Ana içeriğe geç
Sözlük

dolap ile cümle

dolap kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Propaganda dolapları nedir?Co to są czujki propagandowe?
Propaganda dolapları nedir?Kje je tukaj kakšna propaganda?
Propaganda dolapları nedir?Milyen propaganda gépezetek?
Propaganda dolapları nedir?O que é que é propaganda?
Propaganda dolapları nedir?Quali sono mucchi di propaganda?
Propaganda dolapları nedir?¿Qué fábricas de propaganda?
Propaganda dolapları nedir?Vilka propaganda kvarn?
Propaganda dolapları nedir?Was sind Propagandamühlen?
Propaganda dolapları nedir?Ποιοι είναι οι μηχανισμοί προπαγάνδας;
Propaganda dolapları nedir?Кое по-точно е пропаганда?
Propaganda dolapları nedir?Что за пропагандистская мельница?
Propaganda dolapları nedir??איזה תעמולה
Propaganda dolapları nedir?この真実がどうのってやつです みんなプロパガンダですよ
Sol taraftaki 10 gün boyunca dolapta bekledi. ortadaki ise mutfak masamda, pek bir fark yok.왼쪽에 있는 상추는 냉장고에 10일간 있었습니다. 중간에 있는 상추는 부엌 탁자 위에 있었습니다. 별로 다를게 없죠.
Sol taraftaki 10 gün boyunca dolapta bekledi. ortadaki ise mutfak masamda, pek bir fark yok.A bal oldali 10 napig volt a hűtőben. A középső a konyhaasztalon. Nem sok különbség van.
Sol taraftaki 10 gün boyunca dolapta bekledi. ortadaki ise mutfak masamda, pek bir fark yok.Ai để rau diếp trong tủ lạnh? Hầu hết mọi người.
Sol taraftaki 10 gün boyunca dolapta bekledi. ortadaki ise mutfak masamda, pek bir fark yok.Cea din stânga a fost ținută-n frigider 10 zile. Cea din mijloc, pe masa din bucătărie. Nu-i mare diferența.
Sol taraftaki 10 gün boyunca dolapta bekledi. ortadaki ise mutfak masamda, pek bir fark yok.De linkse werd 10 dagen bewaard in een koelkast. Die in het midden, niet veel verschil.
Sol taraftaki 10 gün boyunca dolapta bekledi. ortadaki ise mutfak masamda, pek bir fark yok.Den till vänster hade jag i kylskåpet i 10 dagar. Den i mitten hade jag på köksbordet. Inte så stor skillnad.
Sol taraftaki 10 gün boyunca dolapta bekledi. ortadaki ise mutfak masamda, pek bir fark yok.Quella a sinistra è rimasta in frigo per 10 giorni. Quella al centro, sul mio tavolo. Sono quasi uguali.
Sol taraftaki 10 gün boyunca dolapta bekledi. ortadaki ise mutfak masamda, pek bir fark yok.Ta po lewej leżała w lodówce przez 10 dni. Ta po środku - na kuchennym stole, niewielka różnica.
Sol taraftaki 10 gün boyunca dolapta bekledi. ortadaki ise mutfak masamda, pek bir fark yok.Ten naľavo bol 10 dní v chladničke. Ten v strede bol na kuchynskom stole. Nie je medzi nimi veľký rozdiel.
Sol taraftaki 10 gün boyunca dolapta bekledi. ortadaki ise mutfak masamda, pek bir fark yok.Tento nalevo byl 10 dní v lednici. Ten uprostřed byl u mně na stole v kuchyni. Žádný velký rozdíl.
Sol taraftaki 10 gün boyunca dolapta bekledi. ortadaki ise mutfak masamda, pek bir fark yok.Тази вляво е съхранявана в хладилник за 10 дни. Тази в средата - на кухненската ми маса. Няма голяма разлика.
Sol taraftaki 10 gün boyunca dolapta bekledi. ortadaki ise mutfak masamda, pek bir fark yok.נשמרה במקרר במשך 10 ימים. זאת שבאמצע נחה על שולחן המטבח שלי. לא הבדל גדול.
Sol taraftaki 10 gün boyunca dolapta bekledi. ortadaki ise mutfak masamda, pek bir fark yok.تم حفظه في الثلاجة لعشرة أيام. و الخس في المنتصف، على طاولة مطبخي. لا يختلف كثيراً.
Sol taraftaki 10 gün boyunca dolapta bekledi. ortadaki ise mutfak masamda, pek bir fark yok.真ん中はテーブルに置いたもので 左と変わりません 右のレタスは切り花のように 世話をしたものです
Solunda bir dolap var.-A tu izquierda hay un clóset
Solunda bir dolap var. Dolabın içi silah dolu.A balodon van egy szekrény, aminek tele kell lennie fegyverekkel.
Tabi asıl soru şuydu, bu şey gerçekten öğrenci dolaplarında esrar bulabiliyor mu?A pergunta era: "Isto consegue encontrar marijuana nos cacifos dos estudantes?"
Tabi asıl soru şuydu, bu şey gerçekten öğrenci dolaplarında esrar bulabiliyor mu?Az volt a kérdés, hogy tud-e marihuánát találni a diákok szekrényében?
Tabi asıl soru şuydu, bu şey gerçekten öğrenci dolaplarında esrar bulabiliyor mu?Czy to urządzenie potrafi znaleźć marihuanę w szafkach?
Tabi asıl soru şuydu, bu şey gerçekten öğrenci dolaplarında esrar bulabiliyor mu?Dar întrebarea a fost: chiar poate găsi marijuana în dulapurile elevilor?
Tabi asıl soru şuydu, bu şey gerçekten öğrenci dolaplarında esrar bulabiliyor mu?Die Frage war also, kann es wirklich Marihuana in den Schließfächern der Schüler finden?
Tabi asıl soru şuydu, bu şey gerçekten öğrenci dolaplarında esrar bulabiliyor mu?Dokážeme týmto teda nájsť marihuanu v skrinkách študentov?
Tabi asıl soru şuydu, bu şey gerçekten öğrenci dolaplarında esrar bulabiliyor mu?Donc, la question était, est-ce que ça peut vraiment détecter de la marijuana dans les casiers des étudiants?
Tabi asıl soru şuydu, bu şey gerçekten öğrenci dolaplarında esrar bulabiliyor mu?Eli kysymys oli, voiko se todellakin löytää marihuanaa opiskelijoiden kaapeista?
Tabi asıl soru şuydu, bu şey gerçekten öğrenci dolaplarında esrar bulabiliyor mu?Entonces la pregunta era, ¿puedo encontrar marihuana en los casilleros de los alumnos?
Tabi asıl soru şuydu, bu şey gerçekten öğrenci dolaplarında esrar bulabiliyor mu?Het gaat er dus om of dit ding echt marihuana kan opsporen in kluisjes van studenten?
Tabi asıl soru şuydu, bu şey gerçekten öğrenci dolaplarında esrar bulabiliyor mu?질문은 그래서, 이 물건이 실제로 학생들의 사물함에서 마리화나를 찾을수 있을까였습니다.
Tabi asıl soru şuydu, bu şey gerçekten öğrenci dolaplarında esrar bulabiliyor mu?Otázkou bylo, zda se takto opravdu dá najít marihuana ve skříňkách studentů.
Tabi asıl soru şuydu, bu şey gerçekten öğrenci dolaplarında esrar bulabiliyor mu?Quindi la domanda era, trova davvero la marijuana negli armadietti degli studenti?
Tabi asıl soru şuydu, bu şey gerçekten öğrenci dolaplarında esrar bulabiliyor mu?Så frågan var, kan den verkligen hitta marijuana i studenternas skåp?
Tabi asıl soru şuydu, bu şey gerçekten öğrenci dolaplarında esrar bulabiliyor mu?Så spørgsmålet var, kan den faktisk finde marijuana i studerendes skabe?
Tabi asıl soru şuydu, bu şey gerçekten öğrenci dolaplarında esrar bulabiliyor mu?Vậy câu hỏi là nó có thể thật sự tìm cần sa trong tủ đồ học sinh không?
Tabi asıl soru şuydu, bu şey gerçekten öğrenci dolaplarında esrar bulabiliyor mu?Vprašanje je bilo, ali lahko res najde marihuano v omarici?
Tabi asıl soru şuydu, bu şey gerçekten öğrenci dolaplarında esrar bulabiliyor mu?Οπότε το ερώτημα ήταν, μπορεί πραγματικά να βρει μαριχουάνα στα ντουλάπια των μαθητών;
Tabi asıl soru şuydu, bu şey gerçekten öğrenci dolaplarında esrar bulabiliyor mu?Итак, вопрос: может ли эта штука на самом деле найти марихуану?
Tabi asıl soru şuydu, bu şey gerçekten öğrenci dolaplarında esrar bulabiliyor mu?Така че въпросът беше, може ли наистина да открие марихуана в ученическите шкафчета?
Tabi asıl soru şuydu, bu şey gerçekten öğrenci dolaplarında esrar bulabiliyor mu?אז השאלה היתה, האם זה באמת יכול למצוא מריחואנה בתאי התלמידים?
Tabi asıl soru şuydu, bu şey gerçekten öğrenci dolaplarında esrar bulabiliyor mu?اذاً فإن السؤال المطروح هو، هل من الممكن في الواقع ان نجد الحشيشه في خزائن الطلاب ؟
Tabi asıl soru şuydu, bu şey gerçekten öğrenci dolaplarında esrar bulabiliyor mu?そうです ロッカーを大量に開けれ見つけ出せるでしょう
Tek fark, onların hataları gizli dosya dolaplarındaydı.A különbség csak az volt, hogy hibáikat egy titkos iratszekrényben tárolták.
Tek fark, onların hataları gizli dosya dolaplarındaydı.Chỉ khác là, sai lầm của họ được giấu trong tủ giấy tờ.
Tek fark, onların hataları gizli dosya dolaplarındaydı.Der einzige Unterschied war, dass ihre Fehler in den geheimen Schubladen waren.
Tek fark, onların hataları gizli dosya dolaplarındaydı.E também cometiam erros, tal como as crianças.
Tek fark, onların hataları gizli dosya dolaplarındaydı.Jediný rozdíl byl v tom, že jejich chyby byly schované v tajných kartotékách.
Tek fark, onların hataları gizli dosya dolaplarındaydı.유일한 차이는, 부모들의 실수는 비밀의 서류함에 보관되고 있던 겁니다.
Tek fark, onların hataları gizli dosya dolaplarındaydı.La seule différence étant que leurs erreurs étaient dans les armoires secrètes.
Tek fark, onların hataları gizli dosya dolaplarındaydı.La única diferencia era que sus errores estaban en los archivadores secretos.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod