dolanıyor ile cümle
dolanıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Ayrıca, balıkçılık araçlarına dolanıyorlar.Επίσης, μπλέκονται σε δίχτυα ψαρέματος.
Ayrıca, balıkçılık araçlarına dolanıyorlar.Вони також заплутуються у рибальських снастях.
Ayrıca, balıkçılık araçlarına dolanıyorlar.Също така те се оплитат в рибарските мрежи.
Ayrıca, balıkçılık araçlarına dolanıyorlar.Так же они часто запутываются в рыболовных снастях.
Ayrıca, balıkçılık araçlarına dolanıyorlar.הם גם מסתבכים בציוד דיג.
Ayrıca, balıkçılık araçlarına dolanıyorlar.كما انها تعلق ايضا - الحيتان - في معدات الصيد
Ayrıca, balıkçılık araçlarına dolanıyorlar.これはセミクジラの尾びれです。
"Bağımlılık" sözü etrafta dolanıyor.A "függőség" szót nagyon gyakran hallani.
"Bağımlılık" sözü etrafta dolanıyor.A palavra "vício" vem ao de cima.
"Bağımlılık" sözü etrafta dolanıyor.Cái từ 'nghiện' được ném vào lung tung.
"Bağımlılık" sözü etrafta dolanıyor.Cuvântul dependență circulă peste tot.
"Bağımlılık" sözü etrafta dolanıyor.Dużo się mówi o uzależnieniu,
"Bağımlılık" sözü etrafta dolanıyor.Het woord verslaving wordt rondgeslingerd.
"Bağımlılık" sözü etrafta dolanıyor.Kata "kecanduan" sedikit berlebihan.
"Bağımlılık" sözü etrafta dolanıyor.중독이란 말은 버려졌습니다.
"Bağımlılık" sözü etrafta dolanıyor.La palabra adicción está presente.
"Bağımlılık" sözü etrafta dolanıyor.La parola dipendenza è onnipresente.
"Bağımlılık" sözü etrafta dolanıyor.Mit dem Wort 'Abhängigkeit' wird um sich geworfen.
"Bağımlılık" sözü etrafta dolanıyor.Mluvíme o závislosti.
"Bağımlılık" sözü etrafta dolanıyor.On lance le mot addiction.
"Bağımlılık" sözü etrafta dolanıyor.Ordet afhængighed bliver smidt omkring.
"Bağımlılık" sözü etrafta dolanıyor.Ordet "beroende" används lättvindigt.
"Bağımlılık" sözü etrafta dolanıyor.Η λέξη "εξάρτηση" χρησιμοποιείται συνεχώς για αυτό το θέμα.
"Bağımlılık" sözü etrafta dolanıyor.Думата пристрастяване се чува оттук-оттам.
"Bağımlılık" sözü etrafta dolanıyor.Слово зависимость сейчас по всюду.
"Bağımlılık" sözü etrafta dolanıyor.המילה התמכרות נזרקת מסביב
"Bağımlılık" sözü etrafta dolanıyor.إن كلمة الإدمان يتم تداولها هنا و هناك.
"Bağımlılık" sözü etrafta dolanıyor.これは本当に問題です
Bay Wright ayaktaydı ve etrafta dolanıyordu, tümörleri de eski boyutunun yarısına çekilmişti.W poniedziałek podczas obchodu dr West przeżył szok, widząc pana Wrighta chodzącego po oddziale.
Bazıları etrafta dolanıyor, göya Tanrı'yla konuşabiliyorlarmış,Gleiches gilt für die, die sagen, sie hören Gottes Wort
Bazıları etrafta dolanıyor, göya Tanrı'yla konuşabiliyorlarmış,Lo mismo va para las personas que afirman que pueden escuchar los comandos de dios
Bazıları etrafta dolanıyor, göya Tanrı'yla konuşabiliyorlarmış,Το ίδιο κι όσοι ισχυρίζονται ότι ξέρουν το θέλημα του Θεού
Bazıları etrafta dolanıyor, göya Tanrı'yla konuşabiliyorlarmış,גם מי שטוען ששמע דברי אלוהים חיים
Binada dolanıyorsun. Ne görüyorsun?¿Andarías a través del edificio para ver cómo es?
Binada dolanıyorsun. Ne görüyorsun?¿Andas a través del edificio para ver cómo es?
Binada dolanıyorsun. Ne görüyorsun?Vai in giro per il palazzo a vedere com'è fatto?
Binada dolanıyorsun. Ne görüyorsun?Vai in giro per il palazzo per vedere com'è?
Binada dolanıyorsun. Ne görüyorsun?Ще се поразходите из сградата, за да я разгледате?
Binada dolanıyorsun. Ne görüyorsun?人々と知り合いになる?
Binada dolanıyorsun. Ne görüyorsun?他の人と知り合いになる?
Binada dolanıyorsun.Какво ще направите?
Bir dinozor değil, bir balina, iş merkezleri kadar büyük hayvanlar, ve hâlâ okyanuslarımızda dolanıyorlar.그것은 공룡이 아니라 고래. 사무실 빌딩만큼 크고 우리의 바다속에서 아직까지 헤엄쳐 다니고 있다고.
Bir dinozor değil, bir balina, iş merkezleri kadar büyük hayvanlar, ve hâlâ okyanuslarımızda dolanıyorlar.Nem a dinoszaurusz az, hanem a bálna, ami akkora, mint egy irodaház ami még mindig ott úszkál az óceánokban.
Bir dinozor değil, bir balina, iş merkezleri kadar büyük hayvanlar, ve hâlâ okyanuslarımızda dolanıyorlar.Není to dinosaurus, je to velryba, zvíře velké jako kancelářské budovy stále plave naším oceánem.
Bir dinozor değil, bir balina, iş merkezleri kadar büyük hayvanlar, ve hâlâ okyanuslarımızda dolanıyorlar.Non è un dinosauro; è una balena, un animale grande come un edificio che ancora nuota nei nostri oceani.
Bir dinozor değil, bir balina, iş merkezleri kadar büyük hayvanlar, ve hâlâ okyanuslarımızda dolanıyorlar.To nie dinozaur, ale wieloryb. Zwierzęta wielkości biurowców wciąż pływają gdzieś w oceanie.
Bir dinozor değil, bir balina, iş merkezleri kadar büyük hayvanlar, ve hâlâ okyanuslarımızda dolanıyorlar.То не е динозавър, то е кит, животно, голямо, колкото офис сграда, все още плуващо някъде там в океана.
Bir dinozor değil, bir balina, iş merkezleri kadar büyük hayvanlar, ve hâlâ okyanuslarımızda dolanıyorlar.Это не динозавр, это — кит, животные большие, как офисные здания, всё ещё плавают там, в нашем океане.
Bir dinozor değil, bir balina, iş merkezleri kadar büyük hayvanlar, ve hâlâ okyanuslarımızda dolanıyorlar.זה לא דינוזאור, זה לוייתן, חיות בגודל של בניין משרדים עדיין שוחות באוקיינוס שלנו.
Bir dinozor değil, bir balina, iş merkezleri kadar büyük hayvanlar, ve hâlâ okyanuslarımızda dolanıyorlar.オフィスビルほどの大きさで 今も海で泳いでいます 恐竜と言えば サメは基本的に
Bir düşünsenize, Hz. Musa geliyor ve aynı inek caddenin etrafında dolanıyor.A oto Mojżesz przychodzi i widzi tę samą krowę, przechodzącą przez jezdnię.
Bir düşünsenize, Hz. Musa geliyor ve aynı inek caddenin etrafında dolanıyor.Imaginem que aparece Moisés e vê a mesma vaca a passear na rua.
Bir düşünsenize, Hz. Musa geliyor ve aynı inek caddenin etrafında dolanıyor.Imaginen ahora que viene Moisés y ve a la misma vaca caminando por la calle.
Bir düşünsenize, Hz. Musa geliyor ve aynı inek caddenin etrafında dolanıyor.Képzeljük el, hogy megjelenik Mózes és azt látja, hogy a tehén az utcán járkál.
Bir düşünsenize, Hz. Musa geliyor ve aynı inek caddenin etrafında dolanıyor.Stel je voor dat Mozes langskomt, en hij ziet dezelfde koe op straat lopen.
Bir düşünsenize, Hz. Musa geliyor ve aynı inek caddenin etrafında dolanıyor.Stellen Sie sich vor, Moses kommt, und er sieht die gleiche Kuh auf der Straße herum wandern.
Bir düşünsenize, Hz. Musa geliyor ve aynı inek caddenin etrafında dolanıyor.Tưởng tượng Moses đến và thấy cùng con bò đó đi trên đường.
Bir düşünsenize, Hz. Musa geliyor ve aynı inek caddenin etrafında dolanıyor.Представете си че Мойсей вижда същата крава на улицата
Bir düşünsenize, Hz. Musa geliyor ve aynı inek caddenin etrafında dolanıyor.Представьте, Моисей приходит и видит ту же самую корову, разгуливающую по улице.
Bir motoru vardı, etrafta dolanıyordum.היה לי אחד כזה עם מנוע, יכולתי לנסוע בו.
İlgili Sayfalar