dolap ile cümle

dolap kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Mesela öğrenci dolaplarında esrar arıyorsanız mutlaka birine yönlenecektir.Když třeba hledáte marihuanu ve skříňkách studentů, na někoho se přesně zaměří.
Mesela öğrenci dolaplarında esrar arıyorsanız mutlaka birine yönlenecektir.마치 학생들 사물함에 있는 마리화나를 찾을때 누군가를 바로 가리키듯 말이죠.
Mesela öğrenci dolaplarında esrar arıyorsanız mutlaka birine yönlenecektir.Ligesom når man leder efter marihuana i de studerendes skabe, vil den pege direkte på nogen.
Mesela öğrenci dolaplarında esrar arıyorsanız mutlaka birine yönlenecektir.Mint mikor marihuánát keresel a diákok szekrényeiben, valakire rámutat.
Mesela öğrenci dolaplarında esrar arıyorsanız mutlaka birine yönlenecektir.Napríklad, keď hľadáte marihuanu v školských skrinkách, na niekoho to namieri.
Mesela öğrenci dolaplarında esrar arıyorsanız mutlaka birine yönlenecektir.Na przykład jeśli szukasz marihuany w szafkach studentów, to coś wskaże bezpośrednio jakąś osobę.
Mesela öğrenci dolaplarında esrar arıyorsanız mutlaka birine yönlenecektir.Så om du letar efter marijuana i studentkorridorernas skåp, så kommer den att peka ut det.
Mesela öğrenci dolaplarında esrar arıyorsanız mutlaka birine yönlenecektir.Wenn man z.B. nach Marihuana in Schließfächern von Schülern sucht, wird er umgehend auf jemanden zeigen.
Mesela öğrenci dolaplarında esrar arıyorsanız mutlaka birine yönlenecektir.Όπως όταν ψάχνεις για μαριχουάνα στα ντουλάπια των μαθητών, θα εστιάσει αμέσως σε κάποιον.
Mesela öğrenci dolaplarında esrar arıyorsanız mutlaka birine yönlenecektir.Все едно да търсите марихуана в шкафчето на студент, което е нещо нормално за някои хора.
Mesela öğrenci dolaplarında esrar arıyorsanız mutlaka birine yönlenecektir.Например, если вы ищете травку в школьной раздевалке, то эта штука обязательно укажет на...
Mesela öğrenci dolaplarında esrar arıyorsanız mutlaka birine yönlenecektir.למשל, אם אתה מחפש מריחואנה בארוניות של תלמידים, היא תצביע ישר על מישהו.
Mesela öğrenci dolaplarında esrar arıyorsanız mutlaka birine yönlenecektir.مثلا اذا كنت تبحث عن الماريجوانا في خزائن الطلبة. ستشير فورا الى شخص ما.
Mesela öğrenci dolaplarında esrar arıyorsanız mutlaka birine yönlenecektir.指し示すのです おっと失礼 (笑)
O dolap kapağı kapalı olduğu hemen sonra, o küçük bir hışırtı sesi duydum.Chỉ sau khi cô đã đóng cánh cửa tủ, cô nghe thấy một âm thanh xào xạc nhỏ.
O dolap kapağı kapalı olduğu hemen sonra, o küçük bir hışırtı sesi duydum.Csak azután, hogy bezárt a szekrény ajtaját hallott egy apró suhogó hangot.
O dolap kapağı kapalı olduğu hemen sonra, o küçük bir hışırtı sesi duydum.Doar după ce a închis uşa cabinetului a auzit un sunet foşnitor mici.
O dolap kapağı kapalı olduğu hemen sonra, o küçük bir hışırtı sesi duydum.Hanya setelah dia menutup pintu lemari ia mendengar suara gemerisik kecil.
O dolap kapağı kapalı olduğu hemen sonra, o küçük bir hışırtı sesi duydum.Juste après qu'elle eut fermé la porte de l'armoire, elle entendit un bruissement minuscules.
O dolap kapağı kapalı olduğu hemen sonra, o küçük bir hışırtı sesi duydum.Juuri kun hän oli sulkenut kaapin oven hän kuuli pienen kahina ääntä.
O dolap kapağı kapalı olduğu hemen sonra, o küçük bir hışırtı sesi duydum.그녀가 캐비닛 문을 닫았했다 직후 그녀는 작은 부스럭 소리를 들었어요.
O dolap kapağı kapalı olduğu hemen sonra, o küçük bir hışırtı sesi duydum.Krátce poté, co ona měla zavřené dveře, skříně slyšela malé šustění.
O dolap kapağı kapalı olduğu hemen sonra, o küçük bir hışırtı sesi duydum.Krátko potom, čo ona mala zavreté dvere, skrine počula malé šušťanie.
O dolap kapağı kapalı olduğu hemen sonra, o küçük bir hışırtı sesi duydum.Kurz nachdem sie die Schranktür geschlossen hatte, hörte sie ein kleines Rauschen.
O dolap kapağı kapalı olduğu hemen sonra, o küçük bir hışırtı sesi duydum.Lige efter at hun havde lukket skab døren hørte hun en lille raslende lyd.
O dolap kapağı kapalı olduğu hemen sonra, o küçük bir hışırtı sesi duydum.Net nadat ze had sloot de kastdeur hoorde ze een klein ruisend geluid.
O dolap kapağı kapalı olduğu hemen sonra, o küçük bir hışırtı sesi duydum.Samo po tem, ko je imela zaprtih vratih omare je slišala drobne šumenje.
O dolap kapağı kapalı olduğu hemen sonra, o küçük bir hışırtı sesi duydum.Só depois de ter fechado a porta do armário, ela ouviu um ruído farfalhante minúsculo.
O dolap kapağı kapalı olduğu hemen sonra, o küçük bir hışırtı sesi duydum.Sólo después de haber cerrado la puerta del armario, oyó un crujido pequeña.
O dolap kapağı kapalı olduğu hemen sonra, o küçük bir hışırtı sesi duydum.Strax efter att hon hade stängt skåpdörren hon hörde en liten prasslande ljud.
O dolap kapağı kapalı olduğu hemen sonra, o küçük bir hışırtı sesi duydum.Subito dopo aver chiuso la porta dell'armadio sentì un suono piccolo fruscio.
O dolap kapağı kapalı olduğu hemen sonra, o küçük bir hışırtı sesi duydum.Tuż po tym, jak zamknął drzwi gabinetu usłyszała mały szelest.
O dolap kapağı kapalı olduğu hemen sonra, o küçük bir hışırtı sesi duydum.Αμέσως μετά είχε κλείσει την πόρτα του θαλάμου άκουσε ένα μικρό ήχο θρόισμα.
O dolap kapağı kapalı olduğu hemen sonra, o küçük bir hışırtı sesi duydum.Просто після того як вона закрила двері кабінету вона почула звук крихітних шурхіт.
O dolap kapağı kapalı olduğu hemen sonra, o küçük bir hışırtı sesi duydum.Просто после того как она закрыла дверь кабинета она услышала звук крошечных шорох.
O dolap kapağı kapalı olduğu hemen sonra, o küçük bir hışırtı sesi duydum.Точно след като тя бе затворена вратата на кабинета, тя чу шумолене малък звук.
O dolap kapağı kapalı olduğu hemen sonra, o küçük bir hışırtı sesi duydum.רק אחרי שהיא סגרה את הדלת הממשלה שמעה רשרוש זעיר.
O dolap kapağı kapalı olduğu hemen sonra, o küçük bir hışırtı sesi duydum.فقط بعد أن كانت قد أغلقت باب مجلس الوزراء سمعت صوت سرقة صغيرة.
O dolap kapağı kapalı olduğu hemen sonra, o küçük bir hışırtı sesi duydum.それは、彼女のジャンプを行い、それが思われるから、暖炉のそばでソファに目を向けてみよう
Olayı bu propaganda dolaplarından götürüyorsun, ve bununla ilgilenmiyorum...Czerpiesz swoje informacje od tych propagandowych czujek, nie jestem zainteresowany.
Olayı bu propaganda dolaplarından götürüyorsun, ve bununla ilgilenmiyorum...Du tar saker från propaganda kvarn och jag bryr mig inte ...
Olayı bu propaganda dolaplarından götürüyorsun, ve bununla ilgilenmiyorum...Ezek a dolgok azokból a propaganda gépezetektől származnak. Ez engem nem érdekel.
Olayı bu propaganda dolaplarından götürüyorsun, ve bununla ilgilenmiyorum...Kau mengambilnya dari pabrik propaganda saya tak tertarik...
Olayı bu propaganda dolaplarından götürüyorsun, ve bununla ilgilenmiyorum...Sie geben das Zeug von den Propagandamühlen wieder. Ich bin nicht daran interessiert...
Olayı bu propaganda dolaplarından götürüyorsun, ve bununla ilgilenmiyorum...Stai prendendo roba da questi mucchi di propaganda e non mi interessa...
Olayı bu propaganda dolaplarından götürüyorsun, ve bununla ilgilenmiyorum...Tie veci, čo vyťahujete, to je propaganda. A mňa toto nezaujíma.
Olayı bu propaganda dolaplarından götürüyorsun, ve bununla ilgilenmiyorum...Tudo isso é só propaganda.
Olayı bu propaganda dolaplarından götürüyorsun, ve bununla ilgilenmiyorum...Vse to kar mi kažeš je sama propaganda.
Olayı bu propaganda dolaplarından götürüyorsun, ve bununla ilgilenmiyorum...Τα παίρνεις όλα αυτά από τους μηχανισμούς προπαγάνδας, και δε με ενδιαφέρει...
Olayı bu propaganda dolaplarından götürüyorsun, ve bununla ilgilenmiyorum...Вы берете чушь с этой пропагандистской мельницы, и мне не интересно...
Olayı bu propaganda dolaplarından götürüyorsun, ve bununla ilgilenmiyorum...אתה לוקח את הדברים האלה מתעשיית ...התעמולה, ואני לא מעוניין
Olayı bu propaganda dolaplarından götürüyorsun, ve bununla ilgilenmiyorum...プロパガンダとは何ですか?
Onlar hukuksal alanda dolap çevirdikçe, biz de teknik alanda dümen çeviriyoruz.Also versuchten sie rechtliche Tricks, und wir probierten technische Tricks.
Onlar hukuksal alanda dolap çevirdikçe, biz de teknik alanda dümen çeviriyoruz.그래서 Black Internet은 이를 적법하게 피해가려고 하고 우리도 기술적으로 그러려고 하죠
Onlar hukuksal alanda dolap çevirdikçe, biz de teknik alanda dümen çeviriyoruz.De försöker finta juridiskt och vi försöker finta tekniskt.
Onlar hukuksal alanda dolap çevirdikçe, biz de teknik alanda dümen çeviriyoruz.De försöker finta juridiskt och vi försöker finta tekniskt.
Onlar hukuksal alanda dolap çevirdikçe, biz de teknik alanda dümen çeviriyoruz.Dus hen proberen juridische trucjes, en wij proberen technische trucjes.
Onlar hukuksal alanda dolap çevirdikçe, biz de teknik alanda dümen çeviriyoruz.Dus zij proberen juridische trucjes, en wij proberen technische trucjes.
Onlar hukuksal alanda dolap çevirdikçe, biz de teknik alanda dümen çeviriyoruz.Ei se folosesc de trucuri legale, iar noi încercăm trucuri tehnice.
Onlar hukuksal alanda dolap çevirdikçe, biz de teknik alanda dümen çeviriyoruz.Ellos intentan con trucos legales, nosotros con trucos técnicos.

İlgili Sayfalar