Neden orada dolanıyorsun?
Why hang around here?
Sen niye böyle dolanıyorsun?
And why are you gadding about like this?
Neden etrafta böyle dolanıyorsun?
Should you be roaming around like that?
Binada dolanıyorsun. Ne görüyorsun?
You walk through the building to see how it is?
"Bağımlılık" sözü etrafta dolanıyor.
The word "addiction" is thrown around.
Tom endişeyle ileri geri dolanıyordu.
Tom was nervously pacing back and forth.
Tom ne hakkında avare avare dolanıyor?
What's Tom rambling on about?
Bir motoru vardı, etrafta dolanıyordum.
I had one with a motor I could drive around.
Uçurtma gibi süzülüyor. ya da dolanıyor.
We fly people on wires, like this.
Tom gergin biçimde ileri geri dolanıyordu.
Tom was nervously pacing back and forth.
Ayrıca, balıkçılık araçlarına dolanıyorlar.
They also get entangled in fishing gear.
Sabahtan akşama kadar don paça ortada dolanıyordu.
And all day she walked around only in her underwear.
dolanıyor ile daha fazla örnek cümle →