dolanıyor ile cümle

dolanıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bir motoru vardı, etrafta dolanıyordum.私はタイサブリ(薬品名)と セルセプト(薬品名)も飲みました
Borg. Sen niye böyle dolanıyorsun?Borg. ªi de ce umbli pe drumuri aºa?
Çünkü plankton sayaçları gibiler; ağızları sürekli açık halde etrafta dolanıyorlar.왜냐하면 상어들이 입을 벌리고 헤엄을 치면서 계속해서 플랑크톤을 먹기때문이죠.
Çünkü plankton sayaçları gibiler; ağızları sürekli açık halde etrafta dolanıyorlar.מפני שהם באופן בסיסי מתעדי פלנקטון ברציפות שוחים מסביב עם הפה פתוח.
Çünkü plankton sayaçları gibiler; ağızları sürekli açık halde etrafta dolanıyorlar.لأنها في الاساس مُسجلات مستمرة للعوالق تبحر وأفواهها مفتوحة
Çünkü plankton sayaçları gibiler; ağızları sürekli açık halde etrafta dolanıyorlar.継続的なプランクトン記録装置だからです 現在ウバザメはIUCNで絶滅危惧種とされています
Her saniye Kongre Kütüphanesi'nin yarısı bu bilgisayarın etrafında dolanıyor.Deci, în fiecare secundă, jumătate din Biblioteca Congresului este plimbată prin mașinăria asta.
Her saniye Kongre Kütüphanesi'nin yarısı bu bilgisayarın etrafında dolanıyor.Dunque, ogni secondo, mezza Libreria del Congresso corre nella macchina. È una grande macchina.
Her saniye Kongre Kütüphanesi'nin yarısı bu bilgisayarın etrafında dolanıyor.Eli joka sekunnissa, puolet siitä viuhahtaa laitteen sisällä.
Her saniye Kongre Kütüphanesi'nin yarısı bu bilgisayarın etrafında dolanıyor.Entonces cada segundo, la mitad de la Librería del Congreso esta pasando por esta máquina.
Her saniye Kongre Kütüphanesi'nin yarısı bu bilgisayarın etrafında dolanıyor.Iedere seconde zwiert de helft van de Library of Congress rond in deze machine. Het is een grote machine.
Her saniye Kongre Kütüphanesi'nin yarısı bu bilgisayarın etrafında dolanıyor.Jede Sekunde schwirrt also die halbe Nationalbibliothek in dieser Maschine herum. Es ist eine große Maschine.
Her saniye Kongre Kütüphanesi'nin yarısı bu bilgisayarın etrafında dolanıyor.그렇다면 의회도서관의 절반 정도가 이 기계 안에서 돌아가고 있는 셈이죠. 거대한 기계입니다.
Her saniye Kongre Kütüphanesi'nin yarısı bu bilgisayarın etrafında dolanıyor.Tehát másodpercenként a fél Kongresszusi Könyvtár átsuhan ezen a gépezeten.
Her saniye Kongre Kütüphanesi'nin yarısı bu bilgisayarın etrafında dolanıyor.Varje sekund så swischar halva Library of Congress omkring i den här maskinen.
Her saniye Kongre Kütüphanesi'nin yarısı bu bilgisayarın etrafında dolanıyor.Więc każdej sekundy połowa Biblioteki Kongresu przemieszcza się w tej maszynie.
Her saniye Kongre Kütüphanesi'nin yarısı bu bilgisayarın etrafında dolanıyor.Έτσι κάθε δευτερόλεπτο, το ήμισυ της βιβλιοθήκης του Κογκρέσου στροβιλίζεται σε αυτό το μηχάνημα.
Her saniye Kongre Kütüphanesi'nin yarısı bu bilgisayarın etrafında dolanıyor.Така всяка секунда половината библиотека на Конгреса се върти в тази машина. Това е една голяма машина.
Her saniye Kongre Kütüphanesi'nin yarısı bu bilgisayarın etrafında dolanıyor.То есть каждую секунду половина Библиотеки Конгресса проносится через эту машину.
Her saniye Kongre Kütüphanesi'nin yarısı bu bilgisayarın etrafında dolanıyor.אז כל שניה מחצית מספריית הקונגרס מרשרשת ביעף במכונה הזו, זו מכונה גדולה.
Her saniye Kongre Kütüphanesi'nin yarısı bu bilgisayarın etrafında dolanıyor.أذن كل ثانية، نصف مكتبة الكونغرس تجري في هذه الآلة، أنها آلة ضخمة.
Her saniye Kongre Kütüphanesi'nin yarısı bu bilgisayarın etrafında dolanıyor.マシンの中を駆け抜けているのです 巨大なマシンです 他にも計算してみました 1日のクリック数は1000億回で
Hiçbir yetkilendirme olmaksızın her hafta ortalıkta dolanıyorlar.A takhle se střídají každý týden bez jakéhokoli povolení.
Hiçbir yetkilendirme olmaksızın her hafta ortalıkta dolanıyorlar.Ανταλλάσουν κάθε εβδομάδα χωρίς καμία εξουσιοδότηση.
Hiçbir yetkilendirme olmaksızın her hafta ortalıkta dolanıyorlar.И това продължава всяка седмица, без разрешение.
Muhtemelen ortalıkta aylak aylak dolanıyordur, üniversiteye de kabul edildi ya artık!Asi sa niekde fláka, lebo je už prijatá na univerzitu.
Muhtemelen ortalıkta aylak aylak dolanıyordur, üniversiteye de kabul edildi ya artık!Chị ấy có lẽ đang lười biếng Bây giờ chị ấy đã được nhận vào trường đại học!
Muhtemelen ortalıkta aylak aylak dolanıyordur, üniversiteye de kabul edildi ya artık!Dia mungkin saja bermalas-malasan sekarang karena sudah diterima di universitas.
Muhtemelen ortalıkta aylak aylak dolanıyordur, üniversiteye de kabul edildi ya artık!Elle se repose probablement ici et là maintenant qu'elle a été acceptée à l'université !
Muhtemelen ortalıkta aylak aylak dolanıyordur, üniversiteye de kabul edildi ya artık!Hon latar förmodligen sig nu i och med hon har blivit antagen i universitetet!
Muhtemelen ortalıkta aylak aylak dolanıyordur, üniversiteye de kabul edildi ya artık!Hun dovner sikkert rundt nu hvor hun er blevet accepteret af universitetet!
Muhtemelen ortalıkta aylak aylak dolanıyordur, üniversiteye de kabul edildi ya artık!Pewnie się gdzieś teraz włóczy kiedy ją już przyjęli na uniwersytet!
Muhtemelen ortalıkta aylak aylak dolanıyordur, üniversiteye de kabul edildi ya artık!Probabil ca pierde timpul prin prejur acum ca a fost acceptata la universitate!
Muhtemelen ortalıkta aylak aylak dolanıyordur, üniversiteye de kabul edildi ya artık!Probabilmente starà oziando ora che é stata accettata all'università!
Muhtemelen ortalıkta aylak aylak dolanıyordur, üniversiteye de kabul edildi ya artık!Sie rennt jetzt vermutlich herum, weil sie jetzt auf einer Uni aufgenommen wurde!
Muhtemelen ortalıkta aylak aylak dolanıyordur, üniversiteye de kabul edildi ya artık!Ze waarschijnlijk rond aan het luieren nu dat ze geaccepteerd is in de universiteit!
Muhtemelen ortalıkta aylak aylak dolanıyordur, üniversiteye de kabul edildi ya artık!Πιθανώς θα τεμπελιάζει τριγύρω τώρα που την πήραν στο πανεπιστήμιο!
Muhtemelen ortalıkta aylak aylak dolanıyordur, üniversiteye de kabul edildi ya artık!Сигурно се шляе наоколо, сега като знае, че е приета в университет.
Muhtemelen ortalıkta aylak aylak dolanıyordur, üniversiteye de kabul edildi ya artık!Теперь, когда её приняли в университет, она наверно мается ерундой!
Muhtemelen ortalıkta aylak aylak dolanıyordur, üniversiteye de kabul edildi ya artık!היא בטח מתבטלת כל היום בגלל שהיא כבר התקבלה לאוניברסיטה
Muhtemelen ortalıkta aylak aylak dolanıyordur, üniversiteye de kabul edildi ya artık!أنها ربما تتكاسل الأن هي قد قبلت في الجامعة !ـ
Muhtemelen ortalıkta aylak aylak dolanıyordur, üniversiteye de kabul edildi ya artık!あんた どこでそんな言葉 習ったの?!
Musa geliyor ve aynı inek caddenin etrafında dolanıyor.Imaginaţi-vă că Moise vine acum, şi vede aceeaşi vacă, mergând pe stradă.
Musa geliyor ve aynı inek caddenin etrafında dolanıyor.Immaginate che arrivi adesso Mosè, e veda
Musa geliyor ve aynı inek caddenin etrafında dolanıyor.그 소를 봤다고 상상해보세요.
Musa geliyor ve aynı inek caddenin etrafında dolanıyor.la même vache marcher dans la rue.
Musa geliyor ve aynı inek caddenin etrafında dolanıyor.אותה פרה מסתובבת בכביש.
Musa geliyor ve aynı inek caddenin etrafında dolanıyor.نفس البقرة تتجول في الشارع.
Musa geliyor ve aynı inek caddenin etrafında dolanıyor.間違いなく こう言うでしょう
Neden etrafta böyle dolanıyorsun?Kamu bisa pergi berkeliaran seperti ini?
Neden etrafta böyle dolanıyorsun?Powinieneś tak cobie wędrować?
Neden etrafta böyle dolanıyorsun?Trebuie sa hoinaresti asa?
Neden etrafta böyle dolanıyorsun?Πρέπει να τριγυρίζεις έτσι;
Neden orada dolanıyorsun?Ce te invarti pe aici?
Neden orada dolanıyorsun?Kenapa kau berada disini?
Neden orada dolanıyorsun?Lượn đi lượn lại hả?
Neden orada dolanıyorsun?Minek lófrálsz itt?
Neden orada dolanıyorsun?Perchč te ne stai lė?
Neden orada dolanıyorsun?¿Por qué estamos aquí?
Neden orada dolanıyorsun?Proč se potuluješ okolo?
İlgili Sayfalar