dolap ile cümle
dolap kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Anahtarların dolaptadır.Реєстрація ключів.
Deri dolaptan çıkarılarak istiflenir.Потрібно вибиратися із цього підвалу.
Dolaplar için kullanılan ceviz ağacının büyük bir kısmı Amerika Birleşik Devletleri'nden ithal edildi.Сьогодні більша частина шоколадних монет імпортується у США з Ізраїлю.
"Dönme Dolap".Ворушися, бовдуре!»
Dolap gerçeküstü bir dünyanın içine açılmaktadır.Йому вдається вийти в реальний світ.
İnceleme komitesi, insanların odalarını ve kilitli dolaplarını araştırmaya ve onları sorgulamaya yetkilidir.Vyšetřovací výbor má pravomoc k prohledání ubytovacích pokojů nebo skříněk a vyptávání se lidí.
Anahtarların dolaptadır.Klíč je ve výčepu.
Şarkı ilk olarak Narnia Günlükleri: Aslan, Cadı ve Dolap filminin soundtrackıyla gündeme geldi.Jejím celovečerním debutem se stal film Letopisy Narnie: Lev, čarodějnice a skříň.
Bu kıyma, bir gün dolapta bekletilir ve köfte ocağında pişirildikten sonra servis yapılır.De aceea cafeaua nu era niciodată preparată în bucătărie și apoi servită direct în ceașcă.
Çoğu dolap aksesuarıyla desteklenmeyen bir mini USB konektörü kullanır.Majoritatea Instituțiilor Financiare Nebancare solicită condiții minimale de eligibilitate.
Kontes Cherubino'nun dolapta saklanmış olduğunu itiraf eder.Susanna plecă, iar contesa îl ascunse pe Cherubino într-o altă cameră.
"Dolaptaki tatlıyı kim bitirdi?"Ki ásta el a makkot a fa tövénél?
Dolaplar için kullanılan ceviz ağacının büyük bir kısmı Amerika Birleşik Devletleri'nden ithal edildi.Arról híres, hogy itt őrizték az USA aranykészleteinek jelentős részét.
Yarışmayı Dönme Dolap şarkısı kazandı.Aki szépen énekel, az menjen versenyre.
Tom ceketini dolaptan aldı ve onu giydi.Tom kivette a ruhásszekrényből a kabátját és felvette.
Kontes Cherubino'nun dolapta saklanmış olduğunu itiraf eder.Cherubino piiloutuu komeroon, kun kreivi koputtaa ovella.
Dolaplar için kullanılan ceviz ağacının büyük bir kısmı Amerika Birleşik Devletleri'nden ithal edildi.Suuri osa ryhmän ajoneuvoista varastettiin Yhdistyneiden kansakuntien ruokasaattueista.
"Dolaptaki tatlıyı kim bitirdi?"Kuka kiinnittää sen turpaan talutusrenkaan?»
İşte, tam bu sırada duvara gömülü dolap içinde bir kutuda duran babamın usturaları geldi, aklıma.Nykymuodossaan hiidenkiukaan huipulla sijainnut kuoppa sijoittui juuri muurin sisälle.
Tom ceketini dolaptan aldı ve onu giydi.Tom otti takkinsa kaapista ja laittoi sen päälleen.
Dolaptaki sütten biraz içtim.Φυτεία καφέ στο Καράτου.
Araç gereçler dolaplarda saklanır.Bagage opbevares i et aflåseligt skab.
Laurie de dolaptan çıkar.Jed må også slippe ut Eddie fra skapet.
Şarkı ilk olarak Narnia Günlükleri: Aslan, Cadı ve Dolap filminin soundtrackıyla gündeme geldi.Prisen gikk imidlertid til Legenden om Narnia – Løven, heksa og klesskapet.
Bu cümlelerin olumsuz hâli "yok" sözcüğü ile oluşturulur: Dolapta ayran var(dır).Ellers erstattes gjerne frasen there is/there are med ordet have (å ha).
Janice, dolap duvarındaki bir delikten kaçmıştır ve Santa Monica'daki bir yetimhaneye yerleşmiştir.Janice telah melarikan diri melalui lubang di dinding lemari dan pindah ke panti asuhan di Santa Monica.
Anahtarların dolaptadır.Kunci dari peti itu masih dipegangnya.
Janice, dolap duvarındaki bir delikten kaçmıştır ve Santa Monica'daki bir yetimhaneye yerleşmiştir.Janice đã trốn thoát qua một lỗ hổng trong tủ quần áo và bỏ trốn đến một trại trẻ mồ côi ở Santa Monica.
"Dolaptaki tatlıyı kim bitirdi?"“Ai đẩy ái phi triều Thanh xuống giếng?”.
"Dolaptaki tatlıyı kim bitirdi?"さらに、壁には「Who stole the Candy from my tummy?
Tam bu sırada oradaki büyük dolaptan Lilla ortaya çıkar.その舐めた場所からブーリが現れた。
Özel dolaplar içinde yatay olarak muhafaza edilir.個人的な携帯電話は安全なガラスケースの中に格納される。
Ve çevremde beni popüler bir şişe haline getirmek için pazarlama dolapları dönüyordu.酒屋を改装してコンビニにした。
Anahtarların dolaptadır.守约柜。
(Bu şapkanın 1 dolap yedeği vardır.)(能開啟三倍報酬箱)。
Anahtarların dolaptadır.밀매품창고의 열쇠를 맡고 있다.
Ve çevremde beni popüler bir şişe haline getirmek için pazarlama dolapları dönüyordu.이듬해 주는 다른 알콜 음료들을 판매하는 국유 상점들의 시스템을 세웠다.
"Dolaptaki tatlıyı kim bitirdi?"“'백상' 품에 안을 스타는 누구?”.
"Dönme Dolap".“ 한 해를 돌아보며”.
Dolap gerçeküstü bir dünyanın içine açılmaktadır.허구의 세계가 현실 세계를 삼켜버린다.
Bu vesileyle dolaptan çıkan ilk önemli kişi, Amerikalı şair Robert Duncan’dır.היציאה מהארון הבולטת ביותר בארצות הברית הייתה זו של המשורר רוברט דאנקן.
Dolaplar için kullanılan ceviz ağacının büyük bir kısmı Amerika Birleşik Devletleri'nden ithal edildi.רוב עץ אגוז, אשר שימש לארונות, יובא מארצות הברית.
"Dolaptaki tatlıyı kim bitirdi?"קבוצה: מי גנב ת'עוגיות מהקופסה?
Dolaptaki şekerlemelerin hepsini SEN mi yedin?האם במימונה אכלו חמץ?
Dolap dışarıdan görülünce küçük, içerden görülünce büyük gözükür.אף שמבחוץ הפח נראה קטן מאד, מבפנים גודלו כגודל חדר.
"Dolaptaki tatlıyı kim bitirdi?"Кой лежи в кивота?
Sanatçı, C. S. Lewis'in eseri Aslan, Cadı ve Dolap'ın sinema uyarlamasına katkıda bulundu.За едноименния роман на К. С. Луис вижте Лъвът, Вещицата и дрешникът.
Anahtarların dolaptadır.Ive Ključara.
Riesenrad - Viyana'nın sembollerinden büyük dönme dolap.Posjećuje ih priprosta stara mlijekarica - prema Stephenu simbol Irske.
Araç gereçler dolaplarda saklanır.Pracovné pomôcky boli v skriniach.
Fakat her ikisi de şaşırıp kalır; çünkü dolapta sadece Susanna bulunmaktadır.Kadar pa sta obe površini vbočeni (konkavni), imamo bikonkavno lečo.
Anahtarların dolaptadır.Imel sem jih v omari.
Araç gereçler dolaplarda saklanır.Zidna omarica se zapira s kovinskimi vratci na rešetke.
Ve çevremde beni popüler bir şişe haline getirmek için pazarlama dolapları dönüyordu.Tone je moral zaradi neprestanega popivanja prodajati dele domačije.
Anahtarların dolaptadır.Laikomas uždaruose sandėliuose.
Dolaptaki sütten biraz içtim.Joogi peal on piimavaht.
(Bu şapkanın 1 dolap yedeği vardır.)(Enamik kübarseeni kuulub kandseente hulka.)
Afiyet olsun. Bunu tam saat on buçukta fýrýna verin. Ţimdi dolapta beklesin, iyice çeksin harcýný.Tout de suite Mademoiselle. bon appétit.
Benden nasıl öç aldıklarını, Bana nasıl dolap çevirdiklerini gördün.Ai văzut toate răzbunările lor, toate uneltirile lor împotriva mea.
Benden nasıl öç aldıklarını, Bana nasıl dolap çevirdiklerini gördün.Al deres Hævnlyst ser du, alle deres Rænker,