dolap ile cümle

dolap kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Tabi asıl soru şuydu, bu şey gerçekten öğrenci dolaplarında esrar bulabiliyor mu?Het gaat er dus om of dit ding echt marihuana kan opsporen in kluisjes van studenten?
Tabi asıl soru şuydu, bu şey gerçekten öğrenci dolaplarında esrar bulabiliyor mu?질문은 그래서, 이 물건이 실제로 학생들의 사물함에서 마리화나를 찾을수 있을까였습니다.
Tabi asıl soru şuydu, bu şey gerçekten öğrenci dolaplarında esrar bulabiliyor mu?Otázkou bylo, zda se takto opravdu dá najít marihuana ve skříňkách studentů.
Tabi asıl soru şuydu, bu şey gerçekten öğrenci dolaplarında esrar bulabiliyor mu?Quindi la domanda era, trova davvero la marijuana negli armadietti degli studenti?
Tabi asıl soru şuydu, bu şey gerçekten öğrenci dolaplarında esrar bulabiliyor mu?Så frågan var, kan den verkligen hitta marijuana i studenternas skåp?
Tabi asıl soru şuydu, bu şey gerçekten öğrenci dolaplarında esrar bulabiliyor mu?Så spørgsmålet var, kan den faktisk finde marijuana i studerendes skabe?
Tabi asıl soru şuydu, bu şey gerçekten öğrenci dolaplarında esrar bulabiliyor mu?Vậy câu hỏi là nó có thể thật sự tìm cần sa trong tủ đồ học sinh không?
Tabi asıl soru şuydu, bu şey gerçekten öğrenci dolaplarında esrar bulabiliyor mu?Vprašanje je bilo, ali lahko res najde marihuano v omarici?
Tabi asıl soru şuydu, bu şey gerçekten öğrenci dolaplarında esrar bulabiliyor mu?Οπότε το ερώτημα ήταν, μπορεί πραγματικά να βρει μαριχουάνα στα ντουλάπια των μαθητών;
Tabi asıl soru şuydu, bu şey gerçekten öğrenci dolaplarında esrar bulabiliyor mu?Итак, вопрос: может ли эта штука на самом деле найти марихуану?
Tabi asıl soru şuydu, bu şey gerçekten öğrenci dolaplarında esrar bulabiliyor mu?Така че въпросът беше, може ли наистина да открие марихуана в ученическите шкафчета?
Tabi asıl soru şuydu, bu şey gerçekten öğrenci dolaplarında esrar bulabiliyor mu?אז השאלה היתה, האם זה באמת יכול למצוא מריחואנה בתאי התלמידים?
Tabi asıl soru şuydu, bu şey gerçekten öğrenci dolaplarında esrar bulabiliyor mu?اذاً فإن السؤال المطروح هو، هل من الممكن في الواقع ان نجد الحشيشه في خزائن الطلاب ؟
Tabi asıl soru şuydu, bu şey gerçekten öğrenci dolaplarında esrar bulabiliyor mu?そうです ロッカーを大量に開けれ見つけ出せるでしょう
Tek fark, onların hataları gizli dosya dolaplarındaydı.A különbség csak az volt, hogy hibáikat egy titkos iratszekrényben tárolták.
Tek fark, onların hataları gizli dosya dolaplarındaydı.Chỉ khác là, sai lầm của họ được giấu trong tủ giấy tờ.
Tek fark, onların hataları gizli dosya dolaplarındaydı.Der einzige Unterschied war, dass ihre Fehler in den geheimen Schubladen waren.
Tek fark, onların hataları gizli dosya dolaplarındaydı.E também cometiam erros, tal como as crianças.
Tek fark, onların hataları gizli dosya dolaplarındaydı.Jediný rozdíl byl v tom, že jejich chyby byly schované v tajných kartotékách.
Tek fark, onların hataları gizli dosya dolaplarındaydı.유일한 차이는, 부모들의 실수는 비밀의 서류함에 보관되고 있던 겁니다.
Tek fark, onların hataları gizli dosya dolaplarındaydı.La seule différence étant que leurs erreurs étaient dans les armoires secrètes.
Tek fark, onların hataları gizli dosya dolaplarındaydı.La única diferencia era que sus errores estaban en los archivadores secretos.
Tek fark, onların hataları gizli dosya dolaplarındaydı.L'unica differenza era che i loro errori si trovavano negli archivi segreti.
Tek fark, onların hataları gizli dosya dolaplarındaydı.Singura diferenţă era că greşelile lor erau în dulapuri secrete.
Tek fark, onların hataları gizli dosya dolaplarındaydı.Ze maakten ook fouten, net zoals de kinderen.
Tek fark, onların hataları gizli dosya dolaplarındaydı.Z tą różnicą, że ich błędy kryły tajne akta.
Tek fark, onların hataları gizli dosya dolaplarındaydı.Η μόνη διαφορά ήταν ότι τα λάθη τους βρίσκονταν στις μυστικές αρχειοθήκες.
Tek fark, onların hataları gizli dosya dolaplarındaydı.Єдиною різницею було те, що їхні помилки були приховані у таємних шухлядах.
Tek fark, onların hataları gizli dosya dolaplarındaydı.С той лишь разницей, что их ошибки были скрыты в тайных картотеках.
Tek fark, onların hataları gizli dosya dolaplarındaydı.ההבדל היחידי היה השגיאות שלהם היו בתוך התיקיות הסודיות.
Tek fark, onların hataları gizli dosya dolaplarındaydı.الفرق الوحيد هو أن أخطائهم .. كانت تحفظ في كبائن الملفات السرية.
Tek fark, onların hataları gizli dosya dolaplarındaydı.親の失敗は秘密の収納庫に 隠されていたことでした しかしその町に住むある女の子は こう思いました
Ţimdi dolapta beklesin, iyice çeksin harcýný.Βάλτο ακριβώς στις 10:30.
Ţimdi dolapta beklesin, iyice çeksin harcýný.Сложи я в печката точно в 10:30.
Ve bizler dolaplar çevirip, testler tasarlıyor --en azından ingiltere'de böyle--onlara sınıf geçiriyoruz.И ние заговорничим, подготвяме тестове, или поне в Британия, така че хората да ги минават.
Ve bizler dolaplar çevirip, testler tasarlıyorÉs mi együttműködünk, úgy alakítjuk a teszteket,
Ve bizler dolaplar çevirip, testler tasarlıyor적어도 영국에서는, 사람들이 공모해서,
Ve bizler dolaplar çevirip, testler tasarlıyorNós somos cúmplices.
Ve bizler dolaplar çevirip, testler tasarlıyorVà chúng tôi kết luận.
Ve bizler dolaplar çevirip, testler tasarlıyorΚαι συνωμοτούμε.
Ve bizler dolaplar çevirip, testler tasarlıyorА мы при этом им подыгрываем, составляя такие тесты,
Ve bizler dolaplar çevirip, testler tasarlıyorואנו "מרמים" בתכנון הבחינות,
Ve bizler dolaplar çevirip, testler tasarlıyorنحن نتأمر، ونصمم الإمتحانات،
Ve bizler dolaplar çevirip, testler tasarlıyor生徒達がパスするようにテストを作ります
Ve cevap da, eğer yeterince dolap açarsanız, evet.Ak otvoríme dostatočné množstvo, samozrejme.
Ve cevap da, eğer yeterince dolap açarsanız, evet.A odpověď zní, že jestli jich otevřete dostatečné množství, pak ano.
Ve cevap da, eğer yeterince dolap açarsanız, evet.A resposta é: "Se abrirem um número suficiente, consegue".
Ve cevap da, eğer yeterince dolap açarsanız, evet.Câu trả lời là nếu mở đủ số tủ ra thì có đấy.
Ve cevap da, eğer yeterince dolap açarsanız, evet.E la risposta è, se ne aprite abbastanza - sì.
Ve cevap da, eğer yeterince dolap açarsanız, evet.En het antwoord is: ja! Als je er maar genoeg van open doet.
Ve cevap da, eğer yeterince dolap açarsanız, evet.És a válasz: ha eleget kinyitsz, akkor igen.
Ve cevap da, eğer yeterince dolap açarsanız, evet.Et la réponse est oui...si on en ouvre assez.
Ve cevap da, eğer yeterince dolap açarsanız, evet.Iar răspunsul este: Dacă deschizi destule, da.
Ve cevap da, eğer yeterince dolap açarsanız, evet.Ja vastaus on, jos niitä avataan tarpeeksi monta niin kyllä.
Ve cevap da, eğer yeterince dolap açarsanız, evet.그리고 대답은, 충분히 많은 사물함을 연다면 - 그렇다입니다.
Ve cevap da, eğer yeterince dolap açarsanız, evet.Och svaret är, om du öppnar tillräckligt många av dem så -- ja.
Ve cevap da, eğer yeterince dolap açarsanız, evet.Odgovor je... Če odprete dovolj omaric, ja.
Ve cevap da, eğer yeterince dolap açarsanız, evet.Og svaret er, hvis man åbner nok af dem, ja.
Ve cevap da, eğer yeterince dolap açarsanız, evet.Tak, jeśli otworzymy ich wystarczająco dużo.
Ve cevap da, eğer yeterince dolap açarsanız, evet.Und die Antwort ist, wenn man genug davon öffnet - ja.

İlgili Sayfalar