Ana içeriğe geç
Sözlük

doruk ile cümle

doruk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kadına karşı şiddetin dorukta olduğu bir ülkedeインドの平和維持軍のおかげで多くの現地の女性が
Kariyerimin doruk noktası iseEt le sommet de ma carrière s'avéra être
Kariyerimin doruk noktası ise제 외교관 시절의 정점은, 곧 얘기되겠지만
Kariyerimin doruk noktası ise New York'a gönderildiğim zamandı.A jak se ukázalo, vrcholem mé kariéry bylo převelení do New Yorku.
Kariyerimin doruk noktası ise New York'a gönderildiğim zamandı.A moja kariera osiągnęła szczyt, jak się później okazało, kiedy zostałem wysłany do Nowego Jorku.
Kariyerimin doruk noktası ise New York'a gönderildiğim zamandı.Der Höhepunkt meiner Karriere, so stellte sich heraus, war, als ich nach New York berufen wurde.
Kariyerimin doruk noktası ise New York'a gönderildiğim zamandı.En het hoogtepunt van mijn carrière, zo bleek, was toen ik in New York geplaatst werd.
Kariyerimin doruk noktası ise New York'a gönderildiğim zamandı.És kiderült, hogy a karrierem csúcspontja az volt, amikor kineveztek New Yorkba.
Kariyerimin doruk noktası ise New York'a gönderildiğim zamandı.Iar punctul culminant al carierei mele a fost numirea mea la New York.
Kariyerimin doruk noktası ise New York'a gönderildiğim zamandı.Poi, a quello che divenne l'apice della mia carriera, venni mandato a New York.
Kariyerimin doruk noktası ise New York'a gönderildiğim zamandı.Y, al final, el pináculo de mi carrera fue cuando me enviaron a Nueva York.
Kariyerimin doruk noktası ise New York'a gönderildiğim zamandı.Το απόγειο της καριέρας μου ωστόσο τελικά ήρθε με την τοποθέτησή μου στη Νέα Υόρκη.
Kariyerimin doruk noktası ise New York'a gönderildiğim zamandı.Вершиною моєї кар'єри, як виявилося, було коли мене перевели до Нью-Йорку.
Kariyerimin doruk noktası ise New York'a gönderildiğim zamandı.И както се оказа, върхът на моята кариера, беше когато бях изпратен в Ню Йорк.
Kariyerimin doruk noktası ise New York'a gönderildiğim zamandı.Но вершиной моей карьеры, как оказалось, стало мое назначение в Нью-Йорк.
Kariyerimin doruk noktası iseO pico da minha carreira acabou por ser o momento em que fui destacado para Nova Iorque.
Kariyerimin doruk noktası iseVà đỉnh cao sự nghiệp của tôi
Kariyerimin doruk noktası iseושיא הקריירה שלי, כפי שהתברר,
Kariyerimin doruk noktası iseكانت نقطة التحول في مساري المهني،
Kariyerimin doruk noktası iseニューヨークに配属された頃でした
Miller'ın davasının doruk noktası Trinidad ve Tobago Akıl Sağlığı Yasası'nın 15.A pesar de esto, dijo que la sentencia fue "una victoria del Imperio de la Ley".
Tapınağını doruklar gibi, Sonsuzluk için kurduğu yeryüzü gibi yaptı.(77:69) И устроил, как небо, святилище Свое и, как землю, утвердил его навек,
Tapınağını doruklar gibi, Sonsuzluk için kurduğu yeryüzü gibi yaptı.Allí edificó su santuario como las alturas; como la tierra, a la cual cimentó para siempre
Tapınağını doruklar gibi, Sonsuzluk için kurduğu yeryüzü gibi yaptı.A vystavěl sobě, jako hrad vysoký, svatyni svou, jako zemi, kterouž utvrdil na věky.
Tapınağını doruklar gibi, Sonsuzluk için kurduğu yeryüzü gibi yaptı.A vystavil svoju svätyňu jako hrdé miesta vysoké, jako zem, ktorú založil tak, aby trvala na veky.
Tapınağını doruklar gibi, Sonsuzluk için kurduğu yeryüzü gibi yaptı.Costruì il suo tempio alto come il cielo e come la terra stabile per sempre
Tapınağını doruklar gibi, Sonsuzluk için kurduğu yeryüzü gibi yaptı.Daar bouwde Hij Zijn nieuwe huis; het stond er net zo vast als de aarde na de schepping.
Tapınağını doruklar gibi, Sonsuzluk için kurduğu yeryüzü gibi yaptı.Edificou o seu santuário como os lugares elevados, como a terra que fundou para sempre.
Tapınağını doruklar gibi, Sonsuzluk için kurduğu yeryüzü gibi yaptı.Et il bâtit son sanctuaire comme les lieux élevés, Comme la terre qu`il a fondée pour toujours.
Tapınağını doruklar gibi, Sonsuzluk için kurduğu yeryüzü gibi yaptı.han byggede sit Tempel himmelhøjt, grundfæstede det evigt som Jorden.
Tapınağını doruklar gibi, Sonsuzluk için kurduğu yeryüzü gibi yaptı.Ia membangun Rumah-Nya seperti kediaman-Nya di surga, dan seperti bumi, kukuh untuk selama-lamanya
Tapınağını doruklar gibi, Sonsuzluk için kurduğu yeryüzü gibi yaptı.In sezidal si je enako nebeškim višavam svetišče svoje, enako zemlji, ki jo je utrdil na veke.
Tapınağını doruklar gibi, Sonsuzluk için kurduğu yeryüzü gibi yaptı.I wystawił sobie jako pałac wysoki świątnicę swoję, jako ziemię, którą ugruntował na wieki.
Tapınağını doruklar gibi, Sonsuzluk için kurduğu yeryüzü gibi yaptı.Ja hän rakensi pyhäkkönsä korkeuksien tasalle, rakensi sen kuin maan, jonka hän on perustanut ikiajoiksi.
Tapınağını doruklar gibi, Sonsuzluk için kurduğu yeryüzü gibi yaptı."그 성소를 산의 높음 같이, 영원히 두신 땅 같이 지으셨으며"
Tapınağını doruklar gibi, Sonsuzluk için kurduğu yeryüzü gibi yaptı.megépíté szent helyét, mint egy magas [vár]at; mint a földet, a melyet örök idõre fundált.
Tapınağını doruklar gibi, Sonsuzluk için kurduğu yeryüzü gibi yaptı.Ngài xây đền thánh Ngài giống như nơi rất cao , Khác_nào trái_đất mà Ngài đã sáng_lập đời_đời .
Tapınağını doruklar gibi, Sonsuzluk için kurduğu yeryüzü gibi yaptı.Ngài xây đền thánh Ngài giống như nơi rất cao, Khác nào trái đất mà Ngài đã sáng lập đời đời.
Tapınağını doruklar gibi, Sonsuzluk için kurduğu yeryüzü gibi yaptı.Och han byggde sin helgedom hög såsom himmelen, fast såsom jorden, som han har grundat för evigt.
Tapınağını doruklar gibi, Sonsuzluk için kurduğu yeryüzü gibi yaptı.Og han bygget sin helligdom lik høie fjell, lik jorden, som han har grunnfestet for evig tid.
Tapınağını doruklar gibi, Sonsuzluk için kurduğu yeryüzü gibi yaptı.Şi -a zidit sfîntul locaş ca cerurile de înalt, şi tare ca pămîntul, pe care l -a întemeiat pe veci.
Tapınağını doruklar gibi, Sonsuzluk için kurduğu yeryüzü gibi yaptı.Und baute sein Heiligtum hoch, wie die Erde, die ewiglich fest stehen soll.
Tapınağını doruklar gibi, Sonsuzluk için kurduğu yeryüzü gibi yaptı.Και ωκοδομησεν ως υψηλα παλατια το αγιαστηριον αυτου, ως την γην την οποιαν εθεμελιωσεν εις τον αιωνα.
Tapınağını doruklar gibi, Sonsuzluk için kurduğu yeryüzü gibi yaptı.Съгради светилището Си като небесните възвишения, Като земята, която е утвърдил за винаги.
Tapınağını doruklar gibi, Sonsuzluk için kurduğu yeryüzü gibi yaptı.ויבן כמו רמים מקדשו כארץ יסדה לעולם׃
Tapınağını doruklar gibi, Sonsuzluk için kurduğu yeryüzü gibi yaptı.‎وبنى مثل مرتفعات مقدسه كالارض التي اسسها الى الابد‎.
Tapınağını doruklar gibi, Sonsuzluk için kurduğu yeryüzü gibi yaptı.蓋 造 他 的 聖 所 、 好 像 高 峰 、 又 像 他 建 立 永 存 之 地
Tapınağını doruklar gibi, Sonsuzluk için kurduğu yeryüzü gibi yaptı.蓋造 他 的 聖所 、 好像 高峰 、 又 像 他 建立 永存 之地
Tüketiciliğe karşı çok daha kökten bir duruş sergileyen şirket, alışveriş sezonunun doruk noktasında,A dokonca pri ešte radikálnejšom postoji k konzumnému spôsobu života spoločnosť umiestnila reklamu
Tüketiciliğe karşı çok daha kökten bir duruş sergileyen şirket, alışveriş sezonunun doruk noktasında,En una postura aún más radical contra el consumismo,
Tüketiciliğe karşı çok daha kökten bir duruş sergileyen şirket, alışveriş sezonunun doruk noktasında,In una presa di posizione ancora più radicale contro il consumismo,
Tüketiciliğe karşı çok daha kökten bir duruş sergileyen şirket, alışveriş sezonunun doruk noktasında,심지어는 소비자 제일주의에 훨씬 더 급진적인 자세를 취하여 그 회사는 "이 외투를 사지마세요"라는 광고를
Tüketiciliğe karşı çok daha kökten bir duruş sergileyen şirket, alışveriş sezonunun doruk noktasında,Prenant position bien plus radicalement contre le consumérisme
Tüketiciliğe karşı çok daha kökten bir duruş sergileyen şirket, alışveriş sezonunun doruk noktasında,בצעד קיצוני אפילו יותר נגד התרבות הצרכנית, החברה הוסיפה פרסומת "אל תקנה את המעיל הזה"
Tüketiciliğe karşı çok daha kökten bir duruş sergileyen şirket, alışveriş sezonunun doruk noktasında,في موقف أكثر تطرفاً ضد النزعة الاستهلاكية، وضعت الشركة اعلان " لا تشتري هذه السترة"
Tüketiciliğe karşı çok daha kökten bir duruş sergileyen şirket, alışveriş sezonunun doruk noktasında,クリスマスシーズンに 「このジャケットを買わないで」 という広告を打ちました
Ve heyecan dorukta . 417.354강의를 다시 녹화할 필요가 없겠네요 417,354 입니다
Ve heyecan dorukta . 417.354A máme to. Chvíľa pravdy. Nemusím toto video nahrávať znovu.
Ve heyecan dorukta . 417.354Där ser du. Sanningens ögonblick. Jag behöver inte spela in videon igen.
Ve heyecan dorukta . 417.354Der Moment der Wahrheit Ich muss das Video nicht noch mal aufnehmen es ist 417.354
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod