Ana içeriğe geç
Sözlük

dolayısıyla ile cümle

dolayısıyla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Dolayısıyla nesnelerin bütün ideleri de Tanrı'nın kendisinde mevcuttur.Instead, all events are taken to be caused directly by God Himself.
Dolayısıyla söylediklerini ciddiye almamıza gerek yoktur.As such it should not really be taken too seriously.
Dolayısıyla, Esperantido kelimenin tam anlamıyla "Esperanto soyundan gelenler" anlamına gelir.Hence, Esperantido literally means an "offspring or descendant of Esperanto".
Bu anlayış dolayısıyla Dünya'nın da aslında bir gezegen olduğu sonucunu çıkartmıştır.They finally discovered that this was a different planet.
Bulundukları konum dolayısıyla endişelidir.They are shocked by what they find.
Dolayısıyla yaptığı paylaşımlarda da bu içerik yansıtılmaktadır.The figures he refers to are reproduced in combination here.
Dolayısıyla potansiyel olarak mutajenik ve kanserojeniktirler.They are genotoxins and potential carcinogens.
Yaşayan canlılarla simbiyozdurlar dolayısıyla onlar olmadan hayatlarını sürdüremezler.I think you have to live your life without illusions, not with them.
Dolayısıyla bu siyasetin içerdiği program ve hedefleri de yadsır.Are the program goals and objectives feasible?
Bu durum dolayısıyla Anavatan Partisi seçime girememiş, DP seçime tek başına girmiştir.This was done without a by-election, as he was the only nominated candidate.
Dolayısıyla mezun olduktan sonra çoğunlukla iş bulamadılar.However, not all of them are able to find a job after they graduated.
Dolayısıyla tamsayılar kendi tamlanışı içinde yoğun bir şekilde yaşar.He segues within his atmospheres seamlessly.
Dolayısıyla gerçek hayatta uygulanması en mümkün teoridir.Therefore, this greatest possible being must exist in reality.
Dolayısıyla bir betik dili yapısına da sahiptir.They must also fulfil a language requirement.
Dolayısıyla genellikle en azından üç vâris bulunuyordu.Normally there are at least three for redundancy.
Dolayısıyla sertlik mineralin çizilebilirlik özelliği olarak da adlandırılabilir.For this reason, it may be classed as a true mineral.
Dolayısıyla farklı sayma sistemlerinin farklı sayıda rakamları vardır.Different datasets have different prices.
Kendisine verilen bu görev dolayısıyla Mus'ab, İslam'da ilk öğretmen olarak kabul edilir.For Shi'a today all over the world, he is regarded as the first imam.
Dolayısıyla Şia’nın tanıtımı noktasında güvenilir bir kaynak olarak istinatta bulunulabilir.Therefore his posts on the DukesBlog may be considered a credible source.
Babasının gayrimeşru evliliği dolayısıyla genç V. Edward babasının meşru oğlu değildi.His replacement at V Corps was, somewhat unusually, his elder brother Edward.
Dolayısıyla bu animeler birbirlerinden ayrı eserler olarak düşünülmelidir.They concluded that these atoms must be considered as distinct entities.
Dolayısıyla ya bir asal sayının karesidirler, ya da dört tane farklı bölenleri vardır.So it has four alkyl groups and potentially carries two negative charges.
Dolayısıyla, Ø yakın noktada en büyük değeri alacaktır.This will very likely be sufficient for the nearest commando.
Dolayısıyla duanın kullanımı önemli bir teolojik nokta yaratmaktadır.The novel has a significant religious thematic focus.
Dolayısıyla 18 Kasım 1978’de Jonestown’da değillerdi.On November 18, 1978, Jonestown.
Dolayısıyla büyük çöküş kuramı günümüzde sorunlu bir kuram olarak değerlendirilmektedir.Currently the situation is assessed as a serious depletion of stands.
Dolayısıyla şarkının ötesinde ifade edecek bir şeyim yok, herşeyi o şarkıda anlattım."There was nowhere to talk it out, so I sang it out instead"".
Dolayısıyla bende büyükbabamı tanıma isteği uyandı.So I felt like I needed to know this person.
Dolayısıyla araştırmalarımla ilgili bir kitap yazdım.So, I wrote a book on my research.
Dolayısıyla da faiz oranlarındaki düşüşten en çok yararlanan bu oldu, 1.02'nin karesi.So it benefited the most by decreasing the discount rate, the 1.02 squared.
- Dolayısıyla, gradyan fonksiyonunu x, y ve z cinsinden bir fonksiyon olarak yazabiliriz. -So you could write it as the gradient function is a function of x, y, and z.
Dolayısıyla skaler alandan vektör alana ulaşmış oluyoruz.So we've gone from having a scalar field to a vector field.
Burada elimizde hiçbir şey yok, dolayısıyla 3 yazıyoruz.There's nothing to add here, so you just get a three.
Dolayısıyla 8 kere 6, 48 4'ü buraya koyalım.So eight times six is forty-eight. Put the four up there.
Ve dolayisiyla gelenlerin hic birisi bu soruya bir cozum bulamiyor.And, basically, none of them could solve it.
Dolayısıyla sistematik adlandırmada buradaki şu küçük grup, bu bir, iki, üç gibi görünüyor. .So this little group right here in the systematic naming, this looks like a one, two, three.
Burada 1'den 3 fazlayız, dolayısıyla buradaki kürdan sayısına 15 ekleriz. -We're 3 more than 1 here, so we add 15 to the number of toothpicks we have there.
Ve İttifaktakiler onlarla çalışmış olmam dolayısıyla çok memnun olduklarını bana ifade ettiler.And the Alliance has told me that they are very happy to work with it.
Dolayısıyla geçiminizi karikatürle sağlamak zorunda kalırsınız.So you have to make a living cartooning.
Dolayısıyla, (x+2)'nin karesi artı (y-3)'ün karesi 16'ya eşit. .So you get x plus 2 squared plus y minus 3 squared is equal to 16.
Dolayısıyla, 2. adım yanlış olan ilk adım.So this step 2 was the first incorrect step.
Dolayısıyla, bu benim teorim.So, that's my theory.
Ve dolayısıyla, bu bir kanaat meselesi değildir.And therefore, it's not a matter of opinion.
Dolayısıyla faydacılığın temeli --So basis of utilitarianism --
Dolayısıyla ışık ışını aynanın arkasındaki şu noktadan geliyor gibi görülecektir.We can do other things. We can draw a stuff so you can see the whole image
Dolayısıyla bu tarz tüm yazınların ortadan kalkması gerekir.Therefore, all that type of literature has to go.
Dolayısıyla insanlar, tekrar ediyorum, sahip oldukları değerlerden sorumlu değillerdir.Therefore, human beings are not, I repeat this, are not responsible for their values.
Dolayısıyla, çevre de insan ihtiyaçlarının bir parçasıdır; biz farketsek de farketmesek de.Therefore, the environment is part of human needs, whether we recognize it or not.
Dolayısıyla insanları öldürmek hiçbir sorunu çözmeyecektir.So killing people is not the solution to any problem at all.
Dolayısıyla, adalet sistemi parasal sistemin içinde de işe yaramaz.So a justice system will not be useful in the monetary system.
Dolayısıyla, geçmişte "takdir edilecek davranış" sayılan şeylerin bugün bir anlamı yok.So what you called "admirable behaviour" in the past, doesn't makes sense.
Dolayısıyla, kimin suçlu olduğunu içinde yaşadığın kültür belirler.So what you call a criminal depends of the culture you live in.
Dolayısıyla, tüm davranışlarımızı çağrışımsal belleğimiz belirler. Bu ne demek biliyor musun?So all our actions are based on associated memory, do you understand what that means?
Dolayısıyla, avukatların sadece buna bakarak ne kadar yozlaşmış oldukarını anlamaları lazım.So attorneys must understand by man alone they are corrupt.
Dolayısıyla Yuan daha ucuz bir kur haline geliyor.So it makes that less expensive.
Dolayısıyla Hristiyanlığın Roma'daki ilk dönemlerine atfedilirler.So they ascribed, if you like, to the earliest times of Christianity here in Rome.
Dolayısıyla yıldız ışığının büyük bölümü aslında merkezden geliyor.So, at the center there, that's actually where most of the starlight comes out from.
Dolayısıyla kendi galaksimizde, başka her yerden daha çok ayrıntı görebiliriz.So, we can see far more detail in our galaxy than anyplace else.
Dolayısıyla, çok fazla ayrıntı görmek istiyorum.So, this means that I want to see a lot of detail.
Dolayısıyla da genç yıldız görmemelisiniz.So, you shouldn't see young stars.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod