Bence bir sürü para var ve bir sürü isteyeni, dolayısıyla sanırım bir çözüm bulabiliriz.Aber ich würde sagen, es ist genug Geld vorhanden, und auch genug Nachfrage, also können wir es schaffen.
Bence bir sürü para var ve bir sürü isteyeni, dolayısıyla sanırım bir çözüm bulabiliriz.Ale uważam, że jest mnóstwo pieniędzy i ogromny popyt, więc faktycznie możemy to osiągnąć.
Bence bir sürü para var ve bir sürü isteyeni, dolayısıyla sanırım bir çözüm bulabiliriz.Dar eu aș spune că sunt destui bani, și e destulă cerere, astfel încât să putem reuși acest lucru.
Bence bir sürü para var ve bir sürü isteyeni, dolayısıyla sanırım bir çözüm bulabiliriz.하지만, 저는 충분한 자본과 수요가 있다고 생각합니다. 그렇기 때문에 실제로 이루어 낼 수 있습니다.
Bence bir sürü para var ve bir sürü isteyeni, dolayısıyla sanırım bir çözüm bulabiliriz.Maar ik zeg dan dat er genoeg geld is, en er is meer dan genoeg vraag, dus dat is haalbaar.
Bence bir sürü para var ve bir sürü isteyeni, dolayısıyla sanırım bir çözüm bulabiliriz.Mais, je pars du principe qu'il y a beaucoup d'argent et beaucoup de demande, donc on y arrivera.
Bence bir sürü para var ve bir sürü isteyeni, dolayısıyla sanırım bir çözüm bulabiliriz.Mas eu afirmo que há dinheiro suficiente, e há procura suficiente, por isso, podemos lá chegar.
Bence bir sürü para var ve bir sürü isteyeni, dolayısıyla sanırım bir çözüm bulabiliriz.Nhưng tôi nghĩ, có nhiều tiền, nhiều yêu cầu cấp thiết nên chúng ta có thể thật sự làm được.
Bence bir sürü para var ve bir sürü isteyeni, dolayısıyla sanırım bir çözüm bulabiliriz.Pero yo digo que hay mucho dinero y mucha demanda de manera que lo podemos lograr.
Bence bir sürü para var ve bir sürü isteyeni, dolayısıyla sanırım bir çözüm bulabiliriz.До того ж, у нас достатньо грошей і великий попит, тому це не стане на заваді.
Bence bir sürü para var ve bir sürü isteyeni, dolayısıyla sanırım bir çözüm bulabiliriz.Но мога да кажа, че има доста пари и доста предлагане, така че всъщност да можем да постигнем това.
Bence bir sürü para var ve bir sürü isteyeni, dolayısıyla sanırım bir çözüm bulabiliriz.אבל הייתי אומר שיש שפע של כסף ויש שפע של ביקוש, כך שאנו יכולים בעצם להשיג את זה.
Bence bir sürü para var ve bir sürü isteyeni, dolayısıyla sanırım bir çözüm bulabiliriz.ولكن ما أرغب بقوله أنه هناك الكثير من المال و الكثير من الطلب لذلك يمكننا حقأً تحقيقه
Bence bir sürü para var ve bir sürü isteyeni, dolayısıyla sanırım bir çözüm bulabiliriz.私たちはやり遂げることができると思います このビジョンを達成するために 技術的 社会的にそして全体的に
Ben de düşündüm ki, duvar dokusu iskelet için önemli. Dolayısıyla açıklamanın bir parçası olmalı.Aşa că m-am gândit: peretele tisular e important pentru schelet, trebuie să fie parte a explicaţiei.
Ben hippi bir babayım, dolayısıylaDa bravo papà hippie gli ho detto,
Ben hippi bir babayım, dolayısıylaIch bin ein ziemlicher Hippie-Vater, also sagte ich:
Ben hippi bir babayım, dolayısıylaIk ben een goede hippie-vader, dus ik zei:
Ben hippi bir babayım, dolayısıylaJag är riktig hippie-pappa, så jag sa,
Ben hippi bir babayım, dolayısıylaJe suis un bon papa hippy, donc je dis,
Ben hippi bir babayım, dolayısıylaJó hippi apuka vagyok, szóval,
Ben hippi bir babayım, dolayısıyla저는 좋은 히피 스타일 아빠예요.
Ben hippi bir babayım, dolayısıylaSoy un padre bien hippie así que le digo:
Ben hippi bir babayım, dolayısıylaSunt un tată hippie bun, și i-am zis:
Ben hippi bir babayım, dolayısıylaTôi là một người cha lập dị, nên tôi nói với con trai rằng
Ben hippi bir babayım, dolayısıylaΕίμαι ένας καλός χίπης μπαμπάς, οπότε του λέω:
Ben hippi bir babayım, dolayısıylaИ като един добър баща казах:
Ben hippi bir babayım, dolayısıylaЯк хороший гіпі-татусь, я сказав:
Ben hippi bir babayım, dolayısıylaЯ, хороший хиппи-папочка, сказал ему:
Ben hippi bir babayım, dolayısıylaאני אבא היפי טוב, אז אני כאילו,
Ben hippi bir babayım, dolayısıylaانا اب هيپي جيد، لذلك قد كنت،
Ben hippi bir babayım, dolayısıyla「いいかい 月を愛することを学ぶんだ
Beni destekleyen yalnızca arkadaşlarım oldu, ama onlar da çocuktular, dolayısıyla benim kadar güçsüzdüler.Bara mina vänner stöttade mig, men de var barn, lika maktlösa som jag var.
Beni destekleyen yalnızca arkadaşlarım oldu, ama onlar da çocuktular, dolayısıyla benim kadar güçsüzdüler.Chỉ có bạn bè ủng hộ tôi, nhưng họ cũng chỉ là những đứa trẻ, cũng bất lực như tôi.
Beni destekleyen yalnızca arkadaşlarım oldu, ama onlar da çocuktular, dolayısıyla benim kadar güçsüzdüler.Csak a barátaim támogattak, de ők gyerekek voltak, tehetetlenek, akár csak én.
Beni destekleyen yalnızca arkadaşlarım oldu, ama onlar da çocuktular, dolayısıyla benim kadar güçsüzdüler.Então, aos 15 anos, eu sabia que era demasiado velha para ser treinada.
Beni destekleyen yalnızca arkadaşlarım oldu, ama onlar da çocuktular, dolayısıyla benim kadar güçsüzdüler.제 친구들만이 저를 응원해주었어요, 하지만 어린 아이들일 뿐이었죠, 저만큼이나 힘이 없는 어린 아이들 말이에요.
Beni destekleyen yalnızca arkadaşlarım oldu, ama onlar da çocuktular, dolayısıyla benim kadar güçsüzdüler.Mă sprijineau doar prietenii, dar ei erau copii la fel de neputincioși ca mine.
Beni destekleyen yalnızca arkadaşlarım oldu, ama onlar da çocuktular, dolayısıyla benim kadar güçsüzdüler.Moi przyjaciele mnie wspierali, ale byli dziećmi, tak samo bezsilnymi jak ja.
Beni destekleyen yalnızca arkadaşlarım oldu, ama onlar da çocuktular, dolayısıyla benim kadar güçsüzdüler.Nur meine Freunde unterstützten mich, aber sie waren auch nur Kinder, genauso machtlos wie ich selbst.
Beni destekleyen yalnızca arkadaşlarım oldu, ama onlar da çocuktular, dolayısıyla benim kadar güçsüzdüler.Podporovali ma iba moji priatelia. Lenže oni tiež boli iba deti, bezmocné tak ako ja.
Beni destekleyen yalnızca arkadaşlarım oldu, ama onlar da çocuktular, dolayısıyla benim kadar güçsüzdüler.Podporovali mě jenom mí kamarádi, ale byli jenom dětmi, stejně bezmocnými, jako já.
Beni destekleyen yalnızca arkadaşlarım oldu, ama onlar da çocuktular, dolayısıyla benim kadar güçsüzdüler.Samo prijatelji so me podpirali, a bili so otroci, prav tako nemočni kot jaz sama.
Beni destekleyen yalnızca arkadaşlarım oldu, ama onlar da çocuktular, dolayısıyla benim kadar güçsüzdüler.Seuls mes amis m'ont soutenue, mais c'était des enfants, tout aussi impuissants que moi.
Beni destekleyen yalnızca arkadaşlarım oldu, ama onlar da çocuktular, dolayısıyla benim kadar güçsüzdüler.Solo i miei amici mi sostenevano, ma erano solo bambini, impotenti come me.
Beni destekleyen yalnızca arkadaşlarım oldu, ama onlar da çocuktular, dolayısıyla benim kadar güçsüzdüler.Solo mis amigos me apoyaban, pero eran niños, sin autoridad, como yo.
Beni destekleyen yalnızca arkadaşlarım oldu, ama onlar da çocuktular, dolayısıyla benim kadar güçsüzdüler.Vain ystäväni tukivat minua, mutta he olivat lapsia, yhtä voimattomia kuin minäkin.
Beni destekleyen yalnızca arkadaşlarım oldu, ama onlar da çocuktular, dolayısıyla benim kadar güçsüzdüler.Μόνο οι φίλοι μου με υποστήριξαν, αλλά ήταν παιδιά, εξίσου ανήμπορα όπως ήμουν εγώ.
Beni destekleyen yalnızca arkadaşlarım oldu, ama onlar da çocuktular, dolayısıyla benim kadar güçsüzdüler.Лише мої друзі підтримували мене, але вони були дітьми, такими ж безсилими, як і я.
Beni destekleyen yalnızca arkadaşlarım oldu, ama onlar da çocuktular, dolayısıyla benim kadar güçsüzdüler.Само приятелите ми ме поддържаха, но те бяха деца, също толкова безсилни, колкото и аз.
Beni destekleyen yalnızca arkadaşlarım oldu, ama onlar da çocuktular, dolayısıyla benim kadar güçsüzdüler.Только мои друзья поддерживали меня, но они были детьми, такими же беспомощными, как и я.
Beni destekleyen yalnızca arkadaşlarım oldu, ama onlar da çocuktular, dolayısıyla benim kadar güçsüzdüler.רק החברים שלי תמכו בי, אבל הם היו ילדים, חסרי אונים בדיוק כמוני.
Beni destekleyen yalnızca arkadaşlarım oldu, ama onlar da çocuktular, dolayısıyla benim kadar güçsüzdüler.وحدهم هم أصدقائي الذين دعموني ، ولكنهم كانوا مجرد أطفال فقط عاجزون مثلي
Beni destekleyen yalnızca arkadaşlarım oldu, ama onlar da çocuktular, dolayısıyla benim kadar güçsüzdüler.只有我嘅朋友支持我 但係佢哋始終都係細路 都係無話事權嘅
Beni destekleyen yalnızca arkadaşlarım oldu, ama onlar da çocuktular, dolayısıyla benim kadar güçsüzdüler.私同様 力不足でした そして 15歳になり 訓練を始めるには 遅すぎる年齢になりました
Benim arzı düşürmem dolayısıyla, toplam arz eğrisi bu şekilde sola doğru kayacak.그래서 공급곡선이 통째로 왼쪽으로 옮겨지죠
Benim arzı düşürmem dolayısıyla, toplam arz eğrisi bu şekilde sola doğru kayacak.Przesunąłbym całą krzywą podaży w lewo
Benim arzı düşürmem dolayısıyla, toplam arz eğrisi bu şekilde sola doğru kayacak.Tudíž bych posunul celou křivku nabídky doleva.
Benim arzı düşürmem dolayısıyla, toplam arz eğrisi bu şekilde sola doğru kayacak.Значи измествам цялата крива на предлагането в случая наляво.
Benim arzı düşürmem dolayısıyla, toplam arz eğrisi bu şekilde sola doğru kayacak.Значить, я посуну всю криву пропозиції вліво.