Ana içeriğe geç
Sözlük

dolayısıyla ile cümle

dolayısıyla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Dolayısıyla çok yüksek bir yatırım getirisi gerektirirler.Zato im je potrebna velika površina, što uvjetuje relativno visoke investicijske troškove.
Bu sayede içerideki hiçbir hastalık (ve dolayısıyla içerideki hiçbir varlık) dışarı çıkamayacaktır.Prema tome, u takvoj tekućini ne postoji ni unutarnje trenje (viskoznost).
Dolayısıyla, tellürün atom ağırlığı 123 ile 126 arasında bulunmalı ve 128 olmamalıdır.Tak napríklad atómové číslo telúra musí byť niekde medzi 123 a 126.
Dolayısıyla bu sınıftaki problemler NP sınıfının en zor problemleridir.NP-úplné problémy v istom zmysle reprezentujú tie najťažšie problémy spomedzi triedy NP.
Aldopentozların üç kiral merkezi vardır, dolayısıyla 8 farklı stereoizomer mümkündür.Aldopentóza má tri stredy chirality, a preto je možných osem rozličných stereoizomérov.
Dolayısıyla, dünyanın diğer okyanuslarına göre oldukça genç bir okyanustur.Atlantik je jedným z najmladších svetových oceánov.
Kromozomların helezonları açılır, dolayısıyla görünmez olurlar.Chromozómy sa dešpiralizujú, rozplietajú sa a sú neviditeľné.
Dolayısıyla problem artık çözülmüştür.Potom sa problémi vyriešili.
Dolayısıyla Smith, Darwinci evrim teorisinin bir muhalifidir.Preto volajú po výraznej modifikácii (neo) darwinovskej evolučnej teórie.
Aynı zamanda Olimpik Oyunlar vardı ve dolayısıyla bu dönem, bir barış dönemi olmalıydı.Tak isto bol čas olympijských hier, a teda prímeria počas ich konania.
Dolayısıyla T(v1, v2, ...) olarak ifade edilebilir.Zvykne sa označovať G=(V1, V2,E).
Dolayısıyla soğurucu teorisi bu noktayı düzeltmek için formüle edildi.Práve Strechaj bol preto vybraný, aby v tomto smere zjednal nápravu.
Dolayısıyla vaadde bulunan kişinin hukukî fiil ehliyetine sahip olması yeterlidir.To znamená, že dotknutá osoba musí byť právne spôsobilá dať súhlas.
Dolayısıyla dini kimliği bulunmaktadır.Sú tam tie religiózne motívy.
Dolayısıyla ilçede tarım ve hayvancılık oldukça iyi durumdadır.Kostolík aj areál sú v pomerne dobrom stave.
Dolayısıyla, 60° G enleminin Güney Okyanusu'nun kuzey sınırı olması karara bağlanmıştır.Jej severný okraj je 60. rovnobežka južnej šírky.
Dolayısıyla babasına çok kızgındır ve ona hep kötü davranır.To rozčuľuje jeho panovačnú manželku, ktorá sa naňho neustále sťažuje.
Dolayısıyla enflasyonun(şişme) er ya da geç biteceğini söyler.Dôležité je však zdôrazniť, že skôr či neskôr abstinenčné príznaky ustanú.
Dolayısıyla, etnik barış, çatışmanın olmaması değil, şiddetin yokluğudur.Mier je stav bez vojny či bojov, stav absencie konfliktov.
Dolayısıyla Sovyet Rusya ve TBMM Hükûmeti karşılıklı bir yarar sağlamış oldular.Spolupráca Nemecka a Sovietskeho zväzu bola však výhodná obojstranne.
Dolayısıyla R = r cos ⁡ ϕ {\displaystyle R=r\,\cos \phi } olur.Vždy platí, že R ≥ 0 {\displaystyle R\geq 0} .
Köyde ilköğretim okulu vardır fakat nüfus azlığı dolayısıyla hali hazırda kullanılmamaktadır.Športoviská v obci nie sú zastúpené, ale vzhľadom na jej vekový priemer to je nepotrebné.
Dolayısıyla ilk amaç bilgilendirmekti.Teda prvý cieľ dosiahli.
Dolayısıyla, denizdeki uzun dalgalar kısa dalgalardan daha süratlidir.Hodiny na kopci idú rýchlejšie ako hodiny v údolí.
Dolayısıyla bu yapı büyük uzaklıklardan tespit edilemez.Vďaka nemu je vrchol identifikovateľný už z veľkej diaľky.
Dolayısıyla, büyük bir bölgeye tek antenden hizmet vermek saçma olacaktır.Práve preto bolo dôležité, aby interiéry staníc pôsobili jedinečne.
Dolayısıyla arabaları çamura saplanır.Práve tam autá brzdia do zákruty Stowe.
Ana madde: Almanya'da ulaşım Konumu dolayısıyla Almanya, Avrupa'da önemli bir ulaşım merkezidir.Objem dopravy v Nemecku, najmä preprava tovaru, je vďaka jeho centrálnej polohe v Európe vysoká.
Dolayısıyla 1 Kasım 2014 tarihine kadar olan sürede ağırlıklı oy esasına dayanan sistem uygulanacak.Tento model kvalifikovanej väčšiny sa má uplatňovať od 1. novembra 2014.
Dolayısıyla bu seferlerde İngiltere, amacına ulaşamadı.Britom sa nepodarilo splniť všetky ciele.
Altı π elektronu vardır, dolayısıyla furan aromatiktir.Število π-elektronov je enako 6, zato je furan aromatska spojina.
Dolayısıyla zaman içinde tamamen tahrip olmuştur.Zdi se, da je bila vas tedaj popolnoma uničena.
Dolayısıyla, ağır kayıplar vererek geri çekildi.Po težkih izgubah se je moral vrniti.
Getty, bu hareketi dolayısıyla babasının saygısını kaybetti.Zaradi umika pa je izgubil očetovo spoštovanje.
Dolayısıyla asal sayılar, doğal sayıların "temel inşa taşları" olarak düşünülebilir.S tem so praštevila »osnovni gradniki« naravnih števil.
Dolayısıyla söylediklerini ciddiye almamıza gerek yoktur.Teh zgodb seveda ni treba jemati resno.
Dolayısıyla ne zaman ve kim tarafından yazıldığı kesin olarak bilinmemektedir.Po navadi se ve, kdo in iz kakšnih razlogov je pisavo razvil.
Çoğu bölge 50 km²'den azdır dolayısıyla da burada bulunan fillerin yaşam alanlarının tamamını kapsayamaz.Veliko območij je manjših od 50 km², premalo za celotno število slonov, ki ga uporabljajo.
Elrond'un torunu ve anneannesi Celebrían dolayısıyla Galadriel'in torununun çocuğudur.Arwen je bila hčerka Elronda in Celebrían, torej po materini strani Galadrielina vnukinja.
Dolayısıyla detaylı bir ön çalışma gerektirmiştir.Slednje zahteva intenzivno predhodno usposabljanje.
Dolayısıyla bu malzemeler endüstriyel açıdan değerlidir.Zaradi teh lastnosti so zelo uporabne v industriji.
Her şey devamlı bir devinim içindedir, dolayısıyla koşullar ve bu arada nesnenin kendisi de değişmektedir.Vse je v nenehnem plimovanju, zato se pogoji, kot tudi pojavi, nenehno spreminjajo.
Dolayısıyla Dor frizindeki triglifler arasındaki dikdörtgen oyuklara metop denir.Pravokotni prostori med triglifi na dorskem frizu se imenujejo metope.
Dolayısıyla, her iki ebeveyni tarafından da İskandinav kökeni vardır.Družina je imela po obeh starševskih vejah slovenske prednike.
Dolayısıyla bu kişiye zanaatından dolayı Çıkrıkçı Lakabını takmışlardır.To je zato, ker so pri svojem delu uporabljali lokalno glino .
Dolayısıyla tarihsel anlatılardan bilinçli olarak uzak duruyor.Zavestno pa se odreka osebnim zgodbam.
Dolayısıyla Müslümanlar, bu duruma çok üzülmüşlerdi.Verniki so bili zaradi tega žalostni.
Dolayısıyla ekosistemde yer alan canlılar, ekosistemdeki karbon çevrimi içinde farklı rollere sahiptirler.Različne vrste imajo različno vlogo znotraj ekosistema.
Dolayısıyla enflasyonun(şişme) er ya da geç biteceğini söyler.Postalo je jasno, da bo prej ali slej prišlo do obračuna.
Kısmen, edinilmiş bağışıklık dolayısıyla bu durum yetişkinlerde daha az görülmektedir.Manj pogost je pri odraslih, deloma zaradi razvoja pridobljene imunosti.
Dolayısıyla ben ne yaptığımı biliyorum.”Mums patinka tai ką mes darome. "
Aldopentozların üç kiral merkezi vardır, dolayısıyla 8 farklı stereoizomer mümkündür.Aldopentozės turi tris chiralinius centrus, todėl egzistuoja 8 skirtingi (23) stereoizomerų variantai.
Tarımsal ürünlerin fiyatı ise dolayısıyla düşmekteydi.Ženkliai krito žemės ūkio produktų supirkimo kainos.
Dolayısıyla demir ve çelik endüstrisi gelişmiştir.Išvystyta metalo ir plieno pramonė.
Dolayısıyla çok yüksek bir yatırım getirisi gerektirirler.Vadinasi, norint jas naudoti gali prireikti nemažų investicijų.
Dolayısıyla Kiribati yeni güne ilk giren ülkedir.Dėl šio keitimo Kiribatis tapo šalimi, pirmąja pasitinkančia naujus metus.
Dolayısıyla ayrılma/birleşme açıları sıfır ya da 180 derecedir.Ypač sudėtingi yra smūgiai atgal arba sukantis ore 180 laipsnių.
Bu kavgalar dolayısıyla Normandiya'da planladığından daha uzun zaman kaldı.Tokie daliniai buvo panaudoti Mūšyje už Normandiją.
Dolayısıyla buradaki sayılar yaklaşık sayılardır.Tačiau šie skaičiai tik apytikriai.
Dolayısıyla bu alan diğerleriyle yakın bir ilişki sürdürür.Taip yra todėl, kad jis sunkiai jungiasi su kitais elementais.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod