dolanıyor ile cümle
dolanıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Tom ne hakkında avare avare dolanıyor?What's Tom rambling on about?
Tom endişeyle ileri geri dolanıyordu.Tom was nervously pacing back and forth.
Tom gergin biçimde ileri geri dolanıyordu.Tom was nervously pacing back and forth.
Tom kendini sakinleştiremediği için odasında dolanıyordu.Tom was pacing in his room, unable to calm himself down.
Tavşan delikten çıkıyor, Ağacı dolanıyor, ve deliğe geri giriyor.Out comes the rabbit, runs around the tree, and hops back into its hole.
Yetimhaneden bir çocukla karşılaştım, ön cephede dolanıyordu.I found a boy from the local orphanage wandering around the front line.
Şimdi neden bu açık şeyi söylemek için etrafında dolanıyorsun?Now why are you just wandering around saying this obvious thing?"
Binada dolanıyorsun. Ne görüyorsun?You walk through the building to see how it is?
"Bağımlılık" sözü etrafta dolanıyor.The word "addiction" is thrown around.
Uçurtma gibi süzülüyor. ya da dolanıyor.We fly people on wires, like this.
Bir motoru vardı, etrafta dolanıyordum.I had one with a motor I could drive around.
Aslında, Brownian hareketleri adı verilen şunlara baktım -- sadece etrafında dolanıyor.Well, so I looked at these things called Brownian motion -- just goes around.
Neden orada dolanıyorsun?Why hang around here?
Aklında binbir tilki dolanıyor değil mi ? çok cingözsün ! Ya sen ?Thousand foxes wandering your mind, isn't it? how about you ?
Ayrıca, balıkçılık araçlarına dolanıyorlar.They also get entangled in fishing gear.
Bazıları etrafta dolanıyor, göya Tanrı'yla konuşabiliyorlarmış,Same goes for people who claim they can hear God's demands
Sen niye böyle dolanıyorsun?And why are you gadding about like this?
Sabahtan akşama kadar don paça ortada dolanıyordu.And all day she walked around only in her underwear.
Bir düşünsenize, Hz. Musa geliyor ve aynı inek caddenin etrafında dolanıyor.Imagine Moses comes now, and he sees the same cow walking around the street.
Bay Wright ayaktaydı ve etrafta dolanıyordu, tümörleri de eski boyutunun yarısına çekilmişti.But to his utter shock, when Dr. West came in to do rounds on Monday,
Sabah sabah, yüzünü bile yıkamadan etrafta mı dolanıyorsun?Where are you running around in the morning without even washing your face?
Muhtemelen ortalıkta aylak aylak dolanıyordur, üniversiteye de kabul edildi ya artık!She's probably lazing around now that she's been accepted into university!
Her saniye Kongre Kütüphanesi'nin yarısı bu bilgisayarın etrafında dolanıyor.So every second, half of the Library of Congress is swooshing around in this machine.
Neden etrafta böyle dolanıyorsun?Should you be roaming around like that?
Parkta, diğer ekstrem spor meraklıları bisiklet ve patenlerle ortalıkta dolanıyorlar.At the park, other extreme sport enthusiasts whiz around on bicycles and rollerblades.
Şarkı dilden dile dolanıyordu.Язык существовал только как музыка.
Tavşan delikten çıkıyor, Ağacı dolanıyor, ve deliğe geri giriyor.Итого: кролик вылезает из норы, оббегает вокруг дерева и залезает обратно в нору.
Şarkı dilden dile dolanıyordu.Ta laulab puštu ja dari keeles.
Aslında, Brownian hareketleri adı verilen şunlara baktım -- sadece etrafında dolanıyor.Bene, osservai queste cose chiamate moto browniano -- qualcosa che gira intorno.
Aslında, Brownian hareketleri adı verilen şunlara baktım -- sadece etrafında dolanıyor.Bien, entonces observé esto que se llama movimiento browniano, que se desplaza.
Aslında, Brownian hareketleri adı verilen şunlara baktım -- sadece etrafında dolanıyor.Eh bien, j'ai examiné ces trucs qu'on appelle le mouvement brownien -- ça tourne en rond.
Aslında, Brownian hareketleri adı verilen şunlara baktım -- sadece etrafında dolanıyor.Ei bine, m-am uitat la aceste lucruri numite mișcări Browniene — se mișcă aleator.
Aslında, Brownian hareketleri adı verilen şunlara baktım -- sadece etrafında dolanıyor.Então olhei para estas coisas denominadas de "movimento Browniano", sempre em movimento.
Aslında, Brownian hareketleri adı verilen şunlara baktım -- sadece etrafında dolanıyor.Ik keek dus naar deze dingen die Brownse beweging worden genoemd - draait gewoon rond.
Aslında, Brownian hareketleri adı verilen şunlara baktım -- sadece etrafında dolanıyor.Joten katsoin Brownin liikettä -- ne menevät ympäriinsä.
Aslında, Brownian hareketleri adı verilen şunlara baktım -- sadece etrafında dolanıyor.그래서 저는 브라운 운동이라 불리는 불규칙한 운동을 쳐다보았습니다.
Aslında, Brownian hareketleri adı verilen şunlara baktım -- sadece etrafında dolanıyor.Nos, tehát néztem ezeket a Brown féle mozgásnak nevezett dolgot -- csak forog körbe.
Aslında, Brownian hareketleri adı verilen şunlara baktım -- sadece etrafında dolanıyor.Nuž, pozrel som sa na tieto veci, zvané Brownov pohyb -- iba to chodí dokola.
Aslında, Brownian hareketleri adı verilen şunlara baktım -- sadece etrafında dolanıyor.Popatrzyłem więc na tzw. ruchy Browna -- chaotyczne ruchy.
Aslında, Brownian hareketleri adı verilen şunlara baktım -- sadece etrafında dolanıyor.So schaute ich mir eben diese Gebilde an - Brownsche Bewegungen genannt -, die sich permanent im Kreis drehen.
Aslında, Brownian hareketleri adı verilen şunlara baktım -- sadece etrafında dolanıyor.Tak jsem se podíval na tento jev zvaný Brownův pohyb -- který se objevuje dost často.
Aslında, Brownian hareketleri adı verilen şunlara baktım -- sadece etrafında dolanıyor.Tôi quan sát cái này thứ được gọi là Chuyển động Brown - chỉ quay vòng tròn.
Aslında, Brownian hareketleri adı verilen şunlara baktım -- sadece etrafında dolanıyor.Οπότε μελέτησα αυτά τα αντικείμενα που ονομάζονται κίνηση Μπράουν - απλά γυρίζει.
Aslında, Brownian hareketleri adı verilen şunlara baktım -- sadece etrafında dolanıyor.И така, разгледах тези неща, наречени брауново движение... просто се движи наколо.
Aslında, Brownian hareketleri adı verilen şunlara baktım -- sadece etrafında dolanıyor.Я стал изучать всё, что входит в категорию Броуновского движения.
Aslında, Brownian hareketleri adı verilen şunlara baktım -- sadece etrafında dolanıyor.אז, הבטתי בדברים שנקראים תנועה בראונית -- רק הולך מסביב.
Aslında, Brownian hareketleri adı verilen şunlara baktım -- sadece etrafında dolanıyor.حسنا، لذلك قمت بالنظر إلى هذه الأشياء المسمّاة بالحركة براونية -- ظهرت للتوّ.
Aslında, Brownian hareketleri adı verilen şunlara baktım -- sadece etrafında dolanıyor.ブラウン運動と呼ばれる軌跡 単にさまよっているようです しばらくの間 それにいたずらをしてみて
Ayrıca, balıkçılık araçlarına dolanıyorlar.Chúng cũng bị mắc vào các ngư cụ.
Ayrıca, balıkçılık araçlarına dolanıyorlar.De blir också intvinnade i fiskeutrustning.
Ayrıca, balıkçılık araçlarına dolanıyorlar.Elles s'emmêlent aussi dans le matériel de pêche.
Ayrıca, balıkçılık araçlarına dolanıyorlar.Halászhálókba is belegabalyodnak.
Ayrıca, balıkçılık araçlarına dolanıyorlar.그들은 또한 어구에 걸려듭니다.
Ayrıca, balıkçılık araçlarına dolanıyorlar.Poleg tega se zapletajo v ribiško opremo.
Ayrıca, balıkçılık araçlarına dolanıyorlar.Rimangono anche impigliate nelle reti da pesca.
Ayrıca, balıkçılık araçlarına dolanıyorlar.Se încurcă și în uneltele de pescuit.
Ayrıca, balıkçılık araçlarına dolanıyorlar.Sie verfangen sich außerdem in Fischereigerät.
Ayrıca, balıkçılık araçlarına dolanıyorlar.También resultan atrapadas en los aparejos de pesca.
Ayrıca, balıkçılık araçlarına dolanıyorlar.Zaplątują się też w sprzęt do poławiania.
Ayrıca, balıkçılık araçlarına dolanıyorlar.Ze raken ook verstrikt in visgerei.
İlgili Sayfalar