dolap ile cümle

dolap kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Benden nasıl öç aldıklarını, Bana nasıl dolap çevirdiklerini gördün.Chúng nó báo thù, lập mưu hại tôi, thì Ngài đã thấy hết.
Benden nasıl öç aldıklarını, Bana nasıl dolap çevirdiklerini gördün.Chúng_nó báo_thù , lập mưu_hại tôi , thì Ngài đã thấy hết .
Benden nasıl öç aldıklarını, Bana nasıl dolap çevirdiklerini gördün.Du har sett all deres hevn, alle deres onde råd mot mig.
Benden nasıl öç aldıklarını, Bana nasıl dolap çevirdiklerini gördün.Du ser all deras hämndgirighet, alla deras anslag mot mig.
Benden nasıl öç aldıklarını, Bana nasıl dolap çevirdiklerini gördün.Du siehst alle ihre Rache und alle ihre Gedanken wider mich.
Benden nasıl öç aldıklarını, Bana nasıl dolap çevirdiklerini gördün.Hai visto tutte le loro vendette, tutte le loro trame contro di me
Benden nasıl öç aldıklarını, Bana nasıl dolap çevirdiklerini gördün.저희가 내게 보수하며 나를 모해함을 주께서 다 감찰하셨나이다
Benden nasıl öç aldıklarını, Bana nasıl dolap çevirdiklerini gördün.Láttad minden bosszúállásukat, minden ellenem való gondolatjokat.
Benden nasıl öç aldıklarını, Bana nasıl dolap çevirdiklerini gördün.Olethan nähnyt kaiken heidän kostonhimonsa, kaikki heidän juonensa minua vastaan.
Benden nasıl öç aldıklarını, Bana nasıl dolap çevirdiklerini gördün.Tu as vu toutes leurs vengeances, Tous leurs complots contre moi.
Benden nasıl öç aldıklarını, Bana nasıl dolap çevirdiklerini gördün.Tú has visto toda la venganza de ellos, todos sus planes contra mí
Benden nasıl öç aldıklarını, Bana nasıl dolap çevirdiklerini gördün.U hebt gezien welke valse plannen mijn vijanden tegen mij smeedden.
Benden nasıl öç aldıklarını, Bana nasıl dolap çevirdiklerini gördün.Videl si vse njih maščevanje in vse njih naklepe zoper mene.
Benden nasıl öç aldıklarını, Bana nasıl dolap çevirdiklerini gördün.Vidíš všecko vymstívání se jejich, všecky úklady jejich proti mně.
Benden nasıl öç aldıklarını, Bana nasıl dolap çevirdiklerini gördün.Vidíš všetku ich pomstu, všetky ich myšlienky o mne.
Benden nasıl öç aldıklarını, Bana nasıl dolap çevirdiklerini gördün.Viste toda a sua vingança, todos os seus desígnios contra mim.
Benden nasıl öç aldıklarını, Bana nasıl dolap çevirdiklerini gördün.Widzisz wszystkę pomstę ich, i wszystkie zamysły ich przeciwko mnie.
Benden nasıl öç aldıklarını, Bana nasıl dolap çevirdiklerini gördün.Ειδες πασας τας εκδικησεις αυτων, παντας τους διαλογισμους αυτων κατ' εμου.
Benden nasıl öç aldıklarını, Bana nasıl dolap çevirdiklerini gördün.Видял си всичките им отмъщения и всичките им замисли против мене.
Benden nasıl öç aldıklarını, Bana nasıl dolap çevirdiklerini gördün.Ты видишь всю мстительность их, все замыслы их против меня.
Benden nasıl öç aldıklarını, Bana nasıl dolap çevirdiklerini gördün.ראיתה כל נקמתם כל מחשבתם לי׃
Benden nasıl öç aldıklarını, Bana nasıl dolap çevirdiklerini gördün.رأيت كل نقمتهم كل افكارهم عليّ.
Benden nasıl öç aldıklarını, Bana nasıl dolap çevirdiklerini gördün.他 們 仇 恨 我 、 謀 害 我 、 你 都 看 見 了
Benden nasıl öç aldıklarını, Bana nasıl dolap çevirdiklerini gördün.他 們仇恨 我 、 謀害我 、 你 都 看 見了
Bunun dolap olduğunu sandımIch dachte dies wäre das Bad.
Bunun dolap olduğunu sandımJag trodde det var en garderob.
Bunun dolap olduğunu sandımM-am gândit acesta este un dulap.
Bunun dolap olduğunu sandım Öyle görünüyor ki banyoyu paylaşacağız.שני ילדים אינדיאנים קטנים יושבים בשמש, אחד קיבל מכת שמש ואז נשאר אחד.
Bunun dolap olduğunu sandımPensé que esto era un armario.
Bütün bu gerçek bilmemnesi ve diğerleri - bunlar propaganda dolaplarından başka birşey değil.Diese ganze Wahrheitsgeschichte und das alles - Sie sind nichts anderes als Propagandamühlen.
Bütün bu gerçek bilmemnesi ve diğerleri - bunlar propaganda dolaplarından başka birşey değil.Ez az egész Igazság dolog, ezek nem másik csak propaganda gépek.
Bütün bu gerçek bilmemnesi ve diğerleri - bunlar propaganda dolaplarından başka birşey değil.På sanningssak och allt annat. Det är inget annat än propaganda kvarn.
Bütün bu gerçek bilmemnesi ve diğerleri - bunlar propaganda dolaplarından başka birşey değil.Soal Kebenaran itu dan semua itu... mereka itu hanya pabrik propaganda
Bütün bu gerçek bilmemnesi ve diğerleri - bunlar propaganda dolaplarından başka birşey değil.Sobre la verdad y todo lo demás No son mas que fabricas de propaganda
Bütün bu gerçek bilmemnesi ve diğerleri - bunlar propaganda dolaplarından başka birşey değil.Te wszystkie komisje prawdy i takie tam - to są siewcy propagandy,
Bütün bu gerçek bilmemnesi ve diğerleri - bunlar propaganda dolaplarından başka birşey değil.Todas essas coisas da Comissão para a Verdade. É, apenas, propaganda!
Bütün bu gerçek bilmemnesi ve diğerleri - bunlar propaganda dolaplarından başka birşey değil.Tutta questa roba sulla Verità eccetera, non è altro che mucchi di propaganda.
Bütün bu gerçek bilmemnesi ve diğerleri - bunlar propaganda dolaplarından başka birşey değil.Vse te stvari okrog komisije za resnico To je sama propaganda!
Bütün bu gerçek bilmemnesi ve diğerleri - bunlar propaganda dolaplarından başka birşey değil.Všetky tieto veci okolo Komisie pravdy a toto. To nie je nič iné, než propaganda.
Bütün bu gerçek bilmemnesi ve diğerleri - bunlar propaganda dolaplarından başka birşey değil.Όλη αυτή η δήθεν αλήθεια - είναι απλά μηχανισμοί προπαγάνδας.
Bütün bu gerçek bilmemnesi ve diğerleri - bunlar propaganda dolaplarından başka birşey değil."Всички тия работи за Истината и прочие, не са нищо друго, освен пропаганда..."
Bütün bu gerçek bilmemnesi ve diğerleri - bunlar propaganda dolaplarından başka birşey değil.Вся эта Правда и вообще все это - не более, чем пропагандистская мельница
Bütün bu gerçek bilmemnesi ve diğerleri - bunlar propaganda dolaplarından başka birşey değil..כל ה"אמת" הזה, זה הכל תעמולה
Bütün bu gerçek bilmemnesi ve diğerleri - bunlar propaganda dolaplarından başka birşey değil.- 本当に.. - 私は知っています
Çünkü bu makineler, diğer başarılı dolaplar gibi, sana bedavaya bir şeyler vermeyi vadederek seni içine çeker.Като всяка добра измама, те ви обещават, че ще спечелите нещо за нищо.
Çünkü bu makineler, diğer başarılı dolaplar gibi, sana bedavaya bir şeyler vermeyi vadederek seni içine çeker.何かいいものが得られるという幻想を抱かせるからだ。 純粋なスロットマシンは確かに運次第だ。
Daha sonraki testlerde, dersler sonrası kötülüyorlar. Ve bizler dolaplar çevirip, testler tasarlıyorTässä toimimme salaliitossa.
Dikkatle dolap içine tüm kablo bolluğu çekmekCẩn thận kéo tất cả các cáp slack vào nội các
Dikkatle dolap içine tüm kablo bolluğu çekmekFörsiktigt dra alla kabel slack i skåpet
Dikkatle dolap içine tüm kablo bolluğu çekmek Kablo kanal kapakları yenidenTrek voorzichtig alle toegestane vertraging van de kabel in de kast
Dikkatle dolap içine tüm kablo bolluğu çekmek조심 스럽게 캐비닛으로 모든 케이블 여유를 당겨
Dikkatle dolap içine tüm kablo bolluğu çekmekOmhyggeligt trække alle kabel slæk i kabinettet
Dikkatle dolap içine tüm kablo bolluğu çekmekOpatrně Vytáhněte všechny kabelové lano do kabinetu
Dikkatle dolap içine tüm kablo bolluğu çekmekOstrożnie ściągania wszystkich zapas kabel do gabinetu
Dikkatle dolap içine tüm kablo bolluğu çekmekÓvatosan húzza ki a kabinet történő kábel tartalékidő
Dikkatle dolap içine tüm kablo bolluğu çekmekPuxe cuidadosamente toda a folga do cabo no gabinete
Dikkatle dolap içine tüm kablo bolluğu çekmekTirare con attenzione tutte le molle del cavo nel gabinetto
Dikkatle dolap içine tüm kablo bolluğu çekmekTire cuidadosamente toda la holgura del cable en el gabinete
Dikkatle dolap içine tüm kablo bolluğu çekmekTirer soigneusement tout le mou de câble dans le cabinet
Dikkatle dolap içine tüm kablo bolluğu çekmekTrageţi cu atenţie toate cablu moale în cabinet

İlgili Sayfalar