dolap ile cümle

dolap kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Onlar hukuksal alanda dolap çevirdikçe, biz de teknik alanda dümen çeviriyoruz.En somme, ils utilisent des astuces légales et nous utilisons des astuces techniques.
Onlar hukuksal alanda dolap çevirdikçe, biz de teknik alanda dümen çeviriyoruz.He käyttävät laillisia kepulikonsteja ja me taas teknisiä.
Onlar hukuksal alanda dolap çevirdikçe, biz de teknik alanda dümen çeviriyoruz.Jadi mereka coba cara-cara yang legal dan mereka mencoba trik-trik teknis.
Onlar hukuksal alanda dolap çevirdikçe, biz de teknik alanda dümen çeviriyoruz.Loro provano astuzie legali e noi proviamo astuzie tecnologiche.
Onlar hukuksal alanda dolap çevirdikçe, biz de teknik alanda dümen çeviriyoruz.Ők jogi úton próbálkoznak, mi technikai trükkökkel.
Onlar hukuksal alanda dolap çevirdikçe, biz de teknik alanda dümen çeviriyoruz.Õk jogi úton próbálkoznak, mi technikai trükkökkel.
Onlar hukuksal alanda dolap çevirdikçe, biz de teknik alanda dümen çeviriyoruz.Oni próbują legalnych sztuczek, a my technicznych..
Onlar hukuksal alanda dolap çevirdikçe, biz de teknik alanda dümen çeviriyoruz.Så de prøver juridiske tricks og vi prøver tekniske tricks.
Onlar hukuksal alanda dolap çevirdikçe, biz de teknik alanda dümen çeviriyoruz.Vì vậy, họ đang cố làm những thủ thuật pháp lý và chúng tôi đang cố làm thủ thuật kỹ thuật.
Onlar hukuksal alanda dolap çevirdikçe, biz de teknik alanda dümen çeviriyoruz.Vì vậy, họ đang thử những mánh khóe hợp pháp còn chúng tôi thì thử những mánh khóe kỹ thuật.
Onlar hukuksal alanda dolap çevirdikçe, biz de teknik alanda dümen çeviriyoruz.Έτσι, αυτοί δοκιμάζουν νομικά κόλπα και εμείς τεχνικά κόλπα.
Onlar hukuksal alanda dolap çevirdikçe, biz de teknik alanda dümen çeviriyoruz.Опитват да въртят законови номерца, а ние пък ще въртим технически номерца.
Onlar hukuksal alanda dolap çevirdikçe, biz de teknik alanda dümen çeviriyoruz.Таким образом, они пытаются правовых трюки и мы пытаемся технических ухищрений.
Onlar hukuksal alanda dolap çevirdikçe, biz de teknik alanda dümen çeviriyoruz.אז הם מנסים טריקים משפטיים .ואנחנו מנסים טריקים טכניים
Onlar hukuksal alanda dolap çevirdikçe, biz de teknik alanda dümen çeviriyoruz.إذن فهم يجربون حيلا قانونية و نحن نجرب حيلا تقنية
Onlar hukuksal alanda dolap çevirdikçe, biz de teknik alanda dümen çeviriyoruz.別々の武器で戦う ゲームだよ
O zamanlar bunlar dev gibi makinelerdi. İşlemciler, yedekleyiciler kocaman dolaplardı.Det var en enorm maskin.
O zamanlar bunlar dev gibi makinelerdi. İşlemciler, yedekleyiciler kocaman dolaplardı.Het was een grote machine.
Pekala, dolapta bir şeyler buldum." diyen çoğu erkek gibiyim ben de.O kadar önemsemem kıyafetleri.Ich hab nur etwas im Schrank gefunden." Kleidung ist mir nicht so wichtig.
Pekala, dolapta bir şeyler buldum." diyen çoğu erkek gibiyim ben de.O kadar önemsemem kıyafetleri.Я только что нашел что-то в шкафу. Я не сильно беспокоюсь об одежде"
Propaganda dolapları nedir?Apa saja pabrik propaganda itu?
Propaganda dolapları nedir?Čo myslíte tou propagandou?
Propaganda dolapları nedir?Co to są czujki propagandowe?
Propaganda dolapları nedir?Kje je tukaj kakšna propaganda?
Propaganda dolapları nedir?Milyen propaganda gépezetek?
Propaganda dolapları nedir?O que é que é propaganda?
Propaganda dolapları nedir?Quali sono mucchi di propaganda?
Propaganda dolapları nedir?¿Qué fábricas de propaganda?
Propaganda dolapları nedir?Vilka propaganda kvarn?
Propaganda dolapları nedir?Was sind Propagandamühlen?
Propaganda dolapları nedir?Ποιοι είναι οι μηχανισμοί προπαγάνδας;
Propaganda dolapları nedir?Кое по-точно е пропаганда?
Propaganda dolapları nedir?Что за пропагандистская мельница?
Propaganda dolapları nedir??איזה תעמולה
Propaganda dolapları nedir?この真実がどうのってやつです みんなプロパガンダですよ
Sol taraftaki 10 gün boyunca dolapta bekledi. ortadaki ise mutfak masamda, pek bir fark yok.왼쪽에 있는 상추는 냉장고에 10일간 있었습니다. 중간에 있는 상추는 부엌 탁자 위에 있었습니다. 별로 다를게 없죠.
Sol taraftaki 10 gün boyunca dolapta bekledi. ortadaki ise mutfak masamda, pek bir fark yok.A bal oldali 10 napig volt a hűtőben. A középső a konyhaasztalon. Nem sok különbség van.
Sol taraftaki 10 gün boyunca dolapta bekledi. ortadaki ise mutfak masamda, pek bir fark yok.Ai để rau diếp trong tủ lạnh? Hầu hết mọi người.
Sol taraftaki 10 gün boyunca dolapta bekledi. ortadaki ise mutfak masamda, pek bir fark yok.Cea din stânga a fost ținută-n frigider 10 zile. Cea din mijloc, pe masa din bucătărie. Nu-i mare diferența.
Sol taraftaki 10 gün boyunca dolapta bekledi. ortadaki ise mutfak masamda, pek bir fark yok.De linkse werd 10 dagen bewaard in een koelkast. Die in het midden, niet veel verschil.
Sol taraftaki 10 gün boyunca dolapta bekledi. ortadaki ise mutfak masamda, pek bir fark yok.Den till vänster hade jag i kylskåpet i 10 dagar. Den i mitten hade jag på köksbordet. Inte så stor skillnad.
Sol taraftaki 10 gün boyunca dolapta bekledi. ortadaki ise mutfak masamda, pek bir fark yok.Quella a sinistra è rimasta in frigo per 10 giorni. Quella al centro, sul mio tavolo. Sono quasi uguali.
Sol taraftaki 10 gün boyunca dolapta bekledi. ortadaki ise mutfak masamda, pek bir fark yok.Ta po lewej leżała w lodówce przez 10 dni. Ta po środku - na kuchennym stole, niewielka różnica.
Sol taraftaki 10 gün boyunca dolapta bekledi. ortadaki ise mutfak masamda, pek bir fark yok.Ten naľavo bol 10 dní v chladničke. Ten v strede bol na kuchynskom stole. Nie je medzi nimi veľký rozdiel.
Sol taraftaki 10 gün boyunca dolapta bekledi. ortadaki ise mutfak masamda, pek bir fark yok.Tento nalevo byl 10 dní v lednici. Ten uprostřed byl u mně na stole v kuchyni. Žádný velký rozdíl.
Sol taraftaki 10 gün boyunca dolapta bekledi. ortadaki ise mutfak masamda, pek bir fark yok.Тази вляво е съхранявана в хладилник за 10 дни. Тази в средата - на кухненската ми маса. Няма голяма разлика.
Sol taraftaki 10 gün boyunca dolapta bekledi. ortadaki ise mutfak masamda, pek bir fark yok.נשמרה במקרר במשך 10 ימים. זאת שבאמצע נחה על שולחן המטבח שלי. לא הבדל גדול.
Sol taraftaki 10 gün boyunca dolapta bekledi. ortadaki ise mutfak masamda, pek bir fark yok.تم حفظه في الثلاجة لعشرة أيام. و الخس في المنتصف، على طاولة مطبخي. لا يختلف كثيراً.
Sol taraftaki 10 gün boyunca dolapta bekledi. ortadaki ise mutfak masamda, pek bir fark yok.真ん中はテーブルに置いたもので 左と変わりません 右のレタスは切り花のように 世話をしたものです
Solunda bir dolap var.-A tu izquierda hay un clóset
Solunda bir dolap var. Dolabın içi silah dolu.A balodon van egy szekrény, aminek tele kell lennie fegyverekkel.
Tabi asıl soru şuydu, bu şey gerçekten öğrenci dolaplarında esrar bulabiliyor mu?A pergunta era: "Isto consegue encontrar marijuana nos cacifos dos estudantes?"
Tabi asıl soru şuydu, bu şey gerçekten öğrenci dolaplarında esrar bulabiliyor mu?Az volt a kérdés, hogy tud-e marihuánát találni a diákok szekrényében?
Tabi asıl soru şuydu, bu şey gerçekten öğrenci dolaplarında esrar bulabiliyor mu?Czy to urządzenie potrafi znaleźć marihuanę w szafkach?
Tabi asıl soru şuydu, bu şey gerçekten öğrenci dolaplarında esrar bulabiliyor mu?Dar întrebarea a fost: chiar poate găsi marijuana în dulapurile elevilor?
Tabi asıl soru şuydu, bu şey gerçekten öğrenci dolaplarında esrar bulabiliyor mu?Die Frage war also, kann es wirklich Marihuana in den Schließfächern der Schüler finden?
Tabi asıl soru şuydu, bu şey gerçekten öğrenci dolaplarında esrar bulabiliyor mu?Dokážeme týmto teda nájsť marihuanu v skrinkách študentov?
Tabi asıl soru şuydu, bu şey gerçekten öğrenci dolaplarında esrar bulabiliyor mu?Donc, la question était, est-ce que ça peut vraiment détecter de la marijuana dans les casiers des étudiants?
Tabi asıl soru şuydu, bu şey gerçekten öğrenci dolaplarında esrar bulabiliyor mu?Eli kysymys oli, voiko se todellakin löytää marihuanaa opiskelijoiden kaapeista?
Tabi asıl soru şuydu, bu şey gerçekten öğrenci dolaplarında esrar bulabiliyor mu?Entonces la pregunta era, ¿puedo encontrar marihuana en los casilleros de los alumnos?

İlgili Sayfalar