Ana içeriğe geç
Sözlük

dolayısıyla ile cümle

dolayısıyla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Dolayısıyla ortaya gittik."Iată de unde vin”.
Dolayısıyla da Meryem Theotokos, yani Tanrı'nın annesidir.Theotokos), ci mama lui Isus Omul.
Yağmur damlaları ışık kırılması ve yansıması dolayısıyla gökkuşağını oluşturabilir.Pentru ca razele de lumină să se poată focaliza, acestea trebuie să se refracte.
Dolayısıyla bu 13 Koloni, ABD'nin kurucu eyaletleridir.Cele 13 colonii au fost cele 13 state fondatoare ale Uniunii.
Dolayısıyla Allah hakkında herhangi bir kesin yargıya varmak mümkün değildir.Nu este nici unul care să caute cu tot dinadinsul pe Dumnezeu.
Dolayısıyla hipotez, Gaia Kuramı olarak tanındı.Această propunere poartă numele de Ipoteza Gaia.
Dolayısıyla granitik kabuktan daha ağırdır; yoğunluğu 3-3,5 g/cm3 arasında değişir.În schimb, aciditatea este destul de ridicată, variind între 3,5-5,8 g/l.
Dolayısıyla tekanlamlı olan bilimsel sembollerin alamet kavramıyla karıştırılmaması gerekir.Nu toți cercetătorii sunt de acord cu ce îmbinări de cuvinte ar trebui studiate ca unități frazeologice.
Dolayısıyla ne zaman ve kim tarafından yazıldığı kesin olarak bilinmemektedir.Nu este clar cine și când a inventat semnul de carte.
Dolayısıyla eski çağlardan beri önemli liman kentlerin kuruluş yeri olmuşlardır.Ca urmare a crescut rolul orașelor porturi.
Dolayısıyla 1590 yılından sonra vefat ettiği düşünülebilir.Astfel, este consemnată distrugerea sa în anul 590.
Dolayısıyla NP-intermediate karmaşıklık sınıfında olmaya adaydır.Acestea aparțin clasei de complexitate NP.
Dolayısıyla bu yapımın bir kurgu değil, belgesel film olduğunu savunmaktadırlar.În caz contrar, nu poate fi vorba de o activitate de cercetare, ci de documentare.
Dolayısıyla bu ögelerin kendi üzerinde etkisi de söz konusudur.Așadar efectele lăptișorului de matcă vorbesc de la sine în acest exemplu.
Kafalarını kapatıyorlar, yüzlerini kapatıyorlar, dolayısıyla onlar çıktı."Și-au acoperit fețele și au aruncat pietre în urma lor, fără să privească înapoi.
Takvîm-i Vekâyi, resmî bir gazete olması dolayısıyla makaleler esas olarak devletin görüşlerini yansıtıyordu.Evident că în problema emigrării, ziarul a fost obligat să prezinte punctul de vedere oficial.
Ülke adına yarışan sporcuların hiçbiri eleme aşamasını geçemedi, dolayısıyla herhangi bir madalya da alamadı.La acel concurs, niciunul din finaliști nu au obținut vreo mențiune, fără a se discuta despre medalii.
Dolayısıyla bu yapı büyük uzaklıklardan tespit edilemez.Structura fină a modelului este vizibilă chiar și de la distanțe mari.
Dolayısıyla bu yöntemde üretilen namlular hem çok kaliteli hem de çok vasat olabilirler.Astfel, abilitățile pot fi generale dar și extrem de specifice.
Dolayısıyla serbestlik derecesi 12'den 8'e düşer.Ea a redus numărul de taxe de la 16 până la 8.
Ancak kötü hava koşullarında zaman zaman bu faktör (ve dolayısıyla erişim uzaklığı) değişir.Evenimentul meteorologic neobișnuit a fost atribuit (și de data asta) schimbărilor climatice.
Dolayısıyla Mars’ta da Dünya’dakini andıran mevsimler meydana gelir.Marte are anotimpuri ce se aseamănă celor de pe Pământ.
Deniz taşımacılığının ticaretin gelişiminde ve dolayısıyla ekonominin gelişiminde önemli bir rolü olmuştur.În economia sa negoțul maritim a fost un factor determinant.
Dolayısıyla Analog sinyaller bir aralıkta sürekli değerler vermektedir.Trăsăturile constructive trimit spre aceeași perioadă de timp.
Dolayısıyla buradaki Celal daha doğal hayattan, daha doğal bir oyunculukla izleyeceğimiz bir karakter.Este, prin urmare, vorba mai mult de un companion decât un real satelit natural.
Dolayısıyla Dünya benzeri bir uygarlığı uzaktan açıkça tespit edebilmek zordur.Nehéz nagy távolságokból tisztán észlelni egy, a földihez hasonló civilizációt.
Dolayısıyla ölçüm sonuçlarını değerlendirirken yasanın doğru biçiminin kullanıldığından emin olmak gerekir.Az adatok értékelésénél emiatt figyelni kell arra, hogy a törvény megfelelő formáját használjuk.
Saf bilirubinin spektrumu bilinmektedir, dolayısıyla molar absorbansı bilinir.A tiszta bilirubin spektruma és így a moláris abszorpciós tényezője is ismert.
Araştırma yazısı savaş zamanında ve Almanca yayımlanmıştı dolayısıyla başka bir yerde çok fazla okunmadı.Cikke a háborús Németországban jelent meg német nyelven, így máshol nem nagyon olvasták.
Babasının reklâm memuru olması dolayısıyla ailesi 1763’te Lorch’a taşınmak zorunda kaldı.Az apa foglalkozása miatt többször lakhelyet változtattak: 1763-ban a család Lorchba költözött.
Dolayısıyla bu seferlerde İngiltere, amacına ulaşamadı.A harmadik, hogy Anglia nem jutott a döntőbe.
Dolayısıyla, 1 − 2 + 3 − 4 + ... ıraksaktır.Az a tény, hogy 1 − 2 + 3 − 4 + ...
Dolayısıyla savunmada kalmak yeterliydi.Emiatt védelem alatt áll.
Coğrafi konumu dolayısıyla avantajları bulunan Göteborg şehri, İskandinavya'nın en büyük limanına sahiptir.Előnyös földrajzi elhelyezkedésének köszönhetően Göteborgnak van a legfontosabb kikötője egész Skandináviában.
Dolayısıyla iletişim çok önemliydi.Fontos volt a szemkontaktus.
Dolayısıyla en uzun süreli yerleşimi temsil etmektedir.Ez volt az idő tájt leghosszabb rezidenciája.
Dolayısıyla, ağır kayıplar vererek geri çekildi.Súlyos veszteségek árán vonultak vissza.
Transkripsiyon faktörleri gen ifadesinin düzenlenmesi için zaruridir ve dolayısıyla her canlıda bulunur.A transzkripciós faktorok a génműködés szabályozói és így minden élőlényben megtalálhatóak.
Gaga kullanım dolayısıyla aşınır ve kuşun hayatı boyunca devamlı olarak gelişir.A csőr a használat során állandóan kopik, így a madár egész élete során nő.
Dolayısıyla, Esperantido kelimenin tam anlamıyla "Esperanto soyundan gelenler" anlamına gelir.Az Esperantujo szó nyelvtanilag az Esperanto (eszperantó) szó -uj utóképzős változata.
Dolayısıyla çok sayıda çoban köpeğine ihtiyaç duyulurdu.Nyilvánvaló, hogy a grönlandi kutyának sok mozgásra van szüksége.
Dolayısıyla kelime başında bulunmaz.Tehát a szavak nem létezők.
Dolayısıyla Türkiye'de Hantavirüs bulunma sıklığı çok azdır.A szigorú korlátozás oka, hogy alig van víz Törökországban.
Dolayısıyla bu bölgeye Kurpfalz denmektedir.Ezért a térségben Szilvászalánnak is mondják.
1985 - Afrika'daki fakirlik ve kıtlık dolayısıyla yaşanan ölümleri azaltmak için Live Aid konseri düzenlendi.1985: megtarják a Live Aid koncertet az afrikai éhezőkért.
Dolayısıyla bu döneme "Karanlık Çağlar" adı verilir.Ekkor vált általánossá a „sötét középkor” megnevezés.
Yılı dolayısıyla ilk ikisi 1995 ve 1996 yıllarında yayımlanan "100. yıl üçlemesi" nin son kitabıdır.Az utolsó két szám 1995 ősze és 1996 tavasza között felvett új stúdiószámok.
Bu da nüfusun iki katına çıktığı ve dolayısıyla nüfus yoğunluğunun arttığı anlamına gelmektedir.Népessége kétszeresére nő, ezáltal átrendeződik az olvasóközönség.
Dolayısıyla "Hair" albümün ilk tanıtım single'ı oldu.Ezáltal a Hair az első és egyetlen promóciós megjelenés lett az albumról.
Dolayısıyla detaylı bir ön çalışma gerektirmiştir.Ez részletes előzetes tervezést igényel.
Dolayısıyla oyunlarının hiçbirisi Baronyan yaşarken sahnelenmedi.A folytatók egyike sem érte el Baronius művének színvonalát.
Dolayısıyla, Û harfiyle başlayan bir sözcük yoktur.Nincs CC kezdetű, azaz mássalhangzó-torlódással induló szótag.
Dolayısıyla, Büyük Britanya buradan da geri çekildi.Így a briteknek egészen Portugáliáig kellett visszavonulniuk.
Bir çağ iki saat, dolayısıyla bir gün de 24 saattir.Egyszerűen körbefordultam, de egy nap, azaz 24 óra alatt.
Dolayısıyla Kiribati yeni güne ilk giren ülkedir.Kiribati az első ország lehet, amely emiatt eltűnik a Földről.
Dolayısıyla, Dünya tarihinin bu dönemine, “cehennemsi” anlamına gelen Hadeyan ismi konmuştur.Ennek nyomán idővel az „Akherón” szó jelentése „pokol” lett.
Dolayısıyla enflasyonun(şişme) er ya da geç biteceğini söyler.A mézet előbb-utóbb le kell fölözni.
Dolayısıyla R = r cos ⁡ ϕ {\displaystyle R=r\,\cos \phi } olur.Tegyük fel, hogy igen, R ∈ R {\displaystyle R\in R} .
Dolayısıyla iki yıldız, günde 60 cm kadar birbirine yaklaşmaktadır.A két madár naponta mintegy 8 centiméterrel jut mélyebbre.
Dolayısıyla vilayetlere gönderilmesi uygun görülmüştür.Ez azt jelenti, hogy a provinciák elfoglalásának sorrendje tetszőleges.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod