Ana içeriğe geç
Sözlük

dolu ile cümle

dolu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ertesi şovda arena Austin 3:16 pankartlarıyla doluydu.Przemowa ta przeszła do historii pod nazwą Austin 3:16.
En parlak olduğu dolunay evresinde Ay'ın görünür kadir derecesi yaklaşık −12,6'dır.Podczas pełni, gdy Księżyc jest najjaśniejszy osiąga wielkość gwiazdową rzędu -12,6m.
Ardından yogi bir sonraki dolunaya kadar onunla birlikte yaşamasını ister.Ihei wyrusza więc z żoną w dalszą wędrówkę.
Kelimelerle dolu iki tane çanta hayal edin.Owoce Wielonasienna torebka z dwoma dzióbkami.
Buna karşın Ay tutulması dolunay evresinde Dünya Güneş ile Ay'ın arasında olduğunda oluşur.Z kolei zaćmienia Księżyca zdarzają się podczas pełni – gdy to Ziemia jest pomiędzy Księżycem a Słońcem.
Bu kitabı kesin kurallarla doluydu.Przeredagowano całą książkę reguł.
19. yy batı Avrupa asıllı möble ve teyzinat ile doludur.XIX w. kolej połączyła miasto z Brnem i Ołomuńcem.
Yalanla, talanla dolu.Unikał zwad, kłamstwa.
Macera Diyarı Parkı:Oyuncaklarla dolu bir eğlence mekanıdır.BOV Adventure Park to większy plac zabaw dla dzieci, z różnymi urządzeniami.
Bu dört gerçek şunlardır: Dukkha - Yaşam acı doludur.1 Różni Wykonawcy – Dolina Lalek: Tribute to Kryzys vol.
Prunier şikayetlerle doludur.Baleron wędzony z Proszówek.
Durga cana yakın, güzel ve hayat dolu bir kız çocuğudur.Perri jest energiczną, pełną życia dziewczyną.
Fotoğrafçı Adam Faulkner ağzına kadar su dolu bir küvette uyanır.Film rozpoczyna się sekwencją przebudzenia młodego mężczyzny (Leigh Whannell), w wannie pełnej wody.
Cezaevleri tutuklu gazetecilerle doluydu.Wielu dziennikarzy przetrzymywanych jest w więzieniach.
Uyuşturucu dolu uçağın gerçek yüzünü öğreniriz.Fotografia uczestniczącego w tragedii samolotu.
Zaman zaman şiddetli dolu yağışları olur.Okazjonalnie występuje intensywny deszcz.
Onun hayatı sorun dolu.Jego życie jest pełne problemów.
Tom çok yaşam dolu.Tom jest pełen życia.
Tom enerji dolu.Tom jest pełen energii.
Tess 14 yaşında ve erkeklerle dolu bir evdeki tek kız.Tess är 13 år och är den enda tjejen i sin familj.
Çünkü antik dönem gökbilimcileri bunların suyla dolu olduklarını zannediyordu.De kallas månhav då forntida astronomer trodde att de var fyllda med vatten.
50 mermi ile dolu bir şeritin ise ağırlığı 11 kg'dir.Ett fulladdat patronband med 50 patroner väger 11 kg.
Bardağın yarısı boş mu yoksa yarısı dolu mu?Blommorna vanligen fyllda eller halvfyllda.
Roma, konversolarla doluydu.Rom expanderade i omgångar.
Ay'ın dolunay halinde olduğu zaman en güçlü oldukları zamandır.Tillsammans är de som starkast vid fullmåne.
Sokakları kahvehanelerle doludur.Terrängen runt Kavarna är platt.
Half-Life 2 oyununun en korkunç ve adrenalin dolu bölümü; "We Don't Go To Ravenholm".Demoversionen innehåller en del av spelets första bana samt en del av kapitlet "We Don't Go to Ravenholm."
La Fontaine'in canlı, hızlı, incelik ve nükte dolu bir anlatımı vardır.Mycket tack vare Wills snälla, vänliga och hjälpsamma värderingar.
Dolu, bir yağış türü.Io är en åsk- och regngud.
Bu şehrin konkistadorlar tarafından altınla dolu olduğuna inanılan El Dorado olduğu ileri sürülmektedir.Det varmt åtrådda El Dorado föreföll vara upptäckt.
Lassen Zirvesi ve etrafı kar, yağmur, dolu.Med nederbörd är avses regn, snö, hagel och underkylt regn.
Tanrı, özünde iyilikle dolu olduğundan ibadet edip onun gönlünü kazanmak gerekmez.Gud hjälpe hans själ bättre än han förtjänade.
Nina, dolunayda dönüşmesini engellemek için Wolfram & Hart ile anlaşmıştır.Nina åker in till Wolfram & Hart varje fullmåne för att hållas inburad.
Dolu kardan daha sık görülmektedir ve özellikle kış ve bahar aylarında rastlanır.Hageloväder inträffar oftare än snö, och är främst förekommande under vintern och våren.
Bu karşılaşma, onun acı dolu geçmişiyle başa çıkmasına yardımcı olacaktır.Frågan är om han kan hjälpa dem med deras problem?
Karanlık imajlarla dolu bir video kaset.Rikligt illustrerad med svartvita fotografier.
Gürciyev ve Ouspensky arasında rahatsızlıklarla dolu bu ilişki onlarca yıl boyunca devam etmiş.Av olika anledningar fungerade inte relationerna mellan Lev Gumiljov och hans jämnåriga.
Evinin odalarından biri kendi portreleriyle doludur.En av dessa är ett broderat porträtt av honom.
Macera Diyarı Parkı:Oyuncaklarla dolu bir eğlence mekanıdır.Poesiparken är en lekfull park med många spännande miljöer.
Herkes dans ve eğlentiye başlar ve opera kıvanç ve neşe dolu bir hava içinde sona erer.Skådespelet avslutas i fest och dans och vårlig yra.
Artık kalan hayatını dolu dolu geçirecektir.Hon förblev ogift livet igenom.
Bu nedenle, o gece Ay dolunay şeklinde ve çok güzeldir.Det är en dimmig kväll med fullmåne.
Televizyon neden onlarla dolu olsun ki?" dedi.Varför har SF över huvud taget gjort filmen?"
Her zaman sürprizlerle dolu, her zaman şaka yapmaya hazır!Hon är alltid förberedd och visar alltid ledarskap.
Adamın karısı, kıskanç ve ihtiras dolu.Hans spelstil var manlig, mänsklig och full av fantasi och temperament.
Tam dolu şarjda 24 saat çalışabilmektedir.Kan användas 24 timmar i taget.
2006/2007 sezonundan dolu bir sıralama oyunu idi.Säsongen 2006/2007 var ett bra år.
New Times Broward-Palm Beach'ten Erika Howard, eseri, albümün en dolu şarkısı olarak gösterdi.Еріка Ховард з «New Times Broward-Palm Beach» назвала пісню найбільш «говорячою» на альбомі.
Yalanla, talanla dolu.Вона підкоряється і вимушена брехати.
Örnek : Dolunayınaçısal büyüklüğü 0.5° dir.Приклад: Кутовий розмір повного Місяця складає 0,5°.
Soy gazların her biri, tamamen dolu değerlik elektron kabuğuna sahiptir.Кожен з трьох резервуарів має велику газову шапку.
Enerji dolu, neşeli bir köpektir.Енергійні, веселі собаки.
Yeni sloganları: "Sayfalar dolunca çıkar, kafa konforunu bozar."Цей факт відображено в рядках «You press the knife against your heart.
Sokakları kahvehanelerle doludur.Вулиці були вимощені черепками.
Enflasyon Kozmolojisinde en erken anlam dolu zaman "Büyük patlamadan sonrasında" enflasyonun bittiği zamandır.В інфляційній космології, найбільш ранній значущий час "після Великого Вибуху" - це час кінця інфляції.
Bana inan oğlum, işte o incir çekirdeğindeki boşluk o öz ile doludur.Богослов'я шрі-вайшнавізму здебільшого базується на цьому постулаті.
Barış dolu bir hayata dönmek konusunda daha arzulular.Ще декілька бійців повернулися до мирного життя.
Ardından yogi bir sonraki dolunaya kadar onunla birlikte yaşamasını ister.Пізніше Альф деякий час жив із Джоді, щоб допомогти їй освоїтися на новій квартирі.
Dolunayda kurda dönüşen kişi.Вовкулака — людина, яка при повному місяць перетворюється на вовка.
Evi kedi doludur.Живіт у кішки підтягнутий.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
dolu ile cümle - Sayfa 40 - dolu kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App