Ve heyecan dorukta . 417.354Ecco qua. Momento della verita'. Non devo ri-registrare questo video.
Ve heyecan dorukta . 417.354Et voilà. Le moment de vérité. Je n'ai pas besoin de ré-enregistrer cette vidéo.
Ve heyecan dorukta . 417.354Itt is vagyunk. Az igazság pillanata. Nem kell újra felvennem ezt a videót.
Ve heyecan dorukta . 417.354Lad os se. Her kommer svaret. Det var heldigvis rigtigt.
Ve heyecan dorukta . 417.354Mamy to. Moment prawdy. Nie muszę ponownie nagrywać tego wideo.
Ve heyecan dorukta . 417.354Não tenho de voltar a gravar este video. É quatrocentos e dezassete mil trezentos e cinquenta e quatro.
Ve heyecan dorukta . 417.354No tengo que volver a hacer este video. Es 417,354
Ve heyecan dorukta . 417.354Tady to je. Chvíle pravdy. Nemusím toto video nahrávat znovu.
Ve heyecan dorukta . 417.354Ορίστε. Η στιγμή της αλήθειας. Δεν θα χρειαστεί να ξαναφτιάξω αυτό το βίντεο.
Ve heyecan dorukta . 417.354Ето ви. Момента на истината. Не трябва да презаписвам това видео.
Ve heyecan dorukta . 417.354Там вы идете. Момент истины. Мне не нужно записать это видео.
Ve heyecan dorukta . 417.354حسناً لحظة الحقيقة ليس عليي أن أعيد تسجيل العرض هذا
Ve heyecan dorukta . 417.354真実の瞬間. 私はこのビデオをもう一度作り直す必要がありません. それは 417,354 です.
Ve Soğuk Savaşın doruklarındaydı.Ed è stato presentato in piena Guerra Fredda.
Ve Soğuk Savaşın doruklarındaydı.En dit was op het hoogtepunt van de Koude Oorlog.
Ve Soğuk Savaşın doruklarındaydı.Et c'était au plus fort de la Guerre froide.
Ve Soğuk Savaşın doruklarındaydı.I to było w czasach Zimnej Wojny.
Ve Soğuk Savaşın doruklarındaydı.그리고 그때는 냉전기간이었습니다.
Ve Soğuk Savaşın doruklarındaydı.Și asta în mijlocul Războiului Rece.
Ve Soğuk Savaşın doruklarındaydı.Und es war der Höhepunkt des Kalten Krieges.
Ve Soğuk Savaşın doruklarındaydı.Và nó đã từng vào đỉnh điểm của cuộc chiến tranh lạnh.
Ve Soğuk Savaşın doruklarındaydı.Y esto ocurría en plena Guerra Fría.
Ve Soğuk Savaşın doruklarındaydı.Било в разгара на Студената война.
Ve Soğuk Savaşın doruklarındaydı.Это был самый разгар Холодной Войны.
Ve Soğuk Savaşın doruklarındaydı.וזה היה בשיאה של המלחמה הקרה.
Ve Soğuk Savaşın doruklarındaydı.وكان في قمة الحرب الباردة.
Ve Soğuk Savaşın doruklarındaydı.ニクソンとフルシチョフの台所会談は
Vytas arenada durumlar nasıl? Heyecan dorukta mı?Vytas, jaka jest sytuacja na scenie, jest gorąco?
Yerin derinlikleri Onun elindedir, Dağların dorukları da Onun.(94:4) В Его руке глубины земли, и вершины гор – Его же;
Yerin derinlikleri Onun elindedir, Dağların dorukları da Onun.A kinek kezében vannak a földnek mélységei, és a hegyeknek magasságai is az övéi.
Yerin derinlikleri Onun elindedir, Dağların dorukları da Onun.Các vực sâu của đất đều ở nơi tay Ngài ; Những đỉnh núi cũng thuộc về Ngài .
Yerin derinlikleri Onun elindedir, Dağların dorukları da Onun.Các vực sâu của đất đều ở nơi tay Ngài; Những đỉnh núi cũng thuộc về Ngài.
Yerin derinlikleri Onun elindedir, Dağların dorukları da Onun.Denn in seiner Hand ist, was unten in der Erde ist; und die Höhen der Berge sind auch sein.
Yerin derinlikleri Onun elindedir, Dağların dorukları da Onun.El ţine în mînă adîncimile pămîntului, şi vîrfurile munţilor sînt ale Lui.
Yerin derinlikleri Onun elindedir, Dağların dorukları da Onun.En su mano están las profundidades de la tierra; suyas son las alturas de los montes
Yerin derinlikleri Onun elindedir, Dağların dorukları da Onun.Han har jordens djup i sin hand, och bergens höjder äro hans;
Yerin derinlikleri Onun elindedir, Dağların dorukları da Onun.han som har jordens dyp i sin hånd og fjellenes høider i eie,
Yerin derinlikleri Onun elindedir, Dağların dorukları da Onun.Hij beheerst de diepten van deze schepping en reikt met Zijn hand tot aan de toppen van de bergen.
Yerin derinlikleri Onun elindedir, Dağların dorukları da Onun.Ia menguasai bagian-bagian terdalam dari bumi, puncak-puncak gunung pun milik-Nya
Yerin derinlikleri Onun elindedir, Dağların dorukları da Onun.i hans Hånd er Jordens dybder, Bjergenes Tinder er hans;
Yerin derinlikleri Onun elindedir, Dağların dorukları da Onun.Il tient dans sa main les profondeurs de la terre, Et les sommets des montagnes sont à lui.
Yerin derinlikleri Onun elindedir, Dağların dorukları da Onun.땅의 깊은 곳이 그 위에 있으며 산들의 높은 것도 그의 것이로다
Yerin derinlikleri Onun elindedir, Dağların dorukları da Onun.Maan syvyydet ovat hänen kädessänsä, ja hänen ovat vuorten kukkulat.
Yerin derinlikleri Onun elindedir, Dağların dorukları da Onun.Nas suas mãos estão as profundezas da terra, e as alturas dos montes são suas.
Yerin derinlikleri Onun elindedir, Dağların dorukları da Onun.Nella sua mano sono gli abissi della terra, sono sue le vette dei monti
Yerin derinlikleri Onun elindedir, Dağların dorukları da Onun.V jehož rukou základové země, a vrchové hor jeho jsou.
Yerin derinlikleri Onun elindedir, Dağların dorukları da Onun.v ktorého ruke sú nevystihlé hlbiny zeme, a končiare vrchov sú jeho.
Yerin derinlikleri Onun elindedir, Dağların dorukları da Onun.V roki njegovi so podstave zemlje in v njegovi oblasti višine gorá.
Yerin derinlikleri Onun elindedir, Dağların dorukları da Onun.W jegoż rękach są głębokości ziemi, i wierzchy gór jego są.
Yerin derinlikleri Onun elindedir, Dağların dorukları da Onun.Διοτι εις αυτου την χειρα ειναι τα βαθη της γης και τα υψη των ορεων ειναι αυτου.
Yerin derinlikleri Onun elindedir, Dağların dorukları da Onun.В неговата ръка са земните дълбочини; И височините на планините са Негови.
Yerin derinlikleri Onun elindedir, Dağların dorukları da Onun.אשר בידו מחקרי ארץ ותועפות הרים לו׃
Yerin derinlikleri Onun elindedir, Dağların dorukları da Onun.الذي بيده مقاصير الارض وخزائن الجبال له.
Yerin derinlikleri Onun elindedir, Dağların dorukları da Onun.地 的 深 處 在 他 手 中 . 山 的 高 峰 也 屬 他
Yerin derinlikleri Onun elindedir, Dağların dorukları da Onun.地的 深處 在 他 手中 . 山 的 高峰 也 屬他