dolaşıp ile cümle
dolaşıp kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Gelip etrafta dolaşıp durması her zaman çok komik.Bueno, siempre es un poco gracioso cuando viene y husmea.
Gelip etrafta dolaşıp durması her zaman çok komik.Eh bien, c'est toujours amusant quand il vient et hésite.
Gelip etrafta dolaşıp durması her zaman çok komik.Ei bine, întotdeauna e distractiv când apare şi bântuie el.
Gelip etrafta dolaşıp durması her zaman çok komik.È sempre piuttosto divertente quando viene su a dare un'occhiata.
Gelip etrafta dolaşıp durması her zaman çok komik.Het is altijd grappig als hij opkomt en zweeft.
Gelip etrafta dolaşıp durması her zaman çok komik.글쎄, 라치드가 올라와서 맴돌면 항상 웃기더라구요.
Gelip etrafta dolaşıp durması her zaman çok komik.Zawsze jest trochę dziwnie, kiedy pojawia się i krąży.
Gelip etrafta dolaşıp durması her zaman çok komik.Всегда забавно, когда он возникает и кружит.
Gelip etrafta dolaşıp durması her zaman çok komik.Е, винаги е някак смешно, когато се издигне и закръжи.
Gelip etrafta dolaşıp durması her zaman çok komik.ובכן, זה תמיד די מצחיק כשהוא עולה ומרחף.
Gelip etrafta dolaşıp durması her zaman çok komik.حسنًا، إنه أمر مضحك دومًا حينما يصعد ويحوم
Gelip etrafta dolaşıp durması her zaman çok komik.彼に失礼な態度を取って罪悪感を感じたくはないでしょう
Halkın imansızlığına şaşıyordu. İsa çevredeki köyleri dolaşıp öğretiyordu.A dziwował się niedowiarstwu ich, i obchodził okoliczne miasteczka, nauczając.
Halkın imansızlığına şaşıyordu. İsa çevredeki köyleri dolaşıp öğretiyordu.A podivil sa ich nevere. A chodil vôkol po mestečkách a učil.
Halkın imansızlığına şaşıyordu. İsa çevredeki köyleri dolaşıp öğretiyordu.E admirou-se da incredulidade deles. Em seguida percorria as aldeias circunvizinhas, ensinando.
Halkın imansızlığına şaşıyordu. İsa çevredeki köyleri dolaşıp öğretiyordu.És csodálkozik vala azoknak hitetlenségén. Aztán köröskörül járja vala a falvakat, tanítván.
Halkın imansızlığına şaşıyordu. İsa çevredeki köyleri dolaşıp öğretiyordu.E si meravigliava della loro incredulità
Halkın imansızlığına şaşıyordu. İsa çevredeki köyleri dolaşıp öğretiyordu.Estaba asombrado a causa de la incredulidad de ellos. Y recorría las aldeas de alrededor, enseñando
Halkın imansızlığına şaşıyordu. İsa çevredeki köyleri dolaşıp öğretiyordu.Et il s`étonnait de leur incrédulité. Jésus parcourait les villages d`alentour, en enseignant.
Halkın imansızlığına şaşıyordu. İsa çevredeki köyleri dolaşıp öğretiyordu.Ia heran mereka tidak percaya. Kemudian Yesus pergi ke kampung-kampung di sekitar itu, dan mengajar
Halkın imansızlığına şaşıyordu. İsa çevredeki köyleri dolaşıp öğretiyordu.In čudil se je njih neveri. In hodil je po vaseh v okolišu in učil.
Halkın imansızlığına şaşıyordu. İsa çevredeki köyleri dolaşıp öğretiyordu.I podivil se jejich nevěře, a obcházel vůkol po městečkách, uče.
Halkın imansızlığına şaşıyordu. İsa çevredeki köyleri dolaşıp öğretiyordu.Ja hän ihmetteli heidän epäuskoansa. Ja hän vaelsi ympäristössä, kulkien kylästä kylään, ja opetti.
Halkın imansızlığına şaşıyordu. İsa çevredeki köyleri dolaşıp öğretiyordu.저희의 믿지 않음을 이상히 여기셨더라 이에 모든 촌에 두루 다니시며 가르치시더라
Halkın imansızlığına şaşıyordu. İsa çevredeki köyleri dolaşıp öğretiyordu.Og han forundrede sig over deres Vantro. Og han gik om i Landsbyerne der omkring og lærte.
Halkın imansızlığına şaşıyordu. İsa çevredeki köyleri dolaşıp öğretiyordu.og han undret sig over deres vantro. Og han gikk omkring i byene og lærte.
Halkın imansızlığına şaşıyordu. İsa çevredeki köyleri dolaşıp öğretiyordu.Şi se mira de necredinţa lor.
Halkın imansızlığına şaşıyordu. İsa çevredeki köyleri dolaşıp öğretiyordu.Und er verwunderte sich ihres Unglaubens. Und er ging umher in die Flecken im Kreis und lehrte sie.
Halkın imansızlığına şaşıyordu. İsa çevredeki köyleri dolaşıp öğretiyordu.và Ngài lấy làm lạ vì chúng chẳng tin. Rồi Ngài đi khắp các làng gần đó mà giảng dạy.
Halkın imansızlığına şaşıyordu. İsa çevredeki köyleri dolaşıp öğretiyordu.và Ngài lấy_làm lạ vì chúng chẳng tin . Rồi_Ngài đi khắp các làng gần đó mà giảng_dạy .
Halkın imansızlığına şaşıyordu. İsa çevredeki köyleri dolaşıp öğretiyordu.και εθαυμαζε δια την απιστιαν αυτων. Και περιηρχετο τας κωμας κυκλω διδασκων.
Halkın imansızlığına şaşıyordu. İsa çevredeki köyleri dolaşıp öğretiyordu.И дивился неверию их; потом ходил по окрестным селениям и учил.
Halkın imansızlığına şaşıyordu. İsa çevredeki köyleri dolaşıp öğretiyordu.И не можеше да извърши там никакво велико дело, освен дето положи ръце на малцина болни и ги изцели.
Halkın imansızlığına şaşıyordu. İsa çevredeki köyleri dolaşıp öğretiyordu.І дивувавсь недовірством їх. І ходив кругом по селах, навчаючи.
Halkın imansızlığına şaşıyordu. İsa çevredeki köyleri dolaşıp öğretiyordu.ויתמה על חסרון אמונתם ויסב בכפרים סבוב ולמד׃
Halkın imansızlığına şaşıyordu. İsa çevredeki köyleri dolaşıp öğretiyordu.وتعجب من عدم ايمانهم. وصار يطوف القرى المحيطة يعلم
Halkın imansızlığına şaşıyordu. İsa çevredeki köyleri dolaşıp öğretiyordu.他 也 詫 異 他 們 不 信 、 就 往 周 圍 鄉 村 教 訓 人 去 了
Halkın imansızlığına şaşıyordu. İsa çevredeki köyleri dolaşıp öğretiyordu.他 也詫異 他 們 不 信 、 就 往 周圍鄉村 教訓人 去了
Hiç kimse etrafta dolaşıp her istediğini söyleyemez!Człowiek nie może tak po prostu mówić, co chce!
Hiç kimse etrafta dolaşıp her istediğini söyleyemez!Man kann nicht einfach alles sagen, was einem in den Sinn kommt.
Hiç kimse etrafta dolaşıp her istediğini söyleyemez!On ne peut pas dire tout ce qu'on pense ! Maman.
Hiç kimse etrafta dolaşıp her istediğini söyleyemez!O persoanã nu poate doar sã meargã de colo colo ºi sã spunã ceea ce ei vor sã audã!
Hiç kimse etrafta dolaşıp her istediğini söyleyemez!Δεν μπορεί κάποιος να γυρίζει και να λέει ότι θέλει!
(Kahkaha) Gelip etrafta dolaşıp durması her zaman çok komik.Bom, é sempre engraçado quando ele sobe ao palco e fica aí a pairar.
Kalk dedim sana. -Gecelikle dolaşıp durma!No, levántate. -¡No te quedes ahí en camisón!
Kapı kapı dolaşıp plaka koruyucuları sattım.Am vândut din uşă în uşă protecţii pentru plăcuţele de înmatriculare.
Kapı kapı dolaşıp plaka koruyucuları sattım.Ich ging von Tür zu Tür und verkauft Nummernschild-Protektoren.
Kapı kapı dolaşıp plaka koruyucuları sattım.Ik verkocht nummerplaat beschermers huis-aan-huis.
Kapı kapı dolaşıp plaka koruyucuları sattım.J'ai vendu des protections pour plaque d'immatriculation en porte à porte.
Kapı kapı dolaşıp plaka koruyucuları sattım.저는 자동차 번호판 보호기를 방문 판매했습니다.
Kapı kapı dolaşıp plaka koruyucuları sattım.Ottenni tre centesimi e mezzo per mille appendiabiti.
Kapı kapı dolaşıp plaka koruyucuları sattım.Podomně jsem prodával rámečky na značky.
Kapı kapı dolaşıp plaka koruyucuları sattım.Rendszámtábla védő lapokkal is házaltam.
Kapı kapı dolaşıp plaka koruyucuları sattım.Sprzedawałem osłony na tablice rejestracyjne.
Kapı kapı dolaşıp plaka koruyucuları sattım.Tôi còn bán tấm bảo vệ biển số xe đến từng nhà.
Kapı kapı dolaşıp plaka koruyucuları sattım.Vendí protectores de matrículas de puerta en puerta.
Kapı kapı dolaşıp plaka koruyucuları sattım.Vendi protetores de matrículas de porta em porta.
Kapı kapı dolaşıp plaka koruyucuları sattım.Πούλησα επίσης προστατευτικά πινακίδων αυτοκινήτου, πόρτα-πόρτα.
Kapı kapı dolaşıp plaka koruyucuları sattım.Продавах протектори за регистрационни номера от врата на врата.
Kapı kapı dolaşıp plaka koruyucuları sattım.Я продавав захист для номерних знаків від дверей до дверей.