Meme kanserini moleküler düzeyde görebildikleri için göğüslerine dokunmalarına gerek kalmadı.Înţeleseseră cancerul ei de sân la nivel molecular; nu era nevoie ca să-i atingă sânii.
Meme kanserini moleküler düzeyde görebildikleri için göğüslerine dokunmalarına gerek kalmadı.그들은 세포수준의 단계까지 그녀의 가슴에 대해 이해를 했었기에 가슴을 만져볼 필요가 없었던 것입니다
Meme kanserini moleküler düzeyde görebildikleri için göğüslerine dokunmalarına gerek kalmadı.Mereka memahami kanker payudaranya hingga tingkat moelkul, mereka tidak perlu menyentuh payudaranya.
Meme kanserini moleküler düzeyde görebildikleri için göğüslerine dokunmalarına gerek kalmadı.Rozuměli jejímu nádoru na molekulární úrovni; nepotřebovali sahat na její prsa.
Meme kanserini moleküler düzeyde görebildikleri için göğüslerine dokunmalarına gerek kalmadı.Sie verstanden ihren Brustkrebs auf Molekularebene; sie brauchten ihre Brüste nicht anzufassen.
Meme kanserini moleküler düzeyde görebildikleri için göğüslerine dokunmalarına gerek kalmadı.Ze begrepen haar borstkanker op moleculair niveau. Het was niet nodig om haar borsten aan te raken.
Meme kanserini moleküler düzeyde görebildikleri için göğüslerine dokunmalarına gerek kalmadı.Γνωρίζαν οτιδήποτε για τον όγκο της σε μοριακό επίπεδο; δεν χρειαζόταν να κάνουν ψηλάφηση.
Meme kanserini moleküler düzeyde görebildikleri için göğüslerine dokunmalarına gerek kalmadı.Изследвали са рака на молекулярно ниво, не се е налагало да докосват гърдите й.
Meme kanserini moleküler düzeyde görebildikleri için göğüslerine dokunmalarına gerek kalmadı.Они понимали её рак на молекулярном уровне, им не нужно было пальпировать её грудь.
Meme kanserini moleküler düzeyde görebildikleri için göğüslerine dokunmalarına gerek kalmadı.הם הבינו את הסרטן שהיה לה ברמה המולקולרית; לא היה להם צורך לגעת בשדיה.
Meme kanserini moleküler düzeyde görebildikleri için göğüslerine dokunmalarına gerek kalmadı.فهموا سرطان الثدي لديها على المستوى الجزيئي فلم يكن هناك حاجة للمس ثدييها.
Meme kanserini moleküler düzeyde görebildikleri için göğüslerine dokunmalarına gerek kalmadı.触る必要さえなかったわけです でも 彼女にとっては
‹‹Meshettiklerime dokunmayın, Peygamberlerime kötülük etmeyin!›› dedi.(104:15) „не прикасайтесь к помазанным Моим, и пророкам Моим не делайтезла".
‹‹Meshettiklerime dokunmayın, Peygamberlerime kötülük etmeyin!›› dedi."Älkää koskeko minun voideltuihini, älkää tehkö pahaa minun profeetoilleni".
‹‹Meshettiklerime dokunmayın, Peygamberlerime kötülük etmeyin!›› dedi.`Älkää koskeko minun voideltuihini, älkää tehkö pahaa minun profeetoilleni`.
‹‹Meshettiklerime dokunmayın, Peygamberlerime kötülük etmeyin!›› dedi.Dijo: "¡No toquéis a mis ungidos, ni hagáis mal a mis profetas!
‹‹Meshettiklerime dokunmayın, Peygamberlerime kötülük etmeyin!›› dedi.dizendo: Não toqueis os meus ungidos, e não façais mal aos meus profetas.
‹‹Meshettiklerime dokunmayın, Peygamberlerime kötülük etmeyin!›› dedi.'Doe mijn volk, dat aan Mij is toegewijd, geen kwaad.' 'Dit zijn mijn profeten; raak hen met geen vinger aan.'
‹‹Meshettiklerime dokunmayın, Peygamberlerime kötülük etmeyin!›› dedi.hovoriac: Nedotýkajte sa mojich pomazaných a mojim prorokom nečiňte zlého!
‹‹Meshettiklerime dokunmayın, Peygamberlerime kötülük etmeyin!›› dedi."Jangan mengganggu orang-orang pilihan-Ku, jangan berbuat jahat kepada nabi-nabi-Ku!
‹‹Meshettiklerime dokunmayın, Peygamberlerime kötülük etmeyin!›› dedi."Jangan mengganggu orang-orang pilihan-Ku, jangan berbuat jahat kepada nabi-nabi-Ku.
‹‹Meshettiklerime dokunmayın, Peygamberlerime kötülük etmeyin!›› dedi.이르시기를 나의 기름 부은 자를 만지지 말며 나의 선지자를 상하지 말라 하셨도다
‹‹Meshettiklerime dokunmayın, Peygamberlerime kötülük etmeyin!›› dedi.'Kommen icke vid mina smorda, och gören ej mina profeter något ont.'
‹‹Meshettiklerime dokunmayın, Peygamberlerime kötülük etmeyin!›› dedi.»Kommen icke vid mina smorda, och gören ej mina profeter något ont.»
‹‹Meshettiklerime dokunmayın, Peygamberlerime kötülük etmeyin!›› dedi.Kom niet aan de mensen die Ik heb gezalfd en laat mijn profeten geen kwaad overkomen.
‹‹Meshettiklerime dokunmayın, Peygamberlerime kötülük etmeyin!›› dedi.Mà rằng : Chớ đụng đến những kẻ chịu xức dầu_ta , Ðừng làm hại cho các tiên_tri ta .
‹‹Meshettiklerime dokunmayın, Peygamberlerime kötülük etmeyin!›› dedi.Mà rằng: Chớ đụng đến những kẻ chịu xức dầu ta, Ðừng làm hại cho các tiên tri ta.
‹‹Meshettiklerime dokunmayın, Peygamberlerime kötülük etmeyin!›› dedi.Mà rằng : Ðừng đụng đến kẻ chịu xức dầu_ta , Chớ làm hại các đấng tiên_tri ta .
‹‹Meshettiklerime dokunmayın, Peygamberlerime kötülük etmeyin!›› dedi.Mà rằng: Ðừng đụng đến kẻ chịu xức dầu ta, Chớ làm hại các đấng tiên tri ta.
‹‹Meshettiklerime dokunmayın, Peygamberlerime kötülük etmeyin!›› dedi.Meg ne illessétek az én felkentjeimet, és az én prófétáimnak ne ártsatok!
‹‹Meshettiklerime dokunmayın, Peygamberlerime kötülük etmeyin!›› dedi.Mówiąc:Nie tykajcie pomazaóców moich, a prorokom moim nie czyńcie nic złego.
‹‹Meshettiklerime dokunmayın, Peygamberlerime kötülük etmeyin!›› dedi.Não toqueis nos meus ungidos, e não maltrateis os meus profetas.
‹‹Meshettiklerime dokunmayın, Peygamberlerime kötülük etmeyin!›› dedi.„Ne doteknite se maziljencev mojih in ne storite žalega prorokom mojim!“
‹‹Meshettiklerime dokunmayın, Peygamberlerime kötülük etmeyin!›› dedi.Ne doteknite se maziljencev mojih in ne storite žalega prorokom mojim!
‹‹Meshettiklerime dokunmayın, Peygamberlerime kötülük etmeyin!›› dedi.Nedotýkejte se pomazaných mých, a prorokům mým nečiňte nic zlého.
‹‹Meshettiklerime dokunmayın, Peygamberlerime kötülük etmeyin!›› dedi.Ne touchez pas à mes oints, Et ne faites pas de mal à mes prophètes!
‹‹Meshettiklerime dokunmayın, Peygamberlerime kötülük etmeyin!›› dedi.Nie tykajcie pomazaóców moich, a prorokom moim nie czyńcie nic złego.
‹‹Meshettiklerime dokunmayın, Peygamberlerime kötülük etmeyin!›› dedi.«Non toccate i miei consacrati, non fate alcun male ai miei profeti»
‹‹Meshettiklerime dokunmayın, Peygamberlerime kötülük etmeyin!›› dedi.«Non toccate i miei consacrati, non maltrattate i miei profeti»
‹‹Meshettiklerime dokunmayın, Peygamberlerime kötülük etmeyin!›› dedi.,,Nu vă atingeţi de unşii Mei, -a zis El-şi nu faceţi rău proorocilor Mei!``
‹‹Meshettiklerime dokunmayın, Peygamberlerime kötülük etmeyin!›› dedi.povediac: Nedotýkajte sa mojich pomazaných a mojim prorokom nerobte zlého!
‹‹Meshettiklerime dokunmayın, Peygamberlerime kötülük etmeyin!›› dedi."Rør ikke mine Salvede, gør ikke mine Profeter ondt!"
‹‹Meshettiklerime dokunmayın, Peygamberlerime kötülük etmeyin!›› dedi.Rør ikke ved mine salvede, og gjør ikke mine profeter noget ondt!
‹‹Meshettiklerime dokunmayın, Peygamberlerime kötülük etmeyin!›› dedi."Tastet meine Gesalbten nicht an und tut meinen Propheten kein Leid!"
‹‹Meshettiklerime dokunmayın, Peygamberlerime kötülük etmeyin!›› dedi.zicînd: ,,Nu vă atingeţi de unşii Mei, şi nu faceţi nici un rău proorocilor mei!
‹‹Meshettiklerime dokunmayın, Peygamberlerime kötülük etmeyin!›› dedi.zt mondván:] Az én felkentjeimet ne bántsátok, prófétáimnak se ártsatok.
‹‹Meshettiklerime dokunmayın, Peygamberlerime kötülük etmeyin!›› dedi.λεγων, μη εγγισητε τους κεχρισμενους μου και μη κακοποιησητε τους προφητας μου.
‹‹Meshettiklerime dokunmayın, Peygamberlerime kötülük etmeyin!›› dedi.λεγων, Μη εγγισητε τους κεχρισμενους μου, και μη κακοποιησητε τους προφητας μου.
‹‹Meshettiklerime dokunmayın, Peygamberlerime kötülük etmeyin!›› dedi.Казвайки : Да не се допирате до помазаните Ми, И да не сторите зло на пророците Ми.
‹‹Meshettiklerime dokunmayın, Peygamberlerime kötülük etmeyin!›› dedi.Като каза: Да не докачите помазаните Ми, И да не сторите зло на пророците Ми
‹‹Meshettiklerime dokunmayın, Peygamberlerime kötülük etmeyin!›› dedi.„Не прикасайтеся к помазанным Моим, и пророкам Моим не делайте зла".
‹‹Meshettiklerime dokunmayın, Peygamberlerime kötülük etmeyin!›› dedi.אל תגעו במשיחי ובנביאי אל תרעו׃
‹‹Meshettiklerime dokunmayın, Peygamberlerime kötülük etmeyin!›› dedi.אל תגעו במשיחי ולנביאי אל תרעו׃
‹‹Meshettiklerime dokunmayın, Peygamberlerime kötülük etmeyin!›› dedi.قائلا لا تمسوا مسحائي ولا تسيئوا الى انبيائي.
‹‹Meshettiklerime dokunmayın, Peygamberlerime kötülük etmeyin!›› dedi.لا تمسّوا مسحائي ولا تؤذوا انبيائي
‹‹Meshettiklerime dokunmayın, Peygamberlerime kötülük etmeyin!›› dedi.說 、 不 可 難 為 我 受 膏 的 人 、 也 不 可 惡 待 我 的 先 知
‹‹Meshettiklerime dokunmayın, Peygamberlerime kötülük etmeyin!›› dedi.說 、 不 可 難為 我 受膏 的 人 、 也不可惡待 我 的 先知
Neden dokunmaya hitap eden sanat olmasın ki?Perchč non puō esserci arte per il tatto?
Neden dokunmaya hitap eden sanat olmasın ki?Por qué no puede ser el tacto una forma de arte?
Neden dokunmaya hitap eden sanat olmasın ki?Pourquoi pas un art tactile ?