Ben de aynen sizin verdiğiniz tepkiyi verdim. Hatta ilk gördüğümde gözlerim dolmuştu.A já, já na to reagoval stejně jako vy, vlastně jsem byl pohnut až k slzám, když jsem to viděl poprvé.
Ben de aynen sizin verdiğiniz tepkiyi verdim. Hatta ilk gördüğümde gözlerim dolmuştu.Comovi-me até às lágrimas quando o vi pela primeira vez.
Ben de aynen sizin verdiğiniz tepkiyi verdim. Hatta ilk gördüğümde gözlerim dolmuştu.Jeg havde den samme reaktion som jer jeg blev faktisk rørt til tårer første gang jeg så det.
Bir anahtarın kullanım süresi dolmuş.Az egyik kulcs lejárt.
Bir anahtarın kullanım süresi dolmuş.Eén sleutel is verlopen.
Bir anahtarın kullanım süresi dolmuş.Ein Schlüssel ist abgelaufen.
Bir anahtarın kullanım süresi dolmuş.En ključ je potekel.
Bir anahtarın kullanım süresi dolmuş.En ključ je pretekel.
Bir anahtarın kullanım süresi dolmuş.Én nøgle er udløbet.
Bir anahtarın kullanım süresi dolmuş.En nyckel har gått ut.
Bir anahtarın kullanım süresi dolmuş.Jeden klíč vypršel.
Bir anahtarın kullanım süresi dolmuş.Jeden kľúč už stratil platnosť.
Bir anahtarın kullanım süresi dolmuş.Klucz utracił ważność.
Bir anahtarın kullanım süresi dolmuş.한 키가 만료되었습니다.
Bir anahtarın kullanım süresi dolmuş.O cheie a expirat.
Bir anahtarın kullanım süresi dolmuş.Uma das chaves expirou.
Bir anahtarın kullanım süresi dolmuş.Una chiave è scaduta.
Bir anahtarın kullanım süresi dolmuş.Una clave ha caducado.
Bir anahtarın kullanım süresi dolmuş.Une clé a expiré.
Bir anahtarın kullanım süresi dolmuş.Yksi avain on vanhentunut.
Bir anahtarın kullanım süresi dolmuş.Ένα κλειδί έχει λήξει.
Bir anahtarın kullanım süresi dolmuş.Един ключ е изтекъл.
Bir anahtarın kullanım süresi dolmuş.Один ключ застарів.
Bir anahtarın kullanım süresi dolmuş.Один ключ просрочен.
Bir anahtarın kullanım süresi dolmuş.פג תוקף של מפתח אחד.
Bir anahtarın kullanım süresi dolmuş.إنتهى أجلّ مفتاح واحد.
Bir anahtarın kullanım süresi dolmuş.انتهت صلاحية مفتاح واحد.
Bir anahtarın kullanım süresi dolmuş.一つの鍵が失効しています。
Bir panik atak içinde alan çin olabilir dolmuş olabilir Hükümetin büyük sırrı çözmekConfucius au plecat Aş spune că nu vorbeşti
Bir panik atak içinde alan çin olabilir dolmuş olabilir Hükümetin büyük sırrı çözmek공황 발작의 필드는 중국이 수 가득 수 있습니다 정부의 위대한 비밀을 해결
Bir panik atak içinde alan çin olabilir dolmuş olabilir Hükümetin büyük sırrı çözmeklapangan dapat diisi dengan cina bisa memecahkan rahasia besar dari pemerintah
Bir panik atak içinde alan çin olabilir dolmuş olabilir Hükümetin büyük sırrı çözmekLedina blago Ryan McLean strop v narodu, tako ponosen če bi še vedno le kot dragulji
Bir panik atak içinde alan çin olabilir dolmuş olabilir Hükümetin büyük sırrı çözmeklĩnh vực có thể được lấp đầy với Trung Quốc có thể giải quyết bí mật của chính phủ
Bir panik atak içinde alan çin olabilir dolmuş olabilir Hükümetin büyük sırrı çözmekPolia môžu byť vyplnené Čína mohla riešiť veľké tajomstvo vlády
Bir panik atak içinde alan çin olabilir dolmuş olabilir Hükümetin büyük sırrı çözmekTragen Sie dann Nähen bis zur Ernte in einer Panikattacke
Bir panik atak içinde alan çin olabilir dolmuş olabilir Hükümetin büyük sırrı çözmekВ панической атаки Поле может быть заполнено Китай может решить великую тайну правительство
Bir panik atak içinde alan çin olabilir dolmuş olabilir Hükümetin büyük sırrı çözmekВ панічної атаки Поле може бути заповнено Китай може вирішити велику таємницю уряд
Bir panik atak içinde alan çin olabilir dolmuş olabilir Hükümetin büyük sırrı çözmekב התקף חרדה בתחום עלול להתמלא סין יכולה לפתור את הסוד הגדול של הממשלה
Bir panik atak içinde alan çin olabilir dolmuş olabilir Hükümetin büyük sırrı çözmekفي هجوم الذعر ويمكن ملء الحقل مع الصين يمكن أن حل سر عظيم من الحكومة
Bir panik atak içinde alan çin olabilir dolmuş olabilir Hükümetin büyük sırrı çözmekフィールドは、中国が可能性を充填することができる 政府の大きな秘密を解く 孔子
Bizimle, eşyalarımızla, atıklarımızla, taleplerimizle dolmuştur.Elle est pleine de nous, pleine de nos affaires, pleine de nos déchets, pleine de nos exigences.
Bizimle, eşyalarımızla, atıklarımızla, taleplerimizle dolmuştur.È piena di noi, è piena della nostra roba, piena dei nostri rifiuti, piena delle nostre esigenze.
Bizimle, eşyalarımızla, atıklarımızla, taleplerimizle dolmuştur.Está cheia de nós, está cheia das nossas coisas, cheia do nosso lixo, cheia das nossas exigências.
Bizimle, eşyalarımızla, atıklarımızla, taleplerimizle dolmuştur.Está llena de nosotros, llena de cosas, de nuestros residuos, de nuestras necesidades.
Bizimle, eşyalarımızla, atıklarımızla, taleplerimizle dolmuştur.Este plin de noi, plin de chestiile noastre, plin de deşeurile noastre şi de cerinţele noastre.
Bizimle, eşyalarımızla, atıklarımızla, taleplerimizle dolmuştur.지구는 우리들로 가득하고, 우리의 물건들로 가득하고, 우리의 쓰레기로 가득하고, 우리의 요구들로 가득합니다.
Bizimle, eşyalarımızla, atıklarımızla, taleplerimizle dolmuştur.Nó đầy chúng ta, đầy đồ đạc chất thải, và nhu cầu của chúng ta.
Bizimle, eşyalarımızla, atıklarımızla, taleplerimizle dolmuştur.Penuh dengan kita, penuh dengan barang-barang kita, penuh dengan sampah kita, penuh dengan permintaan kita.
Bizimle, eşyalarımızla, atıklarımızla, taleplerimizle dolmuştur.Przepełniona nami, naszymi rzeczami, śmieciami i żądaniami.
Bizimle, eşyalarımızla, atıklarımızla, taleplerimizle dolmuştur.Se on täynnä meitä, täynnä tavaroitamme, täynnä jätettämme, täynnä vaatimuksiamme.
Bizimle, eşyalarımızla, atıklarımızla, taleplerimizle dolmuştur.Sie ist voll von uns, unseren Produkten. Voll von unserem Müll, voll von unserer Nachfrage.
Bizimle, eşyalarımızla, atıklarımızla, taleplerimizle dolmuştur.Teli van velünk, teli van a dolgainkkal, teli a hulladékunkal, teli az igényeinkkel.
Bizimle, eşyalarımızla, atıklarımızla, taleplerimizle dolmuştur.Ze is vol met ons, vol met onze spullen, met ons afval en onze behoeften.
Bizimle, eşyalarımızla, atıklarımızla, taleplerimizle dolmuştur.Είναι γεμάτη απο εμάς, από τα πράγματα μας, γεμάτη από απόβλητα, γεμάτη από τις απαιτήσεις μας.
Bizimle, eşyalarımızla, atıklarımızla, taleplerimizle dolmuştur.Она переполнена нами, она переполнена вещами, она переполнена отходами, она переполнена нашими запросами.
Bizimle, eşyalarımızla, atıklarımızla, taleplerimizle dolmuştur.Тя е пълна с нас, пълна е с нашите неща, пълна е с нашите отпадъци, пълна е с нашите искания.
Bizimle, eşyalarımızla, atıklarımızla, taleplerimizle dolmuştur.הוא מלא בנו, הוא מלא בדברים שלנו, מלא בפסולת שלנו, מלא בדרישות שלנו.
Bizimle, eşyalarımızla, atıklarımızla, taleplerimizle dolmuştur.إنها ممتلئة بنا، وممتلئة بأغراضنا، ممتلئة بفضلاتنا وممتلئة بمتطلباتنا.
Bizimle, eşyalarımızla, atıklarımızla, taleplerimizle dolmuştur.「限界」まで いっぱいになっているのです もちろん 人類は明晰で創造力のある種ですが
Bu bana büyük boy kâğıt olarak bir maliyeti ve ben oldukça yaklaşık bir raf dolmuştu yazıları.Chi phí cho tôi một cái gì đó trong trò hề, và tôi đã có khá gần đầy một kệ với tôi bài viết.