dolu ile cümle

dolu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
İrisler hava ve yaşamla dolu, güzel bir çalışma."Irisi su lijepa studija puna zraka i života.”
Televizyon neden onlarla dolu olsun ki?" dedi.Zašto filmovi ne to prikazivali?"
Meclis Başkanı: Süreniz doluyor efendim.Ninko Perić: Nastavljamo rad, gospodo.
Evinin odalarından biri kendi portreleriyle doludur.Posebno mjesto u njegovu opusu zauzimaju portreti.
Bu kitabı kesin kurallarla doluydu.Pojmovi su pisani prema različitim pravilima.
Mağara ağzına kadar altın ve gümüşle doluydu.U svojim podrumima su imali škrinje pune zlata i srebra.
İnanılmaz acı doluydu..."Bili smo jebeno nedodirljvi..."”
'Kuşkusuz biz göğe ulaşmak istedik, fakat onu çetin bekçilerle ve yakıcı ışıklarla dolu bulduk.' 9.I poče uzlaziti na nebo, a oblak ga je zaklonio i više ga nisu vidjeli.
Ona yukarıdan bakan herkese güzel ve hayat dolu görünür.Mnoge ljude sa svih strana privlači čista i prelijepa priroda.
Dolu ağırlığı 40 ton civarındadır.Masa cijele konstrukcije je 40 tona.
Kitap hristiyan kutsamaları ve formülleriyle doludur.Jednako tako, sadrži i niz kršćanskih blagoslova i formula.
Vaaz verdiği kiliseler dolup taşıyordu.Zbirka propovijedi koju je napisao izgubljena je.
Koşullar uygun ise dolu da vuku bulabilir.Ako postoje odgovarajući uvjeti, može biti sačuvan i cijeli kostur.
İngiliz cesetleriyle dolu birkaç avcı hattı geçtik.U elaboratu su popisani brojni engleski dvorci.
Şarkılar keskin rap sözleriyle doludur.Sve pjesme sastava pjevane su hvarskim dijalektom.
Bu taş aracılığı ile yağmur, kar, dolu çekilir.Vodom se napaja od kišnice i od otopljenjenog snijega.
Çevresi alışveriş mağazaları ile doludur.Gradovi su čvorišta trgovačke razmjene.
Renkler daha hayat doluydu.Cijeli je ciklus oslikan živim bojama.
Korku ve nefret dolu maceralar.Opomena i strah od nepoznatoga.
Tipik bir örnek su dolu bir beher içindeki polen tanesi olurdu.Primjer suspenzija bi bio pijesak u vodi.
Japonya güzel kentlerle doludur. Örneğin Kyoto ve Nara.Japan je pun lijepih gradova. Naprimjer Kyoto i Nara.
Acı dolu bir son olur.Majú smutný koniec.
Bu dört gerçek şunlardır: Dukkha - Yaşam acı doludur.Podstatou je učenie o štyroch vznešených pravdách: Život je plný utrpenia.
Dolunun zaman zaman çevreye zararı olduğu görülmüştür.Ľudia narušovali okolité prostredie už veľmi dávno.
Politik kariyeri çelişkilerle doluydu.Jeho vláda bola plná protirečivých skutočností.
Ayrıca "Reclamation" gibi nefret dolu şarkıları da vardır.Sú tu populárne aj tzv. kleftika tragoudia (zbojnícke piesne).
En parlak olduğu dolunay evresinde Ay'ın görünür kadir derecesi yaklaşık −12,6'dır.Počas najjasnejšieho splnu môže mať Mesiac magnitúdu asi −12,6.
Sözler genellikle sitem doludur.Sú obvykle veľmi plaché.
Toprakları madenle doludur.Pôdy sú hnedozeme.
Çünkü orman sırlarla doludur ve çok iyi bilen birine bile tehlikeli olabilir.Samotná jaskyňa je skôr vertikálna, a jej prieskum môže byť pre neznalého aj veľmi nebezpečný.
Bu süreç birkaç dakikadan birkaç güne kadar uzayabilir, oldukça acı dolu bir yöntemdir.Tetovanie vydrží len niekoľko dní, prípadne týždňov, a je úplne bezbolestné.
Fakat çok nefret dolu bir adam olduğu söylenebilir.Bol vraj vášnivý lovec a bol veľmi ohyzdný.
Betimlemelerle doludur.Sú prejavmi mysle.
Kraterlerinin çoğu kalıntılarla dolu olduğundan sığdır.Jeho povrch je posiaty množstvom kráterov.
Kelimelerle dolu iki tane çanta hayal edin.Je doplnený kópiami dvoch jeho sôch.
Bilimsel dergilerin kâğıtları ciddi bir şekilde hiçbir şeyin teorisi ile dolu.Štúdiom celých čísel sa zaoberá teória čísel.
1970 yılında ismi Doludere yapılmıştır.V roku 1970 mu bol udelený Rad práce.
Romanslarsa sıklıkla fantastik maceralarla dolu uzun kurgusal çalışmalardı.Ostatní kresťania mali často pozitívne skúsenosti z interakcií s progresívnymi adventistami.
Yeni sloganları: "Sayfalar dolunca çıkar, kafa konforunu bozar."Firemným sloganom sa stalo "Vy stlačíte spúšť, my urobíme zvyšok."
1981’de Sartre’ın acı dolu son yıllarını anlattığı Veda Töreni’ni (Cérémonie Des Adieux) yazar.Leta 1981 je napisala La Cérémonie Des Adieux, boleč opis Sartrovih zadnjih let.
Zamanda yolculuk teorileri, nedensellik ve paradoks sorularıyla dolup taşmaktadır.Teorije o potovanju v času so polne vprašanj o vzročnosti in paradoksih.
Dolu ağırlığı 40 ton civarındadır.Osna obremenitev je okrog 40 ton.
Benim, hükümdarlık uzunluğu olduğum Seti, her iki 11 veya 15 dolu yıldı.Seti I. je vladal 11 ali 15 polnih let.
Politik kariyeri çelişkilerle doluydu.Njegove zunanjepolitične poteze so bile polne nasprotujočih si odločitev.
Şehrin içi karmakarışık ve tehlikelerle doludur.Toda svet tu spodaj je poln nevarnosti in neprijaznosti.
Gözenekli olan bu kabuğun içi hava ile doludur.Ti prostori so v telesu napolnjeni z zrakom.
İçerisi ceset doludur.Notri je bilo polno zlata.
Renkler daha hayat doluydu.Bili so več barvni.
Enerji doludur, özellikle çocuklarla oynamayı çok sever.Posebno radi se igrajo z otroci.
Her zaman sürprizlerle dolu, her zaman şaka yapmaya hazır!Vendar vedno začinjeno z optimizmom.
Kurtadamı ise sadece dolunayda tespit edebilirsiniz.Razstava je lahko le na Praškem gradu.
Huzurlu, rahat ve zenginlik dolu yer.Med vadbo se počutimo sproščene in polne energije.
Kalbi, bütün mahlûkât için derin bir sevgi ile doluydu.Na posestvu se je z vso ljubeznijo povsem posvetil konjem.
Tabii ki dolunayın katkısı da büyük.Tudi njegova obširna korespondenca je zelo pomembna.
Bunun üzerine çok ağır sözlerle dolu mektuplar yolladı.Pisal je z velikimi tiskanimi črkami.
Şiirlerinin bir kısmı hiciv örnekleriyle doludur.Župančičeva poezija je polna ponazoritvenih epitetonov.
Bu süreç birkaç dakikadan birkaç güne kadar uzayabilir, oldukça acı dolu bir yöntemdir.To lahko počne po več minut, veliko dlje kot postovka.
Bu dört gerçek şunlardır: Dukkha - Yaşam acı doludur.Tiesa apie kančios prigimtį (Dukkha): Gyvenimas yra kančia.
Enerji doludur, özellikle çocuklarla oynamayı çok sever.Labai draugiški ir su vaikais, mėgsta žaisti.
Sırtı pıçılarla doludur.Kojos padengtos dygliais.

İlgili Sayfalar