dolu ile cümle
dolu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bazen dolu da yağar.たまに雨が降っていることがある。
Daha sonra iskelet dolu bir yere gelirler ama aldırmazlar.後に大地に知られるが、黙認されている。
İçerisi ceset doludur.その内部には体腔がある。
Rastgele dolu bir boru için Aw değeri tam olarak bilinemez.正確な吸収率についてはわかっていない。
Dolunay ile bağlantılı olma ihtimali yüksektir.中山本との近さが考えられる。
Oturup düşündüler: "Dörtbir yan düşman dolu.この4回の遠征で『四方の四敵』のそれぞれと対決していく。
Evinin odalarından biri kendi portreleriyle doludur.部屋には自分の大きな肖像画を飾っている。
Bunun yerine hayat, hata hatta komedi dolu.ネタは漫才、コントとも演じている。
Elektronlar dolu olmayan bir banttaki herhangi bir enerjiye tutunabilir.電子は満たされていないバンド中の任意のエネルギーをとることができる。
Göçmen dolu 25 gemiyle yola çıktı, bunlardan ancak 14'ü Grönland'a varabildi.この探検では30艘の船で出発したが14艘しかグリーンランドに到達することは出来なかった。
Dolum ve depolama tesisleri, deniz terminalleri, LPG gemisine sahiptir.石油岸壁 タンカーやLPG船が停泊する。
Düzenek şöyleydi: Sunak taşının (A) altındaki boru su dolu bir kabın (B) içine giriyor.補中の「中」とは、漢方では腹部を差す。
Uyuşturucu dolu uçağın gerçek yüzünü öğreniriz.全く新しい機序の薬である。
"Sakarya Marşı" Hürmet sana ey şan dolu sancağım.『おとなのギャル雀〜きみにハネ満!
Ama mix ve prodüksiyon işlemleri benim için o kadar stres doluydu ki.マルクス主義者の転向や生産力論が抵抗とはいかにも苦しい。
Website yazarları "Talk That Talk'ın ilk single'ı EDM dolu.シングル・ベスト『BEGIN シングル大全集』に収録されている。
Her yanı çağlayanlarla dolu bir köy olduğun dan adına çağlayan denmiştir.昔は、万事(ばんじ)=なんでも から万事屋(ばんじや)から万屋(ばんや)とも呼ばれていた。
Deniz mahsulü ya da et dolu tepsiler tombala ödülü olarak verilir."(乗組員が土産と盗肉は段ボールに詰められ送られる。
Modern Oreo çerez dolumu, Nabisco'nun başlıca gıda bilimcisi Sam Porcello tarafından geliştirildi.クッキーフィリングについてはナビスコの主任食品科学者であったサム・ポーチェロが開発したものである。
Yol kana susamış, bağıran halk ile doludur.曲がったことと汚いもの(こと)を嫌う熱血漢。
Meclis Başkanı: Süreniz doluyor efendim.社長、会長を歴任した。
Üstelik ada tehlikelerle doludur, birçok insan yiyen vahşi çiçek türleri bulunmaktadır.ほかにも多くの動物が生息しており、絶滅危惧種のウミガメも多くの種類が生息している。
Tabii ki dolunayın katkısı da büyük.^ 山本高広も参加。
Yeşilliklerle ve nimetlerle doludur.緑のものや棘のあるものが好き。
Suyun içinde olduğu kadar su dışında da yaşarlar ve her taraf onlarla doludur.鍋の中のように水は煮え立ち、あらゆる高みが水に覆われた。
Evi kedi doludur.ネコを多く飼っている家。
Philo, Caligula'nın ilk yedi aylık yönetimini tamamen mutluluk dolu olarak tasvir eder.即位してから最初の7か月間におけるカリグラの治世は、まったくの幸福に満ち溢れたものだったとフィロンは記している。
Fiziksel acılarla dolu bir gençlik dönemi geçirdi.苦悩に満ちた青年時代。
Yeryüzü zulümle dolu iken, o, Dünya'yı adaletle doldurur.悪が消えた世界で正義のパワーが暴走!
Bu nedenle, o gece Ay dolunay şeklinde ve çok güzeldir.その晩は明るい月夜で、見通しもよかった。
Skandal günümüzde dahi bilinmeyenlerle doludur.これまでの経歴が一切不明の女性。
Ay'ın dolunay halinde olduğu zaman en güçlü oldukları zamandır.満月の時には力が強い。
MÖ yaklaşık 5600- Karadeniz Tufanı teorisine göre, Karadeniz tuzlu su ile doluyordu.ただし6,500㎡ほどの面積の長方形のもので、レフトにあたる部分は土のままであった。
Kelimelerle dolu iki tane çanta hayal edin.奇術に使う二羽の雀の絵あり。
"Yoksunlukla dolu ve hareketli olsun" dedi.「風立ちぬ、いざ生きめやも」。
Dolu dolu yaşadım, gümbür gümbür.元気いっぱい、すこしあわてんぼう。
O yaz, hayatımın en hoş ve en zafer dolu günlerini yaşadım.この時期については晩年、生涯でもっとも幸福な時期として回想している。
Buz Mağarası ve Rüzgar Mağarası, yetkililerin çabalarına rağmen, çöp doludur.印刷工場と庭園を舞台にしたゾーンだが、外部は雪で覆われている。
Hüzün dolu kalbini hissettirmek için sevgili eşinin ruhuna seslenir.相手の心の痛みを感じ取れる優しい少女。
Dolunayın olduğu gecenin her saniyesi Kurtadam birini öldürebilir.人狼 毎夜、指定した誰か1人を襲撃することができる。
Her zaman sürprizlerle dolu, her zaman şaka yapmaya hazır!いつでも陽気で元気いっぱいである。
Oyun ekranında, üst kısımdaki sarı renkli bar doluncaya kadar toplar gelmeye devam edecektir.包装の前にケーキをひっくりかえし、丸い黄色の底が上になる。
Bu sinekler kısa sürede erginliğe ulaştıkları için pek çok dölü birbiri arkası takip edilebilir.その力は凄まじく、雲体風身を会得した悪鬼数人を瞬時に屠る。
Macera Diyarı Parkı:Oyuncaklarla dolu bir eğlence mekanıdır.びっくりハウスは、遊園地のアトラクション (遊園地)である。
Ayrıca hiç bilmedikleri iblislerle dolu dünyaya ilk adımlarını atarlar.そうなると召喚していない魔物までが世界に現れてしまう。
Bütün otobüsler doluどのバスも満員だ。
(Uyarıcı Kur’an’a and olsun ki! / Bu öğütle dolu Kur’an’a bak.)庶乎可報吾師門教誨深恩於萬一也。
Oyuncu karakteri nihayetinde çarpışmalarda mahvolur, cesetlerle dolu bir kamyonun kasasında uyanır.玩家最终陷入战争中,并在装满尸体的卡车后面醒来。
Vampir Angel ile Buffy arasındaki aşk ilişkisi bir sürü mecaz anlamı ile doludur." 而吸血鬼Angel和巴菲的愛情也充滿了隱喻。
Kek tabakaları arasında kullanıldığında dolum denir.當它在千層蛋糕之間使用時,稱為填補。
Buz Mağarası ve Rüzgar Mağarası, yetkililerin çabalarına rağmen, çöp doludur.腊月里,冰雪天,地保衙役都摧钱。
Enflasyon Kozmolojisinde en erken anlam dolu zaman "Büyük patlamadan sonrasında" enflasyonun bittiği zamandır.在暴脹宇宙論,"大爆炸之後"最早的意思是暴脹結束的時間。
Sure burçlar (buruc) la dolu göğe yemin ederek başlar.“天部”(“天部”(てんぶ)) 從有歷史前的遙遠過去就已經滅絕的亞神種族。
"Yoksunlukla dolu ve hareketli olsun" dedi.主张“简在心得,鄙薄事功”。
Acaba yine μo=20kglık dolum yapabilecek mi?範例: Leihst du mir mal deine goma?
Tam dolu şarjda 24 saat çalışabilmektedir.系統為全日24小時運作。
Uyuşturucu dolu uçağın gerçek yüzünü öğreniriz.该理论将会由真实的喷气式客机实地验证。
Süresi dolunca ayrıldı (1986).後來辭官歸故里,並出家為道,於86歲時逝世。
Araba, Meazza geçirdiği aşk dolu geceyi anlatıp bir aslan gibi hissettiğini söylemişti.躺在后座上的梅阿查告诉他们自己“充满爱”的一夜,并说他感觉自己像头狮子。
Macera Diyarı Parkı:Oyuncaklarla dolu bir eğlence mekanıdır.郊野公園是一個給遊人享受郊遊樂趣的公園。