dolu ile cümle

dolu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Tam ay altında yıldızlarla dolu bir gök.他们的工作是在月亮扫坠落的星星。
Leia ise kendisine öfke doludur.流聞禁中,帝益怒。
Ona yukarıdan bakan herkese güzel ve hayat dolu görünür.其登場的篇章皆人氣甚高,大獲好評。
Oğulları: a) Bayan: Her zaman nimetle dolu yer anlamındadır.他在所到的地方皆因品行高尚而聞名。
Evi kedi doludur.家裡有養貓。
Oldukça modern binalarla doludur.它的周围都是现代的建筑。
Amcası Raistlin gibi, oda güç ve hırs doludur.叔孫並為殯瘞,躬恤病者,並皆得全。
Yol kana susamış, bağıran halk ile doludur.名稱寶杖善降妖,永鎮靈霄能伏怪。
Bazen dolu da yağar.降雨有时会很强烈。
Şarkı, Portekiz'in övgü dolu bir baldır.此曲為一首廣受歡迎的蘇格蘭高地風笛樂曲。
Alt uç ise açık, ancak cıva dolu bir kaba daldırılmış durumdadır.不過,凪是一個運動白痴,而且體力明顯不足。
Politik kariyeri çelişkilerle doluydu.抵壘政策是充滿矛盾的。
Chemtrail komplo teorisi yayıldıkça federal bürolar, vatandaşların kızgın çağrı ve mektuplarıyla dolup taştı.随着说法的不断传播,联邦官员被大量愤怒民众打来的电话和发来的信件淹没。
Tanrılar onu çenesine kadar su dolu yerde bulunmaya ama bundan asla içememe ile cezalandırırlar.功曹們都認為王生平日酗酒,沒有禮節,不可以使其跟隨。
Çok Tanrılı dinlerde (paganizm) Dolunay için şölenler yapılırdı.我当以诸佛国土最上庄严之具而庄严之。
Daha sonra da Temuçin’i koyun yünüyle dolu bir arabanın içinde sakladılar.然後釀入餡料,之後放在松針上蒸熟。
Onun da Candide gibi serüven dolu bir hayatı vardır.在跳躍狀態下也擁有強大的威力。
Buna karşın Ay tutulması dolunay evresinde Dünya Güneş ile Ay'ın arasında olduğunda oluşur.對照過來,月食發生在满月,當地球介於太陽和月球中間。
Özellikle dolunay zamanı çok aktiftir.尤其金的加工非常精巧。
Kelimelerle dolu iki tane çanta hayal edin.充分利用紙張的兩面。
Video, resimlerle dolu bir koridorda başlar.影片以一個全白的畫面開頭。
O yaz, hayatımın en hoş ve en zafer dolu günlerini yaşadım.那是我有生以来最快乐的一个夏天,可惜太短。
Şarj durumu yüzde ile gösterilirken (%0 = boş; %100 = dolu), boşalma derinliği Ah (ör.每個周期按正弦曲線在正位置(0%..100%)和負位置(0%..-100%)之間振蕩。
Bu da bira dolu bir testi olarak betimlenmektedir.它也是蜜蜂所用的信息素。
Aslında bu, tıpkı içi soğuk su dolu bir balonu alttan ısıtmaya benzer.它的外型基本上应当说是一个水下的熱气球。
'Kuşkusuz biz göğe ulaşmak istedik, fakat onu çetin bekçilerle ve yakıcı ışıklarla dolu bulduk.' 9.往者天下大亂,上下失序,明公用武攘之,十平其九。
Küçük yaşta yetim kalan Yusuf yoksulluk yüzünden acı dolu bir hayat sürmüştür.그는 젊을 때, 불량한 친구들과 어울리며 방탕한 생활을 하였다.
Onyedinci ve onsekizinci yüzyıllarda, bazı doktorlar kokulu maddelerle dolu Gaga benzeri bir maske giydi.17세기 및 18세기, 일부 의사들은 향기나는 재료를 채운 부리처럼 생긴 가면을 착용하였다.
1981’de Sartre’ın acı dolu son yıllarını anlattığı Veda Töreni’ni (Cérémonie Des Adieux) yazar.1981년 그녀는 사르트르의 말년을 고통스럽게 이야기한 《작별의 의식》(La Cérémonie Des Adieux)을 썼다.
O, atardamarların tamamıyla hava dolu olduğuna ve hayvansal ruhu (pneuma) taşıdığına inanmıştır.덧붙여 난쟁이는 사후, 구조주마할(아우레)에 의해서, 전용의 만도스의 관에 데리고 가지는 것이라고 믿고 있다.
Mahallenin ismi Doğlu Baba'dan (Dolu Baba) gelmektedir.인영(仁泳)이란 이름은 할아버지가 지어준 것으로, 영(泳)자는 돌림자이다.
Çünkü ilk iki yer bunlar tarafından doluydular.이 때는 처음 두 층이 완성되어 있어야 한다.
Bana inan oğlum, işte o incir çekirdeğindeki boşluk o öz ile doludur.지금은 정려각은 없어지고, 그의 후손들이 세운 이 비만 남아 있다.
Araba, Meazza geçirdiği aşk dolu geceyi anlatıp bir aslan gibi hissettiğini söylemişti.뒤쪽 좌석에 누워있는 메아차가 그들에게 말했길 그는 밤새도록 사랑을 나누었으며 또한 말하길 자신이 사자와 같았다고 하였다.
Ormanda, tam olarak ne olduklarını bilemeseler de onlara korku dolu bir yaşantı sürdüren yaratıklar vardır.원래의 종수와 매수는 알 수 없으며, 판면이 훼손된 경우가 있고, 판이(板耳, 마구리)는 모두 결실되어 있다.
Karanlık imajlarla dolu bir video kaset.어두운 내용의 판타지 영화이다.
Fakat çok nefret dolu bir adam olduğu söylenebilir.매우 두터운 신앙심을 가지고 있는 인물이었다고 전해진다.
Her yer doldurulmuş kuşlarla doludur.저어새를 비롯한 6종의 새를 포함하고 있다.
Glenn ayrıca ahırın aylaklarla dolu olduğu ve bunlardan bazılarının Hershel'ın ailesi olduğunu öğrenir.글렌은 또한 헛간이 허셸의 가족과 이웃들로 이루어진 워커들로 가득 차있다는것을 알게 된다.
"Sakarya Marşı" Hürmet sana ey şan dolu sancağım.“추석 명절술로 '황금주' 담가보세요”.
Öyle ki, başta geçimlik çiftçilerle dolu olan ülke, bu yanlış siyaset yüzünden kıtlığa sürüklendi.그 때문에 처음엔 열렬했던 농민들의 열광은 수그러들고, 국민정부의 무능한 모습이 노출되게 되었다.
"Bi dolu albüm ama."정태춘 두 앨범 햇빛본다”.
5. O gece, esenlik doludur.8월 15일: 성모 안식.
Bazen dolu da yağar.비를 자주 맞는다.
Bu yapıların dışında ise kül dolu pek çok çöp çukuru ortaya çıkarılmıştır.그러나 이런 가운데서도 태조의 왕사 무학(無學)을 비롯하여 많은 명승(名僧)들이 배출되었다.
Oz'u tıraş kutumun içine bile sokabilirdim ama dolunay olduğunda kurtadamla karşılaşmak istemezsin.일본판 복장 기모노를 입고 있어서 국내에서는 방영되지 않았지만 지우의 배지 회상에서 잠깐 등장했었다.
Amcası Raistlin gibi, oda güç ve hırs doludur.호스트풍의 미청년으로, 인상이 좋고 화술도 솜씨있다.
Ucuz, yalancı ve genelde diğerlerinin başarılarına karşı kıskançlık doludur.활발하지만 의외로 아주 자상한 성격이며 남들에겐 항상 존중을 갖춰 대한다.
(Uyarıcı Kur’an’a and olsun ki! / Bu öğütle dolu Kur’an’a bak.)알되 네가 스스로 깨달아 알아라'고 하였다.
Stasia refah dolu bir ailede yetişir.벨레스는 유복한 가정에서 태어났다.
Televizyon neden onlarla dolu olsun ki?" diye ekledi.왜 통신에 암호를 쓰지 않느냐?"였다.
Sokakları kahvehanelerle doludur.카페 거리로 유명하다.
Dolunayda sürekli aileleri öldürür.누나 민정에게 맨날 당한다.
İnanılmaz acı doluydu..."하지만 그녀에게는 끔찍한 아픔의 그림자가 있었는데…….
(Yani cehennem bizzat yaşadığımız kötülük dolu yeryüzü olarak kabul edilebilir.)(자살한 인간은 사후 세계에 올 수 없는 것 같다.)
Deli dolu bir kadındır.세련된 여성이다.
Yüzlerce ünlü anıt ve yapıyla dolu, binlerce millik gerçek yol ağı.말그대로 수천 수만개의 SF와 관련 장르, 매체를 다루는 웹사이트가 나타났다.
Ofisteki çalışma masası daima kâğıtlarla doluydu.골초로, 책상이 항상 담배 꽁초가 가득 있다.
Sırtı pıçılarla doludur.덩굴손이 잎과 마주난다.
Tabii ki dolunayın katkısı da büyük.또한 프레임 지원도 아주 제한되어 있다.

İlgili Sayfalar