Ana içeriğe geç
Sözlük

dolu ile cümle

dolu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Hükümdarlık dönemi zorluk, sıkıntı ve sorunlarla dolu olarak geçti.His reign was full of sorrow and trouble.
Tess 14 yaşında ve erkeklerle dolu bir evdeki tek kız.Tess Foster (Torri Webster) is 14 years old and the only girl in a house of all boys.
Yer altı dünyası korkunç canavarlar ve tehlikeli hayvanlarla doluydu.The world is populated with hostile monsters and environmental hazards.
Yazın açan küçük beyaz çiçekler nektar doludur.During summer, small white flowers full of nectar appear.
Sarayın tarihi cariye olarak girdiği haremin en güçlü kadını olan nice kadınlarla doludur.Towards the end of the day the highest scoring batsman is presented with a set of horns.
Birincil olarak, plazma dolu aşırı yoğun döngüler direkt olarak kromosfer tarafından boşaltılır.Firstly, the plasma filling over-dense loops is drained directly from the chromosphere.
Bu olay, yoğun ruhsal dengesizliklerle dolu bir periyodun içinde meydana geldi.This took place in an atmosphere of total impunity.
Daha sonra Sahra olacak olan bölge ıslak ve bereketli ve akiferi doludur.The region that would later become the Sahara is wet and fertile, and the aquifers are full.
Her zaman sürprizlerle dolu, her zaman şaka yapmaya hazır!I'm always in the depths of despair and he is always full of joy.
Oyun 1880'lerde başlar ve o zaman amcanın evi sayısız çiçekle doludur.The courtyard was infilled in the 1880s and the house now forms a single block.
"İkinci çanta": Judy Maxwell (Barbra Streisand)'e aittir ve içi kadın iç çamaşırlarıyla doludur.The third bag belongs to Judy Maxwell and is filled with her clothing and a large dictionary.
2006'da aynı zamanda bir Dubai rekoru olarak doluluk oranı %86'dır.In 2006, the Dubai hotel occupancy rate was 86%, the highest ever in Dubai.
Birlikte geçirdikleri aşk ve tutku dolu birkaç günün ardından Ali ansızın kaybolur.While chatting with some family and friends the next day, he suddenly collapsed.
Oturup düşündüler: "Dörtbir yan düşman dolu."'선을 넘는 녀석들' 도전 정신 빛났다…4개국 탐사 완료".
Half-Life 2 oyununun en korkunç ve adrenalin dolu bölümü; "We Don't Go To Ravenholm"."Half-Life 2 Walkthrough: We Don't Go To Ravenholm..."
Uyuşturucu dolu uçağın gerçek yüzünü öğreniriz.This caused confusion about aircraft true identity.
Milliyet. ^ "2012 Dolum Faturalarına Göre İlk 50 Yerli Albümleri" (PDF)."2012 Dolum Faturalarına Göre İlk 50 Yerli Albümleri" (PDF).
Gerilim dolu bir kovalamaca yaşanır.An intensive manhunt ensued.
Vaaz verdiği kiliseler dolup taşıyordu."He lived what he preached.
Bombalar, roketler ve şarapneller dolu taneleri gibi yağıyordu” dedi.Bombs, rockets, and shrapnel shells fell as thick as hailstones", he said.
Gampola'da Doluwa Maha Vidyalaya'da Kandy dışındaki bir kasabada eğitim gördü.He was educated at Doluwa Maha Vidyalaya in Gampola, a town just outside Kandy.
Yaşamının her dönemi katı tartışmacı yazılarla doludur.Her life career is full of controversy.
Muharrem ayı boyunca camiler dolup taşar.The males fly in swarms during the day.
Betimlemelerle doludur.Fikret Özdil.
Tel Aviv’de UNESCO’nun dünya miraslarından olan Bauhaus mimarisiyle dolu bir alan mevcuttur.Tel Aviv exhibits a UNESCO world heritage area of Bauhaus architecture.
Bu gaz atomları ile dolu küçük bir kap içine lazer fotonlarının ateşi yapılır.This is done by firing laser photons into a small container filled with gas atoms.
Bazen dolu da yağar.It rains frequently there.
Buna karşın Ay tutulması dolunay evresinde Dünya Güneş ile Ay'ın arasında olduğunda oluşur.In contrast, lunar eclipses occur at full moon, when Earth is between the Sun and Moon.
Bu meydan okuma içinde insanlık aranan bir adam olduğu için şiddet dolu bulunmadı .""There is no significant targets that a terrorist would target here."
Herkes dışarıya çıkar ve okul otobüsüne doluşur.He gets himself ready and goes out on his bike to school.
Çeşitli güçlükler ve tehlikelerle dolu bir yaşam geçirdi.It was a life of great hardships and dangers.
Dosya sonu en az iki ardıl sıfır dolu blokla işaretlenir.The end of an archive is marked by at least two consecutive zero-filled records.
İngiliz cesetleriyle dolu birkaç avcı hattı geçtik.A number of cases was put aboard a British destroyer.
Göller ve nehirler çeşitli balık, kuş ve suda yaşayan memeliler ile doluydu.Lakes and rivers were teeming with many species of fish, birds and aquatic mammals.
Bu araçların pil dolum merkezlerinin kent girişlerine de inşa edilmesi düşünülmektedir.Furthermore, battery replacement points will be located at the city's entrances.
Ferris Bueller'ın maceralarla dolu günü başlamıştır.And it was Ferris Bueller's Day Off.
Uzun müddet insanlar, çevrelerinin mikroplarla dolu olduğundan habersizdi.All three were apparently unaware that their microphones were still live.
Çünkü bütün Ankara civarı köyleri Oğuz boylarıyla doludur.And all the boys around the block Go crazy over me.
Bu mevki yıkıntı döküntülerle doluydu.The rest was simply filled with rubble.
Filmde Los Angeles sahtelikler ve yapmacık insanlarla doludur.In the film, Los Angeles is a world of false fronts and phony people.
İşleyen bellek çok dolu olduğu takdirde uzun süreli belleğin kodlamasını etkileyebilir.If working memory is overloaded it can affect the encoding of long-term memory.
Ancak sürmekte olan savaşın üç yılı tüm halklar için derslerle dolu olmuştur.The love-hate relationship has been obvious throughout generations for the three schools.
Bu yörede sekiz tane dolu olan sığınak vardı.There were eight haunted houses.
Skandal günümüzde dahi bilinmeyenlerle doludur.The others whereabouts are currently unknown.
Ana yolda, petrol dolu bir tankere çarpan araba ve tanker büyük bir gürültüyle patladı.Nearby, there is a tanker truck full of gasoline.
Gelin arabasının arkasından su dolu çömlek kırılır.On the way, the girls' car breaks down completely.
Şehrin içi karmakarışık ve tehlikelerle doludur.It's a city filled with chaos and complexity.
Sonra Keşif Ekibi 8 dakikalık daha dolu bir kayıt aldı.I got a tape recorder and recorded the next sixty minutes.
Dolu dolu yaşadım, gümbür gümbür.I remember being pretty floored, floored by that.
Tam dolu şarjda 24 saat çalışabilmektedir.They may be active throughout the 24-hour day.
"Bi dolu albüm ama.""Runrig Albums".
Kariyerinin başından bu zamana kadar geçen süre hep başarılarla doludur.Since the beginning of his career he has always scored many goals.
Görünümüne rağmen, hem sevgi dolu, hem güvenilirdir.Moreover, ( − ) ∗ {\displaystyle (-)_{*}} is full and faithful.
Korku ve nefret dolu maceralar.Feast of Hate and Fear.
Çocuklar dahil herkese çok yakın, sevgi dolu ilişki kurmak ister.As you know, you create pretty deep, full-on love relationships with friends.
Şehrin kenarındaki bu karanlık oda Şairin binbir güçlükte dolu hayatını simgelemektedir.This dark secret appears to be tied up in the bad vibes concerning the house.
Carceri hırsızlar, dolandırcılar, arkadan bıcaklayanlarla doludur.The premolars and molars are at the back of the mouth.
Mahmut ceplerine bakınca, topraklarla dolu olduğunu görmüş ve boşaltmaya başlamış.As soon as the beggar washed his eyes in the water, they opened and he could see.
Bunu yapmanın kolay bir yolu, tohumları su dolu bir kaba koymaktır.Un procédé simple pour la colouration des spores.
Muhayyelât, cinlerle perilerle, tılsımlarla, büyülerle dolu bir kitaptır.The mihrab is made of wood filled with the Quran and other Muslim books.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod