Dolayısıyla bu döneme "Karanlık Çağlar" adı verilir.As a result, this period has been called the "dark ages".
Dolayısıyla bu topluluklara boyun eğdirmek fazlaca güç olmayacaktı.You know very well that this would present no difficulty to our armies.
Dolayısıyla bu tümcelerin her biri bir kümeyi tarif eder.In this case, each word represents an odor.
Bilgisayar programlamaya olan merakı dolayısıyla 18 yaşındayken bir programlama şirketi kurmuştur.At 18 years old took a job as a computer programmer.
Dolayısıyla bu ögelerin kendi üzerinde etkisi de söz konusudur.The results of these communal efforts speak for themselves.
Dolayısıyla Kosova’daki idari birimler fiilen yoktur."Our troops have no business in Kosovo.
Dolayısıyla, primer ve ters transkriptaz, RNA'nın 3' ucuna taşınmalıdır.Therefore, the primer and reverse transcriptase must be relocated to 3’ end of viral RNA.
Dolayısıyla, göle geri verilir.It has been proposed to restore the lake.
Bu sorunlar dolayısıyla kendi ailesi yerine arkadaşları Buffy, Willow ve Giles'ı koyar.This leads him to seek a surrogate family in his friendships with Buffy, Willow and Giles.
Dolayısıyla salgın, Ebola olarak tanımlanıncaya değin çoktan 3 ülkeye yayılmıştı.Thus, the disease had several months to spread before it was recognized as Ebola.
Dolayısıyla kilit tür varsayımı tüm bilimadamları tarafından desteklenmez.Thus, the keystone predator hypothesis is not accepted by all scientists.
Dolayısıyla ikisinin uyumunu sağlama gereksinimi yoktu.No one should disturb him during his sleep.
Dolayısıyla bu durum da Atina kuvvetlerinin savunmada kalma stratejisinde etkili olmuştur.This in turn influenced the Athens Charter.
Ancak 559 yılında Hun akınları dolayısıyla yeniden göreve getirilmiştir.By 956, however, William was re-installed into his offices.
Işık foton denilen parçacıklardan oluşur ve dolayısıyla doğal nicelenmiştir.Light is made up of particles called photons and hence inherently is quantized.
Dolayısıyla fare, belli bir memeli genin etkilerini anlamak için bir model olarak kullanılır.The mouse thereby acts as a working model to understand the effects of a specific mammalian gene.
Tarımsal ürünlerin fiyatı ise dolayısıyla düşmekteydi.The purchase price of agricultural products had declined significantly.
Halbuki İstanbul Havayolları yaşayan bir şirket, dolayısıyla öyle bir şey söz konusu değil.List of airlines of Ethiopia Transport in Ethiopia However, this did not happen.
Tüm holoenzim dolayısıyla 6 altbirimden oluşur: α2ββ'σω (~480 kDa).The complete holoenzyme therefore has 6 subunits: β'βαI and αIIωσ (~450 kDa).
Hepimiz için 13 yaş çocukluğun en son yaşı, dolayısıyla bilgelik çağıdır.Not for most 13-year-olds, that's for sure.
Dolayısıyla bir hak ve yasa ihlâli söz konusu olmayacaktır.Third, no strong interest or right is at stake.
Dolayısıyla atıldığı yeri bilmek, korunmak için yeterli değildir.Simply designating an area a park isn't sufficient to protect it.
Dolayısıyla detaylı bir ön çalışma gerektirmiştir.The latter requires intensive pre-training.
Dolayısıyla bazen sosyo-ekonomik fizik olarak da adlandırılır.Sometimes it is also called critical policy sociology.
Dolayısıyla ölümsüzlük ya da ruh göçü diye bir şey olamaz.We do not possess an immortal soul or spirit.
Tatil dolayısıyla Aralık'ta çekimlere ara verildi.It was released in December for the Christmas holiday.
Dolayısıyla sattıklarında, gerçek para kazanabiliyorlar.If they do, they pay exactly.
Dolayısıyla, sanal sayfa numaraları 20 bit uzunluktadır.Consequently, those versions are over 20 levels long.
Daha sonraki dönemlerde kalenin üst kısmı, bakımsızlık ve doğal tahribatlar dolayısıyla yıkılmıştır.Over half of the building had succumbed to neglect and the forces of nature.
Dolayısıyla Müslümanlar, bu duruma çok üzülmüşlerdi.That is why Muslims are afraid.
Dolayısıyla bu bölgeye dünyanın Soğuk kutbu denir.This type is called color set of the place.
Benimsenmesi ve yaygınlaşması kullanım kolaylığı dolayısıyla çok hızlı olmuştur.It is so effective at propagation that it spreads rapidly.
Dolayısıyla dinozorlarla yan yana yaşamıştır.It lived at the same time as the dinosaurs.
Dolayısıyla Luhmann’a göre içinde tüm iletişimlerin meydana geldiği tek bir dünya toplumu vardır.Finally, society, according to Mead, is where all of these interactions are taking place.
Dolayısıyla bu döneme Karanlık Çağlar adı verilir.Hence the name Dark Age for this period.
Dolayısıyla alternatif akım büyük miktarda üretime daha uygundur.In this case, the alternating product is more standard.
Dolayısıyla tüketicilere ucuz mal imkanı sağlanmış olacaktır.Hence low-cost parts will not be achievable.
Dolayısıyla yukarıda verilen iki türev birbiriyle tutarlıdır.Later, another two hands attached to each are raised.
Lozanlı büyük babası dolayısıyla İsviçre vatandaşlığı da vardır.Due to his Swiss ancestry, Schneider also holds a Swiss citizenship.
Fakat bircok restorasyon dolayısıyla günümüzde orijinalinden tümüyle değişiktir.It collapsed, though, but is now fully repaired according to its original appearance.
Dolayısıyla devlet organları burada yerleşik idi.State government officials reside here.
Salım güçleri dolayısıyla, doğru sıcaklık ölçümleri çok zordur.Additionally, as the core is very compact, the heating loads are very high.
Dolayısıyla orta sınıftan vatandaşlar hoplit olarak silahlanıp savaşlara katıldılar.Basically, young men from educated middle-class families had joined as soldiers.
Florestan Leonore'nin kim olduğunu değişmiş kılığı dolayisiyla bilemez.It is unclear who this Florentine traveller Antonello might have been.
Dolayısıyla, heykel tam olarak 2 Aralık 1967 günü, öğleden sonra saat 3.36'da halka açıldı.Thus, it was unveiled at precisely 3:36 p.m. on December 2, 1967.
Dolayısıyla, Caroline’ı bu görevi üstlenmesini önerdi.Morgan would then take charge of the operation.
Fakat nadir bulunması ve kıymeti dolayısıyla, artık bu amaçla kullanılmamaktadır.However, because it is fragile and in poor condition it is no longer displayed.
Dolayısıyla kurt adam efsaneleri tümüyle cehalet ve kuruntu üzerine kurulmuş olabilir.Because of this, the comic can be read entirely out of order.
Günlüğü 1839 yılında bitirmiş olsa da sansür dolayısıyla yayınlayamamıştı.Even though Szemere finished it in 1839, he couldn't publish it then because of censorship.
Dolayısıyla X- = Mo yazabiliriz.This leaves us with x--x-.
Dolayısıyla iZ'in tanımı ıskarta edilebilir.Therefore, the definition of Z can be discarded.
Dolayısıyla zaman içinde tamamen tahrip olmuştur.Of course, it was finished right on time.
Kısmen, edinilmiş bağışıklık dolayısıyla bu durum yetişkinlerde daha az görülmektedir.This leads to a reduced immune response similar to that found in the elderly.
Dolayısıyla savunmada kalmak yeterliydi.His position was defender.
Rıdvan bu girişimi dolayısıyla öldürüldü.Rivers died as a result of that procedure.
Dolayısıyla çok yoğun olur.It just keeps me busy.
Dolayısıyla, Û harfiyle başlayan bir sözcük yoktur.No word may begin with a vowel.
Dolayısıyla, +12 00001100 olarak temsil edilecektir.They will be numbered 001-060.
Dolayısıyla tüm sayılar 0 ve 1 rakamları kullanılarak ifade edilirler.Each question is scored as either 0 or 1 points.
Dolayısıyla, böyle bir detektör nötrino salınımlarını doğrudan ölçebiliyordu.Thus, such a detector could measure neutrino oscillations directly.