dolaşıp ile cümle
dolaşıp kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Kapı kapı dolaşıp plaka koruyucuları sattım.Я продавал защиту на номерные знаки по домам.
Kapı kapı dolaşıp plaka koruyucuları sattım.אני מכרתי מגיני לוחות רישוי מדלת לדלת
Kapı kapı dolaşıp plaka koruyucuları sattım.ومن ثم بدأت ببيع واقيات لوحات التعريف للسيارت
Kapı kapı dolaşıp plaka koruyucuları sattım.父がそれを卸してくれる人を
Kendi halkımdan birini cezalandırmak hoşuma gitmiyor, ama ortalıkta dolaşıp istediğini yapmana izin veremem.En halua ahdistella oman kansani jäsentä- -mutta et voi kulkea tekemässä, mitä haluat.
Kendi halkımdan birini cezalandırmak hoşuma gitmiyor, ama ortalıkta dolaşıp istediğini yapmana izin veremem.Jag avskyr att gå emot mitt eget folk- -men du kan inte dra runt och göra precis som du vill.
Kendi halkımdan birini cezalandırmak hoşuma gitmiyor, ama ortalıkta dolaşıp istediğini yapmana izin veremem.Jeg hader at gå imod mit eget folk, - - men du kan ikke gå rundt og gøre, hvad du har lyst til.
Kimse bir kimyacının ortalıkta dolaşıp diğerlerini dürtükleyip bildiklerini değiştirmesini istemez.어떤 분자생물학자도 화학자가 갑자기 와서 이것저것 들쑤시는걸 원치 않습니다.
Kimse bir kimyacının ortalıkta dolaşıp diğerlerini dürtükleyip bildiklerini değiştirmesini istemez.Niemand wil dat een chemicus zijn neus in zijn zaken komt steken en dingen komt veranderen.
Kimse bir kimyacının ortalıkta dolaşıp diğerlerini dürtükleyip bildiklerini değiştirmesini istemez.Niemand will, dass ein Chemiker daherkommt und in ihren Sachen herumstochert und alles verändert.
Kimse bir kimyacının ortalıkta dolaşıp diğerlerini dürtükleyip bildiklerini değiştirmesini istemez.Nikt nie lubi, gdy chemik przychodzi, myszkuje w cudzych badaniach i zmienia wszystko o 180 stopni.
Kimse bir kimyacının ortalıkta dolaşıp diğerlerini dürtükleyip bildiklerini değiştirmesini istemez.Nimeni nu vrea un chimist să vină și să răscolească prin lucrurile voastre și să schimbe tot.
Kimse bir kimyacının ortalıkta dolaşıp diğerlerini dürtükleyip bildiklerini değiştirmesini istemez.Personne ne veut qu'un chimiste vienne se mêler de ses affaires comme ça et changer les choses.
Kimse bir kimyacının ortalıkta dolaşıp diğerlerini dürtükleyip bildiklerini değiştirmesini istemez.Никой не иска някой химик да влиза, да им ръчка из работите и да променя разни неща.
Kimse bir kimyacının ortalıkta dolaşıp diğerlerini dürtükleyip bildiklerini değiştirmesini istemez.Никто не хочет, чтобы пришёл какой-то химик и стал указывать, что и как надо изменить.
Kimse bir kimyacının ortalıkta dolaşıp diğerlerini dürtükleyip bildiklerini değiştirmesini istemez.אף אחד לא רוצה שיבוא איזה כימאי ויחטט לו ככה בדברים ויעשה שינויים.
Kimse bir kimyacının ortalıkta dolaşıp diğerlerini dürtükleyip bildiklerini değiştirmesini istemez.لا أحد يريد من كيميائي أن يأتي ويحشر نفسه في أمورهم ويغير أشياء.
Kimse bir kimyacının ortalıkta dolaşıp diğerlerini dürtükleyip bildiklerini değiştirmesini istemez.引っ掻き回されたくなんてないんです でも権威に頼ってしまえば 常に -いや必ずしも
Mars yüzeyinde dolaşıp su arayan robotlarda ,화성 주변을 돌아다니며 지표면에서 물을 찾는 로봇을 설계합니다
Mars yüzeyinde dolaşıp su arayan robotlarda ,רובוטים שיכולו להסתובב במאדים ולחפש מים על פני השטח
Mars yüzeyinde dolaşıp su arayan robotlarda ,又或者是能在火星上搜集水源的机器人;
Mükemmel yön bulma yeteneğini kullanarak... okyanuslarda dolaşıp kendisine bir eş arıyor.Csodálatos navigációs képességgel úszkál az óceánban társat keresve.
Mükemmel yön bulma yeteneğini kullanarak... okyanuslarda dolaşıp kendisine bir eş arıyor.Ele usa os seus maravilhosos dotes de navegação para percorrer os oceanos, em busca de companheiras.
Mükemmel yön bulma yeteneğini kullanarak... okyanuslarda dolaşıp kendisine bir eş arıyor.El își folosește minunatul talent de navigație, ca să străbată oceanele în căutarea unei perechi.
Mükemmel yön bulma yeteneğini kullanarak... okyanuslarda dolaşıp kendisine bir eş arıyor.Hij gebruikt zijn wonderbaarlijke navigatievaardigheden om de oceaan te doorkruisen, op zoek naar een partner.
Mükemmel yön bulma yeteneğini kullanarak... okyanuslarda dolaşıp kendisine bir eş arıyor.Il utilise ses merveilleuses techniques de navigation pour parcourir les océans, à la recherche d'une femelle.
Mükemmel yön bulma yeteneğini kullanarak... okyanuslarda dolaşıp kendisine bir eş arıyor.필모어는 항해에 있어서 탁월한 실력을 발휘합니다. 바다안에서 배우자를 찾기 위해서요.
Mükemmel yön bulma yeteneğini kullanarak... okyanuslarda dolaşıp kendisine bir eş arıyor.Usa sus habilidades maravillosas de navegación para vagar por los océanos en busca de pareja.
Mükemmel yön bulma yeteneğini kullanarak... okyanuslarda dolaşıp kendisine bir eş arıyor.Využívá své úžasné schopnosti navigace k putování oceánem a hledání partnerky.
Mükemmel yön bulma yeteneğini kullanarak... okyanuslarda dolaşıp kendisine bir eş arıyor.Wykorzystuje zdolności nawigacyjne przy poszukiwaniu partnerek.
Mükemmel yön bulma yeteneğini kullanarak... okyanuslarda dolaşıp kendisine bir eş arıyor.Он использует свои замечательные навигационные способности, чтобы фланировать по океанам в поисках пары.
Mükemmel yön bulma yeteneğini kullanarak... okyanuslarda dolaşıp kendisine bir eş arıyor.Той използва своите прекрасни умения по навигация, за да се скита из океана, търсейки половинка.
Mükemmel yön bulma yeteneğini kullanarak... okyanuslarda dolaşıp kendisine bir eş arıyor.הוא משתמש ביכולות הניווט המדהימות שלו לתור את האוקיינוסים, בחיפוש אחר בת זוג.
Mükemmel yön bulma yeteneğini kullanarak... okyanuslarda dolaşıp kendisine bir eş arıyor.وهو يستخدم خصائصه في الملاحة لكي يجول البحار بحثاً عن شريكة حياته
Mükemmel yön bulma yeteneğini kullanarak... okyanuslarda dolaşıp kendisine bir eş arıyor.航海しながら彼女探しをしています 出会いはあるのですが
"Ne, benim dolaşıp çocuk gecelik ve tüm bu tür bir şey nerede?""Dimana anak saya mengembara ke malam dan semua hal semacam itu, apa?"
"Ne, benim dolaşıp çocuk gecelik ve tüm bu tür bir şey nerede?""Dov'è mio figlio errante questa notte e tutto quel genere di cose, che cosa?"
"Ne, benim dolaşıp çocuk gecelik ve tüm bu tür bir şey nerede?""Gdzie jest moja tułaczka chłopca w nocy i wszystkie tego rodzaju rzeczy, to co?"
"Ne, benim dolaşıp çocuk gecelik ve tüm bu tür bir şey nerede?""Hol a vándor fiú az éjjel, és minden ilyesmi, mi?"
"Ne, benim dolaşıp çocuk gecelik ve tüm bu tür bir şey nerede?""Hvor er min vandring dreng til aften og alt den slags, hvad?"
"Ne, benim dolaşıp çocuk gecelik ve tüm bu tür bir şey nerede?""Kde je moja putovanie chlapca do noci a všetky takéto veci, čo?"
"Ne, benim dolaşıp çocuk gecelik ve tüm bu tür bir şey nerede?""Kde je moje putování chlapce do noci a všechny takové věci, co?"
"Ne, benim dolaşıp çocuk gecelik ve tüm bu tür bir şey nerede?""Kje je moj fant popotovanje to-noč in vse, kar reč, kaj?"
"Ne, benim dolaşıp çocuk gecelik ve tüm bu tür bir şey nerede?""뭐, 내 방랑 소년 - 밤 일은 모든 종류의 어디에 있습니까?"
"Ne, benim dolaşıp çocuk gecelik ve tüm bu tür bir şey nerede?""Missä on minun vaeltaa poika-iltana ja kaikki että sellainen asia, mitä?"
"Ne, benim dolaşıp çocuk gecelik ve tüm bu tür bir şey nerede?""Où est mon garçon errant à la nuit et tout ce genre de chose, quoi?"
"Ne, benim dolaşıp çocuk gecelik ve tüm bu tür bir şey nerede?""Trường hợp là cậu bé của tôi lang thang vào ban đêm và tất cả các loại điều, những gì?"
"Ne, benim dolaşıp çocuk gecelik ve tüm bu tür bir şey nerede?""Unde este băiatul meu rătăcitor la noapte şi tot ce fel de lucruri, ceea ce?"
"Ne, benim dolaşıp çocuk gecelik ve tüm bu tür bir şey nerede?""Var är min vandring pojke i natt och allt sånt, vad?"
"Ne, benim dolaşıp çocuk gecelik ve tüm bu tür bir şey nerede?""Waar is mijn dwalende jongen-nacht en al dat soort dingen, wat?"
"Ne, benim dolaşıp çocuk gecelik ve tüm bu tür bir şey nerede?""Wo ist meine wandernde Jungen-Nacht und alles, was Art der Sache, was?"
"Ne, benim dolaşıp çocuk gecelik ve tüm bu tür bir şey nerede?""Πού είναι περιπλάνηση αγόρι μου το βράδυ και το μόνο που το είδος του πράγματος, τι;"
"Ne, benim dolaşıp çocuk gecelik ve tüm bu tür bir şey nerede?""Где мои скитания мальчика-ночь и все такое прочее, то что?"
"Ne, benim dolaşıp çocuk gecelik ve tüm bu tür bir şey nerede?""Де мої поневіряння хлопчика-ніч і все таке інше, то що?"
"Ne, benim dolaşıp çocuk gecelik ve tüm bu tür bir şey nerede?""Къде е моето скитащи момче тази вечер и всички такива неща, какво?"
"Ne, benim dolaşıp çocuk gecelik ve tüm bu tür bir şey nerede?""أين ابني ليتجول ليلا ، وجميع هذا النوع من الشيء ، ما هي؟"
"Ne, benim dolaşıp çocuk gecelik ve tüm bu tür bir şey nerede?""それは先生、そう思える。"まあ、我々はより良 いEH、彼の持っていたのですか?"
Oradan oraya dolaşıp duruyor.Folyton a világot járja.
Oradan oraya dolaşıp duruyor.Il n'arrête pas de voyager.
Oradan oraya dolaşıp duruyor.Γυρνάει όλο τον κόσμο.