dolu ile cümle
dolu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Video, resimlerle dolu bir koridorda başlar.Egy folyosó képeivel indul a videó.
Bu yüzden su dolu şişe içinde tutulur.Ezért sötét üvegben tároljuk.
Uyuşturucu dolu uçağın gerçek yüzünü öğreniriz.A repülőgépet légi utántöltő gép is feltöltheti.
Ona yukarıdan bakan herkese güzel ve hayat dolu görünür.Az egész épületet szépnek és elegánsnak találták.
Tyrion Lannister, yeni müttefikler edinmiş, bilinmezlerle dolu bir serüvene çıkmıştır.Tyrion Lannister, az Ördögfióka váratlan kitérőkkel teli útra indul.
Sokakları kahvehanelerle doludur.Az utcák színaranyból vannak.
5. O gece, esenlik doludur.5. Békesség az, egészen a hajnal hasadtáig.
Bu bölgenin doğusu East River’a kadar hastanelerle doludur.Az indonéz szigeteken kelet felé egészen Flores szigetéig őshonos.
İngiliz cesetleriyle dolu birkaç avcı hattı geçtik.Több daluk is felkerült a brit slágerlistákra.
Konserleri dolup taştı.A koncertjei telt házasak voltak.
Kısa ama bir o kadar da eğlenceli, göndermeler dolu bir hikâye anlatıyor.Egy igen mulatságos, tanulságokkal bővelkedő történet.
İçerisi ceset doludur.Belül keresztboltozatos mennyezete van.
Prunier şikayetlerle doludur.A pránanadi elkötelezett híve.
Oldukça modern binalarla doludur.Jó néhány épület már nagyon modern.
Siyaset yaşamı birçok çelişki ile doludur.A történet tele van ellentmondásokkal.
Üçüncü yıl için yazılan operet Deli Dolu olur.3. évezredben lassan kialakult a felirat műfaja.
Uluslararası piyasada en çok satılan standart dolumu ifade eder.A legmagasabb eladási becslés alapján van rangsorolva.
Bu kitabı kesin kurallarla doluydu.A forgatókönyv írása pontosan meghatározott szabályok szerint történik.
Sayfa 2. ^ a b c d "Pandora'nın kitap dolu kutusu".A lemez B oldalára a Pandora's Box című szerzemény került fel.
Bu süreç birkaç dakikadan birkaç güne kadar uzayabilir, oldukça acı dolu bir yöntemdir.Ez akár hónapokat is jelenthet egy összetettebb óra esetében.
Phoebe, Holden'ın yanına vardığında elbiselerle dolu bir bavul taşımaktadır.Mrs. McLean akárhova ment, viselte a Hope-gyémántot.
Kan dolu aralıklarına göllenir.Egy vérfürdővel teli helyre érkezik.
Bunun üzerine çok ağır sözlerle dolu mektuplar yolladı.Emellett igen kiterjedt levelezést folytatott.
Coşku dolu resimler yaptı.Ekkor nagyméretű képeket festett.
Göz yaşları ile dolu bir vedadan sonra Peter, Ölüm'den kaçmaya başlar.Peter és a másik dimenzióból átszabadult szellem eközben élet-halál harcba kezdenek.
Ancak sabah, kapısının önüne doluşmuş izdihamda kapıyı açarak afallamıştır.Azonban a lakásba már nem jutott be, közvetlenül a bejárati ajtó előtt másnap kora reggel holtan találták.
Macera Diyarı Parkı:Oyuncaklarla dolu bir eğlence mekanıdır.A szabadidő szoba tele van izgalmas játékokkal.
Ancak acı ve korku dolu geçmişi Merrick'i halen rahatsız etmektedir.Sikerét és népszerűségét kizárólag Liszt Ferenc múlta felül.
Bütün ömrü çile ile dolu.A belvárosa nyüzsgő élettel teli.
Yeryüzü zulümle dolu iken, o, Dünya'yı adaletle doldurur.A föld pedig romlott vala az Isten előtt és megtelt a föld erőszakoskodással.
Resim sembolizm ile doludur.Ez az ábrázolás sematikus.
Göller ve nehirler çeşitli balık, kuş ve suda yaşayan memeliler ile doluydu.A folyók és a tavak hallal, madarakkal és vízi emlősökkel látták el őket.
Tom ümitle dolu.Tom telve van reménnyel.
O hâlâ enerji dolu.Mindig tele van energiával.
Ve bir milletin battığı mezar, Etrafı halklarla çevrili, Ve milyonlarca insanın Gözleri yaslı yaşlarla dolu.S a sírt, hol nemzet sűlyed el, Népek veszik körűl, S az ember millióinak Szemében gyászköny űl.
Cesaret ile dolu Lejyonların, Senin onuru yeniden ortaya çıkardı.Sinun urheat legioonasi ovat palauttaneet arvokkuutesi.
Half-Life 2 oyununun en korkunç ve adrenalin dolu bölümü; "We Don't Go To Ravenholm".Ensikohtaaminen: Half-Life 2, kuudes kappale - "Emme mene Ravenholmiin..."
Bu dört gerçek şunlardır: Dukkha - Yaşam acı doludur.Neljä jaloa totuutta ovat: Kärsimyksen totuus (dukkha) Elämässä on kärsimystä.
Yalanla, talanla dolu.Valmet lyhyesti Valmet.
İsyanlarla dolu bu dönemde,yaklaşık bir yıl hüküm sürebilmiştir.Tässä tehtävässä Sorainen toimi noin vuoden ajan.
50 mermi ile dolu bir şeritin ise ağırlığı 11 kg'dir.Täyden, 50 patruunan vyölippaan massa on 11 kilogrammaa.
Fakat çok nefret dolu bir adam olduğu söylenebilir.Hänen kerrotaan olevan syvästi uskonnollinen helluntailainen.
Oldukça modern binalarla doludur.Asemat ovat hyvin moderneja.
Safran pasta dolumunu renklendirmek için kullanılırdı.Sokerin varmaan ajateltiin tasapainottavan pinaatin makua.
Sözleri çoğunlukla dinleyiciyi eğlendiren ya da kışkırtan kelime oyunları ile doludur.Usein lähetykset lähinnä suututtivat tai huvittivat kuuntelijoitaan.
Geldiğinde Carrie'nin üstünde domuz kanı dolu sarkan bir kova görür.Kruunaamisen päätteeksi, lavan kattoon viritetty sianverta täynnä oleva ämpäri kaadetaan Carrien päälle.
Sokakları kahvehanelerle doludur.Kadut on päällystetty mukulakivillä.
Renkler daha hayat doluydu.Värivalikoima oli jälleen uusi.
Ona yukarıdan bakan herkese güzel ve hayat dolu görünür.Jokaisessa tarinassa ihmiselo näyttäytyy koko kauneudessaan ja kauheudessaan.
Hem korkunç, hem seksi, hem de sürprizlerle dolu.Se on kirjoitettu hyvin, on sopusuhtainen ja täynnä yllätyksiä.
Kurtadamı ise sadece dolunayda tespit edebilirsiniz.Arvojärjestyksessä voi yletä vain Naadamin aikana.
5. O gece, esenlik doludur.C 5. Tämä artikkeli on tynkä.
Mayıs ayındaki dolunay kadar güzel bu kızları bulmak için araştirip durdular.Lepakoiden on havaittu imettävän poikasiaan elokuun alusta toukokuun lopulle.
Giger onun hakkında "İçi inanılmaz bir yaşama gücüyle doluydu.Rajalan mukaan se ”on vahva teksti, vimmaisen innostuksen vallassa kirjoitettu”.
Bununla birlikte gözlemciler aslan ve diğer tehlikeli yırtıcılarla dolu bir alan buldular.Ryhmä kuitenkin löysi useita vaarallisia puolia, kuten leijonia ja muita villieläimiä.
Dahası da arkasında tıka basa para dolu koca bir çanta bırakmıştır.Sieltä hän löytää salkun, joka on täynnä rahaa.
Sailor on Horseback – (Doludizgin Bir Denizci) Jack London’ın hayatının anlatıldığı eser.Merimies hevosen selässä: Jack Londonin elämäkerta.
Avercamp'ın peyzajları çok renkli ve hayat doludur.Regirockin kivet ovat erikokoisia ja erivärisiä.
Fakat atmosfer hala barış dolu.Rauhaan on vielä matkaa.
Bunun yerine hayat, hata hatta komedi dolu.Sarjassa yhdistyy komedia sekä romantiikka.