostudur.É un lontano parente di Marilyn Manson.
"Kendini çok fazla önemseme dostum.Ti prego, non preoccuparti troppo».
Bay danışmanın dostudur.Consigliare → CUnsighjiare.
Tüm dostları balıkçılardır.I Malavoglia sono pescatori.
Ama, ey benim dostum, tanrılar bize sabrı, metaneti şifa bulmamız, acılara derman olsun diye verdiler.Vi prego di essere pazienti, di offrire a Dio la vostra sofferenza.
Şişedeki cin masalları gerçektir Dostlarım.Il vino spiegato ai miei figli, Ci.
Böylece ikisi arasında sıkıntılı ve zor bir dostluk süreci başlamıştır.Tra i due comincia nel frattempo una complicata e conflittuale relazione sentimentale.
Filmde iki dostun başından geçenler anlatılır.È, fondamentalmente, un film su due amici.
Eş dost ve akrabalar ziyaret edilir.Amici e parenti per tutta la giornata vengono a fare visita.
Dostluk İlçesinin merkezi'dir.È lui che ha spezzato il cuore dell'amicizia.
Dostları ve ailesi onun hayatını kurtarmaya çalışsada idam cezasına çarptırıldı.I suoi amici e colleghi lo aiutano a salvarsi la carriera.
Stephanie, Emily'nin en iyi dostudur.La migliore amica di Victoria, è il primo obbiettivo di Emily.
Udo Steinke'nin Heinrich Böll, Willy Brandt ve Hans-Dietrich-Genscher ile sıkı dostluk bağları vardı.Tra l'altro Steinke era amico di Heinrich Böll, Willy Brandt e Hans-Dietrich Genscher.
Humanoların dostlarıdır.Fondatore degli Amici dell'Umanità.
Amerikan Dostluk Hizmet Komitesi Religious Society of FriendsJustice Society of America Membri della Justice Society
Her şeyden önce onu o anda güvenilir bir dost olarak görür.È per questo che la considera da subito, appena arrivata, come una visitatrice ospite.
1703 yılında Dostların Dini Derneği tarafından kuruldu.Nel 1703 entro nella Compagnia di Gesù.
Alberto Knox: Sofie'nin felsefe öğretmeni,ve onun yakın dostu.Alberto Knox: Alberto è l'insegnante di filosofia di Sofia.
Adam burada Samuel ile dost olur.Diventerà molto amica di Katrina e di Samuel.
Yazar eseri, dostu Leon Werth’in çocukluğuna adamıştır.Il racconto è dedicato al bambino che fu Léon Werth, amico dell'autore.
Nikah törenine yakın dostları katıldı.Una coppia di fidanzati sta celebrando il suo matrimonio.
Harry'nin hayatını kurtarmış ve böylece iyi bir dostluk kurmuşlardır.Lo yeti la salva e da lì fanno amicizia.
İyi dostlardır.Amici veri.
Proust-Manet dostluğu yaşamlarının sonuna kadar sürdü.La loro amicizia durò fino alla fine dei loro giorni.
Ramazan'la çok iyi bir dostluk kurmuştur.Ha stretto amicizia con Benjamin.
Evlilikler akrabalar arasında dostluk kurmak için yapılıyordu, yeni bir akraba kazanmak için değil.La legge la costringeva a sposare il parente più prossimo ma non gli ascendenti.
Onunla yakın bir dostluk sürdürdüğü rahibe María de León Bello y Delgado'un manevi danışmanıydı.Lì incontrò la suora María de León Bello y Delgado, con il quale mantenne una stretta amicizia.
İkisi dost olurlar.I due sono tuttavia amici.
Sıra arkadaşı olan Christian ile çok iyi bir dostluk kurmuştur.A introdurlo è stato il suo grande amico Christian.
Sadık Paşa, Adam Mickiewicz'in eski bir dostuydu.I suoi genitori erano amici della famiglia di Adam Mickiewicz.
Ünlü silahşörlerden Wild Bill Hickok'la dost olurlar.Il film racconta gli ultimi giorni di vita del famoso pistolero Wild Bill Hickok.
Bu, bir ticaret anlaşması ve dostluk ittifakı niteliği de taşıdı.Per questo occorre mantenere il rapporto su di un piano di rispetto e amicizia.
4 Ocak - Türkiye - Uruguay dostluk antlaşması imzalandı 4 Mart - Takrir-i Sükun Kanunu kaldırıldı.4 dicembre - Firma del trattato di amicizia tra Giappone e Thailandia.
Sonunda en iyi dostlar haline gelmişlerdi.Ma alla fine diventano buoni amici.
Öğretmenlikle ilgili anılarını "Benim Küçük Dostlarım" adlı kitabında topladı.Chiama i suoi alunni «I miei ragazzi».
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod