dolaşıp ile cümle
dolaşıp kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Birçok şehirde dolaşıp şarkı söyledi.Hrála a zpívala v mnoha místních představeních.
Moroder, dünyayı dolaşıp 70ler ve 80lerdeki klasik parçalarını ve yeni yorumlamalarını çalıyor.הוא מופיע ברחבי העולם ומנגן את הקלאסיקות שלו משנות ה-70 וה-80 ורמיקסים חדשים.
Döllenmeden sonra ebeveynler yumurtaların yanında dolaşıp onları tehlikeden korurlar.Keď sa z vajec vyliahli mláďatá, starajú sa rodičia o mláďa, chránia ho a kŕmia ho.
Collins tüm ülkede dolaşıp yandaşlar topluyordu.Benn reisis riigis ringi ja esines kõnedega.
Amaç, galoş giyip, dolaşıp, yolumuzu bulmak.Ale obujeme si galoše a prejdeme močiarom a nájdeme cestu cezeň.
Amaç, galoş giyip, dolaşıp, yolumuzu bulmak.Ale po to, by przejść przez nie w kaloszach i znaleźć wyjście.
Amaç, galoş giyip, dolaşıp, yolumuzu bulmak.C'est de mettre des bottes de caoutchouc et de les traverser, d'y tracer notre chemin.
Amaç, galoş giyip, dolaşıp, yolumuzu bulmak.Det er at tage nogle gummistøvler på og gå igennem og finde en vej omkring derinde.
Amaç, galoş giyip, dolaşıp, yolumuzu bulmak.É colocar umas galochas. atravessá-la e descobrir o nosso caminho.
Amaç, galoş giyip, dolaşıp, yolumuzu bulmak.Es ist, um Stiefel anzuziehen und durchzulaufen und uns dort auszukennen.
Amaç, galoş giyip, dolaşıp, yolumuzu bulmak.Hanem az, hogy felhúzunk egy kalucsnit és keresztültaposunk és megtaláljuk benne az utunkat!
Amaç, galoş giyip, dolaşıp, yolumuzu bulmak.Jde o to obout si galoše a projít skrz a najít si cestu.
Amaç, galoş giyip, dolaşıp, yolumuzu bulmak.목적은 방수 덧신을 신고 돌아다니고 통과할 길을 찾자는 거죠.
Amaç, galoş giyip, dolaşıp, yolumuzu bulmak.Là hãy mang giày cao su và bước qua và tìm đường ở xung quanh.
Amaç, galoş giyip, dolaşıp, yolumuzu bulmak.Ma di metterci delle galosce e attraversarla cercando la nostra strada.
Amaç, galoş giyip, dolaşıp, yolumuzu bulmak.Namen je, da si nataknemo galoše in prečkamo močvirje in najdemo svojo pot.
Amaç, galoş giyip, dolaşıp, yolumuzu bulmak.Se trata de ponerse botas de agua atravesarla y encontrar el camino.
Amaç, galoş giyip, dolaşıp, yolumuzu bulmak.Tanken är att sätta på oss galoscher och gå omkring och lära oss hitta där.
Amaç, galoş giyip, dolaşıp, yolumuzu bulmak.Vedämme saappaat jalkaan ja kävelemme suon läpi ja ulos.
Amaç, galoş giyip, dolaşıp, yolumuzu bulmak.We gaan onze gummilaarzen aantrekken, erdoor stappen en onze weg zoeken.
Amaç, galoş giyip, dolaşıp, yolumuzu bulmak.Είναι να βάλουμε τις γαλότσες μας, να περπατήσουμε και να βρούμε τον δρόμο μας.
Amaç, galoş giyip, dolaşıp, yolumuzu bulmak.А да си обуем галошите, да преминем през блатото и да намерим пътя.
Amaç, galoş giyip, dolaşıp, yolumuzu bulmak.Нам радше треба буде надіти галоші і пройти крізь нього, щоб знайти нашу путь.
Amaç, galoş giyip, dolaşıp, yolumuzu bulmak.Цель в том, чтобы надеть галоши, пройти через это болото и найти выход из него.
Amaç, galoş giyip, dolaşıp, yolumuzu bulmak.המטרה היא לנעול מגפיים אטומות ולחצות אותה כדי להתמצא שם.
Amaç, galoş giyip, dolaşıp, yolumuzu bulmak.بل لارتداء الحذاء المطاطي الواقي من الماء لنجد طريقنا.
Amaç, galoş giyip, dolaşıp, yolumuzu bulmak.どんなところか見てくるのです 理由はこうです
Amerika'da ortalarda dolaşıp insanlara neyin değişmesi gerektiğini söylemedi.DIa tidak berkeliling memberi tahu orang-orang apa yang dibutuhkan untuk mengubah Amerika.
Amerika'da ortalarda dolaşıp insanlara neyin değişmesi gerektiğini söylemedi.Ele não andava a apregoar o que era preciso mudar na América.
Amerika'da ortalarda dolaşıp insanlara neyin değişmesi gerektiğini söylemedi.Er lief nicht herum und erzählte den Menschen, was sich in Amerika ändern muss.
Amerika'da ortalarda dolaşıp insanlara neyin değişmesi gerektiğini söylemedi.Han gick inte runt och talade om vad som behövde andras i Amerika.
Amerika'da ortalarda dolaşıp insanlara neyin değişmesi gerektiğini söylemedi.Han gik ikke rundt og fortalte folk hvad der skulle forandres i Amerika.
Amerika'da ortalarda dolaşıp insanlara neyin değişmesi gerektiğini söylemedi.Hij ging mensen niet vertellen wat er moest veranderen in Amerika.
Amerika'da ortalarda dolaşıp insanlara neyin değişmesi gerektiğini söylemedi.Il n'a pas fait le tour des Etats-Unis en expliquant ce qui devait changer.
Amerika'da ortalarda dolaşıp insanlara neyin değişmesi gerektiğini söylemedi.그는 미국에서 변화하기 위해 필요한 것이 무엇인지에 대해 사람들에게 말하지 않았습니다.
Amerika'da ortalarda dolaşıp insanlara neyin değişmesi gerektiğini söylemedi.Nechodil a neříkal lidem, co je potřeba v Americe změnit.
Amerika'da ortalarda dolaşıp insanlara neyin değişmesi gerektiğini söylemedi.Nechodil po ulici a nehovoril ľuďom, čo bolo treba zmeniť v Amerike.
Amerika'da ortalarda dolaşıp insanlara neyin değişmesi gerektiğini söylemedi.Nem azzal járta körbe az országot, hogy elmondja min kellene változtatni.
Amerika'da ortalarda dolaşıp insanlara neyin değişmesi gerektiğini söylemedi.Nie chodził po ludziach mówiąc co musi się zmienić w Ameryce.
Amerika'da ortalarda dolaşıp insanlara neyin değişmesi gerektiğini söylemedi.Ni šel naokoli in govoril ljudem, kaj bi bilo treba spremeniti v Ameriki.
Amerika'da ortalarda dolaşıp insanlara neyin değişmesi gerektiğini söylemedi.No iba por ahí diciendo a la gente lo que tenía que cambiar en EE.UU.
Amerika'da ortalarda dolaşıp insanlara neyin değişmesi gerektiğini söylemedi.Non andava in giro a dire alla gente cosa doveva essere cambiato in America.
Amerika'da ortalarda dolaşıp insanlara neyin değişmesi gerektiğini söylemedi.Nu a propovăduit spunându-le oamenilor ce trebuia să se schimbe în America.
Amerika'da ortalarda dolaşıp insanlara neyin değişmesi gerektiğini söylemedi.Ông ta không đi vòng quay và nói mọi người về cái cần được thay đổi ở Mỹ.
Amerika'da ortalarda dolaşıp insanlara neyin değişmesi gerektiğini söylemedi.Δεν τριγυρνούσε λέγοντας στον κόσμο τι πρέπει να αλλάξει στην Αμερική.
Amerika'da ortalarda dolaşıp insanlara neyin değişmesi gerektiğini söylemedi.Він не став казати людям, що потрібно було змінити в Америці.
Amerika'da ortalarda dolaşıp insanlara neyin değişmesi gerektiğini söylemedi.Не обикалял да разправя на хората какво е нужно да се промени в Америка.
Amerika'da ortalarda dolaşıp insanlara neyin değişmesi gerektiğini söylemedi.Он не стал говорить людям, что нужно было изменить в Америке.
Amerika'da ortalarda dolaşıp insanlara neyin değişmesi gerektiğini söylemedi.הוא לא הסתובב וסיפר לאנשים מה צריך היה לשנות באמריקה.
Amerika'da ortalarda dolaşıp insanlara neyin değişmesi gerektiğini söylemedi.فهو لم يجل ليخبر الناس عما عليه أن يتغير لفي أمريكا.
Amerika'da ortalarda dolaşıp insanlara neyin değişmesi gerektiğini söylemedi.彼は自分が信じることを語ったのです
Avusturyanın etrafından dolaşıp sıkıştırıp saldırdılar.Ale skutečné jádro vlastně udělalo to, čemu říkali 'krouživý manévr', kde obešli rakouskou armádu.
Avusturyanın etrafından dolaşıp sıkıştırıp saldırdılar.А основні сили в цей час виконали так звану кільцеву блокаду, де оточили австрійську армію.
Avusturyanın etrafından dolaşıp sıkıştırıp saldırdılar.Великобритания в известен смисъл усеща това - те контролират водите, те също търсят отмъщение.
Ben de odada dolaşıp (Kahkahalar) bunlardan bulmaya çalışıyorum.그래서 저는 종종 방 안을 걸어다니며 (웃음) 공기에 떠다니는 먼지를 잡죠. 그리고 그것을 현미경에 놓습니다.
Ben de odada dolaşıp (Kahkahalar) bunlardan bulmaya çalışıyorum. Sonra da mikroskopun altına koyuyorum.Chodím po miestnosti (Smiech) a hľadám ich.
Ben de odada dolaşıp (Kahkahalar) bunlardan bulmaya çalışıyorum. Sonra da mikroskopun altına koyuyorum.Dan loop ik meestal zo door de kamer, (Gelach) om er eentje te vinden.
Ben de odada dolaşıp (Kahkahalar) bunlardan bulmaya çalışıyorum. Sonra da mikroskopun altına koyuyorum.E eu, normalmente, ando pela sala... (Risos) ... a tentar encontrar uma e coloco-a sob o microscópio.
Ben de odada dolaşıp (Kahkahalar) bunlardan bulmaya çalışıyorum. Sonra da mikroskopun altına koyuyorum.E quello che faccio di solito è girare per la stanza, (Risate) cercando di trovarne una.
Ben de odada dolaşıp (Kahkahalar) bunlardan bulmaya çalışıyorum. Sonra da mikroskopun altına koyuyorum.Moja metoda polega więc na przejściu się po pokoju, (Śmiech) aby znaleźć takie włókno.