Bu sosyal bir dayanisma kavrami, dolayisiyla dogruluk ve trafsizlik hakkinda cok konusmuyoruz.Es ist ein soziales Konzept der Kooperation, wir reden also nicht viel über Wahrheit und Objektivität.
Bu sosyal bir dayanisma kavrami, dolayisiyla dogruluk ve trafsizlik hakkinda cok konusmuyoruz.Este un concept social de cooperare, deci nu dicutăm mult despre adevăr şi obiectivitate.
Bu sosyal bir dayanisma kavrami, dolayisiyla dogruluk ve trafsizlik hakkinda cok konusmuyoruz.Es un concepto social de cooperación, así que no hablamos mucho de la verdad y la objetividad.
Bu sosyal bir dayanisma kavrami, dolayisiyla dogruluk ve trafsizlik hakkinda cok konusmuyoruz.É um conceito social de cooperação, portanto não falamos muito de verdade e objetividade.
Bu sosyal bir dayanisma kavrami, dolayisiyla dogruluk ve trafsizlik hakkinda cok konusmuyoruz.È un modo di cooperare per cui non parliamo molto di verità e obiettività.
Bu sosyal bir dayanisma kavrami, dolayisiyla dogruluk ve trafsizlik hakkinda cok konusmuyoruz.Ez egy társadalmi koncepció az együttműködésről, ezért nem is beszélünk sokat igazságról és objektivitásról.
Bu sosyal bir dayanisma kavrami, dolayisiyla dogruluk ve trafsizlik hakkinda cok konusmuyoruz.Het is een sociaal samenwerkingsconcept, dus we praten niet veel over de waarheid en objectiviteit.
Bu sosyal bir dayanisma kavrami, dolayisiyla dogruluk ve trafsizlik hakkinda cok konusmuyoruz.Je to sociální pojetí spolupráce, takže moc nemluvíme o pravdě a objektivitě.
Bu sosyal bir dayanisma kavrami, dolayisiyla dogruluk ve trafsizlik hakkinda cok konusmuyoruz.그것은 사회적 의미의 협동입니다. 그래서 우리는 진실이나 객관성에 대해서 말하지 않습니다.
Bu sosyal bir dayanisma kavrami, dolayisiyla dogruluk ve trafsizlik hakkinda cok konusmuyoruz.To jest społecznościowa koncepcja współpracy, a więc nie wspominamy tu często o prawdzie i obiektywności.
Bu sosyal bir dayanisma kavrami, dolayisiyla dogruluk ve trafsizlik hakkinda cok konusmuyoruz.Είναι μια κοινωνική έννοια της συνεργασίας, οπότε δε μιλάμε πολύ περί αλήθειας και αντικειμενικότητας.
Bu sosyal bir dayanisma kavrami, dolayisiyla dogruluk ve trafsizlik hakkinda cok konusmuyoruz.Това е социална концепция за сътрудничество, така ние не говорим много за истина и обективност.
Bu sosyal bir dayanisma kavrami, dolayisiyla dogruluk ve trafsizlik hakkinda cok konusmuyoruz.Це соціальне поняття взаємодії, тому ми не говоримо багато про правду і об'єктивність.
Bu sosyal bir dayanisma kavrami, dolayisiyla dogruluk ve trafsizlik hakkinda cok konusmuyoruz.זה רעיון חברתי של שיתוף פעולה, אז אנחנו לא מדברים הרבה על אמת ואובייקטיביות.
Bu sosyal bir dayanisma kavrami, dolayisiyla dogruluk ve trafsizlik hakkinda cok konusmuyoruz.إنه المفهوم الإجتماعي للتعاون، إذاً فنحن لا نتحدث كثيراً حول الحقيقة والموضوعية.
Bu sosyal bir dayanisma kavrami, dolayisiyla dogruluk ve trafsizlik hakkinda cok konusmuyoruz.真実や客観性に関しては あまり語りません 真実だけを書こうと掲げても 何を書くべきか決める上で
Bu tamamen üç boyutludur ve dolayısıyla nokta bulutları arasında gezilebilir.이 영상은 전부 3D인데 여러분들은 이 점들의 가상공간을 날라 다닐 수 있습니다.
Bu tamamen üç boyutludur ve dolayısıyla nokta bulutları arasında gezilebilir.Acestea sunt în 3D bineînțeles, puteți naviga prin aglomerarea de puncte.
Bu tamamen üç boyutludur ve dolayısıyla nokta bulutları arasında gezilebilir.Dies ist alles in 3D und natürlich kann man durch die Punktwolke fliegen.
Bu tamamen üç boyutludur ve dolayısıyla nokta bulutları arasında gezilebilir.Dit is allemaal in 3D en natuurlijk kun je door de puntenwolk vliegen.
Bu tamamen üç boyutludur ve dolayısıyla nokta bulutları arasında gezilebilir.Esto es todo en 3D y, por supuesto, se puede sobrevolar la nube de puntos.
Bu tamamen üç boyutludur ve dolayısıyla nokta bulutları arasında gezilebilir.Ini semua 3 dimensi dan tentu saja Anda dapat terbang melintasi awan-awan data.
Bu tamamen üç boyutludur ve dolayısıyla nokta bulutları arasında gezilebilir.Isto é tudo em 3D e claro que podem sobrevoar a nuvem de pontos.
Bu tamamen üç boyutludur ve dolayısıyla nokta bulutları arasında gezilebilir.Minden 3 dimenzióban van, és persze repülni tudnak a pontfelhőben.
Bu tamamen üç boyutludur ve dolayısıyla nokta bulutları arasında gezilebilir.Questo è tutto in 3D e, ovviamente, potete fare un "fly-through" tra le nuvole di punti.
Bu tamamen üç boyutludur ve dolayısıyla nokta bulutları arasında gezilebilir.Tất cả đều là 3D và dĩ nhiên bạn có thể băng ngang qua đám điểm.
Bu tamamen üç boyutludur ve dolayısıyla nokta bulutları arasında gezilebilir.Toto je všechno 3D a samozřejmě můžete se proletět shlukem bodů.
Bu tamamen üç boyutludur ve dolayısıyla nokta bulutları arasında gezilebilir.Tout cela est en 3D et bien sûr, vous pouvez voler à travers le nuage de points.
Bu tamamen üç boyutludur ve dolayısıyla nokta bulutları arasında gezilebilir.To wszystko jest w 3D i oczywiście można swobodnie przemieszczać się po chmurze punktów.
Bu tamamen üç boyutludur ve dolayısıyla nokta bulutları arasında gezilebilir.Είναι όλα τρισδιάστατα και φυσικά μπορείτε να περιηγηθείτε στο νέφος των σημείων.
Bu tamamen üç boyutludur ve dolayısıyla nokta bulutları arasında gezilebilir.Това е всичко в 3D и разбира се, можете да летите през облака от точки.
Bu tamamen üç boyutludur ve dolayısıyla nokta bulutları arasında gezilebilir.זה הכל בתלת מימד וכמובן אתם יכולים לעוף דרך ענן הנקודות.
Bu tamamen üç boyutludur ve dolayısıyla nokta bulutları arasında gezilebilir.هذا كله بأبعاد ثلاثية وبالطبع تستطيع التحليق فوق سحابة النقاط.
Bu tamamen üç boyutludur ve dolayısıyla nokta bulutları arasında gezilebilir.点群を上から眺めることも 真上から
Bütün bağları tekli olduğu için bu bir alkan, dolayısıyla omurga için dekan diye yazabiliriz.هو ألكان حيث أنه يحتوي علي روابط احاديه فقط, بذلك يمكننا كتابة ديكان للعمود الفقري Decane
Bu üzücü şeyleri daha fazla konuşma var, dolayısıyla bazı pardon'd ve bazı cezalandırılır;Allez donc, d'avoir plus de parler de ces choses tristes; Certains doivent être pardonné, et certains punis;
Bu üzücü şeyleri daha fazla konuşma var, dolayısıyla bazı pardon'd ve bazı cezalandırılır;Andate quindi, di avere più parlare di queste cose tristi, alcuni saranno pardon'd, e alcuni puniti;
Bu üzücü şeyleri daha fazla konuşma var, dolayısıyla bazı pardon'd ve bazı cezalandırılır;Choďte preto, aby sa viac hovoriť o týchto smutných vecí, niektoré sa pardon'd, a niektorí potrestaní;
Bu üzücü şeyleri daha fazla konuşma var, dolayısıyla bazı pardon'd ve bazı cezalandırılır;Do đó, có nói chuyện nhiều hơn về những điều buồn, Một số sẽ được pardon'd, và một số bị trừng phạt;
Bu üzücü şeyleri daha fazla konuşma var, dolayısıyla bazı pardon'd ve bazı cezalandırılır;Gå därmed att ha mer diskussion av dessa sorgliga saker, några skall pardon'd, och några påföljder?
Bu üzücü şeyleri daha fazla konuşma var, dolayısıyla bazı pardon'd ve bazı cezalandırılır;Gå derfor, at have mere tale om disse sørgelige ting, og nogle skal være pardon'd, og nogle straffet;
Bu üzücü şeyleri daha fazla konuşma var, dolayısıyla bazı pardon'd ve bazı cezalandırılır;Ga dus, om meer te praten van deze droevige dingen hebben; Sommige worden pardon'd, en sommige gestraft;
Bu üzücü şeyleri daha fazla konuşma var, dolayısıyla bazı pardon'd ve bazı cezalandırılır;Idź stąd, aby mieć więcej mówić o tych smutnych rzeczach; Niektóre są pardon'd, a niektóre karane;
Bu üzücü şeyleri daha fazla konuşma var, dolayısıyla bazı pardon'd ve bazı cezalandırılır;Jděte proto, aby se více hovořit o těchto smutných věcí, některé se pardon'd, a někteří potrestáni;
Bu üzücü şeyleri daha fazla konuşma var, dolayısıyla bazı pardon'd ve bazı cezalandırılır;Menj innen, hogy több beszélni ilyen szomorú dolgokat; Néhány kell pardon'd, és néhány büntetni;
Bu üzücü şeyleri daha fazla konuşma var, dolayısıyla bazı pardon'd ve bazı cezalandırılır;이런 슬픈 일이 더 이야기를 가지고, 따라서 이동, 일부는 pardon'd, 일부 처벌한다;
Bu üzücü şeyleri daha fazla konuşma var, dolayısıyla bazı pardon'd ve bazı cezalandırılır;Pojdi s tem, da imajo več govoriti o teh stvareh žalostni, nekateri se pardon'd, in nekateri kaznovani;
Bu üzücü şeyleri daha fazla konuşma var, dolayısıyla bazı pardon'd ve bazı cezalandırılır;Siirry siis on enemmän puhua näistä ikäviä asioita, jotkut on pardon'd, ja jotkut rangaistaan;
Bu üzücü şeyleri daha fazla konuşma var, dolayısıyla bazı pardon'd ve bazı cezalandırılır;Vá, portanto, ter mais falar dessas coisas tristes; Alguns será perdoado, e alguns punidos;
Bu üzücü şeyleri daha fazla konuşma var, dolayısıyla bazı pardon'd ve bazı cezalandırılır;Vaya por lo tanto, para tener más hablar de estas cosas tristes, algunos se pardon'd, y castigó a algunos;
Bu üzücü şeyleri daha fazla konuşma var, dolayısıyla bazı pardon'd ve bazı cezalandırılır;Отиди следователно, да имат повече се говори за тези тъжни неща; Някои се pardon'd и някои наказва;
Bu üzücü şeyleri daha fazla konuşma var, dolayısıyla bazı pardon'd ve bazı cezalandırılır;לכו מכאן, יש לדבר יותר של הדברים האלה עצוב, כמה יהיה pardon'd, וחלק נענש;
Bu üzücü şeyleri daha fazla konuşma var, dolayısıyla bazı pardon'd ve bazı cezalandırılır;انتقل بالتالي الحصول على مزيد من الحديث عن هذه الأمور المحزنة ، ويجب أن pardon'd البعض ، وعاقبت بعض ؛
Bu üzücü şeyleri daha fazla konuşma var, dolayısıyla bazı pardon'd ve bazı cezalandırılır;ためには、ジュリエットと彼女のロミオのこれ以上の悲哀の物語だったことはない。
Bu vadi Güneş, Ay ve Dünya'nın varlıkları dolayısıyla oluşmuştur.이러한 골짜기는 태양, 달, 지구 등이 공간에 존재함으로써 만들어진 것이죠.
Bu vadi Güneş, Ay ve Dünya'nın varlıkları dolayısıyla oluşmuştur.שהשמש והירח וכדור הארץ יכולים כולם ליצור מתוקף נוכחותם.
Bu vadi Güneş, Ay ve Dünya'nın varlıkları dolayısıyla oluşmuştur.و الذي تشكل بسبب وجود الشمس و القمر و الأرض في الفراغ.
Bu vadi Güneş, Ay ve Dünya'nın varlıkları dolayısıyla oluşmuştur.全体像を見てみましょう
Bu videodaki içerik dolayısıyla maliyetlerimiz toplamaktan veya avlamaktan vazgeçtiğimiz ürünlerdir.Ebben a kontextusban a költségeink úgy értelmezendőek, mint azok a dolgok, azok a lehetőségek, amiket feladok.
Bu videodaki içerik dolayısıyla maliyetlerimiz toplamaktan veya avlamaktan vazgeçtiğimiz ürünlerdir.오늘 강의에서는 이 비용이 산딸기를 얼마나 포기하냐의 기회비용의 문제로 나왔는데요