Ana içeriğe geç
Sözlük

dolu ile cümle

dolu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Ancak sabah, kapısının önüne doluşmuş izdihamda kapıyı açarak afallamıştır.Azonban a lakásba már nem jutott be, közvetlenül a bejárati ajtó előtt másnap kora reggel holtan találták.
Macera Diyarı Parkı:Oyuncaklarla dolu bir eğlence mekanıdır.A szabadidő szoba tele van izgalmas játékokkal.
Ancak acı ve korku dolu geçmişi Merrick'i halen rahatsız etmektedir.Sikerét és népszerűségét kizárólag Liszt Ferenc múlta felül.
Bütün ömrü çile ile dolu.A belvárosa nyüzsgő élettel teli.
Yeryüzü zulümle dolu iken, o, Dünya'yı adaletle doldurur.A föld pedig romlott vala az Isten előtt és megtelt a föld erőszakoskodással.
Resim sembolizm ile doludur.Ez az ábrázolás sematikus.
Göller ve nehirler çeşitli balık, kuş ve suda yaşayan memeliler ile doluydu.A folyók és a tavak hallal, madarakkal és vízi emlősökkel látták el őket.
Tom ümitle dolu.Tom telve van reménnyel.
O hâlâ enerji dolu.Mindig tele van energiával.
Ve bir milletin battığı mezar, Etrafı halklarla çevrili, Ve milyonlarca insanın Gözleri yaslı yaşlarla dolu.S a sírt, hol nemzet sűlyed el, Népek veszik körűl, S az ember millióinak Szemében gyászköny űl.
Cesaret ile dolu Lejyonların, Senin onuru yeniden ortaya çıkardı.Sinun urheat legioonasi ovat palauttaneet arvokkuutesi.
Half-Life 2 oyununun en korkunç ve adrenalin dolu bölümü; "We Don't Go To Ravenholm".Ensikohtaaminen: Half-Life 2, kuudes kappale - "Emme mene Ravenholmiin..."
Bu dört gerçek şunlardır: Dukkha - Yaşam acı doludur.Neljä jaloa totuutta ovat: Kärsimyksen totuus (dukkha) Elämässä on kärsimystä.
Yalanla, talanla dolu.Valmet lyhyesti Valmet.
İsyanlarla dolu bu dönemde,yaklaşık bir yıl hüküm sürebilmiştir.Tässä tehtävässä Sorainen toimi noin vuoden ajan.
50 mermi ile dolu bir şeritin ise ağırlığı 11 kg'dir.Täyden, 50 patruunan vyölippaan massa on 11 kilogrammaa.
Fakat çok nefret dolu bir adam olduğu söylenebilir.Hänen kerrotaan olevan syvästi uskonnollinen helluntailainen.
Oldukça modern binalarla doludur.Asemat ovat hyvin moderneja.
Safran pasta dolumunu renklendirmek için kullanılırdı.Sokerin varmaan ajateltiin tasapainottavan pinaatin makua.
Sözleri çoğunlukla dinleyiciyi eğlendiren ya da kışkırtan kelime oyunları ile doludur.Usein lähetykset lähinnä suututtivat tai huvittivat kuuntelijoitaan.
Geldiğinde Carrie'nin üstünde domuz kanı dolu sarkan bir kova görür.Kruunaamisen päätteeksi, lavan kattoon viritetty sianverta täynnä oleva ämpäri kaadetaan Carrien päälle.
Sokakları kahvehanelerle doludur.Kadut on päällystetty mukulakivillä.
Renkler daha hayat doluydu.Värivalikoima oli jälleen uusi.
Ona yukarıdan bakan herkese güzel ve hayat dolu görünür.Jokaisessa tarinassa ihmiselo näyttäytyy koko kauneudessaan ja kauheudessaan.
Hem korkunç, hem seksi, hem de sürprizlerle dolu.Se on kirjoitettu hyvin, on sopusuhtainen ja täynnä yllätyksiä.
Kurtadamı ise sadece dolunayda tespit edebilirsiniz.Arvojärjestyksessä voi yletä vain Naadamin aikana.
5. O gece, esenlik doludur.C 5. Tämä artikkeli on tynkä.
Mayıs ayındaki dolunay kadar güzel bu kızları bulmak için araştirip durdular.Lepakoiden on havaittu imettävän poikasiaan elokuun alusta toukokuun lopulle.
Giger onun hakkında "İçi inanılmaz bir yaşama gücüyle doluydu.Rajalan mukaan se ”on vahva teksti, vimmaisen innostuksen vallassa kirjoitettu”.
Bununla birlikte gözlemciler aslan ve diğer tehlikeli yırtıcılarla dolu bir alan buldular.Ryhmä kuitenkin löysi useita vaarallisia puolia, kuten leijonia ja muita villieläimiä.
Dahası da arkasında tıka basa para dolu koca bir çanta bırakmıştır.Sieltä hän löytää salkun, joka on täynnä rahaa.
Avercamp'ın peyzajları çok renkli ve hayat doludur.Regirockin kivet ovat erikokoisia ja erivärisiä.
Fakat atmosfer hala barış dolu.Rauhaan on vielä matkaa.
Bunun yerine hayat, hata hatta komedi dolu.Sarjassa yhdistyy komedia sekä romantiikka.
Bir gün Cemşab ve arkadaşları bal dolu bir mağara keşfederler.Eräänä päivänä Camsab ja hänen ystävänsä löytävät luolan täynnä hunajaa.
Dolunayda sürekli aileleri öldürür.Kuunpimennykset tapahtuvat aina täyden kuun aikaan.
Şarkılar keskin rap sözleriyle doludur.Laulujen sanat koostuvat riimitetyistä säepareista.
Doludizgin bir cinsellik bu örgünün dokusuna işlenmiştir.Jumalainen näytelmä on kirjoitettu kokonaan tuon maanpaon aikana.
Şehrin içi karmakarışık ve tehlikelerle doludur.Linna vaikuttaa olevan täynnä salaisuuksia ja tragediaa.
Yeni sloganları: "Sayfalar dolunca çıkar, kafa konforunu bozar."Vihreä hattu: "Kehitetään uusia ideoita, hullutellaan".
Göz kamaştırıcı ve güven dolu yeni bir gün doğuyor Adaletsizliğin ve utancın takip etmediği.Loistavana ja ylpeänä koittaa tuo ihana päivä, joka karkottaa iäksi epäoikeudenmukaisuuden ja häpeän.
Dolum öncesi en az bir ay dinlendirilmelidir.Sillä on vajaan kuukauden mittainen runsasvaloinen lepokausi.
Bu yüzden su dolu şişe içinde tutulur.Siksi öljypullot pitää laittaa piilopaikkaan.
Carceri hırsızlar, dolandırcılar, arkadan bıcaklayanlarla doludur.Sormien ja ranteen ojentajalihakset kulkevat ranteen selkäpuolelta.
Dolunayda kurda dönüşen kişi.Erämaan kautta tullut yksinäinen susi.
Kasım 2011'de DoLuv2LuvU adlı tekliyi yayınladı.Marraskuussa 2011 DeLange julkaisi DoLuv2LuvU-singlen.
"Kâbus Dolu 3 Gün: 1917 Selanik Yangın".Elämää Syvärannassa: 1917 Hansenit.
Topluluk köye doluşur ve buradaki askerlik bürosunu yağmalarlar, kamp komutanını tartaklarlar.Komentaja lupasi pettää kaupunkinsa ja päästää joukot sisälle.
2004-2005 senesinde ise aralarındaki en gerilim dolu maç oynandı.Kaudella 2004–2005 hän oli kokonaiskilpailussa toinen.
Şehir aç askerlerle doluydu.Kaupunki oli täynnä nälkäisiä sotilaita.
Hatalarla dolu uyduruk biçimde yazılmış bir raporu karalama.Älä kyhää mitään virheitä pursuavaa ja sekavasti kirjoitettua raporttia.
Renkler daha hayat doluydu.Τα χρώματα ήταν ζωντανά.
Cesaret ile dolu Lejyonların, Senin onuru yeniden ortaya çıkardı.Οι γενναίες σου στρατιές Αποκατέστησαν την τιμή σου.
İrisler hava ve yaşamla dolu, güzel bir çalışma."Οι Ίριδες είναι μια όμορφη πλήρης μελέτη γεμάτη αέρα και ζωή.».
Yazın açan küçük beyaz çiçekler nektar doludur.Κατά τη διάρκεια του καλοκαιριού εμφανίζονται μικρά λευκά άνθη γεμάτα με νέκταρ.
Odası metal eşyalarla doludur.Το εσωτερικό είναι γεμάτο αποσβεστικό υλικό.
Yalanla, talanla dolu.Τον έχει γεμίσει με ψευτιές και συκοφαντίες.
"Patlamayacaksa sahneye asla dolu bir tüfek yerleştirmeyin.Να μη μεταφέρεται το όπλο ποτέ οπλισμένο .
Ondan bana kalan tek anılar sevgi dolu olan anlardı.Η γνωριμία τους έχει όλα τα στοιχεία του κεραυνοβόλου έρωτα.
Salon'un duvarları yerden tavana kadar tablolarla dolu oluyordu.Στο σπίτι τους οι τοίχοι ήταν σκεπασμένοι από κάδρα από το πάτωμα μέχρι το ταβάνι.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
dolu ile cümle - Sayfa 43 - dolu kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App