Ana içeriğe geç
Sözlük

dolu ile cümle

dolu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Fakat çok nefret dolu bir adam olduğu söylenebilir.Bol vraj vášnivý lovec a bol veľmi ohyzdný.
Betimlemelerle doludur.Sú prejavmi mysle.
Kraterlerinin çoğu kalıntılarla dolu olduğundan sığdır.Jeho povrch je posiaty množstvom kráterov.
Kelimelerle dolu iki tane çanta hayal edin.Je doplnený kópiami dvoch jeho sôch.
Bilimsel dergilerin kâğıtları ciddi bir şekilde hiçbir şeyin teorisi ile dolu.Štúdiom celých čísel sa zaoberá teória čísel.
1970 yılında ismi Doludere yapılmıştır.V roku 1970 mu bol udelený Rad práce.
Romanslarsa sıklıkla fantastik maceralarla dolu uzun kurgusal çalışmalardı.Ostatní kresťania mali často pozitívne skúsenosti z interakcií s progresívnymi adventistami.
Yeni sloganları: "Sayfalar dolunca çıkar, kafa konforunu bozar."Firemným sloganom sa stalo "Vy stlačíte spúšť, my urobíme zvyšok."
1981’de Sartre’ın acı dolu son yıllarını anlattığı Veda Töreni’ni (Cérémonie Des Adieux) yazar.Leta 1981 je napisala La Cérémonie Des Adieux, boleč opis Sartrovih zadnjih let.
Zamanda yolculuk teorileri, nedensellik ve paradoks sorularıyla dolup taşmaktadır.Teorije o potovanju v času so polne vprašanj o vzročnosti in paradoksih.
Dolu ağırlığı 40 ton civarındadır.Osna obremenitev je okrog 40 ton.
Benim, hükümdarlık uzunluğu olduğum Seti, her iki 11 veya 15 dolu yıldı.Seti I. je vladal 11 ali 15 polnih let.
Politik kariyeri çelişkilerle doluydu.Njegove zunanjepolitične poteze so bile polne nasprotujočih si odločitev.
Şehrin içi karmakarışık ve tehlikelerle doludur.Toda svet tu spodaj je poln nevarnosti in neprijaznosti.
Gözenekli olan bu kabuğun içi hava ile doludur.Ti prostori so v telesu napolnjeni z zrakom.
İçerisi ceset doludur.Notri je bilo polno zlata.
Renkler daha hayat doluydu.Bili so več barvni.
Enerji doludur, özellikle çocuklarla oynamayı çok sever.Posebno radi se igrajo z otroci.
Her zaman sürprizlerle dolu, her zaman şaka yapmaya hazır!Vendar vedno začinjeno z optimizmom.
Kurtadamı ise sadece dolunayda tespit edebilirsiniz.Razstava je lahko le na Praškem gradu.
Huzurlu, rahat ve zenginlik dolu yer.Med vadbo se počutimo sproščene in polne energije.
Kalbi, bütün mahlûkât için derin bir sevgi ile doluydu.Na posestvu se je z vso ljubeznijo povsem posvetil konjem.
Tabii ki dolunayın katkısı da büyük.Tudi njegova obširna korespondenca je zelo pomembna.
Bunun üzerine çok ağır sözlerle dolu mektuplar yolladı.Pisal je z velikimi tiskanimi črkami.
Şiirlerinin bir kısmı hiciv örnekleriyle doludur.Župančičeva poezija je polna ponazoritvenih epitetonov.
Bu süreç birkaç dakikadan birkaç güne kadar uzayabilir, oldukça acı dolu bir yöntemdir.To lahko počne po več minut, veliko dlje kot postovka.
Bu dört gerçek şunlardır: Dukkha - Yaşam acı doludur.Tiesa apie kančios prigimtį (Dukkha): Gyvenimas yra kančia.
Enerji doludur, özellikle çocuklarla oynamayı çok sever.Labai draugiški ir su vaikais, mėgsta žaisti.
Sırtı pıçılarla doludur.Kojos padengtos dygliais.
Betimlemelerle doludur.Jos ištiestos konformacijos.
Dolunayda sürekli aileleri öldürür.Motinėlė visą laiką praleidžia lizde.
Sözler genellikle sitem doludur.Dažniausiai žodžiai susikerta.
Elinde iğrenç şeylerle, fuhşunun çirkeflikleriyle dolu altın bir kâse vardı.Turėjo didžiulę sprando klostę, kurios kraštais buvo išsidėstę maži spygliai.
Gordon terkedilmiş ve zombiler ile dolu olan Ravenholm Kasabasından gider.Aliksa nusiunčia Gordoną į vienintelį likusį išėjimą – Ravenholmą, apleistą zombių miestą.
Minitab'ın oldukça dolu bir kaynakçası mevcuttur.Ties Pauslaju įrengtas nedidelis tvenkinėlis.
Sanki bir çanta dolusu parayla orada oturuyordum ve kimse gelip de almaya tenezzül etmemişti.Po akmeniu pakasti pinigai: ne vienas drąsuolis ėjo jų ieškoti, bet niekas nerado.
Savaşı Caesar kazandıktan sonra Brutus özürlerle dolu bir mektup göndererek af diledi.Pompėjui pralaimėjus mūšį, Brutas atsiprašė Cezario, ir šis jam iškart viešai atleido.
Bu süreç birkaç dakikadan birkaç güne kadar uzayabilir, oldukça acı dolu bir yöntemdir.Jų gyvavimo laikas trunka iki kelių minučių, santykinai, tai laikoma gana ilgas laiko tarpas.
Senju klanı ise sevgi dolu bir klandır.Sūrjavanšių klanas yra senovinis kšatrijų klanas.
Evleri çoğu zaman yabancı insanlarla doluydu.Dažnai bendraudavo su užsienio šalių pasiuntiniais.
Gerilim dolu bir kovalamaca yaşanır.Vainute sudarytas Vainuto tvenkinys.
Fiziksel yasalar ne kadar basit olursa olsun sonuç o kadar rastlantısal ve karmaşa doludur.Laikoma, kad kuo nervų sistema sudėtingesnė, tuo sudėtingesnis ir elgesys.
Roma, konversolarla doluydu.Roma Pauraitė-Puplauskienė.
Ayırma Taşıyıcıları, 2 tam dolu konteyner ağırlığına denk gelen 60 ton ağırlığı kaldırabilirler.Jau suprojektuoti konteineriniai kranai, galintys vienu metu pakelti 6 20 pėdų konteinerius.
Balığın yağla dolu havuz üzerindeki yansımasına bakılıp nişan alınacaktı.Jį sudominusi ant akmens pavaizduota iškastinė žuvis.
Philo, Caligula'nın ilk yedi aylık yönetimini tamamen mutluluk dolu olarak tasvir eder.Philo kirjeldab Caligula valitsemisaja seitset esimest kuud õndsatena.
Dışadönükler insanlarla olmaktan eğlenirler, genellikle enerji dolu olarak tanımlanırlar.Ekstravertsed inimesed naudivad suhtlemist ja neid kirjeldatakse tihti energilistena.
Bu kitabı kesin kurallarla doluydu.Kombetalitused olid täpselt reglementeeritud.
Adamın karısı, kıskanç ve ihtiras dolu.Tema naiskujud on tugevad, väga elujanulised ja tahtejõulised.
Sokakları kahvehanelerle doludur.Tänav on varustatud tänavalaternatega.
Bardağın yarısı boş mu yoksa yarısı dolu mu?Keskelt võib vili olla kas täis või poolõõnes.
Tabii ki dolunayın katkısı da büyük.Omasõnavara osatähtsus on siiski suur.
Korku ve nefret dolu maceralar."Hirmu ja õuduse jutud.
Bunun yerine hayat, hata hatta komedi dolu.Tegelikult ei ole siin eriti ei seiklust ega komöödiat.
Ona yukarıdan bakan herkese güzel ve hayat dolu görünür.Vihkaja tahab olla ilusam teistest ilusatest, olla kõrgem elusast ja tervest.
En yüksek dolu moleküler orbital iki uç atomda yerelleşir.Kõrgeim täitunud molekulaarorbital paikneb kahel otsasidemel.
Madurodam hareket doludur.Tachymenis on maoperekond.
"Sakarya Marşı" Hürmet sana ey şan dolu sancağım."Lemmjõe keelemetsa õpperada, tamm".
Polis memurları, aracın içinde biri dolu iki tabanca bulduklarını söylediler.Politseinikud leidsid kinost ja tema autost mitu tulirelva.
Hayat Dolu`nun senaryosuyla Oscar`a aday oldu.Film pärjati Oscariga täispika animafilmi kategoorias.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
dolu ile cümle - Sayfa 50 - dolu kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App