Böyle yiyeceklere dokunmak istemiyorum, Beni hasta ediyorlar.Det byr mig imot å røre ved det*; det er for mig som utskjemt mat. / {* d.e. ved mine lidelser.}
Böyle yiyeceklere dokunmak istemiyorum, Beni hasta ediyorlar.이런 것을 만지기도 내 마음이 싫어하나니 못된 식물 같이 여김 이니라
Böyle yiyeceklere dokunmak istemiyorum, Beni hasta ediyorlar.Lelkem iszonyodik érinteni is; olyanok azok nékem, mint a megromlott kenyér!
Böyle yiyeceklere dokunmak istemiyorum, Beni hasta ediyorlar.Mi alma rehúsa tocarlos, pero ellos están como mi repugnante comida
Böyle yiyeceklere dokunmak istemiyorum, Beni hasta ediyorlar.Min Sjæl vil ej røre derved, de Ting er som Lugt af en Løve.
Böyle yiyeceklere dokunmak istemiyorum, Beni hasta ediyorlar.Nessas coisas a minha alma recusa tocar, pois são para mim qual comida repugnante.
Böyle yiyeceklere dokunmak istemiyorum, Beni hasta ediyorlar.Orice lucru de care aş vrea să nu m'ating, acela -i hrana mea, fie cît de greţoasă ea!
Böyle yiyeceklere dokunmak istemiyorum, Beni hasta ediyorlar.Så vägrar nu min själ att komma vid detta, det är för mig en vämjelig spis.
Böyle yiyeceklere dokunmak istemiyorum, Beni hasta ediyorlar.Sieluni ei tahdo koskea sellaiseen, se on minulle kuin saastainen ruoka.
Böyle yiyeceklere dokunmak istemiyorum, Beni hasta ediyorlar.Tidak sudi aku menyentuhnya; muak aku jika memakannya
Böyle yiyeceklere dokunmak istemiyorum, Beni hasta ediyorlar.Vật gì linh hồn tôi từ chối đá đến, Lại trở nên vật thực gớm ghê của tôi.
Böyle yiyeceklere dokunmak istemiyorum, Beni hasta ediyorlar.Vật gì linh_hồn tôi từ_chối đá đến , Lại trở_nên vật thực gớm_ghê của tôi .
Böyle yiyeceklere dokunmak istemiyorum, Beni hasta ediyorlar.Was meine Seele widerte anzurühren, das ist meine Speise, mir zum Ekel.
Böyle yiyeceklere dokunmak istemiyorum, Beni hasta ediyorlar.Τα πραγματα, τα οποια η ψυχη μου απεστρεφετο να εγγιση, εγειναν ως το αηδες φαγητον μου.
Böyle yiyeceklere dokunmak istemiyorum, Beni hasta ediyorlar.До чего не хотела коснуться душа моя, то составляетотвратительную пищу мою.
Böyle yiyeceklere dokunmak istemiyorum, Beni hasta ediyorlar.Душата ми се отвращава да ги допре; Те ми станаха като омразно ястие.
Böyle yiyeceklere dokunmak istemiyorum, Beni hasta ediyorlar.מאנה לנגוע נפשי המה כדוי לחמי׃
Böyle yiyeceklere dokunmak istemiyorum, Beni hasta ediyorlar.ما عافت نفسي ان تمسّها هذه صارت مثل خبزي الكريه
Böyle yiyeceklere dokunmak istemiyorum, Beni hasta ediyorlar.看 為 可 厭 的 食 物 、 我 心 不 肯 挨 近
Böyle yiyeceklere dokunmak istemiyorum, Beni hasta ediyorlar.看為可厭 的 食物 、 我心 不 肯 挨近
Bu sıfırdır çünkü bu insan Dünya'ya dokunmaktadır.뭐, 직접적으로 접촉하고 있으니까 0입니다
Bu sıfırdır çünkü bu insan Dünya'ya dokunmaktadır.Bueno, es cero porque está tocando la Tierra.
Bu sıfırdır çünkü bu insan Dünya'ya dokunmaktadır.Et bien, c'est zéro car les pieds touches la Terre.
Bu sıfırdır çünkü bu insan Dünya'ya dokunmaktadır.Měla by to být 0, protože se dotýká Země.
Bu sıfırdır çünkü bu insan Dünya'ya dokunmaktadır.Wynosi zero, ponieważ on dotyka Ziemi.
Bu sıfırdır çünkü bu insan Dünya'ya dokunmaktadır.Е, то е нула, защото те докосват Земята.
Bu sıfırdır çünkü bu insan Dünya'ya dokunmaktadır.אולי תגידו שזה אפס, כי אנו נוגעים בכדור הארץ.
Dokunmak daha bile iyi.Aanraking is nog beter.
Dokunmak daha bile iyi.Atingerea este însă şi mai bună.
Dokunmak daha bile iyi.Az érintés még jobb.
Dokunmak daha bile iyi.Beröring är till och med bättre.
Dokunmak daha bile iyi.Berøring er endnu bedre.
Dokunmak daha bile iyi.Berühren ist sogar noch besser.
Dokunmak daha bile iyi.Dotyk jest nawet lepszy.
Dokunmak daha bile iyi.Ešte lepší je dotyk.
Dokunmak daha bile iyi.Il contatto è ancora meglio.
Dokunmak daha bile iyi.접촉은 더 좋구요.
Dokunmak daha bile iyi.Le toucher est encore mieux.
Dokunmak daha bile iyi.Sự giao thiệp thậm chí là tốt hơn nữa.
Dokunmak daha bile iyi.Tocarse es aún mejor.
Dokunmak daha bile iyi.Η φυσική επαφή είναι ακόμα καλύτερη.
Dokunmak daha bile iyi.Докосването е още по-добре.
Dokunmak daha bile iyi.Прикосновение — ещё лучше.
Dokunmak daha bile iyi.מגע הוא אפילו יותר טוב.
Dokunmak daha bile iyi.واللمس أفضل من ذلك.
Dokunmak daha bile iyi.もう1つ秘訣を お教えしましょう
Eğer geleceğe dokunmak, geleceği tatmak istiyorsanız, Çin'i deneyin - malum Konfüçyüş'ü.Als je de toekomst wil voelen of proeven probeer dan China - hier is de oude Confucius.
Eğer geleceğe dokunmak, geleceği tatmak istiyorsanız, Çin'i deneyin - malum Konfüçyüş'ü.Če hočete občutiti prihodnost, če jo hočete okusiti, poskusite s Kitajsko -- tole je stari mojster Konfucij.
Eğer geleceğe dokunmak, geleceği tatmak istiyorsanız, Çin'i deneyin - malum Konfüçyüş'ü.Dacă vrei să simţi viitorul, să vezi ce gust are, încercaţi China -- acolo e bătrânul Confucius.
Eğer geleceğe dokunmak, geleceği tatmak istiyorsanız, Çin'i deneyin - malum Konfüçyüş'ü.Ha meg akarják érezni a jövőt, ha meg akarják ízlelni a jövőt, próbálják ki Kínát -- ott az öreg Konfuciusz.
Eğer geleceğe dokunmak, geleceği tatmak istiyorsanız, Çin'i deneyin - malum Konfüçyüş'ü.Hvis man vil føle fremtiden, hvis man vil smage på fremtiden, prøv Kina -- der er gamle Konfutse.
Eğer geleceğe dokunmak, geleceği tatmak istiyorsanız, Çin'i deneyin - malum Konfüçyüş'ü.Jika Anda ingin merasakan masa depan, jika Anda ingin mencicipi masa depan, cobalah Cina - ada Konfusius tua.
Eğer geleceğe dokunmak, geleceği tatmak istiyorsanız, Çin'i deneyin - malum Konfüçyüş'ü.Nếu bạn muốn cảm nhận được tương lai, muốn nếm vị tương lai hãy xem Trung Quốc, một Khổng Tử thời cổ đại.
Eğer geleceğe dokunmak, geleceği tatmak istiyorsanız, Çin'i deneyin - malum Konfüçyüş'ü.Pokud chcete pocítit budoucnost, pokud chce ochutnat budoucnost, vyzkoušejte Čínu - tady je starý Konfucius.
Eğer geleceğe dokunmak, geleceği tatmak istiyorsanız, Çin'i deneyin - malum Konfüçyüş'ü.Se quisermos sentir o futuro, se quisermos saborear o futuro, temos a China, temos o velho Confúcio.
Eğer geleceğe dokunmak, geleceği tatmak istiyorsanız, Çin'i deneyin - malum Konfüçyüş'ü.Se volete sentire il futuro, se volete provare il futuro, provate la Cina -- c'è il vecchio Confucio.
Eğer geleceğe dokunmak, geleceği tatmak istiyorsanız, Çin'i deneyin - malum Konfüçyüş'ü.Si quieren sentir el futuro, si quieren probar el futuro, vayan a China; ahí tienen al viejo Confucio.
Eğer geleceğe dokunmak, geleceği tatmak istiyorsanız, Çin'i deneyin - malum Konfüçyüş'ü.Αν θέλετε να νιώσετε το μέλλον, αν θέλετε να γευτείτε το μέλλον, δοκιμάστε την Κίνα--να ο Κομφούκιος.
Eğer geleceğe dokunmak, geleceği tatmak istiyorsanız, Çin'i deneyin - malum Konfüçyüş'ü.Если вы хотите ощутить будущее, почувствовать его вкус, попробуйте Китай - там старый Конфуций.
Eğer geleceğe dokunmak, geleceği tatmak istiyorsanız,Jeśli chcesz poczuć przyszłość, jeśli chcesz jej zasmakować, pomyśl o Chinach.