Ana içeriğe geç
Sözlük

dolayısıyla ile cümle

dolayısıyla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Dolayısıyla yöntem için kullanılacak materyallerin çoğu bunlardır.Flere av disse modellene er å få kjøpt brukt.
Dolayısıyla tarihsel anlatılardan bilinçli olarak uzak duruyor.Deretter bare forsvinner han fra de historiske opptegnelsene.
Dolayısıyla ortaya gittik."Derfor var jeg utenfor.»
Eserin ünü dolayısıyla Fuseli eserin en az üç farklı sürümünü üretmiştir.Dette var på grunn av aksjelovens krav om at selskapene skulle ha minimum 3 eiere.
Dolayısıyla devlet organları burada yerleşik idi.Offentlige bygninger ble reist her.
Bu görevde iken 7 ay sonra bir nüzül inmesi dolayısıyla hayat gözlerini yumdu.Etter ti timer i operasjonssalen ble øyet hans reddet.
Dolayısıyla peygamber, "haberci" anlamını taşır.Profe betyr "profet".
Bu kavgalar dolayısıyla Normandiya'da planladığından daha uzun zaman kaldı.Dette var de lengste hoppene som til da var gjort i Norge.
Dolayısıyla Dor frizindeki triglifler arasındaki dikdörtgen oyuklara metop denir.Feltene mellom triglyfene kalles metoper.
Dolayısıyla acılık değerleri, İngiliz-tarzı arpa şaraplarından daha yüksektir.Den er generelt noe mildere enn engelsk sennep.
Dolayısıyla iletişim çok önemliydi.Kommunikasjon var et like viktig spørsmål.
Dolayısıyla bu seferlerde İngiltere, amacına ulaşamadı.Men nå var England ikke lenger interessert i å la dem gjøre det.
Dolayısıyla bu tür oyunlar okul müfredatına bağlı hazırlanabilir.Hvilke av disse fagene som tilbys avhenger av skolen.
Ancak bazı finansman sorunları dolayısıyla Akaretler kompleksinin diğer kısmının restorasyonuna ara verildi.Av økonomiske årsaker strandet imidlertid planen om restaurering av resten av plassen.
Dolayısıyla yola tutunması ağır otomobillerden daha az olmaktadır.På den måten blir innbyggerne mindre avhengige av biler.
Dolayısıyla yeniden annesinin öldüğünü kabullenmeye çalışacaktır.Da er moren klar til å pare seg igjen.
Dolayısıyla, eğer yuvaları kapıldıysa kızıl kuyruklu şahinler yeni yuva yapmak zorunda kalırlar.Etter innførselen av humler fikk rødkløveren en normal frøsetting.
Dolayısıyla, tellürün atom ağırlığı 123 ile 126 arasında bulunmalı ve 128 olmamalıdır.Oleh karena itu berat atom telurium harus berada di antara 123 dan 126, dan tidak mungkin 128.
Dolayısıyla Komünist Birlik merkezi de Londra'ya taşınmış oldu.Markas besar Liga Komunis juga pindah ke London.
Hiram Lodge (Mark Consuelos): yasadışı aktiviteleri dolayısıyla hapisten yeni çıkmış olan Veronica'nın babası.Mark Consuelos sebagai Hiram Lodge: Ayah Veronica, yang baru-baru ini dipenjara karena kegiatan ilegal.
Dolayısıyla bu yapı büyük uzaklıklardan tespit edilemez.Dia tidak bisa memproyeksikan bentuk ini dari jarak jauh.
Işığın hareket eden bir şey olduğunu dolayısıyla hareketinin zaman alması gerektiğini öne sürdü.Ia mempertahankan bahwa cahaya adalah sesuatu yang bergerak, dan karena itu memerlukan waktu untuk perjalanan.
Dolayısıyla, kısa sürede Konstantinopolis'e doğru ilerleyen ordusunun kontrolünü kaybetti.Karena itu, dia segera kehilangan kendali atas pasukannya, yang langsung menuju ke Konstantinopel.
Dolayısıyla X- = Mo yazabiliriz.Kita dapat juga melambangkan y sebagai -x.
Dolayısıyla bu topraklardan ayrılmama koşuluyla azat edilmişlerdir.Karena hal inilah aku diusir Dari tanah dan rakyatku.
Maybelle'in hastalığı ve ölümü sonrasında çiftin hayatı ve dolayısıyla ilişkileri altüst olur.Penyakit Maybelle berdampak terhadap hubungan dan hidup mereka.
Ayrıca muharebe, Prag Ayaklanması ile birlikte sürmesi dolayısıyla da önemlidir.Pertempuran tersebut juga dikenal karena terjadi bersamaan dengan Kebangkitan Praha.
Dolayısıyla bölünmez de değildir.Mereka tidak dapat dipisahkan.
Dolayısıyla da doğal şartlarda oluşturulamazlar.Oleh sebab itu mereka sama sekali tidak terjadi secara alami.
Dolayısıyla, Esperantido kelimenin tam anlamıyla "Esperanto soyundan gelenler" anlamına gelir.Kata 'Esperanto' sendiri berarti "seseorang yang berharap" di dalam bahasa Esperanto.
Tıbbi tedavi dolayısıyla İsveç'e döndü.Akibat penyakit hati, ia kembali ke Belanda.
Dolayısıyla bu döneme "Karanlık Çağlar" adı verilir.Akibatnya periode ini disebut "Zaman Kegelapan".
Kütlesel çekim alanı, ışığın yalnız doğrultusunu değil, dalga boyunu (dolayısıyla frekansını) da değiştirir.Lain halnya dengan sendang., fungsi sendang itu tetap tidak berubah dan airnya pun tidak pernah kering.
Dolayısıyla ben ne yaptığımı biliyorum.”Aku bertanya apa yang sedang terjadi. "
Dolayısıyla kanunlar da tanrı sözü sayılıyordu.Lebih lagi, Hukum Ilahi mereka adalah kebenaran.’
Alfred doğduğunda, babası iflas etmişti, dolayısıyla ailesinin maddi durumu iyi değildi.Pada tahun yang sama saat Alfred lahir, bisnis ayahnya merugi dan ditutup.
Dolayısıyla oyun alanı üzerinde hiçbir baskıları yoktur ve (at dışında) tümüyle hareketsizdirler.Juga di tempat itu sesuai dengan apa yang mereka pernah alami juga tidak cocok bagi mereka.
Allah isimleri ve sıfatları (esma'ül-hüsna) dolayısıyla bilinebilirdir yalnız.Mengetahui nama Allah berarti menguasai si empunya nama, dan hal ini tidak dikehendaki oleh TUHAN.
Dolayısıyla okur-yazar oranı da oldukça düşüktü.Jumlah tulisan yang ia buat juga menurun.
Dolayısıyla nüfus Slav yerleşimciler tarafından asimile edildi.Populasi mereka kemudian diasimilasikan oleh pemukim Slavia.
Babası dolayısıyla da Batı'nın Büyük Kralları soyundandır.Dan juga mengolok-olok Allahnya raja Hizkia.
Dolayısıyla uyuşturucu ile gelen ölümleri bilinçsizlik ile ilişkilendirmiştir.Dengan demikian, secara tidak sadar terkait juga dengan kematian.
Bir çağ iki saat, dolayısıyla bir gün de 24 saattir.Merasa sangat bersemangat, seakan-akan satu hari tidak cukup 24 jam.
Dolayısıyla yere ve zamana göre değişir.Gayanya bervariasi sesuai wilayah dan periode waktu.
Dolayısıyla Descartes kendisinin düşünen bir şey olduğunu kesin bir şekilde ifade eder.Akan tetapi, Descartes tak mampu untuk menjelaskan dengan jelas mengenai apa itu kesadaran itu sendiri.
Dolayısıyla bu yöntemde üretilen namlular hem çok kaliteli hem de çok vasat olabilirler.Siapa pun yang berjalan di lokasi kejadian pasti sangat berhati-hati atau sangat beruntung.
Dolayısıyla problem artık çözülmüştür.Dengan cara ini semua masalah selesai.
Dolayısıyla Gandi portakal suyu içerek orucunu bitirdi.Kamila selesai meminum susu itu.
Bu vücudun sıvı miktarını ve dolayısıyla kan basıncını artırır.Hal ini menyebabkan peningkatan volume dan tekanan darah.
Müslümanlara karşıt olan davranışları dolayısıyla tanınmıştır.Ia dikenal karena membuat komentar-komentar anti-Muslim.
Nitekim bu çalışmaları dolayısıyla teori de Heckscher-Ohlin Teorisi diye iki yazarın ismiyle adlandırılmıştır.Karena itu teori ini dikenal dengan sebutan teori hore/huu.
Dolayısıyla deniz ticaretinin kazançlarından mahrumdu.Disana ia hidup dari berbisnis hasil laut.
Dolayısıyla Arafat'ın sağlığı hakkında verilen tüm bilgiler eşi tarafından onaylanmaktaydı.Theo đó, mọi thông tin liên quan tới sức khoẻ của Arafat phải được vợ ông cho phép.
Dolayısıyla, tellürün atom ağırlığı 123 ile 126 arasında bulunmalı ve 128 olmamalıdır.Vì thế trọng lượng nguyên tử của telua phải nằm trong khoảng giữa 123 và 126, và không thể là 128.
Dolayısıyla hükümetler dikkate almayabilirler.Các chính phủ, vì thế, có thể ít chú ý tới chúng.
Dolayısıyla "Telephone" ve "Dance in the Dark"ın akustik versiyonlarını seçti.Do đó, cô đã thể hiện "Telephone" và "Dance in the Dark" ở phiên bản acoustic.
Dolayısıyla sinh z ve cosh z fonksiyonları holomorf fonksiyondur.Khi ấy các hàm sinh z và cosh z là những hàm chỉnh hình (Holomorphic function).
Dolayısıyla Descartes kendisinin düşünen bir şey olduğunu kesin bir şekilde ifade eder.Cá nhân Descartes cho rằng điều đó nhất định là quan trọng.
Yaklaşık yüzde 50'si kalıtsaldır dolayısıyla değiştirilmesi pek mümkün değildir.Khoảng 15% là phần không dùng được, phải bỏ đi.
Dolayısıyla kilit tür varsayımı tüm bilimadamları tarafından desteklenmez.Do đó, giả thuyết động vật ăn thịt chủ chốt không được tất cả các nhà khoa học chấp nhận.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod